Editörler : ÇOTANAK
04 Haziran 2022 01:31   


Yol Gösteren

Uzun zamandır girmiyordum foruma en son yazmayı bırakmıştınız buraya sizde. Tekrar hoş geldiniz öncelikle

AYM nin bir kararı oldu yakın tarihte (

AYM, E.2020/77, K.2021/93, 16/12/2021)

Buradaki özellikle Madde 7 ve 8 deki paragrafı nasıl yorumluyorsunuz? Ya da kendi şifre ve bilgisayarında yapılan sorgular Yetkili olarak mı değerlendirilmeli demiş AYM

Senin yorumunu merak ediyorum bu karar özelinde? Hem disiplin hukukuna genel olarak hem de özelde 7068 e vakıf biri olarak yorumun değerli benim için. Avukatların bir çoğu bu konularda sağlıklı yorum yapamıyorlar 7068 e vakıf olmadıklarından. Bir çok avukat ile görüştüm bu konu hakkında hepsi de farklı farklı değerlendirmelerde bulundu

04 Haziran 2022 20:03

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Sizde Hoş Geldiniz....

Öncelikle Anayasa Mahkemesinin kararını değerlendirmeden önce, kararın konusu hakkında açıklama yapmak lazım...

Mardin 2. İdare Mahkemesi Anayasa Mahkemesine itiraz da bulunmuş... 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun un 8. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (aa) bendinde yer alan ??sorgulama yapmak,?? ibaresinin Anayasa nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesini talep etmiş.....

Kanun ne diyor? aa) Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek. Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerdendir....anılan bentte yer alan ??sorgulama yapmak,?? ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır. Buna göre yetkili olmadığı hâlde hukuka aykırı şekilde elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapan genel kolluk personeli meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılacaktır.

Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmekte olup Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere ?...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler?? kişisel veri olarak kabul edilmektedir...

ŞİMDİ GELELİM SENİN SORULARINA....

BİR MAHKEME KARARINI YORUMLARKEN VEYA ANLATMAK İSTEDİĞİNİ ANLAMAK İÇİN MAHKEME KARARININ BİR KISMINI DEĞERLENDİRİP... BİR KISMINI DEĞERLENDİRMEMEK HUKUKU ANLAMAMIZI VE MAHKEMENİN NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ZORLAŞTIRIR.. BU SEBEPTEN MAHKEME KARARININ TÜMÜNÜ BİR ARADA DEĞERLENDİRMEK GEREKİR...

Mardin 2. İdare Mahkemesinin itirazının Gerekçesi

Başvuru kararında özetle, yetkisiz olarak kişiler hakkında sistem üzerinden sorgulama yapılması eyleminin disiplin cezasını gerektirdiğinde şüphe bulunmadığı, ancak kişisel verilerin sadece görüntülenmesi fiilinin bu verileri yayma, ilan etme gibi fiillerle aynı ağırlıkta görülerek meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının hukuk devletinin gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı, disiplin suçu olarak görülen fiil ile karşılığı olarak belirlenen disiplin cezası arasında adil bir dengenin kurulmadığı belirtilerek kuralın Anayasa?nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi kanunda bulunan ??sorgulama yapmak,?? ibaresini Anayasa nın 13. ve 70. maddeleri yönünden incelenmiştir. Bunun yanında Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasını hatırlatarak; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü olduklarını, Dolayısıyla bireylerin anayasal güvenceye bağlanan temel hak ve özgürlüklerinin, bu kapsamda kişisel verilerinin, herkesten önce devletin resmî makamları tarafından korunması zorunluluğu Anayasa nın 129. maddesi hükmünün yanı sıra hukuka bağlı devlet olmanın da gereği olduğunu belirtmiştir..

Anayasa Mahkemesinin kararının 7 nolu bendinde ''...Dolayısıyla kuralda yer alan ?Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak?? ifadesi ile kastedilen hususun bir personelin görevinin kapsamı ve niteliği gereği haiz olduğu yetkiler uyarınca elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında erişim imkânı bulunmayan kişisel verilere hukuka aykırı yol ve yöntemler kullanarak erişim sağlaması olduğu anlaşılmaktadır'' devamın da 8 nolu bendinde ''Yürüttüğü görevin niteliği gereği haiz olduğu yetkiler kapsamında bir personele elektronik ortamda ya da bilgisayar loglarında bu tür bilgilere hukuk düzeninin onayladığı bir yöntemle erişebilme imkânının sağlanmış olması personelin o bilgileri sorgulama konusunda yetkili kılındığı anlamına gelmektedir. Bu itibarla böyle bir durumda yetkili olmama hâlinden söz edilemeyeceğinden haiz olunan sorgulama yetkisinin hizmetin gerekleri ve amacı dışında kullanılması suretiyle gerçekleştirilen fiiller kuralın kapsamında yer almamaktadır.

Anayasa Mahkemesi kararının devamında, 22 nolu bendinde ''Bu itibarla, kuralla öngörülen düzenlemenin meşru amacının bulunup bulunmadığının saptanması için kolluk personelinin kamu hizmetinden çıkarılması sonucunu doğuran ve disiplin suçunun konusunu teşkil eden fiilin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

....devamında 27 nolu bendinde ''Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, kişisel verilerin korunmasına yönelik olarak Anayasa da sağlanan güvencelere uygun şekilde hareket etmenin genel kolluk personelinin hizmetin mahiyeti ve özelliği gereği haiz olması ve görevde bulunduğu sürece de koruması gereken temel niteliklerden olduğu sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa nın 13. ve 70. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa nın 13. ve 70. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun?un 8. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (aa) bendinde yer alan ??sorgulama yapmak,?? ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 16/12/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

YUKARIDAKİ KARAR METNİ BİR BÜTÜN OLARAK İNCELENDİĞİNDE;

personelin kendi şifresi ile yapmış olduğu sorgulamalar nedeni ile, yetkili olduğundan dolayı hukuka aykırı bir durum yoktur... Ancak bu bilgileri paylaşmamak veya yayın yoluyla duyurmamak şartıyla...paylaşıp yayın yoluyla duyurursa ne olur yetkili olduğundan dolayı yine bu madde olmaz fakat 7068 sayılı kanunda meslekten çıkarma ile ilgili bir çok madde uygulanabilir.. Başka bir anlatımla, personelin kendi şifresi ile yapmış olduğu sorgulama sonucu yetkili olduğundan dolayı her ne kadar hukuka aykırılık yoksa.. yapılan sorgulama ile disiplin suçunun konusunu teşkil eden fiilin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin olup olmadığının araştırılıp ona göre 7068 sayılı kanunda belirtilen bir disiplin cezası uygulanabilir.. yetkili olduğundan dolayı bahse konu disiplin kanunu maddesi uygulanmaz..Örneğin yapılan sorgulamada sorgulamayı yapan personel ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kullanmak'' fiilini işlemiş olabilir...örnekler çoğaltılabilir.

Diğer yandan 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu?nda kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi fiili özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar kapsamında düzenlenmiş, anılan Kanun?un 136. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişinin, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Ayrıca Kanun?un 137. maddesinin (a) bendinde söz konusu suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâli cezayı yarı oranında artırıcı nedenler arasında gösterilmiştir. YETKİLİ PERSONELE ADLİ SORUŞTURMA AÇILABİLİR VE BUNA BAĞLI OLARAK İDARİ SORUŞTURMADA CEZA VERİLEBİLİR FAKAT YİNE BU MADDEDEN DEĞİL...KISACASI MAHKEME KARARINDA İTİRAZ EDİLEN MADDENİN UYGULANMASI İÇİN PERSONELİN YETKİSİZ OLMASI VE HUKUKA AYKIRI YÖNTEMLERLE BİLGİLERE ULAŞMASI GEREKİR.....

BENİM DÜŞÜNCEM VE YORUMUM BU... KAL SAĞLICAKLA..

04 Haziran 2022 20:19

Avnenenn
Aday Memur

Sizde Hoş Geldiniz....

Öncelikle Anayasa Mahkemesinin kararını değerlendirmeden önce, kararın konusu hakkında açıklama yapmak lazım...

Mardin 2. İdare Mahkemesi Anayasa Mahkemesine itiraz da bulunmuş... 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun un 8. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (aa) bendinde yer alan ??sorgulama yapmak,?? ibaresinin Anayasa nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesini talep etmiş.....

Kanun ne diyor? aa) Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek. Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerdendir....anılan bentte yer alan ??sorgulama yapmak,?? ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır. Buna göre yetkili olmadığı hâlde hukuka aykırı şekilde elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapan genel kolluk personeli meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılacaktır.

Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmekte olup Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere ?...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler?? kişisel veri olarak kabul edilmektedir...

ŞİMDİ GELELİM SENİN SORULARINA....

BİR MAHKEME KARARINI YORUMLARKEN VEYA ANLATMAK İSTEDİĞİNİ ANLAMAK İÇİN MAHKEME KARARININ BİR KISMINI DEĞERLENDİRİP... BİR KISMINI DEĞERLENDİRMEMEK HUKUKU ANLAMAMIZI VE MAHKEMENİN NE DEMEK İSTEDİĞİNİ ZORLAŞTIRIR.. BU SEBEPTEN MAHKEME KARARININ TÜMÜNÜ BİR ARADA DEĞERLENDİRMEK GEREKİR...

Mardin 2. İdare Mahkemesinin itirazının Gerekçesi

Başvuru kararında özetle, yetkisiz olarak kişiler hakkında sistem üzerinden sorgulama yapılması eyleminin disiplin cezasını gerektirdiğinde şüphe bulunmadığı, ancak kişisel verilerin sadece görüntülenmesi fiilinin bu verileri yayma, ilan etme gibi fiillerle aynı ağırlıkta görülerek meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının hukuk devletinin gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı, disiplin suçu olarak görülen fiil ile karşılığı olarak belirlenen disiplin cezası arasında adil bir dengenin kurulmadığı belirtilerek kuralın Anayasa?nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi kanunda bulunan ??sorgulama yapmak,?? ibaresini Anayasa nın 13. ve 70. maddeleri yönünden incelenmiştir. Bunun yanında Anayasa Mahkemesi Anayasa'nın 129. maddesinin birinci fıkrasını hatırlatarak; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü olduklarını, Dolayısıyla bireylerin anayasal güvenceye bağlanan temel hak ve özgürlüklerinin, bu kapsamda kişisel verilerinin, herkesten önce devletin resmî makamları tarafından korunması zorunluluğu Anayasa nın 129. maddesi hükmünün yanı sıra hukuka bağlı devlet olmanın da gereği olduğunu belirtmiştir..

Anayasa Mahkemesinin kararının 7 nolu bendinde ''...Dolayısıyla kuralda yer alan ?Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak?? ifadesi ile kastedilen hususun bir personelin görevinin kapsamı ve niteliği gereği haiz olduğu yetkiler uyarınca elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında erişim imkânı bulunmayan kişisel verilere hukuka aykırı yol ve yöntemler kullanarak erişim sağlaması olduğu anlaşılmaktadır'' devamın da 8 nolu bendinde ''Yürüttüğü görevin niteliği gereği haiz olduğu yetkiler kapsamında bir personele elektronik ortamda ya da bilgisayar loglarında bu tür bilgilere hukuk düzeninin onayladığı bir yöntemle erişebilme imkânının sağlanmış olması personelin o bilgileri sorgulama konusunda yetkili kılındığı anlamına gelmektedir. Bu itibarla böyle bir durumda yetkili olmama hâlinden söz edilemeyeceğinden haiz olunan sorgulama yetkisinin hizmetin gerekleri ve amacı dışında kullanılması suretiyle gerçekleştirilen fiiller kuralın kapsamında yer almamaktadır.

Anayasa Mahkemesi kararının devamında, 22 nolu bendinde ''Bu itibarla, kuralla öngörülen düzenlemenin meşru amacının bulunup bulunmadığının saptanması için kolluk personelinin kamu hizmetinden çıkarılması sonucunu doğuran ve disiplin suçunun konusunu teşkil eden fiilin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

....devamında 27 nolu bendinde ''Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, kişisel verilerin korunmasına yönelik olarak Anayasa da sağlanan güvencelere uygun şekilde hareket etmenin genel kolluk personelinin hizmetin mahiyeti ve özelliği gereği haiz olması ve görevde bulunduğu sürece de koruması gereken temel niteliklerden olduğu sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa nın 13. ve 70. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 2. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa nın 13. ve 70. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa nın 2. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun?un 8. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (aa) bendinde yer alan ??sorgulama yapmak,?? ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE 16/12/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

YUKARIDAKİ KARAR METNİ BİR BÜTÜN OLARAK İNCELENDİĞİNDE;

personelin kendi şifresi ile yapmış olduğu sorgulamalar nedeni ile, yetkili olduğundan dolayı hukuka aykırı bir durum yoktur... Ancak bu bilgileri paylaşmamak veya yayın yoluyla duyurmamak şartıyla...paylaşıp yayın yoluyla duyurursa ne olur yetkili olduğundan dolayı yine bu madde olmaz fakat 7068 sayılı kanunda meslekten çıkarma ile ilgili bir çok madde uygulanabilir.. Başka bir anlatımla, personelin kendi şifresi ile yapmış olduğu sorgulama sonucu yetkili olduğundan dolayı her ne kadar hukuka aykırılık yoksa.. yapılan sorgulama ile disiplin suçunun konusunu teşkil eden fiilin görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin olup olmadığının araştırılıp ona göre 7068 sayılı kanunda belirtilen bir disiplin cezası uygulanabilir.. yetkili olduğundan dolayı bahse konu disiplin kanunu maddesi uygulanmaz..Örneğin yapılan sorgulamada sorgulamayı yapan personel ''yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kullanmak'' fiilini işlemiş olabilir...örnekler çoğaltılabilir.

Diğer yandan 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu?nda kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi fiili özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı işlenen suçlar kapsamında düzenlenmiş, anılan Kanun?un 136. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişinin, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür. Ayrıca Kanun?un 137. maddesinin (a) bendinde söz konusu suçun kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi hâli cezayı yarı oranında artırıcı nedenler arasında gösterilmiştir. YETKİLİ PERSONELE ADLİ SORUŞTURMA AÇILABİLİR VE BUNA BAĞLI OLARAK İDARİ SORUŞTURMADA CEZA VERİLEBİLİR FAKAT YİNE BU MADDEDEN DEĞİL...KISACASI MAHKEME KARARINDA İTİRAZ EDİLEN MADDENİN UYGULANMASI İÇİN PERSONELİN YETKİSİZ OLMASI VE HUKUKA AYKIRI YÖNTEMLERLE BİLGİLERE ULAŞMASI GEREKİR.....

BENİM DÜŞÜNCEM VE YORUMUM BU... KAL SAĞLICAKLA..


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

Slm hocam bir konu ile alakalı bilginize başvurmak isterim. Meslek öncesi sosyal medya paylaşımı yüzünden mesleğe girince işlem başlatıldı ve adlı süreçten 11 ay 20.gun aldım bahse konu sosyal medya paylaşımı cb nina hakaret olarak kayıtlara geçti ..idare İse yüz kızartıcı yüz diyerek Memuriyet ihraç verdi idare mahkemesine başvurdum sizce süreç nasıl ilerler

04 Haziran 2022 20:38

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Slm hocam bir konu ile alakalı bilginize başvurmak isterim. Meslek öncesi sosyal medya paylaşımı yüzünden mesleğe girince işlem başlatıldı ve adlı süreçten 11 ay 20.gun aldım bahse konu sosyal medya paylaşımı cb nina hakaret olarak kayıtlara geçti ..idare İse yüz kızartıcı yüz diyerek Memuriyet ihraç verdi idare mahkemesine başvurdum sizce süreç nasıl ilerler


Avnenenn, 4 ay önce - Alıntıya git

Devlet Memurları Kanununun 48. Maddesinde sayılan suçlar içinde Cumhurbaşkanına hakaret suçu yer almadığından ilk defa memuriyete atanacaklar için bu suçtan alınan mahkumiyetin (1 yıldan az hapis olmak koşulu ile) memur olarak atanmaya engel olmadığını söylemek mümkündür. Aynı Kanunun 125. maddesinde ise "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmaktadır. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yüz kızartıcı suç olup olmadığının tartışılması memuriyete engel olup olmaması yönüyle önem arz etmektedir.. Yüz kızartıcı suçun tanımına ve kapsamına ilişkin mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuya ilişkin Yargıtay ve Danıştay kararları ile yüz kızartıcı suçun ne olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Konuya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu "Yüz kızartıcı suçun, yasalarda tanımlanmadığı ve tek tek sayılmadığı, toplumun yapısına göre zaman zaman değişikliğe uğrayan bu suçların tek tek sayılmasının olanaksız olduğu, "...gibi yüz kızartıcı suçlar" denildiğinde maddede sayılmamış olan diğer yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru yoluyla verilen birçok kararda (2015/7325, 2015/11494, 2017/18316) siyasetçilere yönelik olarak yapılan eleştiriler ve hakaretler nedeniyle verilen hapis cezalarının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği sonucuna varılarak asliye ceza mahkemelerinin kararları hakkında ihlal kararı verilmiştir. Anayasa nın 128. maddesinin ikinci fıkrası ile 657 sayılı Kanun un 18. maddesi uyarınca memurların memurluklarının sona erdirilmesine ilişkin durumların bizzat kanunda düzenlenmesi gerektiğinden geniş yorum yapılarak ifadenin genişletilemeyeceği, aksi bir yorumun memur güvencesine aykırı olduğu gibi İdareye bu konuda takdir yetkisi tanımanın hukuken olanaksız olduğu, sonuç olarak Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna rahatlıkla varılabilmektedir.

657 sayılı Kanunun 48. Maddesinde devlet memurluğu için aranan şartlar sayılmış olup, Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle alınacak ceza memuriyete engel değildir. Memur iken bu suçun işlenmesi halinde de bu suç yüz kızartıcı suç olarak kabul edilemeyeceğinden tesis edilecek ihraç işlemleri hukuka aykırı olacaktır.

KEŞKE HİÇ BUNLARI YAŞAMAMIŞ OLSAYDIN...HER NE KADAR PARTİ BAŞKANI OLSADA CUMHURBAŞKANIMIZ SONUÇTA.... ELEŞTİREBİLİRSİN... AMA... OLMAMIŞ NEYSE... GEÇMİŞ OLSUN DAVA DİLEKÇENİ İNŞALLAH İDARE HUKUKUNU BİLEN BİR HUKUKÇUYA HAZIRLATMIŞSINDIR... HAYIRLISI OLSUN... KAL SAĞLICAKLA

04 Haziran 2022 20:52

Avnenenn
Aday Memur

Devlet Memurları Kanununun 48. Maddesinde sayılan suçlar içinde Cumhurbaşkanına hakaret suçu yer almadığından ilk defa memuriyete atanacaklar için bu suçtan alınan mahkumiyetin (1 yıldan az hapis olmak koşulu ile) memur olarak atanmaya engel olmadığını söylemek mümkündür. Aynı Kanunun 125. maddesinde ise "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmaktadır. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yüz kızartıcı suç olup olmadığının tartışılması memuriyete engel olup olmaması yönüyle önem arz etmektedir.. Yüz kızartıcı suçun tanımına ve kapsamına ilişkin mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuya ilişkin Yargıtay ve Danıştay kararları ile yüz kızartıcı suçun ne olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Konuya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu "Yüz kızartıcı suçun, yasalarda tanımlanmadığı ve tek tek sayılmadığı, toplumun yapısına göre zaman zaman değişikliğe uğrayan bu suçların tek tek sayılmasının olanaksız olduğu, "...gibi yüz kızartıcı suçlar" denildiğinde maddede sayılmamış olan diğer yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru yoluyla verilen birçok kararda (2015/7325, 2015/11494, 2017/18316) siyasetçilere yönelik olarak yapılan eleştiriler ve hakaretler nedeniyle verilen hapis cezalarının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği sonucuna varılarak asliye ceza mahkemelerinin kararları hakkında ihlal kararı verilmiştir. Anayasa nın 128. maddesinin ikinci fıkrası ile 657 sayılı Kanun un 18. maddesi uyarınca memurların memurluklarının sona erdirilmesine ilişkin durumların bizzat kanunda düzenlenmesi gerektiğinden geniş yorum yapılarak ifadenin genişletilemeyeceği, aksi bir yorumun memur güvencesine aykırı olduğu gibi İdareye bu konuda takdir yetkisi tanımanın hukuken olanaksız olduğu, sonuç olarak Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna rahatlıkla varılabilmektedir.

657 sayılı Kanunun 48. Maddesinde devlet memurluğu için aranan şartlar sayılmış olup, Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle alınacak ceza memuriyete engel değildir. Memur iken bu suçun işlenmesi halinde de bu suç yüz kızartıcı suç olarak kabul edilemeyeceğinden tesis edilecek ihraç işlemleri hukuka aykırı olacaktır.

KEŞKE HİÇ BUNLARI YAŞAMAMIŞ OLSAYDIN...HER NE KADAR PARTİ BAŞKANI OLSADA CUMHURBAŞKANIMIZ SONUÇTA.... ELEŞTİREBİLİRSİN... AMA... OLMAMIŞ NEYSE... GEÇMİŞ OLSUN DAVA DİLEKÇENİ İNŞALLAH İDARE HUKUKUNU BİLEN BİR HUKUKÇUYA HAZIRLATMIŞSINDIR... HAYIRLISI OLSUN... KAL SAĞLICAKLA


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

Kesinlikle haklısınız bu konuda idare mahkemesine yürütme durdurmalı açtık iki ay önce red geldi üst mahkemeye taşıdık orası da red verdi j

İdare mahkemesi şuanda esastan karar verecek. Diye biliyorum meslek olarak polistim dediğiniz gibi keşke olmasaydı ama. Eleştiri aslında mesleki öncesi 2015 yılında yapılan bir paylaşım idare 2019 mesleğe girince görüp ortaya çıkardı bu paylaşımı. Sizce düzgün bir hukuki süreç olursa mesleğe geriye döner mym. İdare makinesi lehte mi karar verir sizce yada bölge idare. Zaten mahkemesi 11 ay 20 gün verdi onuda hagb ye bağladı

04 Haziran 2022 21:02

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Kesinlikle haklısınız bu konuda idare mahkemesine yürütme durdurmalı açtık iki ay önce red geldi üst mahkemeye taşıdık orası da red verdi j

İdare mahkemesi şuanda esastan karar verecek. Diye biliyorum meslek olarak polistim dediğiniz gibi keşke olmasaydı ama. Eleştiri aslında mesleki öncesi 2015 yılında yapılan bir paylaşım idare 2019 mesleğe girince görüp ortaya çıkardı bu paylaşımı. Sizce düzgün bir hukuki süreç olursa mesleğe geriye döner mym. İdare makinesi lehte mi karar verir sizce yada bölge idare. Zaten mahkemesi 11 ay 20 gün verdi onuda hagb ye bağladı


Avnenenn, 4 ay önce - Alıntıya git

Zor ve uzun bir süreç... bölge idare mahkemesinden sonra danıştay var daha.... Kaldı ki ilk derece mahkemesi esastan daha karar verecek... uzun yıllar sonra mahkemeler sonuçlanacak... Siz söylemeden ben tahmin ettiğimden uzatmak istemedim... Sıkıntılı bir dava ayrıca memurlar içinde en sıkıntılı kurumdasın... Ne diyebilirim ki... Dava dosyasını bilmiyorum hem adli hem idari süreci iyi takip eden biri senin hakkında yorum yapabilir.. Başka bir anlatımla dosyaya hakim olan birinden yardım alman senin için en hayırlısı.. Bilmem anlatabildim mi? KAL SAĞLICAKLA...

04 Haziran 2022 21:14

Avnenenn
Aday Memur

Zor ve uzun bir süreç... bölge idare mahkemesinden sonra danıştay var daha.... Kaldı ki ilk derece mahkemesi esastan daha karar verecek... uzun yıllar sonra mahkemeler sonuçlanacak... Siz söylemeden ben tahmin ettiğimden uzatmak istemedim... Sıkıntılı bir dava ayrıca memurlar içinde en sıkıntılı kurumdasın... Ne diyebilirim ki... Dava dosyasını bilmiyorum hem adli hem idari süreci iyi takip eden biri senin hakkında yorum yapabilir.. Başka bir anlatımla dosyaya hakim olan birinden yardım alman senin için en hayırlısı.. Bilmem anlatabildim mi? KAL SAĞLICAKLA...


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

İdari süreçte avukat ile ilerliyorum zaten şuanda çok teşekkür ederim sadece emsal karar veyahut kararlar denk gelir ise paylaşırsanz benimle sevinirim ben teşekkür ederim

04 Haziran 2022 21:22

Yol Gösteren
Daire Başkanı

İdari süreçte avukat ile ilerliyorum zaten şuanda çok teşekkür ederim sadece emsal karar veyahut kararlar denk gelir ise paylaşırsanz benimle sevinirim ben teşekkür ederim


Avnenenn, 4 ay önce - Alıntıya git

güzel kardeşim emsal karar çok... ama... adli yargı kararını veya idari soruşturma dosyasını görmeden hangi kararın sana emsal olacağı bilinmez ki? örneğin aşağıda ki karar emsal midir?

T.C.

DANIŞTAY

12. DAİRE

E. 2018/2558

K. 2019/79

T. 7.2.2019

* DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMAYA İLİŞKİN KARARIN İPTALİ İSTEMİ ( Cumhurbaşkanı'na Hakaret Ettiği İddiasıyla Hakkında Başlatılan Disiplin Soruşturması Sonucu Düzenlenen Soruşturma Raporunda Davacının Slogan Atarak Cumhurbaşkanına Hakaret Ettiğinin Somut Delillerle Sübut Bulduğu - Bu Fiilin Memurluk Sıfatıyla Bağdaşmayacak Nitelik ve Derecede Yüz Kızartıcı ve Utanç Verici Hareketlerde Bulunmak Fiili Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiği )

* İFADELERİN HAKARET NİTELİĞİNDE OMASI ( Sanıkların Hırsız ve Katil Şeklinde İfade Özgürlüğü Kapsamında Bulunmayan ve Eleştiri Sınırları İçerisinde Değerlendirilmesi Mümkün Olmayan Sözlerinin İncitici Küçük Düşürücü ve Katılanın Toplum İçindeki Saygınlığını Zedeleyici Mahiyette Olduğu - Yanılgılı Değerlendirme ile Mahkumiyetleri Yerine Beraatlerine Karar Verilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu )

* TOPLUM İÇİNDEKİ SAYGINLIĞIN ZEDELENMESİ ( Sanıkların Hırsız ve Katil Şeklinde İfade Özgürlüğü Kapsamında Bulunmayan ve Eleştiri Sınırları İçerisinde Değerlendirilmesi Mümkün Olmayan Sözlerinin İncitici Küçük Düşürücü Mahiyette Olduğu - İfadelerin Hakaret Niteliği Taşıdığı Gözetilmeden Mahkumiyetleri Yerine Beraatlerine Karar Verilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu/Davanın Reddi Yönündeki İdare Mahkemesi Kararına Yönelik İstinaf İsteminin Kabulü ile İdare Mahkemesi Kararının Kaldırılması ve BİM Kararında Hukuki İsabet Bulunmadığından Kararın Bozulması Gerektiği )

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Bursa 3. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 29/06/2018 tarih ve E:2017/9044, K:2018/2045 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

05 Haziran 2022 19:48

Avnenenn
Aday Memur

güzel kardeşim emsal karar çok... ama... adli yargı kararını veya idari soruşturma dosyasını görmeden hangi kararın sana emsal olacağı bilinmez ki? örneğin aşağıda ki karar emsal midir?

T.C.

DANIŞTAY

12. DAİRE

E. 2018/2558

K. 2019/79

T. 7.2.2019

* DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMAYA İLİŞKİN KARARIN İPTALİ İSTEMİ ( Cumhurbaşkanı'na Hakaret Ettiği İddiasıyla Hakkında Başlatılan Disiplin Soruşturması Sonucu Düzenlenen Soruşturma Raporunda Davacının Slogan Atarak Cumhurbaşkanına Hakaret Ettiğinin Somut Delillerle Sübut Bulduğu - Bu Fiilin Memurluk Sıfatıyla Bağdaşmayacak Nitelik ve Derecede Yüz Kızartıcı ve Utanç Verici Hareketlerde Bulunmak Fiili Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiği )

* İFADELERİN HAKARET NİTELİĞİNDE OMASI ( Sanıkların Hırsız ve Katil Şeklinde İfade Özgürlüğü Kapsamında Bulunmayan ve Eleştiri Sınırları İçerisinde Değerlendirilmesi Mümkün Olmayan Sözlerinin İncitici Küçük Düşürücü ve Katılanın Toplum İçindeki Saygınlığını Zedeleyici Mahiyette Olduğu - Yanılgılı Değerlendirme ile Mahkumiyetleri Yerine Beraatlerine Karar Verilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu )

* TOPLUM İÇİNDEKİ SAYGINLIĞIN ZEDELENMESİ ( Sanıkların Hırsız ve Katil Şeklinde İfade Özgürlüğü Kapsamında Bulunmayan ve Eleştiri Sınırları İçerisinde Değerlendirilmesi Mümkün Olmayan Sözlerinin İncitici Küçük Düşürücü Mahiyette Olduğu - İfadelerin Hakaret Niteliği Taşıdığı Gözetilmeden Mahkumiyetleri Yerine Beraatlerine Karar Verilmesinin Kanuna Aykırı Olduğu/Davanın Reddi Yönündeki İdare Mahkemesi Kararına Yönelik İstinaf İsteminin Kabulü ile İdare Mahkemesi Kararının Kaldırılması ve BİM Kararında Hukuki İsabet Bulunmadığından Kararın Bozulması Gerektiği )

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Bursa 3. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 29/06/2018 tarih ve E:2017/9044, K:2018/2045 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 07.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

Haklsn bu konuda insan araştırma yapmak istiyor malum bekleme süreci zaten çok can sıkıcı

05 Haziran 2022 20:32

Kral3739
Aday Memur

ocam durum şu şekilde ben memuriyeti kazanmıştım o sırada askerdeydim şuan göreve başladım göreve ba

05 Haziran 2022 20:39

Kral3739
Aday Memur

Merhaba hocam benim durum şu şekilde ben memuriyeti kazanmıştım o sırada askerdeydim şuan göreve başladım göreve başlamadan önce askerdeyken başıma bir olay geldi. Bi uygulamada bi kadınla konuşurken cinsel içerikli fotograf yollamıştım kadında beni savcılığa şikayet etti. Şikayet dilekçesinde adım tc kimlik no falan hiçbir şey yok sadece şu numaralı hattın sahibi diye şikayet var. Sonrasında şikayetini geri çekti fakat olay telefondan olduğu için şikayetini çekmesi yetmiyormuş galiba dava falan açılmadı ama dava hala savcılıkta. Kadında zaten bu işi yapıyormuş böyle dava açtığı kandırdığı onlarca belki yüzlerce dava varmış. Olay şubatta oldu nisanda dilekçe verdiler hala savcılıkta. Sizce bu olay yüzünden benim memuriyetime bir sorun çıkar mı? Olay memuriyet oncesi olduğu icin dava açılır hagb falan alırsam bu sebepten bana disiplin soruşturması açılabilir mi? Ceza verme zamanasimi 2 seneymis davanın açılıp sonuçlanması bu süreyi geçerse Olay kapanır mı yoksa yine de soruşturma açılır mı? Savcılığa verilen şehirle benim gorev yaptığım şehir farklı kurumun bundan yine de haberi olabilir mi ? Biraz fazla soru sordum kusura bakmayın hocam cevaplarınızı bekliyorum şimdiden teşekkür ederim

05 Haziran 2022 21:11

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Merhaba hocam benim durum şu şekilde ben memuriyeti kazanmıştım o sırada askerdeydim şuan göreve başladım göreve başlamadan önce askerdeyken başıma bir olay geldi. Bi uygulamada bi kadınla konuşurken cinsel içerikli fotograf yollamıştım kadında beni savcılığa şikayet etti. Şikayet dilekçesinde adım tc kimlik no falan hiçbir şey yok sadece şu numaralı hattın sahibi diye şikayet var. Sonrasında şikayetini geri çekti fakat olay telefondan olduğu için şikayetini çekmesi yetmiyormuş galiba dava falan açılmadı ama dava hala savcılıkta. Kadında zaten bu işi yapıyormuş böyle dava açtığı kandırdığı onlarca belki yüzlerce dava varmış. Olay şubatta oldu nisanda dilekçe verdiler hala savcılıkta. Sizce bu olay yüzünden benim memuriyetime bir sorun çıkar mı? Olay memuriyet oncesi olduğu icin dava açılır hagb falan alırsam bu sebepten bana disiplin soruşturması açılabilir mi? Ceza verme zamanasimi 2 seneymis davanın açılıp sonuçlanması bu süreyi geçerse Olay kapanır mı yoksa yine de soruşturma açılır mı? Savcılığa verilen şehirle benim gorev yaptığım şehir farklı kurumun bundan yine de haberi olabilir mi ? Biraz fazla soru sordum kusura bakmayın hocam cevaplarınızı bekliyorum şimdiden teşekkür ederim


Kral3739, 4 ay önce - Alıntıya git

Cinsel Taciz Suçunda Şikayetten Vazgeçme Hangi Sonucu Doğurur?

Mağdur, suçun temel halinde mahkeme tarafından verilen hükmün kesinleşmesine kadar her zaman şikayetinden vazgeçebilir. Şikayetten vazgeçme, soruşturma aşamasında gerçekleşirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı kovuşturma aşamasında gerçekleşirse davanın düşmesi kararı verilir.

Cinsel taciz suçundan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezası alınması memuriyete engeldir. Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı verilmesi ise memuriyete engel değildir. Bunun yanında disiplin cezaları ceza yargılamalarından bağımsız yürütüldüğü için ceza yargılamasına tabi olmasa bile işlenen fiilden dolayı bir memur disiplin cezası alabilir.

anlattığın kadarıyla bir sıkıntı olmayacak gibi gözüküyor... KAL SAĞLICAKLA...

05 Haziran 2022 21:57

Kral3739
Aday Memur

Sagolun hocam peki savcilik ifadeye çağırırsa ve kuruma bu durumu iletirse kurum hemen sorusturma açar mı veya aciga alır mı

05 Haziran 2022 22:11

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Sagolun hocam peki savcilik ifadeye çağırırsa ve kuruma bu durumu iletirse kurum hemen sorusturma açar mı veya aciga alır mı


Kral3739, 4 ay önce - Alıntıya git

Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Bu tedbir, soruşturmanın başında alınabileceği gibi soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.

İdarenin takdirinde olan görevden uzaklaştırma işleminin uygulanacağını düşünmüyorum....

08 Haziran 2022 20:52

Qkar92
Aday Memur

Görevden uzaklaştırma, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Bu tedbir, soruşturmanın başında alınabileceği gibi soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.

İdarenin takdirinde olan görevden uzaklaştırma işleminin uygulanacağını düşünmüyorum....


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

Bulundugum ilcede 10 gun hemoridden rapor

aldim. Basimizda ki amir usul fene gonderdi . Bende usul fene gdip muane oldum. Muane eden

doktor su an hemorid yoktur dedi ve ben evragi

alip rapor islerine teslim ettim. 21 haziranda bana gun verdi , heyet toplanacak die sonuc ne olur sence kardes

08 Haziran 2022 21:34

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Hastalık raporunun fenne aykırılığına yetkili sağlık kurulu tarafından karar verilmesi öncesinde bu rapora istinaden göreve gidilmeyen sürelerin, memurun izinsiz veya özürsüz olarak görevini terk ettiği süreler olarak değerlendirileceği, Devlet Personel Başkanlığı (DPB) tarafından konuya ilişkin verilen bir mütalaasında ifade edilmiştir.

09 Haziran 2022 19:36

Memleket.00
Aday Memur

Selamun Aleyküm, Yol Gösteren Kardeşim.

Engellilik durumum nedeniyle yer değişikliği amaçlı talebimin red edilmesi nedeniyle İdare Mahkemesine dava açtım. İdare Mahkemesi engellilere tanınanan pozit8f ayrımcilik ve%40 ve üzeri Engelli olan memurlarla ilgili Ek-3 maddeye atıfta bulunarak

Esastan kazandım.

MEB İstinafa yürütmeyi durdurma talepli ve iptal talepli başvuru yaptı.

Bölge İdare mahkemedi yd red verdi ve şu an dosyam İstinafta.

Bakanlık İstinaf gerekçesinde sen, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 53. Maddesine göte istihdam edilmediğin için ve Engelli raporunda görev yaptığın yerde kendi başına yaşaman engel bir hususa yer verilmediğini iddia ederek kararı İstinafa götürdü.

Konuyu 2015 yılı DPB görüşünü koyarak saptırmaya çalışmışlar.

Bu konuyla ilgili 2015 yılı DPB görüşü ve Ankara BİM den bir emsal karar eklemiş.

Biz de karşı cevaplar yazdık.

İstinafta kararın lehime çıkma ihtimali ne olabiljr ?

Saygılarımla...

10 Haziran 2022 11:25

cgdsblt
Şef

Kolay gelsin. Başka bir başlıkta yine size hitaben yazmıştım, buradan görürseniz buraya da yazarsanız sevinirim. Hukuki konuları bildiğiniz kanaatiyle sormak istedim.

İdarenin(Dkmp-Orman) yasaklı olduğunu iddia ettiği bir kuş türüne el koyup, idari para cezasına karşı. Önce ilçe sulh ceza hakimliğine ardından aleyhime sonuçlanınca il sulh ceza ya itirazım olumsuz sonuçlandı. Bu karar ile dava kesinleşip, hak arama durumu sonuçlandı mı? Yoksa alternatif bir yol var mı izleyebileceğim? Hem idaei ceza hem hayvanlara el koyma kapsamında.

10 Haziran 2022 12:19

Yol Gösteren
Daire Başkanı

Kolay gelsin. Başka bir başlıkta yine size hitaben yazmıştım, buradan görürseniz buraya da yazarsanız sevinirim. Hukuki konuları bildiğiniz kanaatiyle sormak istedim.

İdarenin(Dkmp-Orman) yasaklı olduğunu iddia ettiği bir kuş türüne el koyup, idari para cezasına karşı. Önce ilçe sulh ceza hakimliğine ardından aleyhime sonuçlanınca il sulh ceza ya itirazım olumsuz sonuçlandı. Bu karar ile dava kesinleşip, hak arama durumu sonuçlandı mı? Yoksa alternatif bir yol var mı izleyebileceğim? Hem idaei ceza hem hayvanlara el koyma kapsamında.


cgdsblt, 4 ay önce - Alıntıya git

iç hukuk yollarını tükettiğinden dolayı, Anayasal hakları ihlal edildiğini iddia eden herkes Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir...

10 Haziran 2022 12:27

Yol Gösteren
Daire Başkanı

iç hukuk yollarını tükettiğinden dolayı, Anayasal hakları ihlal edildiğini iddia eden herkes Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir...


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

Kuşlara el koyma sorun ise HAYVANLARI KORUMA KANUNU kapsamında diye düşünüyorum... konuya açıklık getirirsen cevap verebilirim...

10 Haziran 2022 13:58

cgdsblt
Şef

Kuşlara el koyma sorun ise HAYVANLARI KORUMA KANUNU kapsamında diye düşünüyorum... konuya açıklık getirirsen cevap verebilirim...


Yol Gösteren, 4 ay önce - Alıntıya git

Konu 4915 sayılı avcılık kanunu kapsamında beslediğim bıldırcınlara yabancı menşei olduğu iddiasıyla, el koyup idari para cezaaı. Ancak kuş uzmanı kuşları tespitte hatalar yaptı. Yurtdışı tür olabilir ama yumurtadan yurtiçinden temin edildi. Ayrıca ilgili kanunun kapsamı av hayvanı ve benim beslediğim türlerin doğadan yakalanmasına ya da yaşam sürme ihtimali yok. Geriye dönük ilgili kanun gereği yapılan işlemleri araştırdım tamamı avlanan bıldırcın keklik türü hayvanlara avlakta veya av malzemelerine el koyulması amacıyla kullanışmış ilgili kanun maddeleri.

Toplam 46 mesaj