İzniniz ile öncelikle 657 sayılı Kanun?un 4/B maddesine yapılacak küçücük ekleme ya da çıkarma ile kamuda nasıl tasarruf edebileceğimizden başlayalım.
657 sayılı Kanun?un B maddesinde ?Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir?? hükmü yer alıyor.
657 sayılı Kanun?un B maddesine 19/1/2023 - 7433/2 md. ile Ek paragraf eklendi ve ?Bu fıkranın diğer paragraflarındaki hükümler ile özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde Cumhurbaşkanınca belirlenecek pozisyon unvanlarında çalıştırılmak üzere işin geçici olması şartı aranmaksızın sözleşmeli personel istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edilen sözleşmeli personelden aynı kurumda üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar bu sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde talepte bulunmaları hâlinde bulundukları yerde aynı unvanlı memur kadrolarına atanır?? bu paragraf gereği artık sözleşmeli personel istihdamlarında zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde çalıştırılabilme kuralı hükmünü yitirmiş oldu. Ancak, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen kamu hizmeti görevlileridir hükmü maalesef uygulanmaya devam etmektedir.
Mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmalarına kar verilmesinin oluşturduğu gereksiz iş yükü ile maliyetini izniniz ile örnek üzerinden açıklayayım. Örneğin A kurumuna 2024 yılının kasım ayında ilk sözleşmesini imzalayıp başlayan sözleşmeli personelin sözleşmesi sadece 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli oluyor. 1 Ocak ile 31 Aralık 2025 tarihleri arası için yeni bir sözleşme yapılıyor ve önceki sözleşmenin devamı sayılıyor, 1 Ocak ile 31 Aralık 2026 için yeniden, 1 Ocak ile 31 Aralık 2027 için yeniden yapılıyor. Aynı kurumda 3 yılını doldurduysa 2027 yılının Kasım ya da Aralık ayında kadroya geçmek için başvurusu alınıyor ancak geçiş işlemleri zaman aldığından 1 Ocak ile 31 Aralık 2028 için de sözleşme hazırlanması, imzalatılması gerekiyor. Bu normal şartlarda çalışan bir sözleşmeli personel için geçerli olan durum. Eğer sözleşmeli personel bu dönemde askere giderse, ücretsiz doğum iznine ayrılırsa vb. mazeretlerle ayrıldığında sözleşmesi fesih edilmiş sayılıyor ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin esaslara göre sözleşmeli personel pozisyonları belirli sürelerle saklı tutulabiliyor yeniden bu süre içerisinde hizmete alınmak isterse yeni sözleşme imzalıyoruz ve bu süreç tamamen fiziksel ortamda yürütülüyor. Bir sözleşmenin 3- 5 nüsha hazırlandığını, paraflı nüshanın kurumdan kuruma değişmekle birlikte 5-10 kişi tarafından paraf edildiğini ve en son atamaya yetkili makam tarafından imzalandığını ve artık kamuda işe alım yönteminin çok istisnai haller dışında 657 sayılı Kanun?un 4/B maddesi kapsamında yapıldığını hatırlatmak isterim.
Oysa mevzuatta mali yılla sınırlı sözleşme imzalama ibaresi 3+1 kuralına tabi sözleşmeli personel için kaldırılsa, bu personel askere gittiğinde, ücretsiz doğum iznine ayrıldığında sözleşmesi fesih edilmiş sayılır yerine askıya alınır yazsa ve hiçbir mali ve özlük hakkı ödenmeksizin askıda kalsa, sözleşmeli personelin ve kamu kurumunun mali yılbaşından bir ay öncesinden haber vermek üzere 1 Ocak tarihinden geçerli sözleşmeleri yenilenmemiş sayılabilse:
Kamuda sayıları yüzbinleri bulan sözleşmeli personel için bir defa
sözleşme imzalama süreci olmasına bu sayede on binlerce kamu görevlisinin
sözleşme yenileme ya da fesih işlemleriyle uğraşmamasına, bu personelin daha
verimli işlerde kullanılabilmesine, kamuda kırtasiye ve tüketim malzemesi
giderlerinin azalmasına, orta ve üst düzey yöneticilerin de Ülkemiz için daha
önemli ve gerekli konularda sosyal politikalar üretmesi için zaman
ayırabilmesine fırsat verecektir.
Ülkemizin değerli Devlet Büyüklerinden, bürokrasinin içerisinde şu
ya da bu gerekçe ile bulunan bürokratlarından, sendikalardan beklentimiz kamu
görevlilerinin mümkün olduğu kadar Devletine faydalı olacak gerekli yani olmazsa
olmaz işlerle uğraşmalarını sağlamak olmalı.
İzniniz ile öncelikle 657 sayılı Kanun?un 4/B maddesine yapılacak küçücük ekleme ya da çıkarma ile kamuda nasıl tasarruf edebileceğimizden başlayalım.
657 sayılı Kanun?un B maddesinde ?Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir?? hükmü yer alıyor.
657 sayılı Kanun?un B maddesine 19/1/2023 - 7433/2 md. ile Ek paragraf eklendi ve ?Bu fıkranın diğer paragraflarındaki hükümler ile özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde Cumhurbaşkanınca belirlenecek pozisyon unvanlarında çalıştırılmak üzere işin geçici olması şartı aranmaksızın sözleşmeli personel istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edilen sözleşmeli personelden aynı kurumda üç yıllık çalışma süresini tamamlayanlar bu sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde talepte bulunmaları hâlinde bulundukları yerde aynı unvanlı memur kadrolarına atanır?? bu paragraf gereği artık sözleşmeli personel istihdamlarında zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde çalıştırılabilme kuralı hükmünü yitirmiş oldu. Ancak, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen kamu hizmeti görevlileridir hükmü maalesef uygulanmaya devam etmektedir.
Mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmalarına kar verilmesinin oluşturduğu gereksiz iş yükü ile maliyetini izniniz ile örnek üzerinden açıklayayım. Örneğin A kurumuna 2024 yılının kasım ayında ilk sözleşmesini imzalayıp başlayan sözleşmeli personelin sözleşmesi sadece 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli oluyor. 1 Ocak ile 31 Aralık 2025 tarihleri arası için yeni bir sözleşme yapılıyor ve önceki sözleşmenin devamı sayılıyor, 1 Ocak ile 31 Aralık 2026 için yeniden, 1 Ocak ile 31 Aralık 2027 için yeniden yapılıyor. Aynı kurumda 3 yılını doldurduysa 2027 yılının Kasım ya da Aralık ayında kadroya geçmek için başvurusu alınıyor ancak geçiş işlemleri zaman aldığından 1 Ocak ile 31 Aralık 2028 için de sözleşme hazırlanması, imzalatılması gerekiyor. Bu normal şartlarda çalışan bir sözleşmeli personel için geçerli olan durum. Eğer sözleşmeli personel bu dönemde askere giderse, ücretsiz doğum iznine ayrılırsa vb. mazeretlerle ayrıldığında sözleşmesi fesih edilmiş sayılıyor ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin esaslara göre sözleşmeli personel pozisyonları belirli sürelerle saklı tutulabiliyor yeniden bu süre içerisinde hizmete alınmak isterse yeni sözleşme imzalıyoruz ve bu süreç tamamen fiziksel ortamda yürütülüyor. Bir sözleşmenin 3- 5 nüsha hazırlandığını, paraflı nüshanın kurumdan kuruma değişmekle birlikte 5-10 kişi tarafından paraf edildiğini ve en son atamaya yetkili makam tarafından imzalandığını ve artık kamuda işe alım yönteminin çok istisnai haller dışında 657 sayılı Kanun?un 4/B maddesi kapsamında yapıldığını hatırlatmak isterim.
Oysa mevzuatta mali yılla sınırlı sözleşme imzalama ibaresi 3+1 kuralına tabi sözleşmeli personel için kaldırılsa, bu personel askere gittiğinde, ücretsiz doğum iznine ayrıldığında sözleşmesi fesih edilmiş sayılır yerine askıya alınır yazsa ve hiçbir mali ve özlük hakkı ödenmeksizin askıda kalsa, sözleşmeli personelin ve kamu kurumunun mali yılbaşından bir ay öncesinden haber vermek üzere 1 Ocak tarihinden geçerli sözleşmeleri yenilenmemiş sayılabilse:
Kamuda sayıları yüzbinleri bulan sözleşmeli personel için bir defa
sözleşme imzalama süreci olmasına bu sayede on binlerce kamu görevlisinin
sözleşme yenileme ya da fesih işlemleriyle uğraşmamasına, bu personelin daha
verimli işlerde kullanılabilmesine, kamuda kırtasiye ve tüketim malzemesi
giderlerinin azalmasına, orta ve üst düzey yöneticilerin de Ülkemiz için daha
önemli ve gerekli konularda sosyal politikalar üretmesi için zaman
ayırabilmesine fırsat verecektir.
Ülkemizin değerli Devlet Büyüklerinden, bürokrasinin içerisinde şu
ya da bu gerekçe ile bulunan bürokratlarından, sendikalardan beklentimiz kamu
görevlilerinin mümkün olduğu kadar Devletine faydalı olacak gerekli yani olmazsa
olmaz işlerle uğraşmalarını sağlamak olmalı.