Editörler : "eskiyara"Pangaea
11 Şubat 2024 17:24

Atama bekleyen bir öğretmen adayı olarak, Öğretmen olmak istemiyorum

Evet başlıkta da yazdığı gibi, öğretmen olmak istemiyorum. Üniversite son sınıfta da bu konuyu düşünmüştüm ama bekledim belki yaparım ederim diye ve kpss çalıştım hiç bir sıkıntı yoktu. Branşım ingilizce,İyi bir puanda aldım, gelecek dönem atanmayı beklemekteydim. Boş durmayayım diye bir kurs merkezinde işe başladım. İşe girdiğim andan yaklaşık 1 ay sonra işe başlayacak olmama rağmen hemen bir stress başladı. Nasıl olacak, nasıl yapacam, iyi olacak mı vs. derken başladı ve beklediğim gibi stres artarak devam etti ve 2 hafta kadar çalışıp ayrıldım. Daha sonra biraz evde bekledikten sonra geçen hafta ücretli öğretmenliğe başladım. İlk haftayı geride bıraktım ve yine aynı şekilde aşırı derecede bir stress iyi uyuyamama düzgün yemek yememe vs. sıkıntılar yaşıyorum. Öğrencilerin saygısızlığı, benim öğrenciyi derse itememem, ve bu stres yüzünden istifa edeceğimi söyledim. Bu hafta yine çalışıp daha sonra görevden ayrılacağım. Şu an doğal olarak ailem bana güvenini kaybetti çalışmazsın vs diyolar, tembel diyolar, ki doğru da olabilir, belki şu an bana söven de vardır ama umarım beni anlayan geçmişte bunları yaşamış arkadaşlar da vardır. Şu an öğretmenliğe karşı bir istek duygum yok maalesef, belki biraz erken ama ilerleyen zaman da da değişeceğini sanmıyorum. Yaşım 24 ve halen ne olmak istediğime karar veremedim. Şu an tercümanlığa odaklanayım diyorum ancak korkum şu ki tercümanlık ya da herhangi bir mesleğe başladığımda bu stres durumunun aynı şekil devam etmesi. Sizin tavsiyeleriniz nedir artık her şey için geç mi kaldım yoksa başka bir meslek için hala geç değil mi? Şimdiden teşekkürler.

11 Şubat 2024 17:49

e olma o zaman?

Burak Eker67
Daire Başkanı
11 Şubat 2024 18:29

Tekrar KPSS'ye girerek bilgileriniz tazeyse normal memur olabilirsiniz.

crabnet355
Müsteşar
11 Şubat 2024 18:55

Normal memur yani 4001 nitelik kodlu düz memur olmak için en az 90 almak gerekmektedir maalsef.. Polislik,Zabıt katipliği,İtfaiyecilik,İnfaz koruma memurluğu gibi daha düşük puanla alan yerlere başvurması daha iyi olur
Burak Eker67, 2 ay önce
Tekrar KPSS'ye girerek bilgileriniz tazeyse normal memur olabilirsiniz.

crabnet355
Müsteşar
11 Şubat 2024 19:03

Başlık sahibi hocam; genç arkadaşlara hep söylüyorum ama dinlemiyorlar..Eğitim fakültesi okurken bir yandan açıköğretimden ikinci üniversite olarak işletme iktisat maliye bitirin olurvda atanamazsanız ya da atandınız ama mesleğin size uygun olmadığını anlarsanız iibf diplomasıyla daha kolay daha düşük puanla memur olabilirsiniz diye nasihat veriyorum..Ama iibfyi küçümseyip he he diyorlar..Atanamayınca ya da mesleğin kendine uygun olmadığını anlayınca da vay bana vaylar bana yana yana yakılıyorlar ama iş işten geçti geçmiş olsun..Sizin yapacağınız bir tek şey var boşuna başka bölüm bitirip zaman kaybetmeyin, atanmaya bakın.4 sene dişinizi sıkın.Kadro aldıktan sonra GYS sınavına girip memur ya da şef olursunuz..Meb memurluğu çok rahat bir memurluktur..Yetki 100 Sorumluluk 10 dur..Bana da bol bol dua edersiniz..Ben de 2 yıla açılacağını tahmin ettiğim, GYS sınavını bekliyorum şeflik için..

crabnet355
Müsteşar
11 Şubat 2024 19:34

Ayrıca sizin sorunuza gelirsem aşağı yukarı bu şeyleri hepimiz yaşadık..Stajyerken ilk dersi anlattığımda öleceğim sanmıştım..Özellikle mükemmeliyetçi bir yapınız varsa bu depresyon isteksizlik hali daha da fazla olur..Zamanla alışıyorsunuz.Gerçek yaşama adım atıyorsunuz.Şimdiye kadar hep öğrenciydiniz.Gerçek sıkıntı görmediniz.Şunu da unutmayın Bütün sınıfın konuyu yüzde yüz anlamasını sağlayamazsınız.Ders istekli öğrenciye anlatılır..Atandıktan sonra eğitim fakültesinde gördüğünüz ülke gerçeğiyle alakası olmayan o bilgileri unutup, meslekte kendinizi yetiştirmeye bakın..Mebin sizden ilk istediği şey derse öğrenciler sağlıklı ve sağ giren öğrencinin yine sağlıklı ve sağ çıkmasını sağlamak..Öğretim bundan sonra geliyor..Öğretimi pek kimsenin salladığı yok açıkçası..Siz elinizden geleni yapın ama sınıfın tamamı ögrendi mi? öğrenmediyse neden öğrenemedi suç bende mi orda hata mı ettim burda doğru mu dedim gibi saçma soruları kendinize sakın sormayın..Çünkü eğitim öğretim aile ilişkileri tam ve eksiksiz, maddi sıkıntısı olmayan, karnı tok ve hasta olmayan sağlam bireylere verilir..Atandığınızda sizde göreceksiniz öğrencilerin en az yarısının anne baba boşanmış, ya da anne babadan biri sağ değil, Ya da fakirlikten kahvaltı bile etmemiş veya anne baba şiddetine uğramış, yine fakirlikten okuldan sonra bir işte çalışan, veya Türkçesi yeterli olmayan veya başka sorunlarla boğuşanlardan meydana geldiğini göreceksiniz..Böyle bir ortamda istersen profesörü getir nafile...Önemli olan anlattığın ders değil onlarla kurduğun kurabildiğin bağdır, Verdiğin vizyondur..Yıllar sonra gördüğün rastladığın, senle iletişim kuran öğrencilerinin hiç biri sana dersi ne kadar güzel anlattığını ya da anlatamadığını söylemeyecek.Onları farkında olarak ya da olmayarak cesaretlendirdiğinden, ilham kaynağı olduğundan ya da ufkunu nasıl açtıklarından ya da senle olan güzel anılarından bahsedecekler.. İkincisi bir neden de öğretmenlik hassas, nazik, empatik, duygusal, kafaya bir şeyi kolay takan, kontrolcü insanlara göre bir meslek değil..Vurdumduymaz, geniş, rahat, yüzüne tükürsen yağmur yağıyor galiba diyen tiplere göre daha uygun, ve gerçekten böyle arkadaşlarım çok rahat ediyorlar.. Yani şimdi derste böyle sıkıntı çekiyorsunuz yarın öğrenci size küfrettiğinde ya da veli küfrettiğinde veya darp ettiğinde ne yapacaksınız? Evet Bizim mesleğin gerçekleri bunlar..Bana ilk defa öğrenci küfrettiğinde 1 ay depresyonda gezmiştim.Yukarda yazdığım gibi rahat olan arkadaşlarımın umrunda bile olmadı.. Dediğim gibi şimdi bunları düşünmeyin atanmaya bakın.4 sene kendinizi gözleyin..Olmadı Memurluk şeflik sınavına girer hayatınıza öyle yön verirsiniz..

Ogretmenhanm
Memur
11 Şubat 2024 19:50

senden ez az 10 yaş büyük bir ablan ve meslektaşın olarak yazıyorum. yaşadığın şey normal. her insanın ne yaşadığını tam olarak anlamasını beklememelisin. ne kadar anlatırsan anlat yaşadığın duygusal durum karşındakiler için tembellik olarak şımarıklık olarak telafuz edilebilir. ögretmenlik yapmadan mesleğe küsmemelisin. bu meslek okurken değil yapılırken öğreniliyor. ilerde atanacağın yeri secme şansın var. daha küçük bir yer yazarsın. köy yazarsın gerekirse. mesleki doyuma ulasacağın bir kademe seçersin kendine. duygularını bu kadar güzel anlatabilen biri bence hemen vazgeçmemeli. vazgeçecek isen bile önce denemelisin..

Pastiet
Aday Memur
11 Şubat 2024 19:57

hocam teşekkür ederim yorumlarınız için, dediğiniz gibi ben de hassas bir insanım örnek verdiğiniz olayları yaşasam aynı şekilde depresyon vs. yaşamam kuvvetle muhtemel, ama şöyle düşününce kpss o kadar hazırlandım emek verdim bu saatten sonra bir daha başka mesleğe girişmek yıllar alacak, dolayısıyla muhtemelen dediğiniz şekilde ücretli olarak çalıştığım okulla konuştum zaten bu hafta idare edip ayrılacam ve atamayı bekleyecem, dişimi sıkacam, çabalayacam, mücadele edecem ve bu işi layıkıyla yapacam inşallah, tekrardan teşekkür ederim

crabnet355, 2 ay önce
Ayrıca sizin sorunuza gelirsem aşağı yukarı bu şeyleri hepimiz yaşadık..Stajyerken ilk dersi anlattığımda öleceğim sanmıştım..Özellikle mükemmeliyetçi bir yapınız varsa bu depresyon isteksizlik hali daha da fazla olur..Zamanla alışıyorsunuz.Gerçek yaşama adım atıyorsunuz.Şimdiye kadar hep öğrenciydiniz.Gerçek sıkıntı görmediniz.Şunu da unutmayın Bütün sınıfın konuyu yüzde yüz anlamasını sağlayamazsınız.Ders istekli öğrenciye anlatılır..Atandıktan sonra eğitim fakültesinde gördüğünüz ülke gerçeğiyle alakası olmayan o bilgileri unutup, meslekte kendinizi yetiştirmeye bakın..Mebin sizden ilk istediği şey derse öğrenciler sağlıklı ve sağ giren öğrencinin yine sağlıklı ve sağ çıkmasını sağlamak..Öğretim bundan sonra geliyor..Öğretimi pek kimsenin salladığı yok açıkçası..Siz elinizden geleni yapın ama sınıfın tamamı ögrendi mi? öğrenmediyse neden öğrenemedi suç bende mi orda hata mı ettim burda doğru mu dedim gibi saçma soruları kendinize sakın sormayın..Çünkü eğitim öğretim aile ilişkileri tam ve eksiksiz, maddi sıkıntısı olmayan, karnı tok ve hasta olmayan sağlam bireylere verilir..Atandığınızda sizde göreceksiniz öğrencilerin en az yarısının anne baba boşanmış, ya da anne babadan biri sağ değil, Ya da fakirlikten kahvaltı bile etmemiş veya anne baba şiddetine uğramış, yine fakirlikten okuldan sonra bir işte çalışan, veya Türkçesi yeterli olmayan veya başka sorunlarla boğuşanlardan meydana geldiğini göreceksiniz..Böyle bir ortamda istersen profesörü getir nafile...Önemli olan anlattığın ders değil onlarla kurduğun kurabildiğin bağdır, Verdiğin vizyondur..Yıllar sonra gördüğün rastladığın, senle iletişim kuran öğrencilerinin hiç biri sana dersi ne kadar güzel anlattığını ya da anlatamadığını söylemeyecek.Onları farkında olarak ya da olmayarak cesaretlendirdiğinden, ilham kaynağı olduğundan ya da ufkunu nasıl açtıklarından ya da senle olan güzel anılarından bahsedecekler.. İkincisi bir neden de öğretmenlik hassas, nazik, empatik, duygusal, kafaya bir şeyi kolay takan, kontrolcü insanlara göre bir meslek değil..Vurdumduymaz, geniş, rahat, yüzüne tükürsen yağmur yağıyor galiba diyen tiplere göre daha uygun, ve gerçekten böyle arkadaşlarım çok rahat ediyorlar.. Yani şimdi derste böyle sıkıntı çekiyorsunuz yarın öğrenci size küfrettiğinde ya da veli küfrettiğinde veya darp ettiğinde ne yapacaksınız? Evet Bizim mesleğin gerçekleri bunlar..Bana ilk defa öğrenci küfrettiğinde 1 ay depresyonda gezmiştim.Yukarda yazdığım gibi rahat olan arkadaşlarımın umrunda bile olmadı.. Dediğim gibi şimdi bunları düşünmeyin atanmaya bakın.4 sene kendinizi gözleyin..Olmadı Memurluk şeflik sınavına girer hayatınıza öyle yön verirsiniz..

Pastiet
Aday Memur
11 Şubat 2024 20:00

haklısınız hocam, dediğiniz gibi daha küçük bir ilçe veya köy tercihi olabilir, şu an çalıştığım okulda sınıflar 40 45 kişi, daha minimal bir okulda çalışmak iyi gelebilir. Bakalım umarım her şey iyi olur.

Ogretmenhanm, 2 ay önce
senden ez az 10 yaş büyük bir ablan ve meslektaşın olarak yazıyorum. yaşadığın şey normal. her insanın ne yaşadığını tam olarak anlamasını beklememelisin. ne kadar anlatırsan anlat yaşadığın duygusal durum karşındakiler için tembellik olarak şımarıklık olarak telafuz edilebilir. ögretmenlik yapmadan mesleğe küsmemelisin. bu meslek okurken değil yapılırken öğreniliyor. ilerde atanacağın yeri secme şansın var. daha küçük bir yer yazarsın. köy yazarsın gerekirse. mesleki doyuma ulasacağın bir kademe seçersin kendine. duygularını bu kadar güzel anlatabilen biri bence hemen vazgeçmemeli. vazgeçecek isen bile önce denemelisin..

Mustafa2302
Aday Memur
11 Şubat 2024 20:32

Ben de aynı duygularla işe başladım şuan meslekte 10. Yılım kendine güven ve bi kadrolu çalış baktın yapamıyorsun memurluğa geçiş için başvuru yapabilirsin ya da idareci olursun ama atanma durumun varsa kesinlikle pes etme derim

11 Şubat 2024 21:12

Mükemmel bir yorum tebrik ederim hocam...
crabnet355, 2 ay önce
Ayrıca sizin sorunuza gelirsem aşağı yukarı bu şeyleri hepimiz yaşadık..Stajyerken ilk dersi anlattığımda öleceğim sanmıştım..Özellikle mükemmeliyetçi bir yapınız varsa bu depresyon isteksizlik hali daha da fazla olur..Zamanla alışıyorsunuz.Gerçek yaşama adım atıyorsunuz.Şimdiye kadar hep öğrenciydiniz.Gerçek sıkıntı görmediniz.Şunu da unutmayın Bütün sınıfın konuyu yüzde yüz anlamasını sağlayamazsınız.Ders istekli öğrenciye anlatılır..Atandıktan sonra eğitim fakültesinde gördüğünüz ülke gerçeğiyle alakası olmayan o bilgileri unutup, meslekte kendinizi yetiştirmeye bakın..Mebin sizden ilk istediği şey derse öğrenciler sağlıklı ve sağ giren öğrencinin yine sağlıklı ve sağ çıkmasını sağlamak..Öğretim bundan sonra geliyor..Öğretimi pek kimsenin salladığı yok açıkçası..Siz elinizden geleni yapın ama sınıfın tamamı ögrendi mi? öğrenmediyse neden öğrenemedi suç bende mi orda hata mı ettim burda doğru mu dedim gibi saçma soruları kendinize sakın sormayın..Çünkü eğitim öğretim aile ilişkileri tam ve eksiksiz, maddi sıkıntısı olmayan, karnı tok ve hasta olmayan sağlam bireylere verilir..Atandığınızda sizde göreceksiniz öğrencilerin en az yarısının anne baba boşanmış, ya da anne babadan biri sağ değil, Ya da fakirlikten kahvaltı bile etmemiş veya anne baba şiddetine uğramış, yine fakirlikten okuldan sonra bir işte çalışan, veya Türkçesi yeterli olmayan veya başka sorunlarla boğuşanlardan meydana geldiğini göreceksiniz..Böyle bir ortamda istersen profesörü getir nafile...Önemli olan anlattığın ders değil onlarla kurduğun kurabildiğin bağdır, Verdiğin vizyondur..Yıllar sonra gördüğün rastladığın, senle iletişim kuran öğrencilerinin hiç biri sana dersi ne kadar güzel anlattığını ya da anlatamadığını söylemeyecek.Onları farkında olarak ya da olmayarak cesaretlendirdiğinden, ilham kaynağı olduğundan ya da ufkunu nasıl açtıklarından ya da senle olan güzel anılarından bahsedecekler.. İkincisi bir neden de öğretmenlik hassas, nazik, empatik, duygusal, kafaya bir şeyi kolay takan, kontrolcü insanlara göre bir meslek değil..Vurdumduymaz, geniş, rahat, yüzüne tükürsen yağmur yağıyor galiba diyen tiplere göre daha uygun, ve gerçekten böyle arkadaşlarım çok rahat ediyorlar.. Yani şimdi derste böyle sıkıntı çekiyorsunuz yarın öğrenci size küfrettiğinde ya da veli küfrettiğinde veya darp ettiğinde ne yapacaksınız? Evet Bizim mesleğin gerçekleri bunlar..Bana ilk defa öğrenci küfrettiğinde 1 ay depresyonda gezmiştim.Yukarda yazdığım gibi rahat olan arkadaşlarımın umrunda bile olmadı.. Dediğim gibi şimdi bunları düşünmeyin atanmaya bakın.4 sene kendinizi gözleyin..Olmadı Memurluk şeflik sınavına girer hayatınıza öyle yön verirsiniz..

sarmalama
Memur
11 Şubat 2024 22:01

Hocam derste ne anlatacağım nasıl anlatacağım gibi kaygılarınız varsa, hangi sınıf seviyesine giriyorsanız o seviyede konu sıralaması sizin yıllık planınıza göre ilerleyen konu anlatımlı bir kitap alın, o kitapta konular nasıl hangi sırayla anlatılmışsa siz de o şekilde öğrencilerinize kitaptan destek alarak konulari anlatın. Bir yılı bu şekilde atlatın, ikinci yilinizda bilemediniz üçüncü yilinizda o kitaba ihtiyaç duymadan konularınızı planınızdan takip edip kendiniz anlatacak durumda olursunuz. Sınıf yönetiminden yana kaygılarınız varsa, bu da zamanla edinilecek bir tecrübedir, hemen hemen kimse ilk senesinde dört dörtlük sınıf yönetemez kaldı ki 20 yıllık öğretmen de yeri gelir sınıf yönetmekte zorlanır. Zamanımızdaki en büyük problem bu zaten ve gerek tecrübe kazanarak gerekse iyi bir okulda çalışarak bu konu hallolabilir. Öğretmenlik kolay ve güzel bir meslek ancak öğrenci, veli, öğretmen vesaire çok insanla içli dışlı olduğumuz için ve yöneticilerin işlerimizi kolaylaştırmak yerine zorlaştırıcı kararlar alması durumunda illallah ettiren, şu an sırf ekmek parası için keyif almadan yapılabilecek bir meslek konumunda. Ekmek parası da bu meslekte kalmak için yeterince önemli bir durum tabiki.


mazıke
Şef
11 Şubat 2024 22:15

mecbur olmadığın için böyle düşünüyosun. kimseden maddi destek ve barınma desteği almadığında öğretmen olmak istersin. kısaca söylecek olursak tuzun kuru

crabnet355
Müsteşar
11 Şubat 2024 23:36

Teşekkür ederim hocam.

Kurtarıcılar, 2 ay önce
Mükemmel bir yorum tebrik ederim hocam...

Hasbel.Kaderr
Aday Memur
11 Şubat 2024 23:46

git ve başar 24 yaş hiç bir şey değil ekmeğini eline al başka üni oku sınava gir

Peyami.safa81
Aday Memur
11 Şubat 2024 23:47

Bence de olma. Artık yapılacak bir iş değil. Şahlanış dönemi Türkiye yüzyılında olmamıza rağmen milli eğitim çöktü :p


crabnet355
Müsteşar
12 Şubat 2024 00:09

Sayın Hocam ben tam aksine ilk atamada büyük bir okul yazmanızı tavsiye ederim.Öğretmenliğin ilk yıllarında arkadaş ortamı çok önemlidir.Evet kalabalık sınıflar zor olabilir ama gençlikle götürürsünüz.Küçük okullarda köy okullarında çok çalıştım.Bu okullarda evet öğrenci mevcutu az ama en büyük sıkıntısı küçük olması.Yani şöyle açıklayayım okuldaki var olan kişilerle anlaşamazsan çok yalnızlık çeker dışlanırsın.Fakat büyük okulda bir grupla analaşmazsan öteki grupla,onla da olmazsa ötekiyle alternatifin çok.Başka bir sıkıntısı küçük okullarda idarecinin pek işi olmadığı için öğretmenle uğraşabiliyor.Fakat büyük okullarda iş yükü fazla olduğundan idarenin öğretmenle uğraşmaya vakti yok.

Pastiet, 2 ay önce

haklısınız hocam, dediğiniz gibi daha küçük bir ilçe veya köy tercihi olabilir, şu an çalıştığım okulda sınıflar 40 45 kişi, daha minimal bir okulda çalışmak iyi gelebilir. Bakalım umarım her şey iyi olur.


metal3
Aday Memur
12 Şubat 2024 00:49

bence bı sıkıntı yok

jajacoelho
Genel Müdür
12 Şubat 2024 01:03

meslekte 18. yılım ve bende çok seviyorum diyemem çünkü belli olmuyor çok güzel günler de oluyor sinirden delirdiğim günler de oluyor..nalet olsun bu işe dediğim çok gün oldu ..yaa şu sınıfa bedava girerim çok zevkli ders işlemek çok efendi çocuklar dediğim de oldu ..1 yıl boyunca çok stresli yılım da oldu çok rahat geçen bir yılım da oldu..yıllar geçtikçe öğrencinin davranışları daha da bozuluyor ..şimdi kademeli emeklilik çıksa da bi an önce başım belaya girmeden emekliliğimi yakmadan çekip gitsem diyorum..şunu biliyorum ne kadar iyi hazırlık yaparsan yap sınıfta her şey istediğin gibi olmuyor hiçbir zaman..bazen kendimi çok kasıyorum bugün harika ders işleyeceğim çıt çıkartmayacağım sınıfta diyorum leş gibi bir gün oluyor...bazen uykusuz hasta sinirli gidiyorum okula her şey tıkırında gidiyor mutlu dönüyorum eve..okulda yaşanacaklar hava durumu gibi gün güne uymuyor ve her şey senin istediğin gibi asla olmuyor ..o yüzden akışına bırakırsan olduğu kadar dersen biraz rahat oluyor


leonidas_cog
Şube Müdürü
12 Şubat 2024 01:12

16 yılı geride bıraktım meslekte, özelde çalıştım uzun süre, kolejler ,kurs merkezleri, kpss de alan anlattım, sonra milli egitime geçtim, işin ilginci şu an sizinle benzer durumda olan bir ingilizce öğretmeni arkadaş var okulda, maalesef ciddi bir disiplin sorunu yaşıyor , öğrenciler ile başa çıkamıyor desen yeridir, ama bunun en önemli sebebi tercihi, ben ilk tanıştığımız hafta kendisine keşke ilkokul , ortaokul seçseydiniz dedim, naif biri çünkü , bizim okul ise ben diyeyim Kafkas cephesi siz deyin Galiçya:)) meslek lisesi okulumuz, benim acizane tavsiyem bir ilkokulu tercih ediniz, o kadar keyifli gelecektir ki size şaşırırsınız, 3.sınıfa giden bir kızım var, okulda ki ingilizce öğretmeni ile diyaloglarını falan anlatıyor , bana çok komik geliyor, sınıfa girdiğinde gidip topluca sarılıyoruz diyor, sonra ne yapıyorsunuz diyorum, takılıyoruz diyor, yani sözün özü ilkokul , ortaokul tercih edip keyfinize bakın, meslek lisesine falan giderseniz her şeye hazirlikli olun


freef
Şube Müdürü
12 Şubat 2024 08:19

Ülkemizde öğretmenlik, artık, kimseye uygun değildir. Postu deldirmeden götürüp aynıca da iş garantisi sağlayabiliyorsanız bu dünyanız kurtulmuş demektir.

Kafanıza takmayın, fırsat vermeyin olduğunca. Tek 2 kural bu.

Toplam 30 mesaj

Çok Yazılan Konular

Sözlük

Son Haberler

Editörün Seçimi