Altı paragraf yazmışsınız, ikisinde bakana saldırmak, birinde bakanı istifa demek ifadeleri var.
Saldırı ve eleştiri aynı şey değil. Eleştiriden, fikirlerin ayrılığında gelişime doğru açılan bir kapı vardır. Dolayısı ile eleştiri yolu kapatılmamalıdır.
Yine bunları yapanı ahlaksızlıkla itham etmişsiniz. Bu cidden hoş değil. Bakana haksızlık ediliyor, demek başka; ahlaksız demek başka şeyler.
Okullarda tedbir alacaklar sadece öğretmenler, nöbetçi öğretmenler, nöbetçi idareciler, müdür yardımcıları, müdür başyardımcıları, müdürler değildir. Yürütmeyi temsil edenlerin kararları ve ilgili mevzuatı düzenlenmeyen yine ilk erk ve yasama erkinin sorumlulukları vardır. Burada değil okul paydaşları İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin bile hakkı yoktur.
Yıllardır öğretmenler darp edilirken, öğretmenlik mesleğinin itibarı yerle bir edilirken: öğretmenler yatıyor, öğretmenler çalışmıyor diyenler; öğretmenler KPSS'de şu kadar düşük puanla (ki denilen rakamlar atananları puanın yarısı değil, zira herkes atanmıyor) atanıyor diyerek niteliksizlerini -yalan bir ifade ile- kamuya bildirenler; tasarruf tedbirleri altında öğrencilerin hakkını yiyenler; gönüllü adı altında zorunlu angaryalarla öğretmenleri yıldıranlar; okul müdürlerine, öğretmenlere mobbing uygulayanlar bardağa damlayan kanla bu kadar da eleştiriyi hazmetliler.
Altı paragraf yazmışsınız, ikisinde bakana saldırmak, birinde bakanı istifa demek ifadeleri var.
Saldırı ve eleştiri aynı şey değil. Eleştiriden, fikirlerin ayrılığında gelişime doğru açılan bir kapı vardır. Dolayısı ile eleştiri yolu kapatılmamalıdır.
Yine bunları yapanı ahlaksızlıkla itham etmişsiniz. Bu cidden hoş değil. Bakana haksızlık ediliyor, demek başka; ahlaksız demek başka şeyler.
Okullarda tedbir alacaklar sadece öğretmenler, nöbetçi öğretmenler, nöbetçi idareciler, müdür yardımcıları, müdür başyardımcıları, müdürler değildir. Yürütmeyi temsil edenlerin kararları ve ilgili mevzuatı düzenlenmeyen yine ilk erk ve yasama erkinin sorumlulukları vardır. Burada değil okul paydaşları İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin bile hakkı yoktur.
Yıllardır öğretmenler darp edilirken, öğretmenlik mesleğinin itibarı yerle bir edilirken: öğretmenler yatıyor, öğretmenler çalışmıyor diyenler; öğretmenler KPSS'de şu kadar düşük puanla (ki denilen rakamlar atananları puanın yarısı değil, zira herkes atanmıyor) atanıyor diyerek niteliksizlerini -yalan bir ifade ile- kamuya bildirenler; tasarruf tedbirleri altında öğrencilerin hakkını yiyenler; gönüllü adı altında zorunlu angaryalarla öğretmenleri yıldıranlar; okul müdürlerine, öğretmenlere mobbing uygulayanlar bardağa damlayan kanla bu kadar da eleştiriyi hazmetliler.
Fanuba1045 , 4 gün önce
Bu üzücü olay üzerinden Bakana saldırmak hata olur, burda basına yansıdığı kadar şizofreni hastası olan bu çocuk ailesinin imzası ile hastaneden çıkartılıyor, cinayet sebebi asli olarak bu,
Tabi arka planda sorun kaynağı zorunlu eğitim, kesinlikle zorunlu eğitim kalkmalı,
Bu üzücü olayı Bakan istifa diye kullanmaya kalkmak ahlaksızlıktır,
Milli ve manevi değerlerden yoksun yetişen nesiller var, buda sorun kaynağı olarak görülmeli,
Ramazan ayı etkinliklerine karşı kin ve nefreti olanların bu üzücü olay üzerinden Bakan a saldırmalarını ne ahlaki ne vicdani nede hukuki olarak doğru bulmuyorum
Ayrıca Suça Sürüklenen Çocuk tabirinin acilen kaldırılıp en son Adalet Bakanının ifade ettiği 12 yaş sınırına kadar cezai ehliyet getirilmelidir, malesef bu cezasızlık algısıda bu çocukların suç işlemlede onlara cesaret veriyor, avrupada yanlış hatırlamıyorsam 10 yaşa kadar cezai ehliyeti indiren ülkeler var