Editörler : **sude**
«192021222324252627282930»
27 Ağustos 2007 20:31

tde 80
Aday Memur

maviyesil1907

iki kadın ve bir adamın şairi kim beni bilgilendirir misiniz?

28 Ağustos 2007 19:50

mrarsenic
Kapalı

Çaresizliğinde Tanıdım Seni

Bunca yıl sevdalarında hep

Acı ve hüzün yaşamışsın,

Benim yaşadığım gibi,

Ama artık yorulmuşsun,

Meğer seninle, farklı yerlerde

Aynı kaderi paylaşmışız.

Seni, kendim gibi

Mutsuz ve umutsuz bir halinde buldum,

Öyle tanıdım.

Belki de bu yüzden sana gelişim

Sana uzak yollardan geldim

Hadi unutalım geçmişi,

Geleceğe birlikte bakalım,

Yeni umutlarımız, hayallerimiz olsun.

İçinde sadece mutluluk olan.

Hüzün diye bir şey olmasın

Bundan sonra.

Acı ve sevinçlerimizi sadece

İkimiz paylaşalım.

Kimseler bilmesin,

Öğrenmesin duygularımızı,

Sadece sen ve ben bilelim..

Mutluluğa ulaşmanın yollarını arayalım,

Uğraşalım , çabalayalım

Ama hiç umudumuzu yitirmeden

Yitirmeyelim ki sonunda ulaşalım..

Yaşanması gereken ne varsa ,

Birlikte yaşayalım paylaşalım..

Varlığımla sana acı vermek için değil,

Sonsuz mutluluğu verebilmek için geliyorum.

Hadi yıkılan umutlarımızı ,

Yeniden yeşertelim..

Ben inanıyorum..

Bunu yapabiliriz.

Beni ,

Sana, Allah tarafından gönderilmiş

Bir melek olarak kabul et..

Alıp seni yükselteyim göklere,

Mutluluklar diyarına?

Ne dersin bitanem

Benimle,

Sonsuz mutluluğa gelir misin ?

Benim umudum da sen olur musun?

29 Ağustos 2007 13:33

mamostecivan24
Aday Memur

Sizin Hiç Babanız Öldü mü?

Sizin hiç babanız öldü mü?

Benim bir kere öldü, kör oldum.

Yıkadılar, aldılar, götürdüler.

Babamdan ummazdım bunu kör oldum.

Siz hiç hamama gittiniz mi?

Ben gittim lambanın biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum.

Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

Söylelemesine maviydi kör oldum

Taslara gelince hamam taslarına

Taslar pırıl pırıldı ayna gibiydi

Taslarda yüzümün yarısını gördüm

Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

Yüzümden ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

29 Ağustos 2007 13:44

mamostecivan24
Aday Memur

bu şiiri ilk gördüğümde abartısız o zamanki ruh halimin etkisiyle üç gün elimden indirmedim.sizlen paylaşmak istedim

29 Ağustos 2007 15:36

rojb@s62
Genel Müdür

Cemal Süreyanın bu lirik dolu şiir güzel bir şiir, ancak şiirn ilginç tarafı Camel Süreya bu şiiri babsı ölmeden önce yazıyor. Nasılki Kars iline gitmeden Kars adlı şirini yazdığı gibi. Genç yaşta annesini kaybetmenin acısıyla yüzleşen şair, üvey annesindne çok çektiği için babasına karşı hep ikircilikli belkide azda olsa kin dolu büyümüştür.

Hem erken yaşta anne ve kardeş kaybı, hem ona çektiren bir üvey anne tipolojisi altında yaşayarak büyüyen bir şair o. Suçluluk, kızgınlık ve erken gelem bir öllüm tınısıyla büyüyen bir bünye onunki.

Camel Süreya bu şiir babası dediğim gibi babası ölmeden 4 yıl önce yazmıştır. Daha sonra vereceği bir röportajda" keşke hiç böyle yaşamasaydımda yazamasaydım" diyeceği şiirleri arasında sayacaktır onu. Ama hayatın gerçekliği bir yerde onu yakalayacak, ve sıkıca bırakmayacaktır.

29 Ağustos 2007 19:07

mamostecivan24
Aday Memur

rojbaş teşekkür ederim güzel yorum aslında şairler biraz da acı tüccarlarıdır.malzeme bulamadı mı üretir

29 Ağustos 2007 22:05

p-empati-d
Kapalı

NE ICINDEYIM ZAMANIN

Ne icindeyim zamanin,

Ne de busbutun disinda;

Yekpare genis bir anin

Parcalanmis akisinda,

Bir garip ruya rengiyle

Uyumus gibi her sekil,

Ruzgarda ucan tuy bile

Benim kadar hafif degil.

Basim sukutu oguten

Ucsuz, bucaksiz degirmen;

Icim muradima ermis

Abasiz, postsuz bir dervis;

Koku bende bir sarmasik

Olmus dunya sezmekteyim,

Mavi, masmavi bir isik

Ortasinda yuzmekteyim

29 Ağustos 2007 22:06

p-empati-d
Kapalı

EDEBİYATÇILAR YADA EDEBİYATA İLGİ DUYANLAR BU ŞİİR DE ÇOK DERİN İFADELER OLDUGUNU DÜŞÜNÜYORUM HERKES FİKRİNİ NE ANLADIGINI YAZABİLİRMİ...

29 Ağustos 2007 22:19

hakkadost
Aday Memur

Anne...

Benim geldiğim yerlerde, geceler yıldızsızdır

Gökyüzü desensiz kara çarşaf gibi örter üstümü...

İşte, o yüzdendir, başımı dizlerine koyup gökyüzüne bakmam

O yüzdendir, zamanı koparıp ortadan, yıldızlara yolculuk yapmam

Gözlerinde yıldız aramam, o yüzdendir hep...

Benim geldiğim yerlerde

Güneşin bulut arkasından yüzünü göstermesi pek enderdir

O yüzden, çiçekler kokularından bi haber açarlar

Bütün ihtişamlarıyla süslerken zengin bahçelerini

Ne kadarda yoksuldurlar...

Benim, kaya diplerinde açan, boynu bükük menekşelerime hasretim, o yüzdendir

O yüzdendir, kokularını ciğerlerimi yırtarcasına içime çekişim...

Benim geldiğim yerlerde

Genellikle kül rengi sabahlara uyanırım ben

Puslu bulanık havalara aşinayım

O yüzden, yağmurludur gözlerim

O yüzdendir mavilere özlemim...

Anne...

Benim geldiğim yerlerde, ayaz bakışlı insanlar vardır

Soluktur benizleri

Uzanıp tuttuğum, her el buzdandır, o yüzden üşür hep ellerim

Avuçlarındayken bırakma ısıt ellerimi

Nasılda özlemişim, seni ve memleketimi...

30 Ağustos 2007 13:02

mamostecivan24
Aday Memur

.........teşekkürler

30 Ağustos 2007 14:47

mrarsenic
Kapalı

Bekle Beni/Anemon

Bekle beni bekle geliyorum

Çiğ düşmüş tan vakti olacak

Tam vakti olacak

Yola çıkışım.

Yalın ayak taslara basarak

Dikenler batarak

Pusudan kaçarak

Kursun sıkarak

Düşerek kalkarak

Hasretinden yanarak

Bekle beni bekle geliyorum.

Elimde bir karanfil

Mahzun, sefil

Doğan güne bakarak

Sevinç naraları atarak

Çiğ gibi apansız

Yalnız, yapayalnız

Bekle geliyorum

Bekle beni bekle

Seni istiyorum.

(Anemon isimli kitaptan)

30 Ağustos 2007 15:42

sunsad
Kapalı

Sevgilerde

Sevgileri yarınlara bıraktınız

çekingen, tutuk, saygılı.

bütün yakınlarınız

sizi yanlış tanıdı.

bitmeyen işler yüzünden

(Siz böyle olsun istemezdiniz)

bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

kalbinizi dolduran duygular

kalbinizde kaldı

siz geniş zamanlar umuyordunuz

çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.

yılların telaşlarda bu kadar çabuk

geçeceği aklınıza gelmezdi.

gizli bahçenizde

açan çiçekler vardı,

gecelerde ve yalnız.

vermeye az buldunuz

yahut vakit olmadı

30 Ağustos 2007 16:30

matelojist
Aday Memur

Kalbim etten bir organ sadece,

Kalbim yüreğim olur sen gelince...

30 Ağustos 2007 21:33

sgl
Aday Memur

Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

Şimdiye kadar kazanmış olduklarını, bundan sonra kazanabileceklerini, vazgeçemeyeceklerini, yıllarca koruduklarını, daha yıllarca muhafaza etmek istediklerini...

Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

Herkesin yaşamak istediği bir kişisel hayatı vardır ve onu yaşayabilmesi için arkada bıraktığı şeyleri düşünmemesi gerekir. Bilmelidir ki o birçok şeyi istediği zaman bütün evren ona yardımcı olur. Herkes yüreğinin sesini dinlemeyi ve yüreğinin diliyle konuşmasını öğrenmek zorundadır.

Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

Bulduğun ve arkada bıraktığın için seni tedirgin eden aşk önünü kesmesin. Kişisel hayatını gerçekleştirmeni engellemesin. Yeter ki bulduğun ve arkada bıraktığın aşk ''saf madde''den yapılmış olsun. Üzerinden bin yıl geçmiş bile olsa, orada, o biçimde, senin bıraktığın haliyle duruyor olacaktır. Çürümeden, bozulmadan... Ve sen, nasılsa günün birinde oraya döneceksin.

Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

Korkularını, tedirginliklerini, kafa karışıklıklarını, beni seviyorumlarını, ben onu seviyorumlarını, onunla yaşayabilir miyimlerini...

Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

İhanet senin beklemediğin bir darbedir. Ama sen, yüreğini tanıyacak olursan, sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır. Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın. Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle, en iyisi onun söylediklerini dinlemek. Böylece kendisinden beklemediğin bir darbe indiremeyecektir kesinlikle, sana.

Arkada bıraktığın şeyleri düşünme!

Kendi yolunda yürü. Başını dik tut. Kendini yenilmiş hissetme. Kişisel hayatını yaşa. Kahramanı, baş rol oyuncusu sensin. Bu senin öykün. sen sadece yaşa. Yüreğinin sesini dinleyerek, yüreğinin diliyle konuşarak yaşa!

http://groups.google.com.tr/group/siirvesen

mrarsenic

30 Ağustos 2007 21:48

MersinA
Daire Başkanı

Hayat Nedir Anne?

Benim hiç sapanım olmadı anne,

Ne kuşları vurdum, ne kimsenin camını kırdım...

Çok uslu bir çocuk değildim ama

Seni hiç kırmadım, hep boynumu kırdım.

Ben hayatım boyunca bir tek kendimi vurdum!

Suskun görünsem de, fırtınalı ve mağrurdum anne.

Bir mızrak gibi, aynada hep dik durdum anne!

Ben sana hiçbir gün laf getirmedim, leke sürmedim.

Ama göğsümü çok hırpaladım, kalbimi çok yordum...

Ben hayatım boyunca,

En çok kendimi ARADIM, kendimi sordum!

Benim hiç sevgilim olmadı anne,

Ne bir yuva kurdum, ne bir gün şansım güldü...

Öpemeden bir bebeğin gıdısından...

Kimi yürekten sevdiysem, o yüreğini başkasına böldü...

Bir muhabbet kuşum vardı, o da yalnızlıktan öldü...

Sen beni hep, göğsünde acılarla mı doğurdun anne?

Yoksa evlat diye, koca bir taş mı doğurdun anne?

Eziyet değilim, zahmet değilim, musibet hiç değilim;

Bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!

Doğurdun da beni, ne ile yoğurdun anne?

Benim hiç hayalim olmadı anne...

Ne seni rahat ettirdim, ne kendim ettim rahat...

Bir mutluluk fotoğrafı bile çektirmedim.

Bu hayat! Kaybolmuş bir anahtar kadar sahipsiz mi anne...

Ne omzumda bir dost eli, ne saçımda bir şefkat...

Say ki yollardan akan, şu faydasız çamurdum anne...

Say ki ıslanmaktım, üşümektim, say ki yağmurdum anne!

Bunca yıldır gözyaşını, hangi denizlere sakladın?

Oy ben öleyim, sen beni ne diye doğurdun anne?

Hayat nedir, nedir ki anne; bir oyun, bir masal değil mi?

Bak, kırıldı oyuncaklarım... Ömrüm gitti, sevdam bitti...

İnan, ben hiç büyümedim ki...

Yusuf HAYALOĞLU

31 Ağustos 2007 13:10

özgürlük savaşçısı
Aday Memur

Gene de Bak Arkana(Şiir)

Gidişin çok feci oldu

İçimdeki umutlar tek tek yok oldu

Sanki alnıma dayandı silahın namlusu

Dur gitme desem sıkacaksın kurşunu....

Sen cansın,

Sen ağlatansın,

Sen sevdasın,

Yaşayamadığımsın,

Camdan dışarı bakıyorum

Saat öğlen ama hava karanlık,

Yağmuru seyrediyorum,

Belki gelirsin diyerek seni bekliyorum...

Tek bıraktın beni bu yolda

Tam ağlayacaktım

Gökyüzüne baktım,

Ordan diledim seni son defa

Belki gelirsin diye bana....

31 Ağustos 2007 19:05

E l b r u z
Yasaklı

 

 

01 Eylül 2007 13:11

özgürlük savaşçısı
Aday Memur

Çölde Bir Kardelen

Baksam uzunca

Gözlerinin beni içine çeken derinliğine

Bir damla yaş bu anın resmini kaydetse

Ve yanaklarımdan elime süzülse yavaşça

Kristalden bu kürenin içinde

Güzelliğini gözlerinin saklasam usulca.

Zamanın durduğu o anı

Hapsedilmiş ölümsüz güzelliğini

Cebimde korusam bir ömür boyu.

Bilirmisin kardelen çiçeğini ey sevgili,

Gülümseyen sevimli yüzünü

Gördün mü hiç karların soğuk yüzünün arasından

Seyrederken asice gökyüzünü.

Ne bir umutsuzluk bulunur yüzünde

Ne kaşlarını çatma kışın soğuğunda,

Yüreğinde toplayıp bütün renklerini dünyanın

Bembeyaz bu dünyaya inat

Bir renk cümbüşü sunmanın

Derdindedir sadece

Kaderin garip tecellisi işte

Yazın en sıcak bu anında

Bir kardelen çiçeği açtırdı

Soğuktan donmuş kalbimde şimdi

Aşkın garip oyunları

Güzeller güzeli bu kardelen çiçeğini

Açtırıp kalbimin çölünde

Bıraktı çölün sıcaklığında benimle.

Bedenimin bencilliğinin çölünde,

Oysa bir damla su kaldı şimdi

Yeni açmış bu çiçeğe verirsem o damlayı

Boynu bükülmeyecek bilirim

Renklerine bir renkte

Benim yüreğimin rengini katacak

Ve açmayacak kar dolu bir başka kışa kadar

Az önce açtığı yerde

Kapatırken yapraklarını usulca

Bir başka soğukta açmak üzere

Bir tohum bırakacak açamadığı bu yere

Kapatmanın zamanıdır şimdi

Güzeller güzeli çiçek

Sevgiyle örülmüş yapraklarını

Beklemek lazımdır baharı

Belki de hiç gelmeyecek

Geride kalmış bu tohumu

Kahrolarak yakacağım kendi ateşimle

Acımasız alevler arasında

Yok olacak kendi benliğimle

Gözlerimden akan yaşlar

Ne kadar çok olursa olsun

Söndüremeyecek o ateşi

Durmayacağım son bir ümitle

Ta ki gözlerimde yaş kalmayana kadar

Ateşin alevi sönecek zamanın o anında

Son bir damla kalmayacak göz damarımda

Tek bir damla sadece

Söndürecek oysa son kalan alevi

Tekrar hiç olmanın son anında

Cebimdeki o yaş gelecek aklıma,

Geriye kalan son bir resim

Kaybolduğum o simsiyah aydınlıktan

Elime aldığım o son damlaya

Gözpınarım kurumuş olarak bakacak

Büyülenmiş olarak bakıp kalacağım

Güzelliğinin bu saklı resmine

Hiç açmayacağını bilerek bir daha

İzin vereceğim yüreğimdeki

Son tohumun yanmasına.

02 Eylül 2007 09:27

Kül kedisi
Kapalı

Gece Nöbeti

Daha az seviyorum seni..

Giderek daha az..

Unutur gibi seviyorum..

Azala azala..

Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..

Daha az seviyorum seni..

Kendini iyileştiren bir yara gibi..

Daha az..

Ve zamanla..

Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..

Uzak dağ kışlalarında..

Görmüyoruz birbirimizi..

Usul usul sis iniyor..

Kopmuş yollara..

Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..

Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..

Sevgilim sevgilim

Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin

Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

Artık daha az seviyorum seni..

Unutur gibi..ölür gibi daha az..

Yeniden ödetiyorum kendime

Onca aşkın öğretemediğini..

Kolay değildi..

Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..

Kaç acı birden imtihan etti beni..

Bir tek gece vardır insanın hayatında..

Ömür boyu sürer nöbeti..

Bu da öyleydi..

İyi ol..

Sağ ol..

Uzak ol..

Ama bir daha görme beni..

Murathan Mungan

02 Eylül 2007 18:43

mrarsenic
Kapalı

Unutmadım

Ne yazılmalı ki silinip gitmesin, ne söylenmeli ki unutulup bitmesin. Sessizlikle başlayan bir hikaye bu. Eğer başladığı gibi bitecekse sonu, yaşanan her ne varsa sil, gitsin.Hayallerde gerçek gibi yaşarken seni, umutlarda bitti bir zaman, sevgiler de. Seni seviyorum çünkü ne zaman şiir okusam, mısralarından sen akıyorsun, gözlerimden yaşlar süzülüp resmine damlıyor, sessizlik sararıyor içimde, susuyorum.

Tam buldum dediğin anda kaybetmek nedir bilir misin? Atılmışlığı hissettiğin oldu mu? Hayaliyle yaşamayı ezberledin mi? Delicesine sevdiğin ama onun seni sevmediğini öğrendiğin o anı hiç yaşadın mı? Onun eksik yanlarını bile sevebildin mi ? Terkedilişe ilk defa görüyormuş gibi baktın mı? Elvedasız ayrılıklar acıttı mı içini? Göz kapaklarına inat, uyumadığın oldu mu gecelerce? Sadece mum ışığının aydınlattığı odanda onu düşündüğün oldu mu saatlerce? Ellerin onsuz kaldığında üşüdün mü? Duyuyorum susuyorsun, yine susuyorsun, tıpkı o zamanki gibi söylemiyorsun.

Seni seviyorum çünkü her gün biraz daha tükenirken her şey, benliğim sessizce inliyor ben susuyorum. Bir an elinden tutuyorum, biran sonra belki de tamamen elimden kayıp gitmiş oluyorsun, anlayamıyorum.Yine sensiz kalıyor kollarım, yine ıslanıyor gözlerim. Yaşamam için tek nedenimdin sen. Fakat binlerce sebep vardı seni sevmem için.

Seni seviyorum çünkü yaşanacak bütün imkansızlıklarda sen varsın. Bir yerlerim acıyor durmaksızın. Sessizliğin çok şey söylese de bazen susmanda incitir beni. Bilirim, belki de en iyi ben bilirim ki, susmasını bilmek, bildiğini söylemekten daha zor. Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik, bizi birbirimizden ayırdı bile. Yenildik dostluğumuza, zamana, yalnızlığa, yenildik işte! Sinsice sardı sessizlik, böyle birdenbire, ansızın... ve ben hala unutmam gerektiğini söyleyenlere inanmıyorum.

Hissettiklerimi söylemektense dost kalmayı, seni sensiz yaşamaktansa susmayı

tercih ederim. Senin beni sevme fikri bile beni mutlu edebilecek kadar güzel

ve asil!

Seni seviyorum çünkü sen benim siyah beyaz dünyamı renklendiren o çok az şeyden birisin. Sensiz her andan korktum, korkuyorum. Alıp gitme ellerini, alıp gitme gülüşlerimi, götürme düşlerimi. Sen benden gittin gideli öyle bıktım ki sensiz kendimden.

Seni seviyorum çünkü hala bir şeyler var vazgeçemediğim. Ben herkes için şiir yazmazdım, bu hep tuhaf gelmişti. Fakat şimdi senin için şiir yazmamak tuhaf geliyor. Bu yıllarca sürecek ve de hiç dinmeyecekmiş gibi düşünürken görüyorum ki anlamını yitiren bir şeyler var aramızda.

Seni seviyorum çünkü tam her şeyden vazgeçmiştim ki, karanlığımın perdesini yırttı ellerin. Ama yine direndik sessizliğe, hala konuşulmadan kalan öyle çok şey var ki! "Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor"

Nasıl söyleyeceğini sende bilmiyorsun besbelli.. Susman gerekiyor diye susuyorsun belki de, dostluğumuz için..

Kalbim sendeyken her adımda, aklım sendeyken her dakika, unutmadım, unutamadım işte

Toplam 2359 mesaj
«192021222324252627282930»
 
ANKET
Sizce, memur zammının, Hakem Kuruluna kalması iyi mi oldu?