Burada anlatılan tablo, uzun yıllara yayılan idari işlemler ve yargı süreçleri nedeniyle bir ailenin nasıl yıpratıldığını net biçimde ortaya koyuyor. Konu kişisel bir tercih ya da keyfi bir talep değil; mahkeme kararlarıyla kazanılmış haklara rağmen idarenin tutarsız uygulamaları ve aynı olayda birbirini boşa düşüren görevlendirme kararlarıdır. Bu belirsizliğin en ağır bedelini ise eşler ve henüz dört yaşındaki bir çocuk ödemektedir.
Böylesi bir anlatıya eksi beğeni verilmesi, metnin içeriğinden çok eksi veren kişinin empati kurma kapasitesiyle ilgilidir. Başkasının yaşadığı zorluğu gerçekten okumadan, anlamaya çalışmadan verilen tepkiler forum ortamlarında sıkça görülmektedir. Bu tür yaklaşımlar yaşanan mağduriyeti azaltmadığı gibi, sorunun ciddiyetini de ortadan kaldırmaz.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, idarenin aynı kişi hakkında farklı zamanlarda tamamen zıt sonuçlar doğuran işlemler tesis edebilmesi ve bunun aile birliği üzerinde yarattığı tahribattır. Görevde yükselme, istinaf süreçleri, görevlendirmeler ve statü değişiklikleri teknik başlıklar gibi görünse de, arka planda ciddi bir psikolojik yorgunluk ve dağılma noktasına gelmiş bir aile gerçeği bulunmaktadır. Bu nedenle meseleye beğeni veya beğenmeme üzerinden değil, hak arama ve aile birliğinin korunması perspektifinden bakılması gerekir.
Burada anlatılan tablo, uzun yıllara yayılan idari işlemler ve yargı süreçleri nedeniyle bir ailenin nasıl yıpratıldığını net biçimde ortaya koyuyor. Konu kişisel bir tercih ya da keyfi bir talep değil; mahkeme kararlarıyla kazanılmış haklara rağmen idarenin tutarsız uygulamaları ve aynı olayda birbirini boşa düşüren görevlendirme kararlarıdır. Bu belirsizliğin en ağır bedelini ise eşler ve henüz dört yaşındaki bir çocuk ödemektedir.
Böylesi bir anlatıya eksi beğeni verilmesi, metnin içeriğinden çok eksi veren kişinin empati kurma kapasitesiyle ilgilidir. Başkasının yaşadığı zorluğu gerçekten okumadan, anlamaya çalışmadan verilen tepkiler forum ortamlarında sıkça görülmektedir. Bu tür yaklaşımlar yaşanan mağduriyeti azaltmadığı gibi, sorunun ciddiyetini de ortadan kaldırmaz.
Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, idarenin aynı kişi hakkında farklı zamanlarda tamamen zıt sonuçlar doğuran işlemler tesis edebilmesi ve bunun aile birliği üzerinde yarattığı tahribattır. Görevde yükselme, istinaf süreçleri, görevlendirmeler ve statü değişiklikleri teknik başlıklar gibi görünse de, arka planda ciddi bir psikolojik yorgunluk ve dağılma noktasına gelmiş bir aile gerçeği bulunmaktadır. Bu nedenle meseleye beğeni veya beğenmeme üzerinden değil, hak arama ve aile birliğinin korunması perspektifinden bakılması gerekir.