Editörler : supporters.


Kapalı
30 Ekim 2023 12:41

Hukukçu Perspektifi Nasıl Olmalıdır?

Hukuk fakültesinden yeni mezun oldum, en büyük idealim hakim ya da savcı olmak, bununla ilgili çeşitli araştırmalar yapıyorum, birtakım kaynak ve makaleler inceliyorum, bazı hocaların açıklamalarını dinliyorum, youtube'da bazı videolar izliyorum özellikle de youtube'da eski bir hakimin halen görevde olan bir savcıyla olan röportajını izledim de bazı mesleki tespitleri oldukça ilgimi çekti.

Hakkaten güzel bir video olmuş, savcı beyin özellikle değindiği konulardan biri olan sivil vatandaş ile olan mesafe konusuna gelecek olursak tespitleri son derece yerinde çünkü bizim insanimizin duygusal refleksleri çok fazla olduğundan bir zaman sonra bazı şeyler alışkanlık ve istismar boyutlarına gelebiliyor özellikle de küçük ve kırsal bölgelerde savcı-hakim ile vatandaş ilişkisi şehir hayatına göre daha esnek, türkiye'nin ücra köşelerindeki bir kasaba adliyesinde sıradan vatandaşın bile adliyeden içeri girip elini kolunu sallaya sallaya bir hakimin makam odasına girmesi çok kolay ama i̇stanbul anadolu adliyesi gibi türkiye'nin en büyük, en önemli, en konforlu ve çok sıkı korunan bir adliyesiyse zaten ulasabilmeniz neredeyse mümkün değil, anlayacağınız bakana ulaşmak kadar zor, adliyeden içeri girerken kemerinizi hatta cebinizdeki bozuk parayı bile çıkarttırıyorlar, dedektörler en küçük bir nesneye bile aşırı duyarlı, x-ray cihazları neredeyse o an yediğiniz yemeği bile midenizde görüntüleyebiliyor, adliye içerisinde her yerde güvenlik kordonları var, heryerde güvenlik kameraları var, bırakın hakim ya da savcının makam odasına girmeyi bir mahkeme ya da savcılık kalemine bile girebilmek için ilk önce ön bürolardan sıra numarası alıp bekliyorsunuz, sıranız geldiğinde ön büro size kayıt açıyor, elinize verilen kağıtla danışmaya gidiyorsunuz, danışmada ki memurda elinizdeki kağıda bakıyor eğer okeylerse güvenliğe yönlendiriyor, güvenlikte sizi kaleme gönderiyor zaten hakim, savcı ve kalem odaları adliyede özel olarak bölümlendirilmiş öyle ki daha adliyenin caddesine yaklastiginizda polis sizi çevirip kimliğinize gbt nize bakmaya çalışıyor ki bunlar aslında ülkemiz şartlarında olması çok doğru şeyler. o bakımdan da küçük bir bölgede hakim ya da savcıların bu anlamda sorumluluğu çok daha fazla olmalı çünkü çarşıda pazarda çok fazla samimi olduğu esnaf ya da vatandaş yarın öbür gün bir suça karışıp karşısına şüpheli ya da sanık olarak çıktığında görevini sağlıklı yapamayacak hale gelir hatta vatandaş ya da vatandaşın yakınları tarafından birtakım baskı ve tehditlere maruz kalır hatta can güvenliği bile tehlikeye düşer, bunun içinde bu tarz kötü senaryoları bertaraf etmek için o ince çizgiyi baştan çok iyi ayarlamak gerekir. türkiye şartlarında hukukçu olmak, kanunları uygulamak, güvenliği, huzuru sağlamak ve asayişi korumak çok zor ve sorumluluğu oldukça ağır kaldı ki sonucta hakimde olsa savcıda olsa insanoğlu.

https://www.youtube.com/watch?v=EyJGGLd6DW8


esreffgr
Kapalı
30 Ekim 2023 12:43

İnsanoğlu adeta bir saatli bomba gibidir, çok farklı bir doğası vardır, bugün en iyi, en merhametli, en düzgün, en güvenilir dediğiniz bir insan dahi yarın bir bakıyorsunuz canavara dönüşebiliyor, kişisel çıkarlar, ihtiras ve egolar sözkonusu olduğunda, birtakım boşluklardan kendisine yol yapabiliyor, başka bir insan hatta toplum için tehdit oluşturabiliyor. bir aslan bir zebrayı boğazladığında tabiat kanunu deniyor ama bir insan başka bir insanı çıkarı için katlettiğinde adı cinayet suçu oluyor, evet hayvanlarda yaşayabilmek ve ayakta kalabilmek için başka bir hayvanın hayatına son vermek durumunda kalıyor çünkü hayvansal bir içgüdü için farklı bir alternatif yok oysa ki insan tarih boyunca sahip olduğu akıl, mantık ve düşünme gücü sayesinde sosyal, kültürel, toplumsal, hukuksal, bürokratik belli disiplinler kurgulayabilmiş, toplumsal düzenler oluşturabilmiş, birtakım kurallar belirleyebilmiş, devlet yapıları kurabilmiş, böylelikle hukuk ve güvenlik devlet gücüyle korunup sağlanagelmiştir. Bu şartlar altında insanlar yaşabilmek, ayakta kalabilmek ve kendilerine istediği konforu sağlayabilmek için diğer insanlar ve toplum için emek vererek, fayda yaratarak toplumsal dayanışma örgüsüne katılım sağlayıp karşılığını almak durumundadır.


fundaayr
Kapalı
31 Ekim 2023 23:24

Selamlar, güzel bir konu olmuş, bende hukuk fakültesi bitirdim, adliyede staj yapıyorum allahın izniyle önümüzdeki yıl savcı olarak göreve başlayacağım. Genç bir bayan olarak sağ-islamcı siyasi görüşe sahibim, muhafazakar bir çevrede yetiştim, türbanlıyım geçmişte bizim gibi türbanlı kesim çok zor zamanlardan geçti 28 şubat v.s. gibi allah bidaha yaşatmasın benim yakın çevremdede pekçok yakınımız türbanlı diye üniversitelerden kovuldu, üniversitelerin yanından bile geçirilmedi istikballeri eğitim özgürlükleri elinden alındı bugünse rabbimize hamdolsun önemli yollar katettik demek ki herşey başarılı bir siyaset ve yönetim anlayışıyla çözümlenebiliyormuş.

Esas konuya gelecek olursamda hukuk fakültesinde öğrenciyken bir bayan hocamız biraz espriyle karışık şöyle derdi ki kendiside geçmişte çeşitli adliyelerde ağır ceza üyeliği yapmış, tıpkı askerlik gibi bu ülkede bir kesim vatandaş içinde suç işlemese bile cezaevine girmesi, cezaevi hayatının ne demek olduğunu görmesi gerekir şayet böyle bir yasa çıksa insanlar suç işlemeden cezaevini görse, bileklerinde o kelepçenin ağırlığını hissetse hiç kimse korkudan suç işleyemez öyle ki Nasreddin Hoca fıkrasındaki gibi testi kırılmadan şamarı patlatacaksın, testi kırıldıktan sonra şamarı geçirmenin kimseye bir yararı olmaz.


cemalettinx
Kapalı
05 Kasım 2023 02:23

Hakkaten bu memlekette hakim ya da savcı olmak varmış, görevinden kaynaklı suçları geçtik, kişisel suçlarından dolayı bile dokunulmazlıkları var ancak ağır cezanın görev alanına giren suçlardan dolayı yargılanıp ceza alabiliyor o da suçüstü hallerinde, asliye cezanın alanına giren hırsızlık, yaralama v.b. cezası 5 yılın altında bir suçu alenen işlese dahi bırakın gözaltıyı polisin hesap sorma hakkı bile yok, yani bir hakimin yargılanıp hapse girebilmesi için örneğin bütün emniyet müdürlüğünün içerisinde bir emniyet müdürünü kurşuna dizerken yakalanması gerekiyor :))) peki ıssız bir ormanda küçük bir çocuğun boğazını kesse boğazını kestiği bıçağıda çocuğun yanına bıraksa poliste bıçaktaki parmak izlerinden suçlu hakime ulaşsa yine dokunulmazlığı mı oluyor? Çünkü bu durumda suçüstü hali olmuyor. İnsan hakim, savcı ya da polis olunca insanüstü kusursuz bir varlığa mı dönüşüyor?

Gerçi bizim dizi ve filmlerimizde de mantık hatalarının olduğu, olayların, diyalogların, süreçlerin abartıldığı da doğru.

https://www.youtube.com/watch?v=k31QMK6sTDg


suhaaadogrucu
Kapalı
20 Kasım 2023 12:38

Valla çok güzel yorumlar yapıyorsunuz da birtakım şeyler pratikte de aynı mı? Burdaki bütün yorumları okudum da insanoğlu saatli bomba gibidir cümlesi dışında herşey teoride kalıyor özellikle de bizim toplumumuzda maalesef.

Bir tarafta yargı krizleri diğer tarafta Dilan-Engin Polatlar acaba tüm bunların sonu nereye varacak çok merak ediyorum? Bazen düşünüyorum da adi bir hırsız ya da gaspçı bile kendini bu denli ifşa edecek bir ahmaklığa girmez, kendisini ve yaptığı suçları gizleyebilmek, kamufle edebilmek için herşeyi yapar oysaki dolandırıcı, hortumcu ve vurguncu diye tutuklanıp hapse girenler sosyal medya hesaplarında paralarla poz veriyorlar, birtakım paylaşımlar yapıyorlar, fenomen oluyorlar hani nerdeyse insanları sömürdük çaldık çırptık onun için tutuklanıp hapse girmek istiyoruz Silivri'ye rezervasyonumuz yapılsın şeklinde paylaşım yapmadıkları eksik öyle ki insanın bunların gerçekten suçlu olduklarına inanası bile gelmiyor çünkü bu insanlar biz bu paylaşımlarla hava atıyoruz gövde gösterisi yapıyoruz da yarın öbür gün devlet bize kancayı takıp kapımızı çalıp elimize kelepçeyi vurup hapse tıkarsa diye düşünemediler mi? Sen milyarlar hortumlayacak, şirketler kuracak, kara para aklayacak altyapı ve organizasyonu oluşturacak donanıma sahip olacaksın tonla paranın malın mülkün yatırımın sahibi olacaksın kaldı ki bu muazzam bir akıl ve zeka işi sonrada tımarhanedeki bir delinin bile cesaret edemeyeceği mantıksız bulabileceği bir rahatlıkla kendini deşifre edeceksin onun içinde bu durum benim için başlıbaşına bir tiyatro ve mizansen yani ülkenin en zor ve karışık bir döneminde bir grup aktör ve aktrist seçilip oynatılıyor.

Daha 1 yıl olmadı bu ülkede depremde 60-70 bin vatandaşımız hayatını kaybetti, birsürü binalar yıkıldı yaralananlar, sakat kalanlar, ailesini sevdiklerini yitirenler, maddi zararlar cabası buna rağmen etkili bir gündem oluşturulamadı ama bir İsrail'in Filistin-Gazze saldırısı 2 aydan beridir gündemdeki tazeliğini koruyor sonuç olarak bu ülkede sadece hukuk değil herşey çökmüş durumda.


rahmiy1
Kapalı
22 Kasım 2023 13:14

Aynen bir hukukçunun sivil halka karşı mutlaka bir mesafesi olmak zorunda hele ki küçük yerlerde öyle ki ben küçük bir kasabada hakim ya da savcı olacam tutukladığım yargıladığım hapse gönderdiğim bir tecavüzcü ya da gaspçıyla yarın öbür gün kapı komşusu olursak komşuculukmu oynayacaz :)))))


ercantaka12
Kapalı
30 Kasım 2023 08:58

Güzel yorumlar güzel tespitler ama boş laf karın doyurmuyor herşey para herşey maddiyat üzerine kurulu ama elbetteki hiçbir kişi makam mevki kurum ve kuruluş devletten daha güçlü olamaz, devletle ilişkileriniz iyiyse kimse kılınıza bile dokunmaz ama devletle ilişkileriniz kötüye gittimi bir anda işinizi bitiriyor. Bugün devlet istese en tanınan en bilinen en prestijli en büyük holding ve şirketleri bile takibe alsa kimbilir neler neler çıkartır ki çıkartmadığıda ne malum? Medya da olsun orda burda olsun anlatılanların bile belki %40'ı gerçek değil. Aslında bakmayın herşey gün gibi ortada ama her zaman gücün varsa konuşursun yani zor oyunu bozar, anlayacağınız bu bir çark....


ayhanatalayy
Kapalı
30 Aralık 2023 14:41


cananem
Kapalı
06 Ocak 2024 23:27

Hocanız hakkaten en doğrusunu söylemiş hakeden ıslatılmalı yani insan bir suç işlemişse bedelini ödemeli ama gelin görün ki kazın ayağı her zaman öyle değil, haberlerde görüyoruz şu şu kişi hırsızlık yaptı soygun yaptı tecavüz etti yakalandı geçmiştede 60 sabıkası suç kaydı olduğu tespit edildi peki ya bu adamın 60 sabıkası suç kaydı varsa nasıl dışarda neden dışarda? Bunun yanında da tweterda orda burda iki satır yazarak haksız ve çarpık bir durumu eleştirende yıllarca içerde bu nasıl bir tezat? Dilan Polat gibi sosyal medya vurguncuları yakalanıp hapse kondu ama herşey bunlarla bitiyor mu? Şimdilerde plastik kelepçelerde yaygınlaşmaya başladı Dilan Polata bile plastik kelepçe takıldı bence bildiğimiz metal kelepçe takılmalıydı dediğiniz gibi o kelepçenin ağırlığını metalin sertliğini ve soğukluğunu hissederek devletin gücünü farketmeliydi, plastik kelepçe nedirki makasla bile kağıt keser gibi kesebilirsin öyle ki Dilat Polat gibilere kelepçe konusunda bile iltimas geçildi :)))

fundaayr, 6 ay önce

Selamlar, güzel bir konu olmuş, bende hukuk fakültesi bitirdim, adliyede staj yapıyorum allahın izniyle önümüzdeki yıl savcı olarak göreve başlayacağım. Genç bir bayan olarak sağ-islamcı siyasi görüşe sahibim, muhafazakar bir çevrede yetiştim, türbanlıyım geçmişte bizim gibi türbanlı kesim çok zor zamanlardan geçti 28 şubat v.s. gibi allah bidaha yaşatmasın benim yakın çevremdede pekçok yakınımız türbanlı diye üniversitelerden kovuldu, üniversitelerin yanından bile geçirilmedi istikballeri eğitim özgürlükleri elinden alındı bugünse rabbimize hamdolsun önemli yollar katettik demek ki herşey başarılı bir siyaset ve yönetim anlayışıyla çözümlenebiliyormuş.

Esas konuya gelecek olursamda hukuk fakültesinde öğrenciyken bir bayan hocamız biraz espriyle karışık şöyle derdi ki kendiside geçmişte çeşitli adliyelerde ağır ceza üyeliği yapmış, tıpkı askerlik gibi bu ülkede bir kesim vatandaş içinde suç işlemese bile cezaevine girmesi, cezaevi hayatının ne demek olduğunu görmesi gerekir şayet böyle bir yasa çıksa insanlar suç işlemeden cezaevini görse, bileklerinde o kelepçenin ağırlığını hissetse hiç kimse korkudan suç işleyemez öyle ki Nasreddin Hoca fıkrasındaki gibi testi kırılmadan şamarı patlatacaksın, testi kırıldıktan sonra şamarı geçirmenin kimseye bir yararı olmaz.


raufss
Kapalı
10 Ocak 2024 21:03

Gerçi başlık amacından oldukça sapmışa benzer ama bende sözkonusu olgulara birşeyler eklemek isterim. Haberlerde gazetelerde aynı dediğiniz şekilde 60-70 sabıkası suç kaydı var, bu kadar sabıkası suç kaydı olan neden dışarda nasıl dışarda peki bende bunun üzerine şöyle desem televizyonlarda haberlerde gazetelerde internette anlatılanların kaçtakaçı doğru ve gerçek? Tamam şu şu kişi hırsızlıktan, dolandırıcılıktan, kaçakçılıktan, tecavüzden, örgüt kurmaktan v.s. suçtan yakalandı gözaltına alındı mahkemece tutuklanıp cezaevine kondu deniyor süreklide acaba o haberlerde elleri kelepçeli yaka paça götürülüp getirilen şahısların hepsi gerçekten nezarethaneye konuyormu? Şu an gerçekten cezaevinde günmü sayıyorlar? Sonuçta bu kişilerin nezarette ya da hapishanede yanlarında değiliz ki neler olup bitiyor neler yaşıyorlar nelerle karşılaşıyorlar anlatılanlar, söylenenler ve gösterilenler dışında hiçbirşey bilemeyiz. Bildiğimiz tek şey varsa o da bu ülkede herkesin gücü ve ağırlığı cebindeki parası kadardır, paran yoksa gücün yoksa bir yaprağı bile dalından koparsan suçlu diye yıllarca davaların mahkemelerin saat gibi işliyor hapiste günlerini sayıyorsun milim şaşmıyor.

Toplum olarakta birşeyleri en ince ayrıntısına kadar eleştiriyoruz hatta suçluyoruzda acaba hepimiz bir birey olarak aksiyon alma konusunda yetenek ve beceri konusunda da sahiden başarılımıyız?

cananem, 4 ay önce

Hocanız hakkaten en doğrusunu söylemiş hakeden ıslatılmalı yani insan bir suç işlemişse bedelini ödemeli ama gelin görün ki kazın ayağı her zaman öyle değil, haberlerde görüyoruz şu şu kişi hırsızlık yaptı soygun yaptı tecavüz etti yakalandı geçmiştede 60 sabıkası suç kaydı olduğu tespit edildi peki ya bu adamın 60 sabıkası suç kaydı varsa nasıl dışarda neden dışarda? Bunun yanında da tweterda orda burda iki satır yazarak haksız ve çarpık bir durumu eleştirende yıllarca içerde bu nasıl bir tezat? Dilan Polat gibi sosyal medya vurguncuları yakalanıp hapse kondu ama herşey bunlarla bitiyor mu? Şimdilerde plastik kelepçelerde yaygınlaşmaya başladı Dilan Polata bile plastik kelepçe takıldı bence bildiğimiz metal kelepçe takılmalıydı dediğiniz gibi o kelepçenin ağırlığını metalin sertliğini ve soğukluğunu hissederek devletin gücünü farketmeliydi, plastik kelepçe nedirki makasla bile kağıt keser gibi kesebilirsin öyle ki Dilat Polat gibilere kelepçe konusunda bile iltimas geçildi :)))


yuksellls
Kapalı
26 Mart 2024 07:55

Ceza kanunumuzda şöyle bir madde vardır: Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz, çok doğrudur çünkü böyle bir madde olmasa cinayet işleyen cinayetin suç olduğunu bilmiyordum der hırsızlık yapan hırsızlığın suç olduğunu bilmiyordum der aklanırdı tabi günümüzde kanunlar düzenlemeler suç şekilleri öylesine değişti çeşitlendi ki birşeyin suç olduğunu ne kadar eğitimli ve bilinçlide olunsa tecrübe etmeden anlayabilmek kimi zaman zor olabiliyor lakin durumun bu şekilde olmasıda bir mazeret olamaz bu durumda da birşeyin suç olduğunu bir yasanın ne olduğunu bilmiyorsan cezasını çektiğinde bilirsin bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Kanunlar toplumun huzuru, düzeni, güvenliği ve sürdürülebilirliği için devlet tarafından konur, herkes kendi kafasına ve çıkarına göre hareket etse ortalık cehenneme döner o bakımdan kanunlara aykırı her eylemin bir bedeli olmalı, cezalandırmanın çeşitli amaçları vardır bunlar yapılan bir kötü bir eylemi kötü bir eylemle sonuçlandırmak, caydırıcılık, suç işleyen insanları işledikleri suçla orantılı olarak bilinçlendirmek v.s. İnsan aklıyla, mantığıyla, düşünme gücüyle birtakım kıstasları ayırdedebilme, neyin doğru neyin yanlış olabileceğini muhakeme edebilme gücüne sahiptir öyle ki neden herkes suç işleyip yargılanıp ceza almıyor hapse düşmüyor?


ebruuhal26
Kapalı
29 Mart 2024 13:12

Çok doğru her yasanın her düzenlemenin her maddenin mutlaka bir mantığı vardır, kanunları bilmemek mazeret kabul edilmez deniyorsada buna saygı duymak gerekir örneğin bir binanın 10. katından atladığınızda ya da kendinizi bir otobüsün önüne attığınızda sonucun ölüm veya hayat boyu kötürüm kalmak olduğunu bilmiyordum dediğinizde eski halinize dönebilme şansınız olabilir mi? Testi kırıldığında eskisi gibi olabilir mi? Dökülen su kovasını doldurabilir mi? Nitekim birşeyi bilmemek ya da bilememek sonucu asla değiştirmez, olan olduktan sonrada birşeyin sonucuna katlanmaktan başkada bir alternatif olamaz. Doğa kanunları, fizik kanunları, devletin kanunları hepsinin bir mantığı bir amacı vardır onun içinde kanunu bilmiyordum, suç olduğunu bilmiyordum, suç olduğunu düşünmeden yaptım, kendimce haklı bir gerekçeyle yaptım şundan dolayı yaptım doğru olduğunu düşündüm felsefesiyle hareket etmek insanı cezadan sorumluluktan muaf tutamaz, deliyse toplumdan tecrit edilir cahilse kulağı çekilir akıllıysa hakettiği ya da layık olduğu yeri bulur. Aynen bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp, aile, okullar, din kitapları, toplumsal hayat, kitle iletişim araçları v.s. insanları doğru düzgün sorunsuz bilinçli mantıklı topluma insanlığa faydalı olabilmeleri konusunda eğitebilmek bilinçlendirebilmek neyin doğru neyin yanlış olabileceğini öğretebilmek için varolmuştur.

yuksellls, 4 hafta önce

Ceza kanunumuzda şöyle bir madde vardır: Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz, çok doğrudur çünkü böyle bir madde olmasa cinayet işleyen cinayetin suç olduğunu bilmiyordum der hırsızlık yapan hırsızlığın suç olduğunu bilmiyordum der aklanırdı tabi günümüzde kanunlar düzenlemeler suç şekilleri öylesine değişti çeşitlendi ki birşeyin suç olduğunu ne kadar eğitimli ve bilinçlide olunsa tecrübe etmeden anlayabilmek kimi zaman zor olabiliyor lakin durumun bu şekilde olmasıda bir mazeret olamaz bu durumda da birşeyin suç olduğunu bir yasanın ne olduğunu bilmiyorsan cezasını çektiğinde bilirsin bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Kanunlar toplumun huzuru, düzeni, güvenliği ve sürdürülebilirliği için devlet tarafından konur, herkes kendi kafasına ve çıkarına göre hareket etse ortalık cehenneme döner o bakımdan kanunlara aykırı her eylemin bir bedeli olmalı, cezalandırmanın çeşitli amaçları vardır bunlar yapılan bir kötü bir eylemi kötü bir eylemle sonuçlandırmak, caydırıcılık, suç işleyen insanları işledikleri suçla orantılı olarak bilinçlendirmek v.s. İnsan aklıyla, mantığıyla, düşünme gücüyle birtakım kıstasları ayırdedebilme, neyin doğru neyin yanlış olabileceğini muhakeme edebilme gücüne sahiptir öyle ki neden herkes suç işleyip yargılanıp ceza almıyor hapse düşmüyor?


benkemalll
Kapalı
04 Nisan 2024 12:19

AKPli misiniz?

ebruuhal26, 3 hafta önce

Çok doğru her yasanın her düzenlemenin her maddenin mutlaka bir mantığı vardır, kanunları bilmemek mazeret kabul edilmez deniyorsada buna saygı duymak gerekir örneğin bir binanın 10. katından atladığınızda ya da kendinizi bir otobüsün önüne attığınızda sonucun ölüm veya hayat boyu kötürüm kalmak olduğunu bilmiyordum dediğinizde eski halinize dönebilme şansınız olabilir mi? Testi kırıldığında eskisi gibi olabilir mi? Dökülen su kovasını doldurabilir mi? Nitekim birşeyi bilmemek ya da bilememek sonucu asla değiştirmez, olan olduktan sonrada birşeyin sonucuna katlanmaktan başkada bir alternatif olamaz. Doğa kanunları, fizik kanunları, devletin kanunları hepsinin bir mantığı bir amacı vardır onun içinde kanunu bilmiyordum, suç olduğunu bilmiyordum, suç olduğunu düşünmeden yaptım, kendimce haklı bir gerekçeyle yaptım şundan dolayı yaptım doğru olduğunu düşündüm felsefesiyle hareket etmek insanı cezadan sorumluluktan muaf tutamaz, deliyse toplumdan tecrit edilir cahilse kulağı çekilir akıllıysa hakettiği ya da layık olduğu yeri bulur. Aynen bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp, aile, okullar, din kitapları, toplumsal hayat, kitle iletişim araçları v.s. insanları doğru düzgün sorunsuz bilinçli mantıklı topluma insanlığa faydalı olabilmeleri konusunda eğitebilmek bilinçlendirebilmek neyin doğru neyin yanlış olabileceğini öğretebilmek için varolmuştur.

Toplam 13 mesaj

Çok Yazılan Konular

Sözlük

Son Haberler

Editörün Seçimi