Borç şahsidir. Kredi, kredi kartı ve ek hesap borçları evlilik içinde yapılmış olsa bile borçlu kimse sorumluluk sadece ona aittir. Eş kefil değilse, ortak imza yoksa veya borç eş adına değilse eşin malvarlığına doğrudan haciz konulamaz. Bu durum Türk Medeni Kanununun 223 ve 224 üncü maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre her eş kendi borçlarından tüm malvarlığıyla sorumludur ve diğer eşin malvarlığı borçtan etkilenmez.
Eşin üzerine kayıtlı ev, araç veya banka hesapları bu nedenle doğrudan haczedilemez. Evlilik sırasında borç yapılmış olması, evlilikten sonra eşin üzerine alınan malların haczedileceği anlamına gelmez. Teorik olarak borçlunun eşin malındaki payı üzerinden talepte bulunulabileceği ileri sürülse de bu yol uygulamada son derece istisnaidir ve bankalar tarafından neredeyse hiç tercih edilmez.
Eve haciz gelmesi mümkündür ancak fiilen eşya alınması çok sınırlıdır. İcra ve İflas Kanununun 82 nci maddesinde haczi caiz olmayan mallar sayılmıştır. Borçlunun ve ailesinin zorunlu ihtiyacı için gerekli olan ev eşyaları haczedilemez. Buna yatak takımları, temel mutfak eşyaları, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi günlük yaşam için zorunlu eşyalar dahildir. Bu nedenle evden fiilen eşya alınması uygulamada çok istisnai hale gelmiştir.
Aynı türden eşyaların birden fazla olması halinde zorunlu ihtiyaç sınırı aşılmış sayılır. Bir adet buzdolabı, bir adet çamaşır makinesi, bir adet yatak haciz dışıdır. Ancak ikinci bir buzdolabı, ikinci bir çamaşır makinesi veya kullanılmayan lüks nitelikli eşyalar haczedilebilir kabul edilir. Bununla birlikte güncel uygulamada taşıma, depolama ve satış masrafları nedeniyle icra memurları bu tür eşyaları dahi çoğu zaman fiilen haczetmemektedir.
Evde nakit para veya nakde kolayca çevrilebilen menkuller bulunması halinde durum farklıdır. İcra ve İflas Kanununun 85 inci maddesi uyarınca borca yetecek miktarda mal haczedilebilir. Evde bulunan nakit para, döviz, altın, ziynet eşyası ve değerli evrak haczi caiz mallar arasındadır ve zorunlu ihtiyaç korumasından yararlanmaz.
Ziynet eşyaları bakımından Yargıtay uygulamasında kadına özgü kişisel eşya olduğu yönünde kararlar bulunmakla birlikte, icra uygulamasında çoğu zaman haciz yapılmaktadır. Bu durumda eşya gerçekten eşe aitse sonradan istihkak iddiası yoluyla itiraz edilmesi gerekir.
Evde bulunan menkuller kural olarak borçluya ait kabul edilir. Eşyaların eşe veya üçüncü kişilere ait olduğunun ileri sürülmesi haczi kendiliğinden durdurmaz. Üçüncü kişiye ait olduğu iddia edilen malların belgeyle ispat edilmesi gerekir. Aksi halde haciz yapılır ve itiraz sonradan değerlendirilir. İcra memurunun arama yetkisi bulunmadığından kapalı dolap, çekmece veya kasayı zorla açması mümkün değildir. Fiilen görülmeyen nakit veya değerli eşya için haciz yapılamaz.
Maaş haczi konusunda İcra ve İflas Kanununun 83 üncü maddesi uygulanır. Buna göre maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir. Birden fazla icra dosyası varsa aynı anda yalnızca bir dosya üzerinden kesinti yapılır, diğer dosyalar sıraya girer. Maaş alınan bankaya borç bulunması halinde bankanın takas ve mahsup hakkı sözleşmeye dayalı olarak gündeme gelebilir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda maaş haczi tek başına disiplin suçu olarak düzenlenmemiştir. Ancak borçluluk hali bazı kurumlarda idari inceleme konusu yapılabilmektedir. Bu durum tamamen amirin takdirindedir ve genellikle tek başına ağır bir yaptırım doğurmaz.
Sonuç olarak mevzuata göre alacaklıların yetkileri sınırlıdır. Eşin malına doğrudan haciz yoktur, maaştan dörtte birden fazla kesinti yapılamaz, zorunlu ev eşyaları haczedilemez. Buna karşılık evde bulunan nakit ve kolayca paraya çevrilebilen menkuller haczedilebilir ve icra dosyalarında faiz işlemeye devam eder. Asıl risk, borcun zamanla faizle büyümesidir.
Borç şahsidir. Kredi, kredi kartı ve ek hesap borçları evlilik içinde yapılmış olsa bile borçlu kimse sorumluluk sadece ona aittir. Eş kefil değilse, ortak imza yoksa veya borç eş adına değilse eşin malvarlığına doğrudan haciz konulamaz. Bu durum Türk Medeni Kanununun 223 ve 224 üncü maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre her eş kendi borçlarından tüm malvarlığıyla sorumludur ve diğer eşin malvarlığı borçtan etkilenmez.
Eşin üzerine kayıtlı ev, araç veya banka hesapları bu nedenle doğrudan haczedilemez. Evlilik sırasında borç yapılmış olması, evlilikten sonra eşin üzerine alınan malların haczedileceği anlamına gelmez. Teorik olarak borçlunun eşin malındaki payı üzerinden talepte bulunulabileceği ileri sürülse de bu yol uygulamada son derece istisnaidir ve bankalar tarafından neredeyse hiç tercih edilmez.
Eve haciz gelmesi mümkündür ancak fiilen eşya alınması çok sınırlıdır. İcra ve İflas Kanununun 82 nci maddesinde haczi caiz olmayan mallar sayılmıştır. Borçlunun ve ailesinin zorunlu ihtiyacı için gerekli olan ev eşyaları haczedilemez. Buna yatak takımları, temel mutfak eşyaları, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi günlük yaşam için zorunlu eşyalar dahildir. Bu nedenle evden fiilen eşya alınması uygulamada çok istisnai hale gelmiştir.
Aynı türden eşyaların birden fazla olması halinde zorunlu ihtiyaç sınırı aşılmış sayılır. Bir adet buzdolabı, bir adet çamaşır makinesi, bir adet yatak haciz dışıdır. Ancak ikinci bir buzdolabı, ikinci bir çamaşır makinesi veya kullanılmayan lüks nitelikli eşyalar haczedilebilir kabul edilir. Bununla birlikte güncel uygulamada taşıma, depolama ve satış masrafları nedeniyle icra memurları bu tür eşyaları dahi çoğu zaman fiilen haczetmemektedir.
Evde nakit para veya nakde kolayca çevrilebilen menkuller bulunması halinde durum farklıdır. İcra ve İflas Kanununun 85 inci maddesi uyarınca borca yetecek miktarda mal haczedilebilir. Evde bulunan nakit para, döviz, altın, ziynet eşyası ve değerli evrak haczi caiz mallar arasındadır ve zorunlu ihtiyaç korumasından yararlanmaz.
Ziynet eşyaları bakımından Yargıtay uygulamasında kadına özgü kişisel eşya olduğu yönünde kararlar bulunmakla birlikte, icra uygulamasında çoğu zaman haciz yapılmaktadır. Bu durumda eşya gerçekten eşe aitse sonradan istihkak iddiası yoluyla itiraz edilmesi gerekir.
Evde bulunan menkuller kural olarak borçluya ait kabul edilir. Eşyaların eşe veya üçüncü kişilere ait olduğunun ileri sürülmesi haczi kendiliğinden durdurmaz. Üçüncü kişiye ait olduğu iddia edilen malların belgeyle ispat edilmesi gerekir. Aksi halde haciz yapılır ve itiraz sonradan değerlendirilir. İcra memurunun arama yetkisi bulunmadığından kapalı dolap, çekmece veya kasayı zorla açması mümkün değildir. Fiilen görülmeyen nakit veya değerli eşya için haciz yapılamaz.
Maaş haczi konusunda İcra ve İflas Kanununun 83 üncü maddesi uygulanır. Buna göre maaşın en fazla dörtte biri haczedilebilir. Birden fazla icra dosyası varsa aynı anda yalnızca bir dosya üzerinden kesinti yapılır, diğer dosyalar sıraya girer. Maaş alınan bankaya borç bulunması halinde bankanın takas ve mahsup hakkı sözleşmeye dayalı olarak gündeme gelebilir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununda maaş haczi tek başına disiplin suçu olarak düzenlenmemiştir. Ancak borçluluk hali bazı kurumlarda idari inceleme konusu yapılabilmektedir. Bu durum tamamen amirin takdirindedir ve genellikle tek başına ağır bir yaptırım doğurmaz.
Sonuç olarak mevzuata göre alacaklıların yetkileri sınırlıdır. Eşin malına doğrudan haciz yoktur, maaştan dörtte birden fazla kesinti yapılamaz, zorunlu ev eşyaları haczedilemez. Buna karşılık evde bulunan nakit ve kolayca paraya çevrilebilen menkuller haczedilebilir ve icra dosyalarında faiz işlemeye devam eder. Asıl risk, borcun zamanla faizle büyümesidir.