Bazı angaryalar, kendini bir cacık zanneden ve efendim hitabından başka bir şey bilmeyenler yüzünden oluyor. Duruşmada olsun diğer alanlarda olsun, beni toplum içinde tahkir edici hakim veya savcıya gerekli cevabı veririm. Ne kadar sessiz olursan o kadar çok laf yersin. Duruşmada yazı yazılmasına rağmen kurum cevap vermemişse, aramak nedir? Bunu duruşmada zabıt katibini veya maiyetinde çalışan farklı unvandaki personeli tahkir edici şekilde söyleyen hakime de " kamu kurumları yazılı bilgi istiyor, şifai bilgi istenildiğinde vermiyor, biz yazı yazdığımız halde cevap verilmemişse, savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz" cevabını vermek zor olmamalıdır. Diğer yandan, bu kurumdaki yalakalar bitmediği sürece bu işler bitmez. Yıllar önce adli yargıdayken hakim kararı yazmam için dosyayı bana verdi, yazmadım, gerekçesini farklı yazdım, kararın içeriğiyle hüküm fıkrası bir birine zıt oldu. Sonra gel beraber yazalım dedi ve duruşma salonunda o söyledi ben yazdım. Bizim arkadaşlar, hakim ve savcının her dediğini yaparsa ona yaranacağını zanneder. Hakim ve savcının çok kalitelileri vardır, mesleğe başladığım 2008 yılından bu yana halen konuştuğum hakimim var, Allah selamet versin. Bir insanı memnun ettikçe o insanın yapısı hazıra alışmışsa, senden daha fazlasını ister. Hal böyleyken, işiniz neyse onu yapın, hakim ve savcıyla kişisel alanlarımıza dikkat edin, işte iş yapın, onlar bizim aimirimiz arkadaşımız değil.
Bazı angaryalar, kendini bir cacık zanneden ve efendim hitabından başka bir şey bilmeyenler yüzünden oluyor. Duruşmada olsun diğer alanlarda olsun, beni toplum içinde tahkir edici hakim veya savcıya gerekli cevabı veririm. Ne kadar sessiz olursan o kadar çok laf yersin. Duruşmada yazı yazılmasına rağmen kurum cevap vermemişse, aramak nedir? Bunu duruşmada zabıt katibini veya maiyetinde çalışan farklı unvandaki personeli tahkir edici şekilde söyleyen hakime de " kamu kurumları yazılı bilgi istiyor, şifai bilgi istenildiğinde vermiyor, biz yazı yazdığımız halde cevap verilmemişse, savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz" cevabını vermek zor olmamalıdır. Diğer yandan, bu kurumdaki yalakalar bitmediği sürece bu işler bitmez. Yıllar önce adli yargıdayken hakim kararı yazmam için dosyayı bana verdi, yazmadım, gerekçesini farklı yazdım, kararın içeriğiyle hüküm fıkrası bir birine zıt oldu. Sonra gel beraber yazalım dedi ve duruşma salonunda o söyledi ben yazdım. Bizim arkadaşlar, hakim ve savcının her dediğini yaparsa ona yaranacağını zanneder. Hakim ve savcının çok kalitelileri vardır, mesleğe başladığım 2008 yılından bu yana halen konuştuğum hakimim var, Allah selamet versin. Bir insanı memnun ettikçe o insanın yapısı hazıra alışmışsa, senden daha fazlasını ister. Hal böyleyken, işiniz neyse onu yapın, hakim ve savcıyla kişisel alanlarımıza dikkat edin, işte iş yapın, onlar bizim aimirimiz arkadaşımız değil.
yatıksekiz , 3 hafta önce
Ben 15 yıllık katibim mahkemede de savcılıkta da çalıştım, bu meslekte hiç bir şeyin iyiye gittiğini görmedim, her zaman en çok çalışıp, en çok ezilip, en düşük maaşı alan memur biz olduk. Eskiden havuz parası varmış kalktı, döner parası varmış kalktı, nöbet izni/nöbet ücreti veriliyordu o da uygulanmıyor çoğu yerde, her gelen hakim/savcı/müdür jenerasyonu önceki jenerasyona göre işini katibe daha fazla yüklüyor. Teknoloji geliştikçe bizim iş yükü arttı yok onu özetle, yok bunu özetle, yok hemen ara cevap yazsınlar karara çıkaralım, yüz tane işlem yaparsın 1 tane hata çıkar azarın biri bin para, 20 sayfa karar yazasın teşekkürü falan geçtik sanki benim işimmiş gibi dosyayı önüme alıp karar yazmak aksine gider kararın içeriğinde bir cümle bulur mesela "Dosya kapsamına alındığı görüldü" değil "Dosya(mız) kapsamına alındığı görüldü yazacaksın" diye fırçalar vs. akşama kadar binbir stres. Yeni jenerasyon yani son 8-10 yıllık ve sonra alınan katiplerin çoğu kanserden kalp krizinden ölecekler çünkü gerçekten çok stresli her an her şey olabilir bu meslekte, her şey iyi gidiyor dersin bir bakarsın duruşma kaçağı var mesela, ya da tebligatın biri çıkmamış her an tetiktesin. Duruşmadan bir gün önce gelip dosya inceliyor hakim akşama kadar bir şey yok, ertesi gün duruşmanın ortasında "buradan cevap gelmemiş siz niye aramadınız" diye milletin içinde fırçalıyor, iyi de sen dün dosyaları incelemedin mi dün söyleseydin, yani yazsam roman olur da çok uzatmaya gerek yok abi, Allah sabır versin zabıt katiplerine. En çok çalışıp, en az övgüyü alan personel adalet bakanlığında zabıt katipleridir, garibim seslerini de çıkarmazlar ekmeğimden aşımdan olmayayım diye ama hepsinin yüzünde sessiz çığlıkları okunuyor, hepsi mutsuz, umutsuz, "acaba bugün ne fırça yiyeceğim" diye gidiyor mesaiye, akşam oluyor "çok şükür bugün başımıza bir şey gelmedi" diye çıkıyor mesaisinden evine gidiyor. Hakim duruşma yoksa doğru düzgün mesaiye gelmez, mübaşir duruşma yoksa ortalıkta görünmez, müdürlerin çoğu işini katibe bırakır, hizmetlinin dünya umrunda değil, aşçılar saat 10'da gelir 16:'da çıkar ramazan ayında hiç gelmez, temizlikçiler ayrı bir dünya zaten olan gariban katibe oluyor adliyede her zaman. Yazacak çok şey var da dediğim gibi, neyse..... Allah sabır versin zabıt katiplerine. Sonuç olarak benim umudum yok, neyini iyileştirecek bizim sorunumuz para değil ki, bugün maaşın 60 bin TL yerine 75 bin TL olsa iş hayatında ne değişecek, her şey aynı devam, yani bizim sorunumuz maaş değil, maaş olsa 60 binden 75'e çıkarsınlar ne değişcek ki, HİÇ BİR ŞEY.