Editörler : E.Kayı Han
10 Şubat 2026 14:16

Mobbing Nedeniyle Kalem Değişikliği?

Arkadaşlar 6 aydır bir kalemde çalısıyorum. Gerek hakim, gerek müdür, gerek çalışanların tavırları ve davranışları cok sıkıntılı. kalem personelleri ağırlıklı bayan olduğu için cok ağız dalaşına girmiyorum. kendimide ezdirmiyorum. hakettiği dilden konusuyorum bazılarına.

fakat hakim ve müdür olsun, sürekli soruşturma acacakmış gibi, ve işi bilmemenin üzerimde yarattığı psikolojik baskıda eklenince işin içinden çıkılmaz bir hale girmeye başladı. tayin olup geldiğim yerde bu şekilde bir tavır ve tutumla karşılaşmayı beklememiştim.

siz siz olun ; yerinizden mutluysanız, memnunsanız, yol mesafe git gel (km acısından) problem yapmayın. bir atasözü vardır. ''yerinden oynayan 70 belaya uğrar'' buraya geldiğimdem beri başıma gelmeyen kalmadı.

İşi bilmiyorum; çünkü işi daha çok bilen diğer arkadaşla daha iyi hakim

- bana gelince sürekli ters ters bakmalar, azarlar gibi konuşma uslubu

- sürekli soruşturma ile tehdit etmesi

- yıllık izin istedim alt tarafı 3 gün 40 dereden su getirdiler

- her yaptığım hareket göze batıyor.

sayın memur arkadaşlar şimdi kalkıp konuyu HSK , Adalet Bakanlığı ilgili mercilere yazsam başıma bir sürü bela gelecek tahmin ediyorum. malum ekonomik şartlar istifada edemiyorum şu aşamada.

sizce ne yapmam lazım. sayın meslektaşlar? komisyona dilekçe verdim kalem değişikliği için reddettiler. tayin dilekçesi verdim eski çalıştığım yere dönmek istiyorum bir gelişme yok. gerçekten hayatımdan bezdim. saygılarımla..


Canimİstanbul
Aday Memur
10 Şubat 2026 14:22

çalıştığım bir iş mahkemesinde bana da aynısını yapıyorlardı toplu olarak

hakimi ayrı müdürü ayrı katipler ayrı

en sonunda patladım

soruşturma açıyorsan aç dedim

bas bas bağırdım

kendinize daha iyi bir katip bulun madem gönderin beni bu kadar kötüysem dedim

o oldu

sonra düzeldiler

kibarlık yapmayın

kabalıktan anlıyor mayaları


ulubatlihasan35
Aday Memur
10 Şubat 2026 17:45

değerli meslektaşım ;

demek ki bunların çoğu böyle ;

dediğin gibi kibarlıktan anlamıyolar.

kabalıktan anlıyorlar.

En Son bende o noktaya gelicem

3.hafta kalemdeki arkadaşın üzerine yürüdüm. bu sefer tepkim daha farklı olucak.

resmen sabır sınıyolar.

Canimİstanbul, 4 hafta önce

çalıştığım bir iş mahkemesinde bana da aynısını yapıyorlardı toplu olarak

hakimi ayrı müdürü ayrı katipler ayrı

en sonunda patladım

soruşturma açıyorsan aç dedim

bas bas bağırdım

kendinize daha iyi bir katip bulun madem gönderin beni bu kadar kötüysem dedim

o oldu

sonra düzeldiler

kibarlık yapmayın

kabalıktan anlıyor mayaları


İsmi Lazım Deil
Daire Başkanı
18 Şubat 2026 12:34

"6 aydır kalemde çalışıyorum" yazmışsın. 6 ayda işi öğrenemediysen açık ve net söylüyorum problem sendedir. İşine gelmese de gerçek bu. Ondan sonra bana niye ters ters bakıyorlar diyorsun. Yeni memur da değilsin. Sıfır memur bile 6 ayda iş öğrenir. Çoğu memur rahatı bozulmasın diye kasıtlı olarak iş öğrenmiyor. Bu kamu kurumlarının bir gerçeği.


Canimİstanbul
Aday Memur
18 Şubat 2026 17:32

Sen neden düzgünce konuşamıyorsun insanlarla?

İsmi Lazım Deil, 3 hafta önce

"6 aydır kalemde çalışıyorum" yazmışsın. 6 ayda işi öğrenemediysen açık ve net söylüyorum problem sendedir. İşine gelmese de gerçek bu. Ondan sonra bana niye ters ters bakıyorlar diyorsun. Yeni memur da değilsin. Sıfır memur bile 6 ayda iş öğrenir. Çoğu memur rahatı bozulmasın diye kasıtlı olarak iş öğrenmiyor. Bu kamu kurumlarının bir gerçeği.


İsmi Lazım Deil
Daire Başkanı
19 Şubat 2026 12:13

Düzgün olmayan kısım neresi?

Canimİstanbul, 3 hafta önce

Sen neden düzgünce konuşamıyorsun insanlarla?


Karizmaunl
Müsteşar Yardımcısı
19 Şubat 2026 13:48

Yaşadığın durum gerçekten zor ve yıpratıcı. İş yerinde huzursuzluk, baskı ve dışlanmışlık hissi insanın hem motivasyonunu hem de psikolojisini etkiler. Özellikle amir konumundaki kişilerin sürekli soruşturma açılacağı imasında bulunması, ters tavırlar sergilemesi ve en küçük hareketin bile sorun edilmesi çalışan üzerinde ciddi baskı oluşturur. Bu tür durumlar hukuken ve idari uygulamalarda psikolojik yıldırma yani mobbing kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olabilir. Böyle bir süreçte en önemli şey duygusal tepki vermek yerine bilinçli ve planlı hareket etmektir.

Öncelikle yaşanan her olayı tarih ve saat belirterek not etmeye başlamak gerekir. Söylenen sözler, davranış biçimleri, varsa tanıklar ve olayın geçtiği ortam mutlaka kayıt altına alınmalıdır. Çünkü mobbing iddialarında en önemli unsur somut delildir. Kayıt tutulmadığında iddiaların ispatı zorlaşır. Bunun yanında mümkün olan her durumda sözlü iletişim yerine yazılı iletişim tercih edilmelidir. İzin taleplerinin, görevle ilgili açıklamaların ve verilen talimatların yazılı olması hem yanlış anlaşılmaları önler hem de gerektiğinde resmi belge niteliği taşır.

Kalem değişikliği talebinin reddedilmiş olması sürecin bittiği anlamına gelmez. Red yazısının tebliğ tarihinden itibaren üst mercilere itiraz hakkı varsa kullanılmalıdır. Yapılacak başvurularda özellikle çalışma ortamında huzurun bozulduğu, psikolojik baskı oluştuğu ve görev verimliliğinin etkilendiği açık şekilde belirtilmelidir. Bu tür ifadeler başvurunun hukuki niteliğini güçlendirir. Amirlerin sık sık soruşturma açma tehdidinde bulunması da tek başına bir yaptırım anlamına gelmez. Disiplin soruşturması açılabilmesi için somut fiil, tutanak ve mevzuata dayanan gerekçe gerekir. Sadece sözlü tehditlerin hukuki bağlayıcılığı yoktur.

Sorun kurum içinde çözülemezse teftiş birimlerine, kamu denetçiliği kurumuna veya idari yargıya başvurma yolları da vardır. Bu başvurular sanıldığı gibi memur aleyhine sonuç doğuran riskli işlemler değildir; aksine çoğu durumda idareyi daha dikkatli davranmaya zorlar. Bu süreçte en önemli noktalardan biri ani kararlar vermemektir. Ekonomik şartlar ve kazanılmış haklar düşünüldüğünde istifa son seçenek olmalıdır. Önce tüm idari ve hukuki yollar tüketilmelidir.

İş yerinde baskı yapan kişiler çoğu zaman karşılık görmek ister. Bu nedenle tartışmaya girmek yerine kısa, sakin ve resmi ifadelerle cevap vermek en etkili yöntemdir. Talimat alındığında gereğini yapacağını belirtmek, tartışmayı uzatmamak ve kişisel polemiklerden uzak durmak hem profesyonel duruş sağlar hem de olası suçlamaların önünü keser. Yaşadığın durum senin yetersizliğinden değil, bulunduğun ortamın sorunlu olmasından kaynaklanıyor olabilir. Yeni gelen personele baskı yapılması bazı kurum kültürlerinde ne yazık ki görülebilen bir durumdur ve çoğu zaman geçicidir. Sabırlı, planlı ve belgeli hareket eden kişi bu tür süreçlerden genellikle güçlenerek çıkar.


Canimİstanbul
Aday Memur
19 Şubat 2026 13:51

Adamın kalemindekiler de aynı senin gibi işte.

Önyargılı, aşağılayıcı, bencil ve ağızlarının ayarı yok

İsmi Lazım Deil, 2 hafta önce

Düzgün olmayan kısım neresi?


Muka1453
Aday Memur
19 Şubat 2026 22:39

Eğer yer değiştirince sıfırdan başka bir kaleme gidip iş bilmiyorsan sorun yok ama 6 yıldır çalışıp aynı kalemde işi öğrenemediysen sorun sende olabilir kardeşim. Bak benimle aynı kalemde çalışan bir arkadaş var işe beraber başladık kelimenin tam anlamıyla sıfır. ben sorun sıkıntı yaşamak istemiyorum ama benimle aynı parayı alan bir meslektaşı sırtımda kambur gibi taşımakta istemiyorum. tabi senin durumunu bilmiyorum kendimden örnek verdim.

Karizmaunl
Müsteşar Yardımcısı
20 Şubat 2026 11:25

Arkadaş 6 yıl değil 6 aydır o kalemde görevliymiş.

Muka1453, 2 hafta önce
Eğer yer değiştirince sıfırdan başka bir kaleme gidip iş bilmiyorsan sorun yok ama 6 yıldır çalışıp aynı kalemde işi öğrenemediysen sorun sende olabilir kardeşim. Bak benimle aynı kalemde çalışan bir arkadaş var işe beraber başladık kelimenin tam anlamıyla sıfır. ben sorun sıkıntı yaşamak istemiyorum ama benimle aynı parayı alan bir meslektaşı sırtımda kambur gibi taşımakta istemiyorum. tabi senin durumunu bilmiyorum kendimden örnek verdim.

İsmi Lazım Deil
Daire Başkanı
20 Şubat 2026 13:14

Adamın kalemindekiler haklı. Sende bu arkadaşı savunduğuna göre sende aynı onun gibisin demek ki.

Ön yargılı bir yorum yapmadım, adam ne yazdıysa aynısını yazdım. Kendisi yazmış işi bilmiyorum diye, işi bilmiyorum diyene işi bilmiyorsun demek hakaret, aşağılama mı oluyor, cevap veremeyince saçmalamaktan öteye gidemiyorsun.

Canimİstanbul, 2 hafta önce

Adamın kalemindekiler de aynı senin gibi işte.

Önyargılı, aşağılayıcı, bencil ve ağızlarının ayarı yok


ÇOTANAK
Başbakan Müsteşarı
20 Şubat 2026 13:47

Bazı personel zehir gibidir işi bir kez gösterirsin anında anlar. Bazı personel vardır (kesinlikle başlık sahibini küçükmesek için demiyorum) bazı konuları yavaş anlar. Bu o personelin aklının kıt olduğu anlamına gelmez. Zekâ her insanda aynı değildir.

Öncelikle mutsuz olduğunuz bir kalemde daha fazla durmak size yarar değil zarar getirir. C.Başsavcısı ve komisyon başkanıyla konuşup yer değişikliği belki iyi olabilir ama gideceğiniz yerde sorun/larla karşılaşmayacağınızın garantisini size kimse veremez.

Yıllar önce, mesleğe ilk başladığım zamanlardı, benimle beraber işe başlayan arkadaşa işi öğretmesi için verilen kıdemli personel vardı, bir gün iş öğretmesi için verilen personel, o arkadaşa bir laflar söyledi, daha sonra yerinde olmadığını gördüm, lavaboya kadar aradım, arkadaşın ağladığını gördüm. Sonra onunla konuştum, bu senin kabahatin değil, sana bu işi öğretemeyen hödüğün kabahati, bu konuları kafana takma, hadi kaleme gidelim çalışalım demiştim.

Kalemde yaşananlar, maalesef kalemde kalmıyor. Umarım yaşadığınız sorunlar çözüme kavuşur. Burada sen öğrenememişsin, kabahat sendedir yorumunu yazan uslüp sorunu yaşayanların yorumlarını dikkate almayın.

Her zaman, moralinizi bozmamaya özen gösterin, stres yaptıkça bu iş insanı hasta eder.

Mesleğe ilk başladığımda şu anda Maraş'ta yazı işleri müdürü olan soyismi ÖZTÜRK olan abimin sözü her aklımdadır (hoş şu anda konuşmuyoruz, umarım bu yorumu görür de dönüş sağlar. ) tek mahkemede 500 esasa bakıyordum, haftanın 4 günü keşif bir günü duruşma vardı, hafta sonu da geliyorum işler yetişmiyordu, bu abimle konuşurken, abi işler çok yoğun, nasıl yapacağımı bilmiyorum demiştim, o da bana; " senin yoğun olduğunu bakanlıkta görüyor, kendini yormadan, üzmeden elinden geldiğince yapmaya çalış" minvalinde konuşmuştu.


Canimİstanbul
Aday Memur
20 Şubat 2026 14:05

6 aylık personel neticede.

Haklisiniz

ÇOTANAK, 2 hafta önce

Bazı personel zehir gibidir işi bir kez gösterirsin anında anlar. Bazı personel vardır (kesinlikle başlık sahibini küçükmesek için demiyorum) bazı konuları yavaş anlar. Bu o personelin aklının kıt olduğu anlamına gelmez. Zekâ her insanda aynı değildir.

Öncelikle mutsuz olduğunuz bir kalemde daha fazla durmak size yarar değil zarar getirir. C.Başsavcısı ve komisyon başkanıyla konuşup yer değişikliği belki iyi olabilir ama gideceğiniz yerde sorun/larla karşılaşmayacağınızın garantisini size kimse veremez.

Yıllar önce, mesleğe ilk başladığım zamanlardı, benimle beraber işe başlayan arkadaşa işi öğretmesi için verilen kıdemli personel vardı, bir gün iş öğretmesi için verilen personel, o arkadaşa bir laflar söyledi, daha sonra yerinde olmadığını gördüm, lavaboya kadar aradım, arkadaşın ağladığını gördüm. Sonra onunla konuştum, bu senin kabahatin değil, sana bu işi öğretemeyen hödüğün kabahati, bu konuları kafana takma, hadi kaleme gidelim çalışalım demiştim.

Kalemde yaşananlar, maalesef kalemde kalmıyor. Umarım yaşadığınız sorunlar çözüme kavuşur. Burada sen öğrenememişsin, kabahat sendedir yorumunu yazan uslüp sorunu yaşayanların yorumlarını dikkate almayın.

Her zaman, moralinizi bozmamaya özen gösterin, stres yaptıkça bu iş insanı hasta eder.

Mesleğe ilk başladığımda şu anda Maraş'ta yazı işleri müdürü olan soyismi ÖZTÜRK olan abimin sözü her aklımdadır (hoş şu anda konuşmuyoruz, umarım bu yorumu görür de dönüş sağlar. ) tek mahkemede 500 esasa bakıyordum, haftanın 4 günü keşif bir günü duruşma vardı, hafta sonu da geliyorum işler yetişmiyordu, bu abimle konuşurken, abi işler çok yoğun, nasıl yapacağımı bilmiyorum demiştim, o da bana; " senin yoğun olduğunu bakanlıkta görüyor, kendini yormadan, üzmeden elinden geldiğince yapmaya çalış" minvalinde konuşmuştu.


Muka1453
Aday Memur
21 Şubat 2026 15:56

Peki bu üstteki arkadaşdan bağımsız bir personelin en azından temel işi öğrenmesi gereken süre nedir? mesela bir personelin 2.5 yıldır müzekkere dahi yazamaması, toplam 10 mevcutlu duruşmada beyanları dahi yanlış alması, iş listesindeki hiçbir işten anlamaması, önünde müzekkere yazarken hangi mahallenin jandarma hangi mahallenin emniyet olduğunu belirten bir liste olmasına rağmen ısrarla yanlış yerlere yazması normal midir? Ben şahsen beraber işe başladığım bu arkadaşı idare edeceğim diye psikolojik sorunlar yaşamaya başladım. geçen güzel bir dille iş bölümü yapalım, iş yükü karşısında eziliyorum dediğimde konuşmamaya başladı.

Karizmaunl
Müsteşar Yardımcısı
23 Şubat 2026 11:31

Bu anlattığın tablo gerçekten yorucu bir çalışma ortamına işaret ediyor; özellikle aynı işi paylaştığın bir kişinin sürekli hatalarını telafi etmek zorunda kalmak insanı hem zihinsel hem duygusal olarak tüketir. Böyle bir durumda rahatsızlık hissetmen çok normal. Konuyu kişisel değil, mesleki ve idari açıdan değerlendirmek daha sağlıklı olur.

Kamu kurumlarında bir personelin temel işlerini öğrenmesi için kesin bir süreyi belirleyen tek bir mevzuat maddesi yoktur; çünkü bu süre yapılan işin niteliğine, kişinin eğitimine, göreve başlamadan önce aldığı hizmet içi eğitime ve iş yoğunluğuna göre değişir. Ancak uygulamada kabul edilen makul öğrenme süresi genelde birkaç ay ile bir yıl arasıdır. Özellikle kalem işleri gibi teknik yazışma ve usul bilgisi gerektiren görevlerde, personelin ilk yıl içinde temel işlemleri hatasız yapabilecek seviyeye gelmesi beklenir. İki buçuk yıl gibi uzun bir sürede hâlâ müzekkere yazamamak, duruşma beyanlarını doğru alamamak ve sürekli aynı tür hataları tekrar etmek normal kabul edilmez ve bu durum artık ?öğrenme süreci? değil ?mesleki yetersizlik veya ilgisizlik? olarak değerlendirilir.

Burada önemli olan nokta, bunun senin sorumluluğun olmamasıdır. Aynı birimde çalışıyor olman seni o kişinin performansından sorumlu yapmaz. Eğer iş yükü o kişinin eksikliği nedeniyle senin üzerine kalıyorsa bu durum amire bildirilmesi gereken idari bir sorundur. Bu bildirimin amacı şikâyet etmek değil, iş akışındaki aksaklığı resmi olarak görünür hale getirmektir. Sözlü söylemek yerine kısa ve resmi bir yazıyla ?iş dağılımı ve iş yükü dengesizliği nedeniyle görevlerin sağlıklı yürütülmesinde güçlük yaşandığını? belirtmek en doğru yöntem olur. Böyle bir bildirim hem seni korur hem de sorunun kurumsal çözümünü zorunlu hale getirir.

Ayrıca iş bölümü teklif ettiğinde konuşmamaya başlaması profesyonel bir tutum değildir. Kurum içinde iletişimi kesmek çözüm değil sorunu büyütür. Bu noktadan sonra bireysel çözüm aramak yerine konuyu amir düzeyine taşımak gerekir; çünkü iş organizasyonu çalışanların değil idarenin görevidir. Senin görevin kendi işini doğru yapmak ve üzerine düşeni yerine getirmektir, başkasının görev eksikliğini telafi etmek değil.


psyhcoo
Şef
23 Şubat 2026 13:38

mükemmelsin gpt.

Karizmaunl, 2 hafta önce

Bu anlattığın tablo gerçekten yorucu bir çalışma ortamına işaret ediyor; özellikle aynı işi paylaştığın bir kişinin sürekli hatalarını telafi etmek zorunda kalmak insanı hem zihinsel hem duygusal olarak tüketir. Böyle bir durumda rahatsızlık hissetmen çok normal. Konuyu kişisel değil, mesleki ve idari açıdan değerlendirmek daha sağlıklı olur.

Kamu kurumlarında bir personelin temel işlerini öğrenmesi için kesin bir süreyi belirleyen tek bir mevzuat maddesi yoktur; çünkü bu süre yapılan işin niteliğine, kişinin eğitimine, göreve başlamadan önce aldığı hizmet içi eğitime ve iş yoğunluğuna göre değişir. Ancak uygulamada kabul edilen makul öğrenme süresi genelde birkaç ay ile bir yıl arasıdır. Özellikle kalem işleri gibi teknik yazışma ve usul bilgisi gerektiren görevlerde, personelin ilk yıl içinde temel işlemleri hatasız yapabilecek seviyeye gelmesi beklenir. İki buçuk yıl gibi uzun bir sürede hâlâ müzekkere yazamamak, duruşma beyanlarını doğru alamamak ve sürekli aynı tür hataları tekrar etmek normal kabul edilmez ve bu durum artık ?öğrenme süreci? değil ?mesleki yetersizlik veya ilgisizlik? olarak değerlendirilir.

Burada önemli olan nokta, bunun senin sorumluluğun olmamasıdır. Aynı birimde çalışıyor olman seni o kişinin performansından sorumlu yapmaz. Eğer iş yükü o kişinin eksikliği nedeniyle senin üzerine kalıyorsa bu durum amire bildirilmesi gereken idari bir sorundur. Bu bildirimin amacı şikâyet etmek değil, iş akışındaki aksaklığı resmi olarak görünür hale getirmektir. Sözlü söylemek yerine kısa ve resmi bir yazıyla ?iş dağılımı ve iş yükü dengesizliği nedeniyle görevlerin sağlıklı yürütülmesinde güçlük yaşandığını? belirtmek en doğru yöntem olur. Böyle bir bildirim hem seni korur hem de sorunun kurumsal çözümünü zorunlu hale getirir.

Ayrıca iş bölümü teklif ettiğinde konuşmamaya başlaması profesyonel bir tutum değildir. Kurum içinde iletişimi kesmek çözüm değil sorunu büyütür. Bu noktadan sonra bireysel çözüm aramak yerine konuyu amir düzeyine taşımak gerekir; çünkü iş organizasyonu çalışanların değil idarenin görevidir. Senin görevin kendi işini doğru yapmak ve üzerine düşeni yerine getirmektir, başkasının görev eksikliğini telafi etmek değil.


ulubatlihasan35
Aday Memur
26 Şubat 2026 15:50

teşekkür ederim canım kardeşim, laftan anlamaz insanlar. anca başlarında kendilerine mobing yapan tiplerle calısırlar da o zaman dünya kaç bucak durumu anlarlar.başına gelmeyen bilemez

Canimİstanbul, 2 hafta önce

Adamın kalemindekiler de aynı senin gibi işte.

Önyargılı, aşağılayıcı, bencil ve ağızlarının ayarı yok

01 Mart 2026 17:12

Merhaba, bu meslekte kalem her şey. Çalıştığın kişiler iyi olursa iş yoğunluğunun hiç önemi olmuyor ama ne yazık ki vasıfsız ve aptal insanlarla çalışmak zorunda kalıyoruz. Katibinden hakimine çok problemli, iş yapamayan, anlamayan insanlar var. Bu insanların içinde iş öğrenmek zordur, öğrenmek ve çalışmak istemezsin çünkü.

Çalıştığınız mahkemeyi, derdest ve katip sayısını bilmiyorum ama bence bir katip birim fark etmez çalıştığı yeri 6 ayda hatim etmeli, edemiyorsa onda da problem vardır. Ben işe başladım 1. ayımda duruşmaya çıkıp karar yazmaya, 6. ayımda tek başıma 400 derdestli asliye hukuk mahkemesine bakmaya başladım çok uzun süre de mahkemeyi taşıdım. Tecrübeli bir katibin o yüzden uyap ve adliye tecrübesiyle gittiği birimi en geç 3 ayda tamamen bilir hale gelmesi lazım.

Sizin olayınızı bilemiyorum tabii bahsetmemişsiniz ama yapacağınız tek şey kesinlikle kendinizi ezdirmemek, tutanak ve soruşturmadan korkmamak ve sürekli kalem değişikliği için dilekçe vermek.

Ben işimiiyi yapmama rağmen hakimle bir iş eksik kaldı diye tartışma yaşamıştım, daha doğrusu o bana kızdı bağırdı çağırdı hiç istifimi bozmadan kalem değişikliği dilekçesi yazacağımı, artık eskisi gibi işi umursamayacağımı, bir daha bağırırsa mobbing uyguladığı için hskya ve pgmye şikayet edeceğimi söyledim. Onun üzerine mum gibi oldu, aramıza mesafe de girdi profesyonel bir şekilde çalışıyoruz 3 senedir daha hiç sıkıntı çıkmadı.

Karşınızdaki hakim/savcılar da bir ananın babanın çocuğu, yeri gelince sevin yeri gelince nefret edin ama asla korkmayın. MAAŞINIZI DEVLET VERİYOR, SİZİ DE BURAYA DEVLET ATADI. bu çakalların egosunu tatmin etmeyin. hele kalemdekiler ezmeye çalışıyorsa onlarla kavga edin. bol şanslar

Toplam 17 mesaj

Çok Yazılan Konular

Sözlük

Son Haberler

Editörün Seçimi