Editörler : Lanet
03 Haziran 2022 19:25   


Kızlara Yalan Söylemişler

Kızlara yalan söylemişler

Dün apartmanın kapısından çıkarken, biraz ileride beyaz renkli polo marka bir otomobil durdu. Yakışıklı bir adam indi, bagajdan bebek arabasını çıkarıp hazırlarken, arka kapı açıldı ve bir kadın dışarıya doğru sakince ayağını atarak doğruldu. Sonra tekrar içeriye, koltuğa doğru eğilip, bebeğini kucağına aldı. Adamın getirdiği bebek arabasına bebeği koydular. Adam bebek arabasını sürerken, kadın da market poşetlerini aldı, birlikte eve doğru yürüdüler.

Hepsi 2-3 dakika içinde oldu ve 2-3 dk boyunca ben onları olduğum yerde donarak izlemişim. Gözümden damlayan birkaç damla yaşla kendime geldim. Ağladığımı bilmiyordum, ağlamışım, hiç fark etmedim.

Neden ağladım? 2-3 dakika boyunca beni olduğum yerde dondurarak ağlatan ve düşündüren şey ne?

BİRİNCİSİ; mutluluğun ne olduğu içime doğmuştu, mutluluk buydu, evet, mutluluk bu manzaranın içinde bir yerdeydi. Aile, çocuk, iyi bir eş... Neresinde bilemem ama, hayatın anlamı bu manzaranın içinde bir yerdeydi. Onlar için sevindim, mutluluklarını paylaştım. Bana da onların mutluluğu bulaştı, çok duygulandım. Bize öğretilen ve yaşatılan hayatta değilmiş mutluluk, mutluluk başka bir yerdeymiş.

Kızlara yalan söylemişler.

İKİNCİSİ, neden 2-3 dk boyunca donarak ağladığımın ikinci sebebi; bu yaşıma kadar okuduğum kitapların, izlediğim filmlerin, yazarların, bize yalan söylediklerini fark etmiş olmam... Evet, bize yalan söylemişler. Bizi kandırmışlar. Kızlara yalan söylemişler...

Kızlara yalan söylemişler.

Lise yıllarımdan beri, okuldaki bazı öğretmenlerim dahil, "arkadaşlık" diyerek bizlere flörtü, erkeklerle düşüp kalkmayı, yiyişmeyi önerdi... Bazen arkadaşlarımız da bie gaz verdi. Bunu biz çağdaşlık, modernlik gibi algıladık. Çünkü öyle gösterildi. Masumca başladık, nerede duracağımızı çocuk aklımızla bilemedik. Açtık, açıldık, yiyiştik, seviştik, sınırımızı bilemedik. Çünkü filmler ve romanlar bize böyle öğretti. Yazarlar böyle yazdı. Meğer onlar kendi masturbasyonunu, tatminsizliklerini bizim üzerimizde gidermiş...

Kızlara yalan söylemişler.

Şimdi 37 yaşındayım. İlk erkek arkadaşım lisedeyken oldu. Sonra ondan ayrıldım, başka biriyle. Tahmin etiğiniz gibi, arkası kesilmedi. Bir süre sonra baktım ki, yanımda sürekli bir erkek var ve 3-4 ay benimle birikte olduktan sonra gidiyorlar... Üniversite ve iş hayatı derken, bu erkek sayısı biraz azaldı. Ama dikkatimi çeken şey, hiçbiri benimle evlilik konularına girmiyor, böyle bir düşünceleri yok. Evet, yok... Ama onlara hak veriyorum. Haklılar... Ve beni ağlatan da, işte geldiğim bu nokta...

Kızlara yalan söylemişler.

Yaşım 37. Aynada yüzüme baktığımda, kavgadan çıkmış boksör gibi bir surat görüyorum. Lise ve üniversite yıllarımdaki güzel gözler ve bebek gibi yüz gitmiş, erkeklerin peşinde koştuğu o kız gitmiş, yerine korku filmlerindeki gibi bir hortlak kalmıştı. Günahların her türlüsü, suratımda bekliyordu... Beni bu kadar günahın içine batıran yazarlardan, romancılardan nefret ediyorum. Lise yılarımdaki Sude Öğretmen, senden de nefret ediyorum!..

Kızlara yalan söylemişler.

Onlardan çok nefret ediyorum, çünkü sadece beni değil, binlerce genç kızı öldürdüler!.. Seks hikayaleri yazarak, cinsellik yaşamayı özendirerek, kızların hayatlarını berbat ettiler. Özgürlük diyerek bizi kandırdılar. Ben şimdi özgür müyüm, esir miyim, yoksa ölü müyüm? Kimseye bir faydam yok, hiçbir iyilik yapamıyorum, kendime hakim olamıyorum, kendimi kontol edemiyorum, hayvan gibi yaşıyorum, ipim kimde belli değil, bu mu özgürlük?

Kızlara yalan söylemişler.

Şimdi benimle hangi erkek evlenir? Evlense bile benim gibi birine güvenebilir mi? 3 ay sonra onu da aldatacağımdan korksa, evet, haklı, çünkü bende sınır yok... Hiçbir duygu kalmadı... Acıma, marhamet, sevgi, saygı, sadakat, sevgi yok. Sevemiyorum ben artık. Sadece erkekleri değil, hiçbir şeyi sevemiyorum. Beni birine bağlayacak bir şey kalmadı, yok!.. Sakın psikolojik demeyin, bu psikolojiyi kim yaptı, ne yaptı, beni bu hale ne getirdi?

Kızlara yalan söylemişler.

Ben nasıl bu hale geldim? Bir anda mı? Sadece ben mi?

Kızlara yalan söylemişler.

Hayatın kuralları yeniden yazılmalı. Veya eğer bir yerde insanı insan gibi yaşatan bir kurallar bütünü varsa, ona göre yaşanmalı. Ve kızlara yalan söyleyenlere hesap sorulmalı... Lütfen onları susturun. Artık bir kişi daha mutsuzluğu tatmasın... Duygu nerede? Ben duygu arıyorum. Duygu nedir, unuttum... Bağlılık, sevgi, ilgi nedir, unuttum.

Kızlara yalan söylemişler.

Onlardan nefret ediyorum ve onları hiçbir yerde görmek, seslerini duymak ve yazılarını okumak istemiyorum.

Keşke şu geride kalan 37 yıl bir rüya olsa da, uyandığımda kendimi lisede, 9.sınıfta, kapıdan girince hemen o en öndeki sırada oturuyor olarak görsem... Keşke Allahım... Ama Allahım, ne olur bize yalan söyleyenler yeniden karşıma çıkmasın...

-SON-

04 Haziran 2022 03:29

narodnick
Müsteşar

Trajik bir hikaye..

Ama

Yaşamı otostop çeken Müjde Ar'ın başın gelenlerden

Çok daha masum bir hale getirip

Bu zamana kadar yaşamında bir şekilde var olan herkese küfür edip...

9.uncu sınıftaki çocukluk aşkına dönmek...

Yok yahu

Böyle bir dünya yok...

Böyle bir olay da...

04 Haziran 2022 09:43

arslanshu
Memur
Destek alman lazım bu 1 , ikincisi geçmişte yaşadıklarını kabul etmen gerekiyor ki sağlıklı bir geleceğe ilerleyebilesin, suçu kitaplara atıyorsun fakat o kitapları okuyan herkes örnek almıyor yaşadığımız hwrseyde baskalarini suçlayarak biryere varamayız, pişmanlıklar hepimizde var hangi insanda pişmanlık yok ki ? Neler yaşarsan yaşa tertemiz bir sayfa açmanın her zaman bi yolu var .sana bi tavsiyem şu kitabı oku içindeki bütün soru işaretlerini pişmanlıkların kendin giderebileceksin bir kitap sadece benim de hayata bakış açımı değiştirdi insallah seni de iyileştirir: HAYAT CESURLARA TORPIL GEÇER, BIRCAN YILDIRIM
04 Haziran 2022 17:23

turkca
Genel Müdür

Mutluluğun ya da mutsuzluğun nasıl ve ne olduğu,o kısacık zaman dilimi içinde yaşanılmadan bilinemez.Dışardan görünen manzarayla,öznelerle,yüklemlerle tasarlanamaz.Ya o anları yaşarsınız ya da farkında bile olmaksızın zaman akar gider.

Bir de; "hangi bazı" öğretmenlerin ,yazıda tarif edilen onaylanmayacak davranış biçimlerini tavsiye ettiğini de merak etmedim değil.Çünkü;eğitimini aldıkları bilimin terbiyesi böylesine uygun

değildir.Onlarla ilgili tanımlamalar hoş olmamış.Bu çerçevede belli ki;okuduğunuz kitapların seçimi de pek derli toplu olmamış. Yaşamınızın ilk gençlik dalgalanmaları muhtemelen eğlenceli olmuş olsa da sonra da vazgeçemeyeceğiniz bir takım alışkanlıklara aracılık etmiş olabilir.İçsel yaşamınızda kendinizin farkındalığında olabileceğiniz hobileri uğraş edinmeniz,uygun zamanlarınızı değerlendirebileceğiniz aktiviteler,geçmişteki tatsızlıkların hiç olmazsa bir kısmından sizi arındırabilecektir.Sağlıklı günler...

06 Haziran 2022 02:39

huzur-I4
Müsteşar Yardımcısı

Önce farklı bir yerden alıntı sandım ama sanırım sizin yaşamınızdan kesit.

Düşündükleriniz konusunda haklısınız ve yalnız değilsiniz malasef , "özel,korunma, mesafe,kutsal,sadakat,sabır, tesettür," gibi kavramlar hayatımızdan bilincli şekilde uzaklaştırıliyor,üstelik mütedeyyin muhafazakar kesim bile o kadar benimsemiş ki rahatsız bile değiller,sizin tarzınızda yetiştirilen benzeri iş arkadaslarimda aynı seylerden serzenişte bulunuyordu ve benzeri bir yaşam tarzı vardı,birde hangi öğretmen farklı tavsiyelerde bulunur denmiş,inanın var,karşınıza hayırlı insanlar çıkması dilegiyle.

13 Haziran 2022 21:49

EceEgeMavi
Aday Memur

Önce farklı bir yerden alıntı sandım ama sanırım sizin yaşamınızdan kesit.

Düşündükleriniz konusunda haklısınız ve yalnız değilsiniz malasef , "özel,korunma, mesafe,kutsal,sadakat,sabır, tesettür," gibi kavramlar hayatımızdan bilincli şekilde uzaklaştırıliyor,üstelik mütedeyyin muhafazakar kesim bile o kadar benimsemiş ki rahatsız bile değiller,sizin tarzınızda yetiştirilen benzeri iş arkadaslarimda aynı seylerden serzenişte bulunuyordu ve benzeri bir yaşam tarzı vardı,birde hangi öğretmen farklı tavsiyelerde bulunur denmiş,inanın var,karşınıza hayırlı insanlar çıkması dilegiyle.


huzur-I4, 6 ay önce - Alıntıya git

Teşekkür ederim.

28 Haziran 2022 14:02

EceEgeMavi
Aday Memur

Trajik bir hikaye..

Ama

Yaşamı otostop çeken Müjde Ar'ın başın gelenlerden

Çok daha masum bir hale getirip

Bu zamana kadar yaşamında bir şekilde var olan herkese küfür edip...

9.uncu sınıftaki çocukluk aşkına dönmek...

Yok yahu

Böyle bir dünya yok...

Böyle bir olay da...


narodnick, 6 ay önce - Alıntıya git

9.sınıftaki çocukluk aşkına dönme nerede geçiyor?

28 Haziran 2022 15:55

liebestraum
Şube Müdürü

Hayatta eş sahibi olmaktan veya evlilikten çok daha önemli şeyler var. Mutlu mesut yaşayan pek çok bekar tanıdığım var. Mesela bekarlar bu ülkede evlat edinebiliyor. Hayatınıza anlam katmak istiyorsanız zor durumdaki bu çocuklardan bir tanesini evlat edinmeyi de düşünün. Spora, sanata, doğaya, ailenize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. İçinizde biriktirdiğiniz öfke ve pişmanlıklarla kendinize eziyet etmektense, gerçekçi bir bakış açısı ile hayatınızın kalanını keyifli bir şekilde geçirmek için adımlar atın.

Ayrıca evli veya evde kalmış fark etmiyor insanların belli bir bölümü mutsuz olmayı seçerler. Hayalinizi kurduğunuz yaşama sahip olsaydınız bu defa da kendinize başka pişmanlıklar üretip o yüzden mutsuz olacağınızı düşünüyorum. Bu hayata bakış açısı ile ilgili. Negatif insanlar ne olursa olsun negatiftir, pozitif insanlar ise durum ne kadar kötü olursa olsun mutlu olmayı becerebilirler.

29 Haziran 2022 08:48

Yigido1983
Aday Memur

şimdi ki dönem bu maalesef. yılların getirdiği yavaş yavaş yozlaşma bu. özgürlük adı altında kızlarımızın nasıl kullanıldığının göstergesi. en başta moda sektörü olmak üzere sanat ve sosyal medya kızların 'güzel' olmak adına nasıl kendini pazarladığı, giyim hal hareketlerinin nasıl değiştiği ortada. işte bütün bunların sonucu hikayedeki gibi bir son. feminizm, özgürlük adı altında kızlarımızın nasıl ahlaksızlaştırıldığı ayan beyan ortada. peki buna kim ne diyebilir yada dur diyebilir?? hiç kimse!!! artık daha da kötü günlerimiz bizi bekliyor.

30 Haziran 2022 17:20

ekonomik.çöküüş
Yasaklı

1) Kimseyi artık sevememek,duyguların laçkalaşması veya duygusal anlamda bir şey hissedememek sadece çok ilişki yaşama,bol sevişme ile alakalı değildir.

2) Sevişmek,cinsel ihtiyacını gidermek her hayvan gibi insanın da temel bir ihtiyacıdır.Kadın veya erkek farketmeksizin bir biyolojik ihtiyaçtır bu

3) Özgürce ve evlilik şartı olmadan istediği kişiyle sevişen kişileri ahlaksız olarak gören yobaz kişiler asıl en büyük ahlaksız ve gizli sapıklardır!

30 Haziran 2022 17:50

EceEgeMavi
Aday Memur

1) Kimseyi artık sevememek,duyguların laçkalaşması veya duygusal anlamda bir şey hissedememek sadece çok ilişki yaşama,bol sevişme ile alakalı değildir.

2) Sevişmek,cinsel ihtiyacını gidermek her hayvan gibi insanın da temel bir ihtiyacıdır.Kadın veya erkek farketmeksizin bir biyolojik ihtiyaçtır bu

3) Özgürce ve evlilik şartı olmadan istediği kişiyle sevişen kişileri ahlaksız olarak gören yobaz kişiler asıl en büyük ahlaksız ve gizli sapıklardır!


ekonomik.çöküüş, 5 ay önce - Alıntıya git

Hani yok diyorlardı? Senin gibi düşünenler beni hayvan gibi biri haline dönüştürdü.

Varsınız işte..

Var sizin gibi şeytanlar..

Ben senin bu dediklerini yaptım da ne hale geldim, okumadın mı?

Ben de bir hayvan oldum çıktım..

"Özgürce ve evlilik şartı olmadan istediği kişiyle sevişen..." evet, sonuda böyle biri oldum, domuz gibi..

30 Haziran 2022 17:52

EceEgeMavi
Aday Memur

şimdi ki dönem bu maalesef. yılların getirdiği yavaş yavaş yozlaşma bu. özgürlük adı altında kızlarımızın nasıl kullanıldığının göstergesi. en başta moda sektörü olmak üzere sanat ve sosyal medya kızların 'güzel' olmak adına nasıl kendini pazarladığı, giyim hal hareketlerinin nasıl değiştiği ortada. işte bütün bunların sonucu hikayedeki gibi bir son. feminizm, özgürlük adı altında kızlarımızın nasıl ahlaksızlaştırıldığı ayan beyan ortada. peki buna kim ne diyebilir yada dur diyebilir?? hiç kimse!!! artık daha da kötü günlerimiz bizi bekliyor.


Yigido1983, 5 ay önce - Alıntıya git

Ben bunu yaşadım. Ama başkaları yaşamasın istiyorum.

30 Haziran 2022 18:02

EceEgeMavi
Aday Memur

Hayatta eş sahibi olmaktan veya evlilikten çok daha önemli şeyler var. Mutlu mesut yaşayan pek çok bekar tanıdığım var. Mesela bekarlar bu ülkede evlat edinebiliyor. Hayatınıza anlam katmak istiyorsanız zor durumdaki bu çocuklardan bir tanesini evlat edinmeyi de düşünün. Spora, sanata, doğaya, ailenize ve arkadaşlarınıza zaman ayırın. İçinizde biriktirdiğiniz öfke ve pişmanlıklarla kendinize eziyet etmektense, gerçekçi bir bakış açısı ile hayatınızın kalanını keyifli bir şekilde geçirmek için adımlar atın.

Ayrıca evli veya evde kalmış fark etmiyor insanların belli bir bölümü mutsuz olmayı seçerler. Hayalinizi kurduğunuz yaşama sahip olsaydınız bu defa da kendinize başka pişmanlıklar üretip o yüzden mutsuz olacağınızı düşünüyorum. Bu hayata bakış açısı ile ilgili. Negatif insanlar ne olursa olsun negatiftir, pozitif insanlar ise durum ne kadar kötü olursa olsun mutlu olmayı becerebilirler.


liebestraum, 5 ay önce - Alıntıya git

Benim için artık çok geç. Biraz realist olalım. Pozitif olabileceğim ne var? Geride veya ileride? Bir şey göremiyorum. Pozitif ol, iyi ol, mutlu ol, pozitif bak, böyle oluyor mu? Demekle oluyor mu? Hadi, ben de dedim, "pozitifi ol, pozitif düşün" ... Olmuyor... Çok geç... Daha 9.sınıftayken başlamalıydım iyi şeyler biriktirmeye. İyi bir gelecek kurmaya... O nedenle diyorum ki, ben bu yalanlara inandım, başkaları inanmasın, benim gibi geç uyanmasınlar. Yazıyı bir kez daha okuyun, artık değiştiremeyeceğim çok şey olduğunu belki anlarsınız.

02 Temmuz 2022 03:45

narodnick
Müsteşar

9.sınıftaki çocukluk aşkına dönme nerede geçiyor?


EceEgeMavi, 5 ay önce - Alıntıya git

Keşke şu geride kalan 37 yıl bir rüya olsa da, uyandığımda kendimi lisede, 9.sınıfta, kapıdan girince hemen o en öndeki sırada oturuyor olarak görsem... Keşke Allahım... Ama Allahım, ne olur bize yalan söyleyenler yeniden karşıma çıkmasın...

***

Hikayenin başladığı yer..9.sınıf...

Lise 1

Masumiyete dair her şeyin başlayıp ve bittiği yer...

Her neyse....

Bence öykü burada başlıyor ve buraya dönerek bitiyor...

Ama hayat acıdır,hiç kimse geriye dönemez...

Keşke öyle bir şansımız olsaydı...

04 Temmuz 2022 07:03

ekonomik.çöküüş
Yasaklı

Hani yok diyorlardı? Senin gibi düşünenler beni hayvan gibi biri haline dönüştürdü.

Varsınız işte..

Var sizin gibi şeytanlar..

Ben senin bu dediklerini yaptım da ne hale geldim, okumadın mı?

Ben de bir hayvan oldum çıktım..

"Özgürce ve evlilik şartı olmadan istediği kişiyle sevişen..." evet, sonuda böyle biri oldum, domuz gibi..


EceEgeMavi, 5 ay önce - Alıntıya git

Bak cinsellik ayıp veya günah bir şey değil,öncelikle burada yanlış yapıyorsun.Kadın veya erkek farketmeksizin cinsel istek duyuyoruz ve bunu sevdiğimiz kişiyle yaşamak en doğal şey.Bu tamamen biyolojik bir ihtiyaç ve bu ihtiyacı ara sıra gidermek lazım.Bu ihtiyacını uzun süreler gidermeyen insanlar kadın veya erkek farketmeksizin zamanla sapıkça düşüncelere kapılabiliyor veya psikolojisi bozulabiliyor.Düzenli bir cinsel yaşam insanın rahatlamasını,stresini atmasını sağlıyor ve deşarj oluyor kişi.

Eğer bazı erkekler seni sadece cinsel meta olarak görüp kandırdı ve seni kullandılarsa bu senin sorunun arkadaş.Yaşadıklarından ders aldıysan artık bundan sonra sadece sevdiğin kişiyle cinsel ihtiyacını giderirsin.

04 Temmuz 2022 16:15

liebestraum
Şube Müdürü

Hayat herkesin üstünden en az bir defa ezip geçiyor. Önemli olan küllerinden yeniden doğabilmek. 3-5 kişi ile ilişki yaşadığı için hiçbir kadın kolay kolay geri dönülemeyecek bir şekilde yıkıma uğramaz. Zaman ve biraz çaba ile tüm yaralar iyileşiyor. Bu yazının iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum ben şahsen. Daha yolun yarısına gelmeden hayatı kendine zehir etmek, duyguların esiri olup, arabesk bir karaktere dönüşmek nedir ya? Bu kafada bir kişi 20 yıl sonra dönüp baktığında da bugün yapmadıklarından dolayı pişmanlık duyar. Yüzüm yorgun falan demiş ama eminim dışarı çıksa onlarca kişi çıkacak karşısına. Yaşamın en güzel çağları orta yaş dönemi. Ve orta yaşta milyonlarca bekar insan var Türkiye'de. Hepsi ağlasa göl olurdu herhalde.

Toplam 15 mesaj