Tihek'e yazmak isteyenler için şablon:
Bilindiği gibi Kamu kurumlarında görev yapan kamu işçileri ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?natabi memurlar arasında ücret
farkları bulunduğu, birçok durumda kamu işçilerinin memurlardan daha yüksek maaş aldığı çarpık bir durum ortayaçıkmıştır. Aynı
kurum/benzer görevleri yürüten kamu işçileri ile devlet memurları arasında ücret farklılıkları olduğu; örneğin Ekim 2025 maaş
bordrolarına göre ortalama bir devlet memuru 52.000 TL civarında bir maaş almış iken, herhangi bir kamu işçisi (temizlik, güvenlik,
şoför vs) net maaş 60.000 TL, ikramiye, tediye, geriye dönük ödemeler gibi isimlerle aynı ay toplamda 94.000 TL ile 97.000 TL
arasında bir maaş aldığı tespit edilmiştir. Oysa memuriyete girişte KPSS gibi merkezi sınav şartı, mülakat, liyakat kriterleri ve öğrenim
koşulları zorunlu iken; kamu işçileri çoğu zaman İŞKUR üzerinden kura veyailan yöntemiyle sınavsızşekilde ve öğrenim durumlarına
1 / 2
bakılmaksızın, herhangi bir KPSS puanı şartı istenilmeksizin istihdam edilmektedirler. Bu durum eğitimli ve uzun merhalelerden
geçerek memur olan kişiler ile böyle kısasürede herhangi bir beceri ve nitelik gerektirmeden alınan işçi statüsündeki personel
arasındaçalışma barışını olumsuzetkilemekte,aynı kurum içinde daha üst pozisyonda bulunmasınarağmen kendisinden dahaalt
kademede görev yapan personelin özlük ve maaş farklarının artık uçurum haline gelmesiyle memurlar arasında moral-motivasyon
kaybı ve eşitsizlik algısı doğurmakta,çalışma barışını bozmakta, kurum içi huzursuzluk, istifaeğilimleri ve bazı memurların ?kamu
işçisi? pozisyonlarına geçmek amacıyla yeniden başvuru yapma düşüncelerine yol açmaktadır. Bu durum kurumların etkin, tarafsız
ve verimli hizmet sunmasını olumsuz etkilemektedir. Anayasa?nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve 55. maddede yer alan
ücrette adalet ilkesi gereği, kamu çalışanlarının ücretlerinde hakkaniyet ve denge sağlanması devletin görevidir. Anayasa?nın eşitlik
ilkesi uyarınca?herkes kanun önünde eşittir?; idarenin uygulamaları eşitlik ve ayrım yasağı ilkelerine aykırı olmamalıdır. Devletin
?çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri?için gerekli tedbirleri almasını hükme bağlamıştır (Anayasa md.55).
Bu ilke, kamu hizmetinde görev yapan tüm personel bakımından hakkaniyetli ücretlendirme zorunluluğunu işaret eder. Konu ile ilgili
Çalışma Bakanlığı'na yapmış olduğum ve ekte bir örneğini sunduğum CİMER başvuruma konuylaalakasız bir şekilde cevap verilerek
başvurum kapatılmıştır. Böylelikle Çalışma Bakanlığı nezdinde bu sorunun çözümü yönünde bir çalışma olmadığı, sorunun her
geçen gün daha da büyüyerek daha büyük sorunlar yumağı haline geleceği ortayaçıkmıştır. Arz ve izah edilen tüm nedenlerle; Geri
dönüşü mümkün olmayan ve her geçen gün dahafazla vicdanları yaralayan bu açık mağduriyetin ve adaletsizliğin giderilmesisini
takdirlerinize arz ederim. EK : Konuya dair bazı bilgi ve belgeler.
Tihek'e yazmak isteyenler için şablon:
Bilindiği gibi Kamu kurumlarında görev yapan kamu işçileri ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?natabi memurlar arasında ücret
farkları bulunduğu, birçok durumda kamu işçilerinin memurlardan daha yüksek maaş aldığı çarpık bir durum ortayaçıkmıştır. Aynı
kurum/benzer görevleri yürüten kamu işçileri ile devlet memurları arasında ücret farklılıkları olduğu; örneğin Ekim 2025 maaş
bordrolarına göre ortalama bir devlet memuru 52.000 TL civarında bir maaş almış iken, herhangi bir kamu işçisi (temizlik, güvenlik,
şoför vs) net maaş 60.000 TL, ikramiye, tediye, geriye dönük ödemeler gibi isimlerle aynı ay toplamda 94.000 TL ile 97.000 TL
arasında bir maaş aldığı tespit edilmiştir. Oysa memuriyete girişte KPSS gibi merkezi sınav şartı, mülakat, liyakat kriterleri ve öğrenim
koşulları zorunlu iken; kamu işçileri çoğu zaman İŞKUR üzerinden kura veyailan yöntemiyle sınavsızşekilde ve öğrenim durumlarına
1 / 2
bakılmaksızın, herhangi bir KPSS puanı şartı istenilmeksizin istihdam edilmektedirler. Bu durum eğitimli ve uzun merhalelerden
geçerek memur olan kişiler ile böyle kısasürede herhangi bir beceri ve nitelik gerektirmeden alınan işçi statüsündeki personel
arasındaçalışma barışını olumsuzetkilemekte,aynı kurum içinde daha üst pozisyonda bulunmasınarağmen kendisinden dahaalt
kademede görev yapan personelin özlük ve maaş farklarının artık uçurum haline gelmesiyle memurlar arasında moral-motivasyon
kaybı ve eşitsizlik algısı doğurmakta,çalışma barışını bozmakta, kurum içi huzursuzluk, istifaeğilimleri ve bazı memurların ?kamu
işçisi? pozisyonlarına geçmek amacıyla yeniden başvuru yapma düşüncelerine yol açmaktadır. Bu durum kurumların etkin, tarafsız
ve verimli hizmet sunmasını olumsuz etkilemektedir. Anayasa?nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi ve 55. maddede yer alan
ücrette adalet ilkesi gereği, kamu çalışanlarının ücretlerinde hakkaniyet ve denge sağlanması devletin görevidir. Anayasa?nın eşitlik
ilkesi uyarınca?herkes kanun önünde eşittir?; idarenin uygulamaları eşitlik ve ayrım yasağı ilkelerine aykırı olmamalıdır. Devletin
?çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri?için gerekli tedbirleri almasını hükme bağlamıştır (Anayasa md.55).
Bu ilke, kamu hizmetinde görev yapan tüm personel bakımından hakkaniyetli ücretlendirme zorunluluğunu işaret eder. Konu ile ilgili
Çalışma Bakanlığı'na yapmış olduğum ve ekte bir örneğini sunduğum CİMER başvuruma konuylaalakasız bir şekilde cevap verilerek
başvurum kapatılmıştır. Böylelikle Çalışma Bakanlığı nezdinde bu sorunun çözümü yönünde bir çalışma olmadığı, sorunun her
geçen gün daha da büyüyerek daha büyük sorunlar yumağı haline geleceği ortayaçıkmıştır. Arz ve izah edilen tüm nedenlerle; Geri
dönüşü mümkün olmayan ve her geçen gün dahafazla vicdanları yaralayan bu açık mağduriyetin ve adaletsizliğin giderilmesisini
takdirlerinize arz ederim. EK : Konuya dair bazı bilgi ve belgeler.