Öncelikle geçmiş olsun. Bir kamu görevlisi olarak, yaşadığın bu süreçte hukuki haklarını aramanın en doğal hakkın olduğunu ve bu durumun bakanlığı karşına almak gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirtmek isterim. İdare hukukunda açılan davalar şahıslara veya makamlara karşı değil, idarenin tesis ettiği işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla açılır. On İkinci Kalkınma Planı hedefleri ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda, idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olması şeffaf ve hesap verebilir bir yönetimin gereğidir.
Disiplin cezalarına karşı izlemen gereken yol ve dikkat etmen gereken hususlar şunlardır.
Disiplin cezalarına karşı itirazın reddedilmesi üzerine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açma hakkın bulunmaktadır. Senin durumunda muhatap doğrudan bakanlık değil, disiplin cezasını veren makamın bağlı bulunduğu idari yapıdır. İnfaz ve koruma memuru olduğun için davanı Adalet Bakanlığına karşı açman usul gereğidir ancak bu durum senin mesleki geleceğine engel teşkil edecek bir husumet olarak görülmemelidir.
Dava dilekçende hem usul hem de esas yönünden hataları net bir şekilde belirtmelisin. Usul yönünden savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, soruşturma sürelerine uyulup uyulmadığı ve soruşturmacının tayini gibi teknik detaylar önemlidir. Esas yönünden ise isnat edilen fiilin yasada belirtilen tanımla uyuşup uyuşmadığını, fiilin somut delillerle ispat edilip edilmediğini ve verilen cezanın ölçülülük ilkesine uygunluğunu vurgulamalısın.
Hukuk sistemimizde alt ceza uygulaması idarenin takdir yetkisindedir ancak bu yetki mutlak ve sınırsız değildir. Sicilinin temiz olması nedeniyle bir alt ceza olan uyarı verilmiş olması idarenin lehine bir durum gibi görünse de, eğer disiplin suçunu oluşturan fiil hiç işlenmemişse veya deliller yetersizse cezanın türüne bakılmaksızın iptali mümkündür.
Çevrendeki kişilerin bakanlığı karşına alırsın gibi söylemleri hukuki dayanaktan yoksundur. Kamu görevlileri, idarenin hatalı işlemlerine karşı yargı yoluna başvurarak hem kendi haklarını korur hem de idarenin daha hukuki çerçevede çalışmasına katkı sağlar. Eğer işlemin haksız olduğuna ve usul hataları yapıldığına inanıyorsan, süresi içinde idare mahkemesine başvurmanı öneririm. Bu süreçte bir avukattan hukuki destek alman veya dilekçeni hazırlarken mevzuata hakim bir uzmana danışman yararına olacaktır.
Öncelikle geçmiş olsun. Bir kamu görevlisi olarak, yaşadığın bu süreçte hukuki haklarını aramanın en doğal hakkın olduğunu ve bu durumun bakanlığı karşına almak gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirtmek isterim. İdare hukukunda açılan davalar şahıslara veya makamlara karşı değil, idarenin tesis ettiği işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla açılır. On İkinci Kalkınma Planı hedefleri ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda, idarenin her türlü eylem ve işleminin yargı denetimine tabi olması şeffaf ve hesap verebilir bir yönetimin gereğidir.
Disiplin cezalarına karşı izlemen gereken yol ve dikkat etmen gereken hususlar şunlardır.
Disiplin cezalarına karşı itirazın reddedilmesi üzerine tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açma hakkın bulunmaktadır. Senin durumunda muhatap doğrudan bakanlık değil, disiplin cezasını veren makamın bağlı bulunduğu idari yapıdır. İnfaz ve koruma memuru olduğun için davanı Adalet Bakanlığına karşı açman usul gereğidir ancak bu durum senin mesleki geleceğine engel teşkil edecek bir husumet olarak görülmemelidir.
Dava dilekçende hem usul hem de esas yönünden hataları net bir şekilde belirtmelisin. Usul yönünden savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, soruşturma sürelerine uyulup uyulmadığı ve soruşturmacının tayini gibi teknik detaylar önemlidir. Esas yönünden ise isnat edilen fiilin yasada belirtilen tanımla uyuşup uyuşmadığını, fiilin somut delillerle ispat edilip edilmediğini ve verilen cezanın ölçülülük ilkesine uygunluğunu vurgulamalısın.
Hukuk sistemimizde alt ceza uygulaması idarenin takdir yetkisindedir ancak bu yetki mutlak ve sınırsız değildir. Sicilinin temiz olması nedeniyle bir alt ceza olan uyarı verilmiş olması idarenin lehine bir durum gibi görünse de, eğer disiplin suçunu oluşturan fiil hiç işlenmemişse veya deliller yetersizse cezanın türüne bakılmaksızın iptali mümkündür.
Çevrendeki kişilerin bakanlığı karşına alırsın gibi söylemleri hukuki dayanaktan yoksundur. Kamu görevlileri, idarenin hatalı işlemlerine karşı yargı yoluna başvurarak hem kendi haklarını korur hem de idarenin daha hukuki çerçevede çalışmasına katkı sağlar. Eğer işlemin haksız olduğuna ve usul hataları yapıldığına inanıyorsan, süresi içinde idare mahkemesine başvurmanı öneririm. Bu süreçte bir avukattan hukuki destek alman veya dilekçeni hazırlarken mevzuata hakim bir uzmana danışman yararına olacaktır.