Editörler : cihan27E.Kayı Han
16 Ocak 2026 16:31

Yıllık İznim Ne Zaman 30 Gün Olacak

Merhaba, Hizmet Sürelerim Şu Şekilde.

Emekliliğe Esas Toplam Fiili Hizmet: 8 Yıl 10 Ay 13 Gün

Kıdem Aylığı Hizmeti: 7 Yıl 9 Ay 23 Gün

Kazanılmış Hak Aylığı Hizmeti: 7 Yıl 9 Ay 23 Gün

Emekli Keseneğine Esas Aylık Hizmeti: 9 Yıl 4 Ay 13 Gün

Yıllık izinde hangisi dikkate alınır?

16 Ocak 2026 17:23

Birleştirilen Hizmet Toplam Süre 4 yıl 0 ay 12 gün

İNTİBAKA İLİŞKİN HUSUSLAR

Toplam Hizmet 9 yıl 2 ay 0 gün

Kıdem Aylığı Hizmeti 8 yıl 5 ay 18 gün

Kazanılmış Hak Aylığı Süresi 8 yıl 5 ay 18 gün

Emekli Keseneği Esas Aylığı Süresi 9 yıl 1 ay 28 gün

Benimki de bu şekilde İK toplam hizmete göre dedi ama ben güvenemiyorum yine de . 10. yıl dolduktan sonra yok aslında kıdem aylıgı hizmeti esas alınıyordu deyip geri çevirebilirler. Bizim İK değişik biraz.


Karizmaunl
Genel Müdür
19 Ocak 2026 14:52

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yıllık izin hesabında esas alınan süre emekliliğe esas toplam fiilî hizmet süresidir. Kazanılmış hak aylığı, kıdem aylığı veya emekli keseneğine esas aylık hizmet süreleri yıllık izin bakımından dikkate alınmaz. Yıllık izin süresi, fiilî hizmeti 1 yıldan 10 yıla kadar (10 yıl dâhil) olanlar için 20 gün, 10 yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Emekliliğe esas fiilî hizmet süresi 8 yıl 10 ay 13 gün olan bir memur hâlen 20 gün yıllık izin kullanır. Emekliliğe esas fiilî hizmet süresi 10 yılı doldurduğu tarihten itibaren yıllık izin hakkı 30 güne çıkar. Bu hak kanundan doğar ve ayrıca idari bir işlem tesis edilmesine gerek yoktur.


Karizmaunl
Genel Müdür
19 Ocak 2026 14:54

10 yıl şartına bağlı hakların hesabında esas alınan süre, toplam hizmet süresidir. Toplam hizmet süresi; memurun kamu kurumlarında fiilen çalıştığı süreler ile mevzuat gereği birleştirilen hizmetlerin tamamını kapsar. Bu hesaplamada kıdem aylığı hizmeti veya kazanılmış hak aylığı süresi esas alınmaz.

Kıdem aylığı hizmeti ve kazanılmış hak aylığı süresi; derece, kademe ilerlemesi ve maaş unsurlarının hesaplanmasında kullanılan teknik sürelerdir. Ancak 10 yıl gibi belirli bir süreye bağlı hakların kazanılmasında belirleyici değildir. Mevzuatta bu tür haklar açık şekilde ?toplam hizmet süresi? ifadesiyle tanımlanmıştır.

Bu nedenle toplam hizmet süresi 10 yılı doldurduğu anda ilgili hak doğar ve idarenin daha sonra ?aslında kıdem aylığı hizmeti esas alınmalıydı? şeklinde bir gerekçeyle işlemi geri alması hukuki dayanağı zayıf bir durumdur. Yine de uygulamada tereddüt yaşanmaması için, insan kaynakları biriminden 10 yıl hesabının toplam hizmet süresine göre yapıldığının yazılı olarak teyit edilmesi ve işlemin bordroya yansıtılması, ileride yaşanabilecek olası sorunlara karşı güvence sağlayacaktır.

Karizmaunl, 3 hafta önce

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yıllık izin hesabında esas alınan süre emekliliğe esas toplam fiilî hizmet süresidir. Kazanılmış hak aylığı, kıdem aylığı veya emekli keseneğine esas aylık hizmet süreleri yıllık izin bakımından dikkate alınmaz. Yıllık izin süresi, fiilî hizmeti 1 yıldan 10 yıla kadar (10 yıl dâhil) olanlar için 20 gün, 10 yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Emekliliğe esas fiilî hizmet süresi 8 yıl 10 ay 13 gün olan bir memur hâlen 20 gün yıllık izin kullanır. Emekliliğe esas fiilî hizmet süresi 10 yılı doldurduğu tarihten itibaren yıllık izin hakkı 30 güne çıkar. Bu hak kanundan doğar ve ayrıca idari bir işlem tesis edilmesine gerek yoktur.


Karizmaunl
Genel Müdür
19 Ocak 2026 14:56

Bir önceki mesajımın aynısıdır, bir öncekinde alıntı yanlış olduğundan yeniden mesaj yazılmıştır.

10 yıl şartına bağlı hakların hesabında esas alınan süre, toplam hizmet süresidir. Toplam hizmet süresi; memurun kamu kurumlarında fiilen çalıştığı süreler ile mevzuat gereği birleştirilen hizmetlerin tamamını kapsar. Bu hesaplamada kıdem aylığı hizmeti veya kazanılmış hak aylığı süresi esas alınmaz.

Kıdem aylığı hizmeti ve kazanılmış hak aylığı süresi; derece, kademe ilerlemesi ve maaş unsurlarının hesaplanmasında kullanılan teknik sürelerdir. Ancak 10 yıl gibi belirli bir süreye bağlı hakların kazanılmasında belirleyici değildir. Mevzuatta bu tür haklar açık şekilde ?toplam hizmet süresi? ifadesiyle tanımlanmıştır.

Bu nedenle toplam hizmet süresi 10 yılı doldurduğu anda ilgili hak doğar ve idarenin daha sonra ?aslında kıdem aylığı hizmeti esas alınmalıydı? şeklinde bir gerekçeyle işlemi geri alması hukuki dayanağı zayıf bir durumdur. Yine de uygulamada tereddüt yaşanmaması için, insan kaynakları biriminden 10 yıl hesabının toplam hizmet süresine göre yapıldığının yazılı olarak teyit edilmesi ve işlemin bordroya yansıtılması, ileride yaşanabilecek olası sorunlara karşı güvence sağlayacaktır.

mimarmuhendis, 3 hafta önce

Birleştirilen Hizmet Toplam Süre 4 yıl 0 ay 12 gün

İNTİBAKA İLİŞKİN HUSUSLAR

Toplam Hizmet 9 yıl 2 ay 0 gün

Kıdem Aylığı Hizmeti 8 yıl 5 ay 18 gün

Kazanılmış Hak Aylığı Süresi 8 yıl 5 ay 18 gün

Emekli Keseneği Esas Aylığı Süresi 9 yıl 1 ay 28 gün

Benimki de bu şekilde İK toplam hizmete göre dedi ama ben güvenemiyorum yine de . 10. yıl dolduktan sonra yok aslında kıdem aylıgı hizmeti esas alınıyordu deyip geri çevirebilirler. Bizim İK değişik biraz.

19 Ocak 2026 16:56

Teşekkürler

Karizmaunl, 3 hafta önce

Bir önceki mesajımın aynısıdır, bir öncekinde alıntı yanlış olduğundan yeniden mesaj yazılmıştır.

10 yıl şartına bağlı hakların hesabında esas alınan süre, toplam hizmet süresidir. Toplam hizmet süresi; memurun kamu kurumlarında fiilen çalıştığı süreler ile mevzuat gereği birleştirilen hizmetlerin tamamını kapsar. Bu hesaplamada kıdem aylığı hizmeti veya kazanılmış hak aylığı süresi esas alınmaz.

Kıdem aylığı hizmeti ve kazanılmış hak aylığı süresi; derece, kademe ilerlemesi ve maaş unsurlarının hesaplanmasında kullanılan teknik sürelerdir. Ancak 10 yıl gibi belirli bir süreye bağlı hakların kazanılmasında belirleyici değildir. Mevzuatta bu tür haklar açık şekilde ?toplam hizmet süresi? ifadesiyle tanımlanmıştır.

Bu nedenle toplam hizmet süresi 10 yılı doldurduğu anda ilgili hak doğar ve idarenin daha sonra ?aslında kıdem aylığı hizmeti esas alınmalıydı? şeklinde bir gerekçeyle işlemi geri alması hukuki dayanağı zayıf bir durumdur. Yine de uygulamada tereddüt yaşanmaması için, insan kaynakları biriminden 10 yıl hesabının toplam hizmet süresine göre yapıldığının yazılı olarak teyit edilmesi ve işlemin bordroya yansıtılması, ileride yaşanabilecek olası sorunlara karşı güvence sağlayacaktır.


pardonbakarmisiniz
Aday Memur
20 Ocak 2026 19:49

Cevap için teşekkür ederim. Ben 7 yıllık memurum, hizmet birleştirme ile 9 ay kıdemime işlendi. başka mesleklerde çalıştığım için 13 aylık sürem hizmetim de Emekliliğe Esas Toplam Fiile Hizmete işlendi.

Çalıştığım kurum böyle düşünmüyor. Demek istediğim şey şu ben 7 yıldır memurum, 9 ay hizmet birleştirme ile kıdem hizmetim 7 yıl 9 ay oldu. Kurumum 30 günlük izin için 2 yıl 3 ay beklemem gerektiğini düşünüyor. Yani Emekliliğe Esas Toplam Fiili Hizmetimi değil de Kıdem Aylığı Hizmetimi esas alıyor.

Karizmaunl, 3 hafta önce

10 yıl şartına bağlı hakların hesabında esas alınan süre, toplam hizmet süresidir. Toplam hizmet süresi; memurun kamu kurumlarında fiilen çalıştığı süreler ile mevzuat gereği birleştirilen hizmetlerin tamamını kapsar. Bu hesaplamada kıdem aylığı hizmeti veya kazanılmış hak aylığı süresi esas alınmaz.

Kıdem aylığı hizmeti ve kazanılmış hak aylığı süresi; derece, kademe ilerlemesi ve maaş unsurlarının hesaplanmasında kullanılan teknik sürelerdir. Ancak 10 yıl gibi belirli bir süreye bağlı hakların kazanılmasında belirleyici değildir. Mevzuatta bu tür haklar açık şekilde ?toplam hizmet süresi? ifadesiyle tanımlanmıştır.

Bu nedenle toplam hizmet süresi 10 yılı doldurduğu anda ilgili hak doğar ve idarenin daha sonra ?aslında kıdem aylığı hizmeti esas alınmalıydı? şeklinde bir gerekçeyle işlemi geri alması hukuki dayanağı zayıf bir durumdur. Yine de uygulamada tereddüt yaşanmaması için, insan kaynakları biriminden 10 yıl hesabının toplam hizmet süresine göre yapıldığının yazılı olarak teyit edilmesi ve işlemin bordroya yansıtılması, ileride yaşanabilecek olası sorunlara karşı güvence sağlayacaktır.


m.r_f
Genel Müdür
20 Ocak 2026 20:31

Bu konuda DPB nin görüş yazısı var, yıllık izin hesabı ve derece kademe hesabında "Kazanılmış Hak Aylığı" dikkate alınır.

Bu da nedir; Kamuda geçen sürelerin tamamı ve teknik hizmetler, mühendislik, eğitim öğretim hizmetleri gibi katalog hizmetlerde (bunları internetten bulabilirsiniz, üşendim şu an) görev yapan memurlardan özel sektörde kendi mesleklerini icra ettikleri sürelerin 3/4' ü demektir. Muvazzaf askerlik hizmeti de kazanılmış hak aylığına tümüyle eklenir.

Emekliliğe esas süre yıllık izin hesabında dikkate alınmaz.

Karizmaunl, 3 hafta önce

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre yıllık izin hesabında esas alınan süre emekliliğe esas toplam fiilî hizmet süresidir. Kazanılmış hak aylığı, kıdem aylığı veya emekli keseneğine esas aylık hizmet süreleri yıllık izin bakımından dikkate alınmaz. Yıllık izin süresi, fiilî hizmeti 1 yıldan 10 yıla kadar (10 yıl dâhil) olanlar için 20 gün, 10 yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Emekliliğe esas fiilî hizmet süresi 8 yıl 10 ay 13 gün olan bir memur hâlen 20 gün yıllık izin kullanır. Emekliliğe esas fiilî hizmet süresi 10 yılı doldurduğu tarihten itibaren yıllık izin hakkı 30 güne çıkar. Bu hak kanundan doğar ve ayrıca idari bir işlem tesis edilmesine gerek yoktur.


pardonbakarmisiniz
Aday Memur
20 Ocak 2026 20:42

Hocam açıkçası ben de tam olarak böyle biliyorum. Bir umut belki yanılıyorum diye buraya sormak istedim.

m.r_f, 3 hafta önce

Bu konuda DPB nin görüş yazısı var, yıllık izin hesabı ve derece kademe hesabında "Kazanılmış Hak Aylığı" dikkate alınır.

Bu da nedir; Kamuda geçen sürelerin tamamı ve teknik hizmetler, mühendislik, eğitim öğretim hizmetleri gibi katalog hizmetlerde (bunları internetten bulabilirsiniz, üşendim şu an) görev yapan memurlardan özel sektörde kendi mesleklerini icra ettikleri sürelerin 3/4' ü demektir. Muvazzaf askerlik hizmeti de kazanılmış hak aylığına tümüyle eklenir.

Emekliliğe esas süre yıllık izin hesabında dikkate alınmaz.


İsmi Lazım Deil
Daire Başkanı
21 Ocak 2026 12:06

6 ay sonra.


Karizmaunl
Genel Müdür
21 Ocak 2026 14:00

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?nda yıllık izin, derece-kademe ve emeklilik hesapları farklı hukuki kavramlara bağlanmıştır. Sorunun temelinde bu kavramların birbirine karıştırılması yatmaktadır.

Yıllık izin, 657 sayılı Kanunun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede açıkça hizmet süresi esas alınmıştır. Bu hizmet süresi, kanunun sistematiği ve Danıştay?ın yerleşik içtihatları uyarınca fiilen kamu hizmetinde geçirilen süreyi ifade eder. Yıllık izin, çalışmanın karşılığı olan bir dinlenme hakkı olduğu için, fiilî kamu hizmeti dışındaki sürelerin bu hesapta esas alınmaması temel ilkedir.

Bu nedenle yıllık izin hesabında; fiilen devlet memuru olarak görev yapılan süreler ve fiilî hizmetten sayılan ve emekliliğe esas kabul edilen kamu hizmetleri dikkate alınır. Buna karşılık kazanılmış hak aylığı, yıllık izinle doğrudan ilgili bir kavram değildir. Kazanılmış hak aylığı; memurun derece ve kademesinin, buna bağlı olarak maaş, ek gösterge ve bazı mali haklarının belirlenmesinde kullanılan bir ölçüttür. Bu süre hesabına; kamuda geçen sürelerin tamamı, teknik hizmetler, eğitim-öğretim hizmetleri gibi katalog hizmetlerde, özel sektörde mesleğin icra edildiği sürelerin 3/4?ü, muvazzaf askerlik süresinin tamamı dâhil edilebilmektedir.

Ancak bu sürelerin önemli bir kısmı fiilî kamu hizmeti değildir. Özel sektörde geçen sürenin 3/4?ünün kazanılmış hak aylığına sayılması veya askerlik süresinin tamamen eklenmesi, memurun kıdem ve mali haklarını düzenlemek amacıyla getirilmiş istisnai ve genişletici düzenlemelerdir. Bu genişletici yaklaşımın yıllık izin gibi fiilî çalışmaya dayalı bir hakta aynen uygulanması mümkün değildir.

Mülga Devlet Personel Başkanlığı?nın (DPB) görüş yazılarında zaman zaman kazanılmış hak aylığı ifadesinin yıllık izinle birlikte anılması, uygulamada ciddi karışıklıklara yol açmıştır. Ancak bu görüşlerin önemli bir kısmı derece-kademe hesabına ilişkindir ve bağlayıcı bir yargı normu değildir. Nitekim Danıştay kararlarında yıllık izin hesabında esas alınan sürenin, kazanılmış hak aylığı değil fiilî kamu hizmeti süresi olduğu açıkça ortaya konulmuştur.

Hukuki ayrım şöyledir:

Yıllık izin hesabı; Fiilî kamu hizmeti (emekliliğe esas fiilî hizmet)

Derece-kademe ve maaş, Kazanılmış hak aylığı

Emeklilik; Emekliliğe esas hizmet + borçlanmalar

Bu nedenle yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz şeklindeki bir değerlendirme, kanunun lafzına, sistematiğine ve yargı içtihatlarına uygun değildir. İdarenin bu yönde bir uygulaması hâlinde, idari itiraz ve yargı sürecinde iptal edilmesi kuvvetle muhtemeldir.

m.r_f, 3 hafta önce

Bu konuda DPB nin görüş yazısı var, yıllık izin hesabı ve derece kademe hesabında "Kazanılmış Hak Aylığı" dikkate alınır.

Bu da nedir; Kamuda geçen sürelerin tamamı ve teknik hizmetler, mühendislik, eğitim öğretim hizmetleri gibi katalog hizmetlerde (bunları internetten bulabilirsiniz, üşendim şu an) görev yapan memurlardan özel sektörde kendi mesleklerini icra ettikleri sürelerin 3/4' ü demektir. Muvazzaf askerlik hizmeti de kazanılmış hak aylığına tümüyle eklenir.

Emekliliğe esas süre yıllık izin hesabında dikkate alınmaz.


pardonbakarmisiniz
Aday Memur
21 Ocak 2026 14:18

Aynı yazıda iki farklı düşünce belirtmişsiniz. İ2. paragrafta " Yıllık izin, çalışmanın karşılığı olan bir dinlenme hakkı olduğu için, fiilî kamu hizmeti dışındaki sürelerin bu hesapta esas alınmaması temel ilkedir." son paragrafta "Bu nedenle yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz şeklindeki bir değerlendirme, kanunun lafzına, sistematiğine ve yargı içtihatlarına uygun değildir. İdarenin bu yönde bir uygulaması hâlinde, idari itiraz ve yargı sürecinde iptal edilmesi kuvvetle muhtemeldir." Bu nasıl bir yazı anlamadım. Bu iki fikir ayrı şeyler değil mi :)

Karizmaunl, 2 hafta önce

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu?nda yıllık izin, derece-kademe ve emeklilik hesapları farklı hukuki kavramlara bağlanmıştır. Sorunun temelinde bu kavramların birbirine karıştırılması yatmaktadır.

Yıllık izin, 657 sayılı Kanunun 102. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede açıkça hizmet süresi esas alınmıştır. Bu hizmet süresi, kanunun sistematiği ve Danıştay?ın yerleşik içtihatları uyarınca fiilen kamu hizmetinde geçirilen süreyi ifade eder. Yıllık izin, çalışmanın karşılığı olan bir dinlenme hakkı olduğu için, fiilî kamu hizmeti dışındaki sürelerin bu hesapta esas alınmaması temel ilkedir.

Bu nedenle yıllık izin hesabında; fiilen devlet memuru olarak görev yapılan süreler ve fiilî hizmetten sayılan ve emekliliğe esas kabul edilen kamu hizmetleri dikkate alınır. Buna karşılık kazanılmış hak aylığı, yıllık izinle doğrudan ilgili bir kavram değildir. Kazanılmış hak aylığı; memurun derece ve kademesinin, buna bağlı olarak maaş, ek gösterge ve bazı mali haklarının belirlenmesinde kullanılan bir ölçüttür. Bu süre hesabına; kamuda geçen sürelerin tamamı, teknik hizmetler, eğitim-öğretim hizmetleri gibi katalog hizmetlerde, özel sektörde mesleğin icra edildiği sürelerin 3/4?ü, muvazzaf askerlik süresinin tamamı dâhil edilebilmektedir.

Ancak bu sürelerin önemli bir kısmı fiilî kamu hizmeti değildir. Özel sektörde geçen sürenin 3/4?ünün kazanılmış hak aylığına sayılması veya askerlik süresinin tamamen eklenmesi, memurun kıdem ve mali haklarını düzenlemek amacıyla getirilmiş istisnai ve genişletici düzenlemelerdir. Bu genişletici yaklaşımın yıllık izin gibi fiilî çalışmaya dayalı bir hakta aynen uygulanması mümkün değildir.

Mülga Devlet Personel Başkanlığı?nın (DPB) görüş yazılarında zaman zaman kazanılmış hak aylığı ifadesinin yıllık izinle birlikte anılması, uygulamada ciddi karışıklıklara yol açmıştır. Ancak bu görüşlerin önemli bir kısmı derece-kademe hesabına ilişkindir ve bağlayıcı bir yargı normu değildir. Nitekim Danıştay kararlarında yıllık izin hesabında esas alınan sürenin, kazanılmış hak aylığı değil fiilî kamu hizmeti süresi olduğu açıkça ortaya konulmuştur.

Hukuki ayrım şöyledir:

Yıllık izin hesabı; Fiilî kamu hizmeti (emekliliğe esas fiilî hizmet)

Derece-kademe ve maaş, Kazanılmış hak aylığı

Emeklilik; Emekliliğe esas hizmet + borçlanmalar

Bu nedenle yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz şeklindeki bir değerlendirme, kanunun lafzına, sistematiğine ve yargı içtihatlarına uygun değildir. İdarenin bu yönde bir uygulaması hâlinde, idari itiraz ve yargı sürecinde iptal edilmesi kuvvetle muhtemeldir.


Karizmaunl
Genel Müdür
21 Ocak 2026 14:33

Açıklayayım; aslında ortada iki ayrı düşünce yok, cevapta ifade bozukluğu var ve bu yüzden çelişki varmış gibi duruyor.

Benim savunduğum temel görüş şudur: Yıllık izin, 657 sayılı DMK?nın 102?nci maddesine göre fiilî kamu hizmetinin karşılığı olan bir dinlenme hakkıdır. Bu nedenle fiilî kamu hizmeti dışında kalan sürelerin yıllık izin hesabında esas alınmaması gerekir. Bu, kanunun mantığı ve yerleşik yargı içtihatlarıyla uyumludur.

Kazanılmış hak aylığı ise bambaşka bir kavramdır. Derece, kademe, maaş ve ek gösterge gibi mali ve statüye ilişkin hakların belirlenmesi için kullanılır. Özel sektörde geçen sürenin 3/4?ünün veya askerlik süresinin tamamının kazanılmış hak aylığına eklenmesi, memur lehine getirilmiş istisnai bir düzenlemedir. Bu genişletici yaklaşımın yıllık izin gibi fiilî çalışmaya dayalı bir hakta aynen uygulanması hukuken doğru değildir.

Dolayısıyla benim söylediğim şudur:

Yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınamaz. Yıllık izin hesabında esas alınması gereken süre, fiilen kamu hizmetinde geçen ve emekliliğe esas kabul edilen hizmet süresidir.

Cevabın son paragrafında geçen ?yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz? ifadesi benim görüşüm değildir; tam tersine hukuken yanlış olduğunu söylediğim bir değerlendirmedir. Orada anlatılmak istenen şey, bu yaklaşımın kanuna ve içtihatlara aykırı olduğudur. Ancak cümle hatalı kurulduğu için sanki iki farklı görüş varmış gibi anlaşılmıştır.

Görüşüm baştan sona aynıdır. Yıllık izin fiilî kamu hizmetine dayanır; kazanılmış hak aylığı yıllık izin hesabında esas alınmaz. Buradaki sorun fikir ayrılığı değil, anlatım hatasından kaynaklanan bir yanlış anlamadır.

pardonbakarmisiniz, 2 hafta önce

Aynı yazıda iki farklı düşünce belirtmişsiniz. İ2. paragrafta " Yıllık izin, çalışmanın karşılığı olan bir dinlenme hakkı olduğu için, fiilî kamu hizmeti dışındaki sürelerin bu hesapta esas alınmaması temel ilkedir." son paragrafta "Bu nedenle yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz şeklindeki bir değerlendirme, kanunun lafzına, sistematiğine ve yargı içtihatlarına uygun değildir. İdarenin bu yönde bir uygulaması hâlinde, idari itiraz ve yargı sürecinde iptal edilmesi kuvvetle muhtemeldir." Bu nasıl bir yazı anlamadım. Bu iki fikir ayrı şeyler değil mi :)


pardonbakarmisiniz
Aday Memur
21 Ocak 2026 15:22

Bilgi ve açıklama için teşekkür ederim.

Karizmaunl, 2 hafta önce

Açıklayayım; aslında ortada iki ayrı düşünce yok, cevapta ifade bozukluğu var ve bu yüzden çelişki varmış gibi duruyor.

Benim savunduğum temel görüş şudur: Yıllık izin, 657 sayılı DMK?nın 102?nci maddesine göre fiilî kamu hizmetinin karşılığı olan bir dinlenme hakkıdır. Bu nedenle fiilî kamu hizmeti dışında kalan sürelerin yıllık izin hesabında esas alınmaması gerekir. Bu, kanunun mantığı ve yerleşik yargı içtihatlarıyla uyumludur.

Kazanılmış hak aylığı ise bambaşka bir kavramdır. Derece, kademe, maaş ve ek gösterge gibi mali ve statüye ilişkin hakların belirlenmesi için kullanılır. Özel sektörde geçen sürenin 3/4?ünün veya askerlik süresinin tamamının kazanılmış hak aylığına eklenmesi, memur lehine getirilmiş istisnai bir düzenlemedir. Bu genişletici yaklaşımın yıllık izin gibi fiilî çalışmaya dayalı bir hakta aynen uygulanması hukuken doğru değildir.

Dolayısıyla benim söylediğim şudur:

Yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınamaz. Yıllık izin hesabında esas alınması gereken süre, fiilen kamu hizmetinde geçen ve emekliliğe esas kabul edilen hizmet süresidir.

Cevabın son paragrafında geçen ?yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz? ifadesi benim görüşüm değildir; tam tersine hukuken yanlış olduğunu söylediğim bir değerlendirmedir. Orada anlatılmak istenen şey, bu yaklaşımın kanuna ve içtihatlara aykırı olduğudur. Ancak cümle hatalı kurulduğu için sanki iki farklı görüş varmış gibi anlaşılmıştır.

Görüşüm baştan sona aynıdır. Yıllık izin fiilî kamu hizmetine dayanır; kazanılmış hak aylığı yıllık izin hesabında esas alınmaz. Buradaki sorun fikir ayrılığı değil, anlatım hatasından kaynaklanan bir yanlış anlamadır.


Android60
Genel Müdür
21 Ocak 2026 18:15

Npcn izini git çalış


m.r_f
Genel Müdür
21 Ocak 2026 19:02

Sizin fikriniz özetle; 10 yıl hesabında sadece memuriyette fiilen çalışılan süreler göz önünde bulundurulur. Doğru mu anladım? Çok özet oldu ama benim çıkardığım sonuç bu.

Yani ben 4 yıldır memurum, teknik hizmetler sınıfındayım, özelde 8 yıl teknisyenlik yaptım. 3/4 oranında yani 6 yıl kazanılmış hak aylığıma eklenecek ama yine de 30 gün yıllık izin hakkım olmayacak.

Karizmaunl, 2 hafta önce

Açıklayayım; aslında ortada iki ayrı düşünce yok, cevapta ifade bozukluğu var ve bu yüzden çelişki varmış gibi duruyor.

Benim savunduğum temel görüş şudur: Yıllık izin, 657 sayılı DMK?nın 102?nci maddesine göre fiilî kamu hizmetinin karşılığı olan bir dinlenme hakkıdır. Bu nedenle fiilî kamu hizmeti dışında kalan sürelerin yıllık izin hesabında esas alınmaması gerekir. Bu, kanunun mantığı ve yerleşik yargı içtihatlarıyla uyumludur.

Kazanılmış hak aylığı ise bambaşka bir kavramdır. Derece, kademe, maaş ve ek gösterge gibi mali ve statüye ilişkin hakların belirlenmesi için kullanılır. Özel sektörde geçen sürenin 3/4?ünün veya askerlik süresinin tamamının kazanılmış hak aylığına eklenmesi, memur lehine getirilmiş istisnai bir düzenlemedir. Bu genişletici yaklaşımın yıllık izin gibi fiilî çalışmaya dayalı bir hakta aynen uygulanması hukuken doğru değildir.

Dolayısıyla benim söylediğim şudur:

Yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınamaz. Yıllık izin hesabında esas alınması gereken süre, fiilen kamu hizmetinde geçen ve emekliliğe esas kabul edilen hizmet süresidir.

Cevabın son paragrafında geçen ?yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığı dikkate alınır, emekliliğe esas süre dikkate alınmaz? ifadesi benim görüşüm değildir; tam tersine hukuken yanlış olduğunu söylediğim bir değerlendirmedir. Orada anlatılmak istenen şey, bu yaklaşımın kanuna ve içtihatlara aykırı olduğudur. Ancak cümle hatalı kurulduğu için sanki iki farklı görüş varmış gibi anlaşılmıştır.

Görüşüm baştan sona aynıdır. Yıllık izin fiilî kamu hizmetine dayanır; kazanılmış hak aylığı yıllık izin hesabında esas alınmaz. Buradaki sorun fikir ayrılığı değil, anlatım hatasından kaynaklanan bir yanlış anlamadır.


Karizmaunl
Genel Müdür
22 Ocak 2026 12:17

Evet, doğru anladınız. Benim söylediğim şudur: 30 gün yıllık izin için aranan 10 yıl, fiilen kamu hizmetinde yani memuriyette geçen süredir. Yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığına eklenen süreler dikkate alınmaz.

Verdiğiniz örnekte; 4 yıldır memursunuz, teknik hizmetler sınıfındasınız ve özel sektörde 8 yıl teknisyenlik yaptınız. Bu sürenin 3/4?ü olan 6 yıl kazanılmış hak aylığınıza eklenir ve bu süre derece, kademe ve maaş hesabında dikkate alınır. Ancak bu 6 yıl fiilî kamu hizmeti olmadığı için yıllık izin hesabına girmez. Bu nedenle kazanılmış hak aylığınız toplamda 10 yılı aşsa bile, fiilen memuriyette geçen süreniz 10 yılı doldurmadıkça 30 gün yıllık izin hakkı doğmaz.

m.r_f, 2 hafta önce

Sizin fikriniz özetle; 10 yıl hesabında sadece memuriyette fiilen çalışılan süreler göz önünde bulundurulur. Doğru mu anladım? Çok özet oldu ama benim çıkardığım sonuç bu.

Yani ben 4 yıldır memurum, teknik hizmetler sınıfındayım, özelde 8 yıl teknisyenlik yaptım. 3/4 oranında yani 6 yıl kazanılmış hak aylığıma eklenecek ama yine de 30 gün yıllık izin hakkım olmayacak.


m.r_f
Genel Müdür
23 Ocak 2026 11:00

O zaman umarım sizin söylediğiniz şekilde uygulamaya geçilmez :)

Karizmaunl, 2 hafta önce

Evet, doğru anladınız. Benim söylediğim şudur: 30 gün yıllık izin için aranan 10 yıl, fiilen kamu hizmetinde yani memuriyette geçen süredir. Yıllık izin hesabında kazanılmış hak aylığına eklenen süreler dikkate alınmaz.

Verdiğiniz örnekte; 4 yıldır memursunuz, teknik hizmetler sınıfındasınız ve özel sektörde 8 yıl teknisyenlik yaptınız. Bu sürenin 3/4?ü olan 6 yıl kazanılmış hak aylığınıza eklenir ve bu süre derece, kademe ve maaş hesabında dikkate alınır. Ancak bu 6 yıl fiilî kamu hizmeti olmadığı için yıllık izin hesabına girmez. Bu nedenle kazanılmış hak aylığınız toplamda 10 yılı aşsa bile, fiilen memuriyette geçen süreniz 10 yılı doldurmadıkça 30 gün yıllık izin hakkı doğmaz.


Karizmaunl
Genel Müdür
23 Ocak 2026 11:08

Açıkçası ben de tam tersini umarım :)) 😊

Benim anlattığım yaklaşım memur aleyhine değil, sadece kanundaki kavramların doğru ayrımına dayanıyor. Uygulamada kazanılmış hak aylığı esas alınırsa bu memur lehine gibi görünse de, hukuki dayanağı zayıf olduğu için yarın bir denetimde ya da yargı kararında geri dönmesi çok daha problemli olur.

Benim derdim ?izin az olsun? meselesi değil; bugün verilen bir hakkın yarın geri alınmaması. Çünkü fiilî kamu hizmetine dayanmayan sürelerin yıllık izne esas alınması, kanunun mantığıyla bağdaşmıyor. Bu da idareyi riskli bir uygulamanın içine sokuyor.

Kısacası mesele temenni değil; doğru kavram, doğru dayanak meselesi. Sağlam hukuki zemine oturan uygulama, hem idareyi hem personeli korur.

m.r_f, 2 hafta önce

O zaman umarım sizin söylediğiniz şekilde uygulamaya geçilmez :)


m.r_f
Genel Müdür
23 Ocak 2026 11:28

Yarın yargı kararıyla sizin dediğiniz hale gelirse en fazla sonrakiler için sorun olur. Daha önceden kullanılan izinleri geri alacak değiller ya. Hatta öyle bir yargılama söz konusu olsa, hemen yönetmeliği değiştirip fiili duruma uygun yasa yaparlar :) Biliyorsunuz bizde önce eylem gelir sonra yasa ona göre hazırlanır :D

Karizmaunl, 2 hafta önce

Açıkçası ben de tam tersini umarım :)) 😊

Benim anlattığım yaklaşım memur aleyhine değil, sadece kanundaki kavramların doğru ayrımına dayanıyor. Uygulamada kazanılmış hak aylığı esas alınırsa bu memur lehine gibi görünse de, hukuki dayanağı zayıf olduğu için yarın bir denetimde ya da yargı kararında geri dönmesi çok daha problemli olur.

Benim derdim ?izin az olsun? meselesi değil; bugün verilen bir hakkın yarın geri alınmaması. Çünkü fiilî kamu hizmetine dayanmayan sürelerin yıllık izne esas alınması, kanunun mantığıyla bağdaşmıyor. Bu da idareyi riskli bir uygulamanın içine sokuyor.

Kısacası mesele temenni değil; doğru kavram, doğru dayanak meselesi. Sağlam hukuki zemine oturan uygulama, hem idareyi hem personeli korur.


Karizmaunl
Genel Müdür
23 Ocak 2026 11:59

Haklısınız, kullanılan iznin geri alınması gibi bir durum olmaz; buna zaten ben de katılıyorum. Kimse geçmişte kullandığı izni iade ettirilmez. Ancak mesele benim açımdan biraz ?geri alma?dan çok, uygulamanın hukuki zemini meselesi.

Bugün kazanılmış hak aylığına dayanarak 30 gün izin verilirse, bu uygulama yarın bir denetimde veya bireysel bir davada tartışma konusu olabilir. O noktada da sorun ?geçmiş izinler? değil, aynı durumda olan personel arasında farklı uygulamaların doğması olur. Bir yerde 30 gün verilirken başka bir yerde 20 gün verilmesi gibi bir karmaşa çıkar.

Yönetmelik ya da yasa değişikliği ihtimaline gelince; evet, maalesef ülkemizde çoğu zaman dediğiniz gibi önce fiilî durum oluşuyor, sonra mevzuat ona uyduruluyor. Ama bu da işin başka bir riski. Çünkü açık ve net bir yasal düzenleme gelene kadar geçen sürede herkes kendi yorumuna göre hareket ediyor ve bu da hem idareyi hem personeli tartışmalı bir alanda bırakıyor.

Benim derdim ?kesinlikle böyle olmalı? iddiası değil; mevcut kanun metni ve kavramlar üzerinden bakıldığında en az yoruma açık olan yaklaşımın hangisi olduğu. Yoksa yarın açık bir düzenleme yapılır, ?kazanılmış hak aylığı yıllık izinde esas alınır? denir, o zaman mesele zaten kapanır. Şu anki tartışma, mevzuatın bu haliyle neye izin verdiği meselesi.

m.r_f, 2 hafta önce

Yarın yargı kararıyla sizin dediğiniz hale gelirse en fazla sonrakiler için sorun olur. Daha önceden kullanılan izinleri geri alacak değiller ya. Hatta öyle bir yargılama söz konusu olsa, hemen yönetmeliği değiştirip fiili duruma uygun yasa yaparlar :) Biliyorsunuz bizde önce eylem gelir sonra yasa ona göre hazırlanır :D

Toplam 20 mesaj

Çok Yazılan Konular

Sözlük

Son Haberler

Editörün Seçimi