Editörler : **sude**
12345678910111213»
27 Mayıs 2007 23:14

Ş@h-in
Müsteşar

Gün olur, alır başımı giderim,

Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda

Şu ada senin, bu ada benim,

Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

-Orhan Veli-

27 Mayıs 2007 23:20

Ş@h-in
Müsteşar

Dünyanın en güzel kadını oydu

Saçlarını tarasa baştan başa rumeli

Otursa ama hiç oturmaz ki

Kan kadını rüzgardı atların

Hep andım ne yaşanır olduğunu

-Cemal Süreya-

28 Mayıs 2007 00:03

sude_nazz50
Daire Başkanı

pencereden gün ışığı nasıl süzülürse içeriye,

sevgi de gönlüne öyle dolar.

ne zaman,nasıl geldiği bilinmez.

hiçbir töresi,kuralı da yoktur sevgin.

oyun değildir,

kapris degildir,

gelip geçici heves degildir.

sevgi gece gibi içine çöker ve yıldız ışıldar.

SEVGİ ile doluysan asla karanlıkta kalmazssın..

28 Mayıs 2007 10:43

wishbone
Kapalı

Gül Yarası

avuçlarında kaybolan ellerimle

sana uzanıyorum

tutup yeşertmek için seni

sözcüklerimiz birer yarasa

gün ışığında uçamıyor

yakana asılı bir utanç olmuş

göğsüne takılan saçlarım

ellerim o kadar az

kollarım o kadar kısa ki

eksiklikler getiriyorum sana

düşle yamanmış sevda

gece aynalara düşünce

karışıyor saçlarım

bir ben bir deniz tutuyor seni

konuştuğun uçurumlarda

yankılanan ismimin isim anası kim

gözlerimi al

defter aralarında kurut şimdi

benim sustuğum sözcükler

düşlerinden mektup olur çıkar mı...

kendini kanatmadan

alabilir misin gülü avucuna...

S. Köse

28 Mayıs 2007 10:45

sscan
Kapalı

SEVMEK BAŞINDA HEYECAN SONUNDA İSE ACI VERİYOR.HEMDE DAYANILMASI YAŞANILMASI KATLANILMASI ZOR.SONRADA O ACIYA ALIŞMA DÖNEMİ BAŞLIYOR.ARTIK O ACI ÖYLESİNE İÇİNDE YER EDİYOR ÖYLESİNE ALIŞIYORSUN Kİ SENDEN BİR PARÇA GİBİ KALIYOR.SEVMEK AH!SEVMEK

28 Mayıs 2007 12:59

marufhancakir
Aday Memur

sevmek kadar sevilmekte bir acının yara bandıdır.Ama gerçekten sevmek yar deyip yardan yara almaktır

28 Mayıs 2007 13:00

marufhancakir
Aday Memur

GECEYE ŞİİR

Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün;

Gelin, gelin, onu açın geceler!

Beni yâdedermiş gibi, bütün gün

Ötün kulağımda, çın, çın, geceler!

Geceler çekmeyin benimçin hüzün,

Gelin siz, ruhumu tenimden süzün;

Bırakın nâşımı yerde gündüzün,

Gölgemi alın da kaçın geceler!

28 Mayıs 2007 13:58

wishbone
Kapalı

Ben Seni Her Yerde

.

Ben seni çocukluğumun yaz günlerinde buldum,

bayram sabahlarında köylerin

yatır taşlarıyla ovulurken bedenim

bağlanmış dilek çaputlarında yoksulluğunu gördüm de

durup birdenbire utanmam

ve türkülere yaslanmam bundandır.

.

Ben seni panayır çadırlarında buldum

zar sallamalarda, kasnaklarda

bezginliği gizleyen allıklarınla

hisseli tiyatroların yayılan çığlıklarında

dost beslemelerde buldum da düğüm düğüm

dalıp saçındaki gülü düşünmem

yağmur akşamlarında üşümesi kollarımın bundandır.

.

Ben seni dağlarda, ovalarda buldum, kentlerde

kliniklerde upuzun, kan içinde

gecekondu sokaklarında, genelevlerde

adli tıpta -kolları mühürlü.

Ben seni her yerde ayrı güzel -ayrı tutuklu

yıllardır ben seni can içinde.

.

İnatla kadınlığımı bilemem

ve yüksek sesle konuşmam bundandır.

.

Zerrin Taşpınar

28 Mayıs 2007 14:03

meyman_k
Şef

Allegro

birgün başımızda sevda rüzgarları eserse

deli deli yıldırımlar düşerse yüreğimize

"al bir yudum pınarından özgürlüğün,

rüzgarından sevdamızın çek bir soluk"

yaşamın vişne rengi dudakları vardır sevgilim

öpüşün kadar sıcak ve tatlı

"seni benden ne bu duvar ayıracak, ne bu kapı

seni ne bu kara kara gelen ölüm"

çünkü ölüm;

yiğit ve sevecen bir yaşamın

umutlu günlere sunulmasıdır.

canlı bir gül gibi somut

ölümün vişne rengidir dudakları kimi kez

gülümser dudakların gibi titrek ve dokunaklı

bu gece

ne bir yıldız ne ay var

hüzün dolarsa bu gece yarısı içine

"çek bir soluk rüzgarından sevdamızın"

çevir gözlerini güneşin doğacağı yere.....

A. Kadir

28 Mayıs 2007 14:15

cennaz
Aday Memur

Ne güzel şey hatırlamak seni:

ölüm ve zafer haberleri içinden,

hapiste

ve yaşım kırkı geçmiş iken...

Ne güzel şey hatırlamak seni:

bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin

ve saçlarında

vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının...

İçimde ikinci bir insan gibidir

seni sevmek saadeti...

Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,

güneşli bir rahatlık

ve etin daveti:

kıpkızıl çizgilerle bölünmüş

sıcak koyu bir karanlık...

Ne güzel şey hatırlamak seni,

yazamak sana dair,

hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:

filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,

kendisi değil

edasındaki dünya...

Ne güzel şey hatırlamak seni.

Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:

bir çekmece

bir yüzük,

ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.

Ve hemen

fırlayarak yerimden

penceremde demirlere yapışarak

hürriyetin sütbeyaz maviliğine

sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

Ne güzel şey hatırlamak seni:

ölüm ve zafer haberleri içinde,

hapiste

ve yaşım kırkı geçmiş iken

28 Mayıs 2007 15:00

parodi
Genel Müdür

Merhaba..Önce Cennazın soruusu hala geçerliyse,cevabını vermek isterim.Tahir ile Zührenin şiirini "Saat 21-22 Şiirleri"nde bulabilirsin.Ve bu da benden olsun;

YAŞAMAYA DAİR

Yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksınbir sincap gibi meselâ,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,

yani, o derecede, öylesine ki,

meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

yahut, kocaman gözlüklerin,

beyaz gömleğinle bir laboratuvarda

insanlar için ölebileceksin,

hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

hem de en güzel, en gerçek şeyin

yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

yaşamak, yani ağır bastığından.

1947

28 Mayıs 2007 15:22

wishbone
Kapalı

Cennaz-Bilgetonyukuk ve verdiği bigi ve katkıları nedeni ile Parodi nickli arkadaşa teşekkür ederim..

-------------------------------------------------------------

BİR FOTOĞRAFA

.

Karşımdasın işte...

Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.

Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.

Tıkandığım o an,

Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,

Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.

Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.

Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.

Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,

bitti artık hepsi...

.

Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.

Bakış açım belli oldu yine.

Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.

Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.

Dağlara çarptım her esişimde.

Yollara küfrettim her gidişinde.

.

Demiştim sana hatırlarsan:

"Önemli olan 'zamana bırakmak' değil,

'zamanla bırakmamak'tir.."

Şimdi bana, geçen o zamanın

Unutulmaz sancısı kalır

.

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?

Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

.

NAZIM HİKMET RAN

28 Mayıs 2007 16:15

cennaz
Aday Memur

teşekür ederim parodi.bende şuan nazım hikmetin yaşamaya dair şiirini okuyordum.

Bu dünya soğuyacak,

yıldızların arasında bir yıldız,

hem de en ufacıklarından,

mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,

yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,

hatta bir buz yığını

yahut ölü bir bulut gibi de değil,

boş bir ceviz gibi yuvarlanacak

zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,

duyulacak mahzunluğu şimdiden.

Böylesine sevilecek bu dünya

"Yaşadım" diyebilmen için...

28 Mayıs 2007 17:05

mrarsenic
Kapalı

Sensizlik

Sensizlik, maziden gelen sesler arasında

Yitip maviliğe giderken

Mavilik ihanetleri anlatıyor

Gökyüzüne!..

Çehren, boş çerçevelerde ışıldıyor

Yeniliklerin yaşandığı cefalarla dolu ömrümde.

Sen, deniz aşırı kumsallarda yürürken

Hüzünleri kırıp geçen umutlar, yollara

Yollar, yıllara dönüşüyor geriye dönüp bakmadan!..

Duraklarda bekleyen yok artık

Sessiz bayırlarda yürüyen dostlar yok artık

Ay yüzlü güzel kız!

Seni arıyorum çöllerde.

?Seni unutmak mümkün mü!..

Derdi şairin biri

Sensizliğe mahkumken

Başka gönüllere yol verip

Seni unutmak mümkün mü!

Aldanışları yaşamak

Aldatmak sana benzeyenleri

Anlık duygularla sana ihanettir

Sana bakar gibi başka gözler bakmak

Şu koca surlarla çevrili kentte

Gül ve senin ay yüzün,

Kalbimdeki mavilik sevdasına

Eşlik ediyor;

Maziye lanetler okuyarak.

Senin ay yüzünle hançerler saplıyor/

Masmavi gökyüzü bağrıma!..

Geceleri esen Sam yeli

Nidasıyla hüzünler,

Sensizliği örtercesine

Esaretlerle eşkler yağdırıyor bağrıma

Senin ay yüzün ve gül!

Bir bulut olsan ve gelip

Sur kentine oluk oluk yağmur olup yağsan,

İçimdeki acıları Dicleye sürüklesen,

Mazideki hatalarımı unutursan?

Sonra güneş olup aydınlatsan ıslak sokakları

Ve umutla doldurup bağrımı yine

Çekip gitsen tersine

Peşinde umutlar bırakarak

Ay yüzlü güzel!..

28 Mayıs 2007 20:41

Ş@h-in
Müsteşar

poyraz hocam bu senin için :)

*********************************

Eski libas gibi aşıkın gönlü

Söküldükten sonra dikilmez imiş

Güzel sever isen gerdanı benli

Her güzelin kahrı çekilmez imiş

-Seyrani-

28 Mayıs 2007 21:19

mrarsenic
Kapalı

Güz Düşünceleri

Bu sabah gökyüzü daha bir yorgun,

Daha bir dumanlı,

Daha bir derin!

Şu anda, omzumdan tanıdık bir el,

Tutup silkelese şöyle bir güzel,

Kurtulsam yükünden düşüncelerin

29 Mayıs 2007 11:30

wishbone
Kapalı

YERÇEKİMLİ KARANFİL

.

Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde

Oysaki seninle güzel olmak var

Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi

Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda

Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte

Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel

O başkası yok mu bir yanındakine veriyor

Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle

Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil

Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk

Birleşiyoruz sessizce

.

EDİP CANSEVER

29 Mayıs 2007 11:43

mrarsenic
Kapalı

Yokluğunda

Ve senin yoklugunda

Esi bulunmaz bir izdirap yasiyor su beden

Bu kör talihimize inat

İnsan bir veda ederdi gitmeden

Yikilmis arzularin altinda

Geceye bekcilik ederken

Sensin...

İki damla yas olup gözlerimden süzülen

29 Mayıs 2007 14:57

Ş@h-in
Müsteşar

Dünya hay huyuna koştum ha koştum

Düz yol arar iken sarplara düştüm

Hüroğlu morarmış rengine şaştım

Beyazlık ararken karalanmışım

-Hüroğlu-

29 Mayıs 2007 15:25

hebefrenik2006
Kapalı

gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki

çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben

koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken

bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim

ömrümü bir yudumda ellerinden içerim

gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki...

N.H.R.

Toplam 2359 mesaj
12345678910111213»
 
ANKET
Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu'nun karşı karşıya geldiği program, fikrinizi değiştirdi mi?