bu ülkede doçentlik süreçlerinde yaşananları bilmeden şu yazıyı okuyor olsaydım uydurma zannederdim. ama kendi sürecimde tandığım, okuduğum ve duyduğum olaylardan sonra ne yazık ki hiçbirine şaşırmıyorum. umarım hayırlısı ile süreciniz sonuçlanır.
bu ülkede doçentlik süreçlerinde yaşananları bilmeden şu yazıyı okuyor olsaydım uydurma zannederdim. ama kendi sürecimde tandığım, okuduğum ve duyduğum olaylardan sonra ne yazık ki hiçbirine şaşırmıyorum. umarım hayırlısı ile süreciniz sonuçlanır.
DunyaBoard25 , 4 ay önce
2023 Ekim ayında doçentliğe başvurdum ve durumum emsal niteliği taşıdığı için sizlere aktarmak istiyorum. 250 net ve 150 ham puanla başvurumu tamamladım. İlk önce etik kararı çıktı. Doğal olarak kimseyle paylaşmadım ve kendimden şüphe duydum. Etik iddialar geldiği zaman bir sorun olduğunu fark ettim ve akademik hukukla iletişime geçtim ve dava açtım. Neden dava açtım çünkü 14 madde sıralanmıştı ve ilk itirazda 12 madde iptal edildi. 2 madde kaldı. En absürt olanı yazayım. "Aday 3 anahtar sözcükle başvurması gerekirken 2 anahtar sözcükle başvurmuştur. Adayın amacı jüri belirlemektir." Diğer maddeleri kime okutsam ilk önce şaşırdı sonradan kasıt olduğunu düşündü. Henüz etik iddiası olan jüriyi göremiyorum. İlk kurul sonrası iki madde kaldı bunlar ise kitap bölümüm var eylül 2023 basılmış elimde kitap var. Jüri üyesi kitap basılmadan aday başvuru yapmıştır iddiası vardı. Tüm verileri girmiş olmama rağmen ( ısbn, kitap gösterir yayınevi belgesi vb.). Diğer iddia ise 2018 yılında makale yazmışım ve doktorayı 2019'un son çeyreğinde savunmuşum. Jüri üyesi makalenin doktora tezinden üretildiği iddiasıdır. Her ne kadar absürd maddeler üzerinden alınan karar yaklaşık 18 ayda Yd kararıyla aleyhime sonuçlandı. Daha bitmedi jüri üyesi çıkarıldı. Kendisi doktora hocamın yazmış olduğu kitaba sosyal medya üzerinden akademik terbiye dışında yorumlar yaptığını hatırlıyorum. Tabi kendisi açığa çıkınca birçok kişiyi etiğe verdiğini gurur duyarak anlatıyor. Evet bitti sonuç açıklanacak diye düşünebilirsiniz. Ama olmadı bu seferde asgari iddiası olduğu görüldü ve doçentlik kurulu olmadığını söyledi ve jüri üyesine gönderildi. (Bu jüri üyesi mezun olduğum üniversiteden olduğunu belirteyim. Hocalarımız kendine sorduklarında hatırlamadığını ifade etmişti). Jüri üyesi hocamızdan birini görüyor ve kendisine benim jüri üyeliğimin geldiğini söylüyor. Asgari iddiası girmediğini ısrarla söylemesine rağmen en sonunda dosyalarını açamadığım için asgari verdim diyor. Bakın burası çok ilginç dosyaları açamadığım için diyebiliyor. Neyse olumlu rapor giriyor ve bizlerde yönetim kurulu tarihini beklerken, üak'tan ikinci kez asgari iddiası olduğu ifade ediliyor. Kendisi olumlu rapor girdiğini ifade ediyor ancak asgari iddiası olan kutucuğu güncellemediğini ifade ederek Üak'ı arıyor. Üak ise bu durumun değişmeyeceğini ifade ediyor. Şimdi ise Perşembe günü yapılacak Dk'yı bekliyorum. Sonuç ne olur bilmiyorum. Ama benim bu süreçte öğrendiğim birkaç husus var bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.
1.Her neye, kime inanırsanız inanın bu bir haktır ve bundan sıyrılamazsınız.
2. Jüri üyelerinden 5 tanesi Ankara'dan sonraki üniversitelerde ve muhtemelen sosyal demokratlar. Hatta benim alanımda olan bir hocamız ilk raporu girdi ve kendi cv'de benim doçentlik jüriliğimi yaptığını beyan etti. Etik ve asgari veren kişiler ise birisi radikal islamcıydı şimdi ise sosyal demokrat olarak takılmaya çalışıyor. Diğeri ise Radikal İslamcı. Bu çıkarımlar iftira değil arkadaşlar bunlar bilgidir.
3. Hangi Prof'la karşılaşırsam bunu hep söylüyorum karşınızda bir birey var ve bu bireyin bir yaşantısı söz konusu lütfen bunu dikkate alın. Bunu derken etik ya da asgari koşul varsa dünyanın neresinde olursa olsun bu koşullar eşit olsun. ( Bu iki yıllık serüvende eşimle boşanma aşamasına girdim, akademik camiadan izole edildim).
4. Üak adlı kuruma dair bir kaç kelam etmeliyim. Nasıl bir yer kaç kişi çalışıyor, iş yükleri nedir bilmiyorum. Ama bir telefona bakmamak ne demek anlamış değilim. Ben günlerce aradığımı bilirim. Sonunca özel kalemi ara
yarak iç hattan ulaşma şansım oldu. Ya da memur arkadaşların keyiflerine denk geldim.
5. Yine Üak'la ilgili bir husus, burada bulunan kurullar neticelenen kararlara bakarak kesinlikle jüri üyelerine bir daha görev vermemeli. Bakın bu çok zor değil.
Son olarak kime nasıl yardımım dokunursa seve seve yardımcı olabilirim.