Gerek yapılan araştırmalar gerekse sahadaki tecrübelere göre hazırlanan ve zaman zaman yenilenen bir mevzuat.
Kurallar başta anlatılıyor. Şahsen yeni bir sınıf aldığımda (özellikle dokuzuncu sınıf rehberliğinde) ilk başta mevzuat hakkında bilgi veririm. Hatta rehberi olmadığım sınıflarda dahi konu hakkında bilgi veririm. Kendi haklarını bilmeleri açısından da bunun önemi üzerinde dururum. Forumda yaptığım gibi sorularını -vakit ayırdığım derste ya da vakit varsa- mevzuat maddelerini bizzat etkileşimli tahtada gösteririm. Kopya ile ilgili hususları sınavlardan önceki haftada hatırlatırım. Sınav zamanı sınıf ortamını kopya çekilmeyecek hale getirmeye çalışıp önden uyarımı yaparak başarılar dilerim. Sınav esnasında teşebbüsü hissettiğim anda önce bakışla, sonra yanına giderek, sonra arkadaşlarına hissettirmeden sözlü uyarırım. Bunlara rağmen teşebbüs gerçekleşirse kağıdını alırım. Henüz teşebbüs aşamasında kaldıysa -tekrarında ne olacağını belirterek- işleme koymam. Eğer teşebbüs fiiliyata geçtiyse yani kağıda yazıldıysa ve kopya malzemesi ile yakalandıysa bu kadar sonra işlemi uygularım ki sınav anında bile en az üç dört aşma gerçekleşir. Kuralları da -dıştan belirtmesek de bazen içten en sevdiğimiz öğrenciler olabiliyor- şahıs farketmeksizin adil şekilde uygulamaya çalışırım. Burada ders içinde gerçekleşen ani durumlar söz konusu değil. Ve süreç öğrenciyi cezalandırma değil toplumun kuralları olduğu, hak meselesi vb. birçok husus öğretilmeye çalışılır. Çocuklar da genelde sevdiği öğretmenden özür diliyor. "0" alacak almaktan değil de size karşı mahcup oldum..., diyor. Biz de inşallah diğer sınavda iyi alırsın, deyip çalışma metotları ve sınavlara hazırlıkla alakalı (başka dersse hocaya ya da rehberliğe yönlendirme) birşeyler söylüyoruz. Yani epey bir aşama var.
Disiplin ya da Davranış Değelendirme Kurulu bir süreç. Bu süreçte zaten rehberlik değerlendirmesi, öğrenci savunması vb. hususlar var. Ben notu buradan çıkan karar sonrası giriyorum. Disiplin rehberliğin bir parçası yani. Rehberliği ve tecrübeyi de barındırıyor. Ceza alınsa dahi hemen en üst seviyeden cezalar verilmiyor. Aşama aşama veriliyor.
Bu arada 8. sınıf öğrencisi hatta öncesinde (ilkokulda sınav yok diye biliyorum, puanlama herhalde ders etkinliklerine katılım, gözlem formları ve süreç odaklı değerlendirmelerle yapılıyor.) kişi artık soyut düşünme aşamasında Hayata hazırlanmak için bazen bu tip şeylerle karşılaşması normal. Ve diğer öğrencilerin durumu ve adalet olgusu da gözden kaçırılmamalı.
Yıllar önce -ortaokulda- farklı bir iki uygulamamla konuyu kapatayım, diyeceğim ama yazı çok uzadı.
Gerek yapılan araştırmalar gerekse sahadaki tecrübelere göre hazırlanan ve zaman zaman yenilenen bir mevzuat.
Kurallar başta anlatılıyor. Şahsen yeni bir sınıf aldığımda (özellikle dokuzuncu sınıf rehberliğinde) ilk başta mevzuat hakkında bilgi veririm. Hatta rehberi olmadığım sınıflarda dahi konu hakkında bilgi veririm. Kendi haklarını bilmeleri açısından da bunun önemi üzerinde dururum. Forumda yaptığım gibi sorularını -vakit ayırdığım derste ya da vakit varsa- mevzuat maddelerini bizzat etkileşimli tahtada gösteririm. Kopya ile ilgili hususları sınavlardan önceki haftada hatırlatırım. Sınav zamanı sınıf ortamını kopya çekilmeyecek hale getirmeye çalışıp önden uyarımı yaparak başarılar dilerim. Sınav esnasında teşebbüsü hissettiğim anda önce bakışla, sonra yanına giderek, sonra arkadaşlarına hissettirmeden sözlü uyarırım. Bunlara rağmen teşebbüs gerçekleşirse kağıdını alırım. Henüz teşebbüs aşamasında kaldıysa -tekrarında ne olacağını belirterek- işleme koymam. Eğer teşebbüs fiiliyata geçtiyse yani kağıda yazıldıysa ve kopya malzemesi ile yakalandıysa bu kadar sonra işlemi uygularım ki sınav anında bile en az üç dört aşma gerçekleşir. Kuralları da -dıştan belirtmesek de bazen içten en sevdiğimiz öğrenciler olabiliyor- şahıs farketmeksizin adil şekilde uygulamaya çalışırım. Burada ders içinde gerçekleşen ani durumlar söz konusu değil. Ve süreç öğrenciyi cezalandırma değil toplumun kuralları olduğu, hak meselesi vb. birçok husus öğretilmeye çalışılır. Çocuklar da genelde sevdiği öğretmenden özür diliyor. "0" alacak almaktan değil de size karşı mahcup oldum..., diyor. Biz de inşallah diğer sınavda iyi alırsın, deyip çalışma metotları ve sınavlara hazırlıkla alakalı (başka dersse hocaya ya da rehberliğe yönlendirme) birşeyler söylüyoruz. Yani epey bir aşama var.
Disiplin ya da Davranış Değelendirme Kurulu bir süreç. Bu süreçte zaten rehberlik değerlendirmesi, öğrenci savunması vb. hususlar var. Ben notu buradan çıkan karar sonrası giriyorum. Disiplin rehberliğin bir parçası yani. Rehberliği ve tecrübeyi de barındırıyor. Ceza alınsa dahi hemen en üst seviyeden cezalar verilmiyor. Aşama aşama veriliyor.
Bu arada 8. sınıf öğrencisi hatta öncesinde (ilkokulda sınav yok diye biliyorum, puanlama herhalde ders etkinliklerine katılım, gözlem formları ve süreç odaklı değerlendirmelerle yapılıyor.) kişi artık soyut düşünme aşamasında Hayata hazırlanmak için bazen bu tip şeylerle karşılaşması normal. Ve diğer öğrencilerin durumu ve adalet olgusu da gözden kaçırılmamalı.
Yıllar önce -ortaokulda- farklı bir iki uygulamamla konuyu kapatayım, diyeceğim ama yazı çok uzadı.
Mavi.Ufuklar , 1 ay önce
Hocam ben şuna çok şaşırdım: 8. sınıfa giden bir öğrencinin kopya çekti diye hemen disipline sevk edilebiliyor olması. Disiplin son çare olarak önleyici bir uygulama olmalıdır. İlk akla gelen şeyin disiplin olmaması lazım. Disiplinden önce veliyle birlikte bir değerlendirme toplantısı yapılması olsun, sonrasında bir rehabilitasyon uygulaması yapılması olsun, bir takım uygulamalara gidilmelidir. Mevzuat bakımından da doğrudan disipline başvurmanın önünün kapatılması gerektiğini düşünüyorum. Disipline başvurmadan önce bir takım önleyici, öğrenciyi kazanmaya yönelik mecburi uygulamalar getirilmelidir, sonrasında disiplin kurulu. Bu konu başlığındaki gibi, sırf kopya çekti diye doğrudan disipline sevk etmek bir felaket. Böyle basit bir eğitim sistemi olmamalı.