Editörler : ÇOTANAK
06 Nisan 2022 12:46   


Disiplin cezalarına karşın yargı yoluna başvurma

Disiplin cezalarına karşın yargı yoluna başvurma

A. DAVA AÇMA SÜRESİ

DİSİPLİN KURULU VE YÜKSEK DİSİPLİN KURULUNA İTİRAZ ZORUNLU TÜKETİLMESİ GEREKEN BİR YOL OLMAYIP, İTİRAZ DA BULUNMADAN, DİSİPLİN CEZASININ TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 60 GÜN İÇİNDE İDARE MAHKEMELERİNDE 'İPTAL DAVASI

Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz halinde, 'Ret' edilmesi ve Amir tarafından size tesis edilen disiplin cezasını tebliğ etmesi halinde dava açma süreniz devam edecektir .

Unutmamak gerekir ki İtiraz yoluna başvuramadan önce size disiplin cezasının tebliği ile dava açma süreniz başlamıştır. İtiraz yoluna başvurarak bu sürenizi durdurmaktasınız. ' Süreniz yeninden başlamaz, yalnız durur '

Kurula itiraz yapılması zorunlu olmayıp direk İdare Mahkemelerinde ' İptal Davası ' açılabilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. Maddesi -

'Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...... Tarihi izleyen günden başlar.' hükmü kurulmuştur.

B) USULE İLİŞKİN İTİRAZ

1. İDARELER DİSİPLİN CEZASI VERİLEN MEMURA KANUN YOLLARINI VE SÜRERLERİNİ GÖSTERMESİ GEREKMEKTEDİR :

Anayasa'nın 40/2. maddesine göre disiplin cezası verilen memura kanun yolları ve sürelerinin bildirilmesi gerekmektedir.

Anayasanın 139 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükmüne yer verilmek suretiyle savunma hakkı güvenceye bağlanmıştır.

2. MUHAKKİK, DİSİPLİN CEZASINI VEREN AMİR, VE İTİRAZI DEĞERLENDİREN AYNI KİŞİ OLAMAZ

3. MEMURUN ÖNCEKİ SİCİL DURUMU DİKKATE ALINMASI GEREKİR :

Önceki sicili dikkate alınarak daha alt bir ceza ile tecziye edilmesinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmeden yapılan disiplin soruşturmasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Zira Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun karada aynı yöndedir.

4. SORUŞTURMA USÜLE UYGUN YÜRÜTÜLMELİ

Soruşturma sırasında soruşturmacının konuya ilişkin tüm hususları detaylı bir şekilde araştırması, kamu görevlisinin ve tüm ilgililerin ifadesinin alınması gerektiği çok açıktır.

Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerinin işlenildiğinin öğrenilmesi hâlinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturmada; varsa iddia sahipleri ile olayın açıklığa kavuşması için gerekli tanık ve davacının ifadeleri alınarak yapılacak araştırma ve inceleme ile soruşturma sonucunda olayın değerlendirilmesi; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer aldığı soruşturma raporunun hazırlanması, olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir.

5. SORUŞTURMA TAMAMLANDIĞINDA BİR RAPOR DÜZENLENLENMEİ VE BU RAPORDA AŞAĞIDAKİLE RER ALMALI :

? Soruşturmacı Atanma Yazısının Tarih ve Sayısı,

? İsnat Edilen Fiili Öğrenme Tarihi ve Soruşturmaya Başlama Tarihi,

? Müşteki veya Mağdurun Kimlik Bilgileri,

? Hakkında Soruşturma Yapılan Memurun Kimliği,

? Hakkında Soruşturma Yapılan Memurun Sendika Bilgisi,

? İddia Konusu Olay,

? Olay Tarihi ve Yeri

? Savunma,

? Leh ve Aleyhe Olan Deliller (Tanık beyanları, raporlar...),

? Delillerin Değerlendirilmesi,

? Sonuç, başlıkları altında kapsamlı olarak hazırlanır.

6. Kamu görevlilerinin disipline aykırı eylem ve fiilleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için, anılan eylem ve fiillerin sübut bulup bulmadığının, usulüne göre yürütülen soruşturma ile ilgilinin leh ve aleyhindeki tüm delil ve ifadelerin toplanarak ortaya konulması, sübut bulduğu tespit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasa ve yönetmeliklerde yer alan uygulamalara yer verilmesi gerektiği disiplin hukukunun temel ilkelerindendir.

21 Nisan 2022 12:45

Memuravukatı
Memur

Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2022/311 E., 2022/390 K. sayılı ilamında ;

' Uyuşmazlıkta, davacının disiplin soruşturmasına konu ' ... mesai arkadaşlarına - bu iş senin değil, bu işi neden sen yapıyorsun gibi söylemlerde bulunduğu ' yönündeki eyleminin sübta erip ermediği noktasında ..... ifadesinin esas alındığı, ..... isimli personel haricinde davacının başkaca bir mesai arkadşaının ifadesine başvurulmadığı gibi disiplin suçuna konu eyleminin hangi tarih veya tarihlerde ya da dönem aralığında gerçekleştirildiğinin açıklığa kavuşturulmadığı, hiçbir somut bilgi ve belgenin de muhakkik tarafından elde edilemediği anlaşıldığından, şüpheye yer vermeyecek açık ve net tespitleri içermeyen eksik araştırma ve incelemeye dayalı soruşturma raporu esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemlerde bu gerekçeyle hukuka uyarlık, İdare Mahkemesinin dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin karında ise sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir. ' hükmü kurulmuştur.

01 Ağustos 2022 10:16

Memuravukatı
Memur

YENİ KARAR

ORDU İDARE MAHKEMESİ;

' 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun yukarıda yer verilen 135. maddesi hükmüyle, disiplin cezalarına yapılacak itiraza ilişkin "özel" bir düzenleme yapılmış olup, 7 günlük süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının bu süre sonunda kesinleşeceği, itiraz edilmesi halinde ise disiplin kurullarının verdiği kararın, cezalar hakkında nihai işlem olduğu ve cezanın bu tarihte kesinleşeceği anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlem değerlendirildiğinde; dava konusu işlemin davacının yetkili disiplin amiri olan .............İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İ.K. tarafından tesis edildiği, disiplin cezasını veren İ.K.'nın, davacı tarafından bu cezaya yapılan itirazın incelendiği disiplin kuruluna da "kurul başkanı" sıfatıyla katıldığı ve itirazın reddi yönündeki disiplin kurulu kararında imzasının bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda; olayda disiplin cezasını veren amirin, aynı zamanda bu cezaya karşı yapılan itirazı değerlendiren disiplin kurulunda da yer alması suretiyle objektiflik ilkesinin ihlal edildiği ve bu durumun da davacının dava konusu ettiği işleme yaptığı itirazın etkili bir şekilde sonuçlanmasına engel olmak suretiyle dava konusu işlemi hukuki yönden sakatlar hale getirdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline,' hükmünü kurdu

NOT : karar istinaf mahkemesince onanmıştır.

08 Ağustos 2022 10:30

Hukukkk3663633
Şef

YENİ KARAR

ORDU İDARE MAHKEMESİ;

' 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun yukarıda yer verilen 135. maddesi hükmüyle, disiplin cezalarına yapılacak itiraza ilişkin "özel" bir düzenleme yapılmış olup, 7 günlük süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının bu süre sonunda kesinleşeceği, itiraz edilmesi halinde ise disiplin kurullarının verdiği kararın, cezalar hakkında nihai işlem olduğu ve cezanın bu tarihte kesinleşeceği anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlem değerlendirildiğinde; dava konusu işlemin davacının yetkili disiplin amiri olan .............İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İ.K. tarafından tesis edildiği, disiplin cezasını veren İ.K.'nın, davacı tarafından bu cezaya yapılan itirazın incelendiği disiplin kuruluna da "kurul başkanı" sıfatıyla katıldığı ve itirazın reddi yönündeki disiplin kurulu kararında imzasının bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda; olayda disiplin cezasını veren amirin, aynı zamanda bu cezaya karşı yapılan itirazı değerlendiren disiplin kurulunda da yer alması suretiyle objektiflik ilkesinin ihlal edildiği ve bu durumun da davacının dava konusu ettiği işleme yaptığı itirazın etkili bir şekilde sonuçlanmasına engel olmak suretiyle dava konusu işlemi hukuki yönden sakatlar hale getirdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline,' hükmünü kurdu

NOT : karar istinaf mahkemesince onanmıştır.


Memuravukatı, 4 ay önce - Alıntıya git

Memuriyete girmeden önce, lise yıllarındaki bir fiilin den kaynaklı olarak 657 dmk memuriyetten çıkarma cezasına ait bir madde uygulanabilir mi?

09 Ağustos 2022 13:22

Memuravukatı
Memur

Memuriyete girmeden önce, lise yıllarındaki bir fiilin den kaynaklı olarak 657 dmk memuriyetten çıkarma cezasına ait bir madde uygulanabilir mi?


Hukukkk3663633, 4 ay önce - Alıntıya git

Bu fiil memurluğunuza engel bir suçsa memurluktan çıkarmaya kadar gidebilecektir. Tabu bu uyglama 657. maddenin 125. maddesinde belirtilen Memurluktan Çıkarma bendinde düzenlenen kısmından olmayacağı kanaatindeyim.

10 Ağustos 2022 12:26

Hukukkk3663633
Şef

Bu fiil memurluğunuza engel bir suçsa memurluktan çıkarmaya kadar gidebilecektir. Tabu bu uyglama 657. maddenin 125. maddesinde belirtilen Memurluktan Çıkarma bendinde düzenlenen kısmından olmayacağı kanaatindeyim.


Memuravukatı, 4 ay önce - Alıntıya git

Hangi kısmından olacak ya :)

10 Ağustos 2022 12:30

Hukukkk3663633
Şef

Bu fiil memurluğunuza engel bir suçsa memurluktan çıkarmaya kadar gidebilecektir. Tabu bu uyglama 657. maddenin 125. maddesinde belirtilen Memurluktan Çıkarma bendinde düzenlenen kısmından olmayacağı kanaatindeyim.


Memuravukatı, 4 ay önce - Alıntıya git

Lise yıllarındaki bir fiil memuriyete engel idi ise ben nasıl memur oldum? Demekki memuriyet şartlarını sağlıyordum.

Lise yıllarındaki bir fiil e nasıl 657 uygulanır o zaman ben öğrenci idim memur değil ki?

Lise yıllarındaki bir fiilden tck göre 1 yıl ve üzeri hapis cezasını mahkum edilir ve kesinlik kazanırsa yargıtay tarafından o zaman ihraç edilebilirim.

11 Ağustos 2022 10:00

Memuravukatı
Memur

Hangi kısmından olacak ya :)


Hukukkk3663633, 4 ay önce - Alıntıya git

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi ( Özellikle 48. maddesi A-5) e bakmanı tavsiye derim güzel kardeşim :)

11 Ağustos 2022 19:59

rdemir126.rd
Daire Başkanı

Kanunda ; memuriyete engel halin olduğunun sonradan ortaya çıkması yada anlaşılması durumda da memuriyet ilişik kesilir. Lise yıllarındaki durumu biraz açarsan daha iyi anlatılabilir. Mesela diyelim. Uyuşturucu madde bulundurdun. Kullanmak bile demiyorum. Bulundurmak. Memuriyete engel dir. Özellikle kolluk anlamında

04 Eylül 2022 08:26

Hukukkk3663633
Şef

Kanunda ; memuriyete engel halin olduğunun sonradan ortaya çıkması yada anlaşılması durumda da memuriyet ilişik kesilir. Lise yıllarındaki durumu biraz açarsan daha iyi anlatılabilir. Mesela diyelim. Uyuşturucu madde bulundurdun. Kullanmak bile demiyorum. Bulundurmak. Memuriyete engel dir. Özellikle kolluk anlamında


rdemir126.rd, 4 ay önce - Alıntıya git

Ortaya çıktı diyelim ve ceza soruşturmasına konu oldu hatta ceza kovuşturmasına konu oldu yargılanıyor ne yapacaksın direk ihraç mı edeceksin MAHKUMİYET KARARI VERİLMEMİŞ HATTA DİYELİM İLK DERECE CEZA MAHKEMESİ 2 YIL HAPİS CEZASI VERMİŞ İSTİNAF GİTMİŞ??

04 Eylül 2022 08:28

Hukukkk3663633
Şef

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi ( Özellikle 48. maddesi A-5) e bakmanı tavsiye derim güzel kardeşim :)


Memuravukatı, 4 ay önce - Alıntıya git

Baktım.

MEMURİYET ÖNCESİ FİİL CEZA KOVUŞTURMASINA KONU OLMUŞ VE MAHKUMİYET KARARI KESİNLEŞMEDİKÇE İHRAÇ EDEMEZSİNİZ.

HATTA MEMURİYET ZAMANINDA İŞLENMİŞ BİR FİİL OLSADA CEZA S. YADA KOVUŞTURMASI SONUCUNUN BEKLENMESİ LAZIMDIR.

Anayasa Mahkemesi'nin 2.7.2020 tarihli ve 2016/13566 başvuru numaralı Hüseyin Sezer başvurusu hakkında verdiği kararında;

?55.Disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hallerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmaması beklenir. Aksi taktirde kişinin ceza mahkemesinden beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmaz. Bu bakımdan idari mahkemeler dahil devletin diğer otoritelerinin beraat kararından şüphe duyulmasına yol açacak biçimde hareket etmekten kaçınmaları gerekir (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Barış Baş, § 62).? ifadelerine yer verilmek suretiyle, idari yargılamada ceza mahkemesince ulaşılan kanaatin esas alınması ve bu kararda şüphe duyulmaması gerektiği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi yine bu kararında;

?58. Kullanılan ifadelere bakıldığında ceza mahkemesi kararında ulaşılan sonucun tartışmaya açılmasının yanında kararı okuyanlarda başvurucunun üzerine atılı suçu işlediği izleniminin oluşmasına sebebiyet verildiği görülmektedir. Bu durumda beraat kararı anlamsız hala gelmiş ve başvurucunun masumiyetine gölge düşürülmüş; öte yandan iki yargı kolu arasında başvurucunun gizliliğinin ihlali suçunu işleyip işlemediğiyle ilgili olarak çelişkili kararların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla masumiyet karinesinin ikinci boyutu ihlal edilmiştir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz: Barış Baş § 65).

59. Ayrıca Ceza Mahkemesinin ulaştığı kanaatin isabetli olmadığının veya hatalı olduğunun düşünülmesinin, İdare Mahkemesinin başvurucunun masumiyetine saygı gösterme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı vurgulanmalıdır. Ceza Mahkemesi kararındaki isabetsizlik masumiyet karinesine istisna getirilmesini gerektiren bir durum değildir. Masumiyet karinesine saygı gösterilmesindeki kamusal yarar, bazı durumlarda haksızlık teşkil eden fiili işleyenin disiplin yönünden yaptırımsız kalmasını bile haklılaştıracak derecede önemlidir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz: Barış Baş, § 66)." ifadelerine yer verilmiştir.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde;

her iki yargı kolu arasında çelişkili kararların ortaya çıkmaması, ceza yargılamasında verilen beraat veya ceza soruşturması aşamasında verilen takipsizlik kararına idari yargı yerlerince de uyulması Anayasa ile güvence altına alınan ve adil yargılanma hakkının bir unsuru olan ?masumiyet karinesinin? bir gereğidir.

04 Eylül 2022 08:30

Hukukkk3663633
Şef

Baktım.

MEMURİYET ÖNCESİ FİİL CEZA KOVUŞTURMASINA KONU OLMUŞ VE MAHKUMİYET KARARI KESİNLEŞMEDİKÇE İHRAÇ EDEMEZSİNİZ.

HATTA MEMURİYET ZAMANINDA İŞLENMİŞ BİR FİİL OLSADA CEZA S. YADA KOVUŞTURMASI SONUCUNUN BEKLENMESİ LAZIMDIR.

Anayasa Mahkemesi'nin 2.7.2020 tarihli ve 2016/13566 başvuru numaralı Hüseyin Sezer başvurusu hakkında verdiği kararında;

?55.Disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hallerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmaması beklenir. Aksi taktirde kişinin ceza mahkemesinden beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmaz. Bu bakımdan idari mahkemeler dahil devletin diğer otoritelerinin beraat kararından şüphe duyulmasına yol açacak biçimde hareket etmekten kaçınmaları gerekir (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. Barış Baş, § 62).? ifadelerine yer verilmek suretiyle, idari yargılamada ceza mahkemesince ulaşılan kanaatin esas alınması ve bu kararda şüphe duyulmaması gerektiği belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi yine bu kararında;

?58. Kullanılan ifadelere bakıldığında ceza mahkemesi kararında ulaşılan sonucun tartışmaya açılmasının yanında kararı okuyanlarda başvurucunun üzerine atılı suçu işlediği izleniminin oluşmasına sebebiyet verildiği görülmektedir. Bu durumda beraat kararı anlamsız hala gelmiş ve başvurucunun masumiyetine gölge düşürülmüş; öte yandan iki yargı kolu arasında başvurucunun gizliliğinin ihlali suçunu işleyip işlemediğiyle ilgili olarak çelişkili kararların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla masumiyet karinesinin ikinci boyutu ihlal edilmiştir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz: Barış Baş § 65).

59. Ayrıca Ceza Mahkemesinin ulaştığı kanaatin isabetli olmadığının veya hatalı olduğunun düşünülmesinin, İdare Mahkemesinin başvurucunun masumiyetine saygı gösterme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı vurgulanmalıdır. Ceza Mahkemesi kararındaki isabetsizlik masumiyet karinesine istisna getirilmesini gerektiren bir durum değildir. Masumiyet karinesine saygı gösterilmesindeki kamusal yarar, bazı durumlarda haksızlık teşkil eden fiili işleyenin disiplin yönünden yaptırımsız kalmasını bile haklılaştıracak derecede önemlidir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz: Barış Baş, § 66)." ifadelerine yer verilmiştir.

Anılan Anayasa Mahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde;

her iki yargı kolu arasında çelişkili kararların ortaya çıkmaması, ceza yargılamasında verilen beraat veya ceza soruşturması aşamasında verilen takipsizlik kararına idari yargı yerlerince de uyulması Anayasa ile güvence altına alınan ve adil yargılanma hakkının bir unsuru olan ?masumiyet karinesinin? bir gereğidir.


Hukukkk3663633, 3 ay önce - Alıntıya git

-Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/503 E., 2022/1323 K.

?Disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda, fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı gösterilmesi ve bunu sorgulayacak ifadelerin kararlarda kullanılmaması gerekmektedir (AYM, 02/07/2020 tarih ve Başvuru No:2016/13566 sayılı karar).

Olayda, davacının ceza yargılaması sonucunda ?Mahkemesinin E:?, K:?sayılı kararıyla, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verilmişse de, bu kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir.

Bu durumda, davacıya uygulanan disiplin cezasına ve ceza yargılamasına konu fiilerin aynı olmasından dolayı, davacının adalet hizmetinin sunumunda üstlendiği görev de göz önünde bulundurulduğunda, bu davada ceza yargılamasında verilen kararın kesinleşmesi beklenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.?

04 Eylül 2022 08:33

Hukukkk3663633
Şef

-Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/503 E., 2022/1323 K.

?Disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda, fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı gösterilmesi ve bunu sorgulayacak ifadelerin kararlarda kullanılmaması gerekmektedir (AYM, 02/07/2020 tarih ve Başvuru No:2016/13566 sayılı karar).

Olayda, davacının ceza yargılaması sonucunda ?Mahkemesinin E:?, K:?sayılı kararıyla, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, rüşvet almak suçlarını işlediğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verilmişse de, bu kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir.

Bu durumda, davacıya uygulanan disiplin cezasına ve ceza yargılamasına konu fiilerin aynı olmasından dolayı, davacının adalet hizmetinin sunumunda üstlendiği görev de göz önünde bulundurulduğunda, bu davada ceza yargılamasında verilen kararın kesinleşmesi beklenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.?


Hukukkk3663633, 3 ay önce - Alıntıya git

-Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9714 E., 2022/4849 K.

?Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının ? Ağır Ceza Mahkemesinin ? sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkumiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; bu ceza yargılamasının konusunun davacının terör örgütü üyeliği ile ilgisi olması nedeniyle masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.?

-Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4533 E., 2021/2424 K.

?davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan 23/07/2018 tarihinde görevden geçici olarak uzaklaştırılması ve aynı suçtan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen dava kapsamında 01/02/2019 tarihinde görülen duruşmasında beraat etmemesi ve duruşmanın 12/06/2019 tarihine ertelenmesi nedeniyle sözleşmesinin yenilenmeyerek 08/02/2019 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesi yönünde dava konusu işlemin tesis edildiği, öte yandan, ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, "sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit görüldüğünden" beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, davacının, terör örgütü üyeliği suçundan ceza yargılamasının devam ettiğinden bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlem tesis edilmiş ise de, ceza davası sonucunda "üzerine atılı suçu işlemediği sabit görüldüğünden" beraatine karar verilmiş olduğu, öte yandan, davacının durumunun, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesinde belirtilen, "kendisinden istifade edilmeme" hallerinden herhangi birine de girmediği görüldüğünden, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

04 Eylül 2022 08:36

Hukukkk3663633
Şef

-Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/9714 E., 2022/4849 K.

?Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, davacının ? Ağır Ceza Mahkemesinin ? sayılı esasında görülen ceza davasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de davacının mahkumiyet kararı henüz kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi; bu ceza yargılamasının konusunun davacının terör örgütü üyeliği ile ilgisi olması nedeniyle masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.?

-Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4533 E., 2021/2424 K.

?davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmaktan 23/07/2018 tarihinde görevden geçici olarak uzaklaştırılması ve aynı suçtan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen dava kapsamında 01/02/2019 tarihinde görülen duruşmasında beraat etmemesi ve duruşmanın 12/06/2019 tarihine ertelenmesi nedeniyle sözleşmesinin yenilenmeyerek 08/02/2019 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesi yönünde dava konusu işlemin tesis edildiği, öte yandan, ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla, "sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit görüldüğünden" beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, davacının, terör örgütü üyeliği suçundan ceza yargılamasının devam ettiğinden bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlem tesis edilmiş ise de, ceza davası sonucunda "üzerine atılı suçu işlemediği sabit görüldüğünden" beraatine karar verilmiş olduğu, öte yandan, davacının durumunun, Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesinde belirtilen, "kendisinden istifade edilmeme" hallerinden herhangi birine de girmediği görüldüğünden, sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.


Hukukkk3663633, 3 ay önce - Alıntıya git

Anayasa Mahkemesi 11.6.2018 tarihli ve 2015/6075 başvuru numaralı Galip Şahin başvurusu hakkında verdiği kararında masumiyet karinesi güvencesinden bahsederken;

"Güvencenin ilk boyutu kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen, bir diğer ifadeyle kişinin ceza gerektiren bir suçla itham edildiği (suç isnadı altında olduğu) sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene kadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasını yasaklar. Güvencenin bu boyutunun kapsamı sadece ceza yargılamasını yürüten mahkemeyle sınırlı değildir. Güvence aynı zamanda diğer tüm idari ve adli makamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunulmamasını gerekli kılar. Dolayısıyla sadece suç isnadına konu ceza yargılaması kapsamında değil ceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer hukuki süreç ve yargılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir. Güvencenin ikinci boyutu ise ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet dışında bir hüküm kurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suçla ilgili olarak kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını, kamu makamlarının toplum nezdinde kişinin suçlu olduğu izlenimini uyandıracak işlem ve uygulamalardan kaçınmasını gerektirir." denilmiştir.

09 Eylül 2022 22:53

ozk71
Aday Memur
.
25 Ekim 2022 11:15

Memuravukatı
Memur

Anayasa Mahkemesi 11.6.2018 tarihli ve 2015/6075 başvuru numaralı Galip Şahin başvurusu hakkında verdiği kararında masumiyet karinesi güvencesinden bahsederken;

"Güvencenin ilk boyutu kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar geçen, bir diğer ifadeyle kişinin ceza gerektiren bir suçla itham edildiği (suç isnadı altında olduğu) sürece ilişkin olup suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene kadar kişinin suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunulmasını yasaklar. Güvencenin bu boyutunun kapsamı sadece ceza yargılamasını yürüten mahkemeyle sınırlı değildir. Güvence aynı zamanda diğer tüm idari ve adli makamların da işlem ve kararlarında, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kişinin suçlu olduğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunulmamasını gerekli kılar. Dolayısıyla sadece suç isnadına konu ceza yargılaması kapsamında değil ceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer hukuki süreç ve yargılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir. Güvencenin ikinci boyutu ise ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet dışında bir hüküm kurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suçla ilgili olarak kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını, kamu makamlarının toplum nezdinde kişinin suçlu olduğu izlenimini uyandıracak işlem ve uygulamalardan kaçınmasını gerektirir." denilmiştir.


Hukukkk3663633, 3 ay önce - Alıntıya git

güzel bir karar

Toplam 15 mesaj