Editörler :
20 Şubat 2005 02:13   


3- (BANKA) Maaşın Dondurulması
Bu konuya ilişkin daha önce yazmış olduğunuz yazıları ve yayınlamış olduğunuz mahkeme kararlarını bu bölüme kopyalayınız
20 Şubat 2005 02:33

kupa
Müsteşar Yardımcısı
 

BU KONUDA ALINAN DANIŞTAY KARARI AŞAĞIDADIR:

 

T.C.
DANIŞTAY
BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2003/5342
Karar No: 2004/2240

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü
Ulus - ANKARA
Vekili :
Karşı Taraf :
İsteğin Özeti : İzmir 2. İdare Mahkemesi?nin 26.3.2003 tarihli E: 2002/1422, K: 2003/465 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Cevabın özeti : Cevap verilmemiştir.
Danıştay Tetkik hakimi : Hasan Turgut
Düşüncesi: Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı : Semra Şentürk
Düşüncesi : Davacının, 4046 sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca naklen atanması sonucu fark tazminat hesabının eksik yapılmasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakkın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davada, dava konusu işlemi iptal eden ve parasal tutarın ödenmesine karar veren idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istemidir.
4603 sayılı Yasanın Geçici 1/3 maddesi uyarınca istihdam fazlası durumunda olup 4046 sayılı Kanunun 22. maddesine göre nakle tabi tutulan personelin maaş ve diğer özlük haklarının, fark tazminat olarak ödenmesi gerekmekte olup, aksi yöndeki işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Nitekim, bu husus, dava konusu işlemden sonra 15.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4971 sayılı kanunun 4046 sayılı Yasanın 22. maddesini değiştiren 6. maddesi ve Geçici 2. maddesi ile atama tarihi esas alınarak düzenlenmiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:
T. Halk Bankasında 1 sayılı cetvele tabi Başuzman olarak görev yapmaktayken davalı idareye atanan davacı, 4046 sayılı Yasa uyarınca ödenen fark tazminatının hesabında önceki kurumunda ödenen ek tazminat, bankacılık tazminatı ve ikramiyenin dikkate alınmamasına ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İzmir 2. İdare Mahkemesi?nin 26.3.2003 tarihli, E:2002/1422, K:2003/465 sayılı kararıyla; 4046 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca davacının atandığı tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, farklar giderilinceye kadar ödenmesi, fark kapandıktan sonra ise geldiği kurumdaki haklarından ek tazminat hariç yararlanması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı idare, işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
4046 sayılı Yasa?nın işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 22. maddesinin 4105 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değişik 3. fıkrasında ?Kamu kurum ve kuruluşlarına atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin (varsa ikramiye dahil) net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.? hükmü, 4232 sayılı Yasayla eklenen 4. fıkrasında ?Ancak bu madde gereğince nakledilen personelden (Bu kanuna göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dahil) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat (ek tazminat hariç) hakları, şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevlerde kaldıkları sürece saklı tutulur. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince 1 sayılı cetvele tabi iken bu madde çerçevesinde daha önce nakil işlemi gerçekleştirilenler de bu fıkra hükmünden yararlanırlar? hükmü yer almıştır.
T.C. Ziraat Bankası, Halk Bankası A.Ş. ve T. Emlak Bankası A.Ş. Hakkında 15.11.2001 tarih ve 4603 sayılı Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında: ?Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) brüt tutarının % 180?ini geçmemek üzere görev ve unvanlarına göre yönetim kurullarınca belirlenecek miktarda bankacılık tazminatı ödenir? hükmü, Geçici 1. fıkrasının 4743 sayılı Yasayla değişik halinde ise, ?Bankalarda 31.12.2002 tarihinden sonra özel hukuk hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılamaz. Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurullarınca gerek özel hukuk hükümlerine göre kendisine sözleşme teklif edilen ancak özel hukuk hükümlerine göre çalışmayı kabul etmeyen, gerekse özel hukuk hükümlerine göre çalışması uygun görülmeyip sözleşme imzalanmayan personel, bankaların yönetim kurullarınca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir..../ Personelin atandığı kurumda fiilen göreve başlayacağı tarihe kadar geçen sürede her türlü mali ve sosyal hakları bankalarca karşılanmaya devam olunur. Bu fıkrada hüküm bulunmayan hallerde 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22. maddesi hükümleri uygulanır.../ Ancak bu şekilde nakledilen personelden anılan madde uyarınca eski kadrolarına ait hakları şahıslarına bağlı olarak saklı tutulanlar için bankacılık tazminatı da şahıslarına bağlı bir hak teşkil etmez? hükmü yer almıştır.
4046 sayılı Yasanın olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 22. maddesinin 3. fıkrasında özelleştirilen ya da özelleştirilecek kurumlarda görev yapan personelden başka kurumlara atananların parasal haklarına ilişkin düzenleme yapılmış, 4. fıkrasında ise 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken özelleştirme nedeniyle başka kurumlara atananlar için farklı kurallar getirilmiştir.
Anılan Yasa hükmünün 4. fıkrasında yer alan ?yararlanırlar? ibaresi dikkate alındığında, bu farklı düzenlemenin 1. Sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken başka kurumlara atananlara yeni haklar sağladığı sonucuna varılmaktadır. Dolayısıyla 4. fıkrada yer alan kuralın ilgililer yönünden hak kaybına yol açacak şekilde yorumlanması mümkün değildir.
Özelleştirilen kurumlarda 1 sayılı cetvelde yer almayan görevlerdeyken başka kurumlara atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat hakları veya sözleşme ücretlerinin net tutarı, atandıkları kuruluş mevzuatına göre hakedecekleri aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin (varsa ikramiye dahil) net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenecektir.
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerden başka kurumlara 4046 sayılı Yasa gereğince atananlara önceki kadrolarına ait ek tazminat atandıkları tarihteki miktarıyla, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat ise ödeme tarihindeki güncel miktarıyla ödenecektir.
Bir başka deyişle, 3. fıkrada nakledilen personelin eski kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin toplam net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin (varsa ikramiye dahil) toplam tutarıyla karşılaştırılması öngörülmekte, 4. fıkrada buna istisna getirilerek 1 sayılı cetvelde iken nakledilenlerin eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatının (ek tazminat hariç) şahıslarına bağlı olarak yani halen eski görevlerindelermiş gibi ödenmesi, ek tazminatın ise nakledildikleri tarihteki tutarı üzerinden ödenmesi kurala bağlanmaktadır.
4603 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi de, Yasada adı geçen bankalardan 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken başka kurumlara atananlara aynı kuralların uygulanmasını ve aynı Yasada yer alan bankacılık tazminatının da söz konusu personelin nakledildikleri tarihteki miktarı itibariyle ödenmesini gerektirmektedir.
Aksine bir düşünceyle anılan yasa hükümlerinde yer alan ?şahsa bağlı olarak saklı tutulma? kavramını aylık, ek gösterge vb(nin) ödenmesini, ek tazminatın ve bankacılık tazminatının hiç ödenmemesini gerektirir şeklinde yorumlamak, 1 sayılı cetvelde yer alanların bu cetvelde yer almayanlara göre daha az; hatta atandıkları görevin ücretinden bile düşük ücret almalarına yol açar ki, 4. fıkra ile yeni bir hak getirilirken hak kaybına neden olunamayacağı açık olduğundan, bu yöndeki savlara itibar edilmesi olanaklı değildir.
Diğer taraftan, 4. fıkrada sayılan parasal haklar arasında ikramiyeye yer verilmemesi de nakledilen personelin eski kadrolarına ait ikramiyenin ödenmemesini gerektirmemektedir.
Şöyle ki; yukarıda sözü edildiği gibi, 3. fıkra nakledilen personelin parasal haklarına ilişkin temel kuralı koymakta ve atanan personelin eski kadrolarına ait ikramiye ve diğer parasal haklarının yeni kadrolarındaki parasal haklarıyla kıyaslanmasını öngörmekte olup; 4. fıkrada bu kurala getirilen istisnalar içinde sayılmayan parasal hak unsurlarının nakledildiği tarihteki tutarı ile, istisnalar arasında yer verilen unsurların ise ödeme tarihindeki miktarla, bir başka deyişle meydana gelecek artışlar yansıtılarak hesaba katılması gerekmektedir.
Öte yandan özelleştirilen kuruluşlardaki 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 sayılı cetveline tabi kadroların ortadan kalkması halinde ise eski kadrolarına ait parasal hak unsurlarına herhangi bir artış uygulanmayacağı açıktır.
Fıkrada yer alan ?atandıkları görevde kaldıkları sürece saklı tutulur? kuralının açıkça vurguladığı gibi, kişilerin yeni kadrolarından ayrılmaları halinde de şahsa bağlı hak uygulaması sona erecek ve bu andan itibaren 3. fıkrada yer alan temel kural gereği yeni kadrolarına ait parasal haklarındaki artışlar sonucunda iki ücret arasındaki farkın kapanması beklenecektir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, İzmir 2. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan 26.3.2003 tarihli, E:2002/1422, K:2003/465 sayılı kararın yukarıdaki gerekçeyle onanmasına, 12.5.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye
Turan Mehmet Esen Mustafa Ayfer
FALCIOĞLU ÜNLÜÇAY EROL KILIÇHAN ÖZDEMİR

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİNİN BU KONUDAKİ HUKUKİ MÜTALAASI AŞAĞIDADIR:

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

Hukuk Müşavirliği

 

B. 30.2.HAC.0.70.61.00./3630                                                  Ankara 15/12/2004

 

 

PERSONEL DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

 

 

İLGİ : 23/11/2004 tarih ve 1061 sayılı yazınız.

Özelleştirme programı kapsamındaki kurum ve kuruluşlardan, Üniversitemize naklen atanan personelin aylık ödemelerine ilişkin olarak Danıştay 5. Dairesi?nin Fatma İlter ve Adem Durukan hakkında vermiş olduğu kararın emsal alınarak Üniversitemizde aynı statüde çalışan diğer personele de uygulanıp uygulanmayacağı hususunda görüşümüzün sorulduğu ilgi yazınız üzerine konu incelenmiştir.

Özelleştirme programı kapsamanda Üniversitemize naklen atanan personelin özelleştirme fark tazminatının ödenmemesi işleminin iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemelerinde açılan davalar Üniversitemiz işlemlerinin iptaline karar verilmek suretiyle sonuçlanmıştır. Bu kararlardan Fatma İlter, Gazi Yılmazkaya, Hasan Durukan ve Adem Durukan?a  ilişkin olanlar Müşavirliğimizce temyiz edilmiştir. Ancak 15.08.2003 tarih ve 25200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01.08.2003 tarih ve 4971 sayılı ?Bazı Kanunlarda ve Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu?nun 6 ncı maddesiyle değişik 4046 sayılı Kanun?un 22 nci maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi hükmünün 03.04.1997 tarihli ve 4232 sayılı Kanunun yayımı tarihinden sonra nakledilen 399 sayılı KHK?ye ekli 1 sayılı cetvelde yer alan personel hakkında da atama tarihinden itibaren uygulanacağının hüküm altına alınmış olması nedeniyle özelleştirmeye bağlı olarak Üniversitemize nakledilen tüm personele atama tarihi itibariyle bankacılık tazminatlarının ödenmesi gerekmiş, yeni yasal düzenleme nedeniyle de yukarıda ismi geçen personel dışındaki personele ait yargı kararlarının temyizinden sarfnazar edilmek söz konusu kararlar kesinleşmiştir.

 Yukarıda bahsedilen temyize konu 4 dosya Danıştay 5. Dairesince karara bağlanmış ve bu kararlarda yapılan yasa değişikliği de değerlendirildikten sonra ?4046 sayılı Yasa gereğince atananlara önceki kadrolarına ait tazminatın atandıkları tarihteki miktarıyla, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatın ise ödeme tarihindeki güncel miktarıyla ödeneceği? hüküm altına alınmıştır. Ankara İdare Mahkemelerince verilmiş olan ve yasa değişikliği nedeniyle temyiz edilmeksizin kesinleşen kararlar uyarınca söz konusu personele parasal hakları yönünden bankacılık tazminatı da ödenmek suretiyle sabitlenmiş maaşlarının ödenmesi yönünden işlem tesis edilmekte iken bu defa Fatma İlter, Gazi Yılmazkaya, Hasan Durukan ve Adem Durukan hakkında Danıştay 5.dairesinin vermiş olduğu karar yönünde önceki kadrolarına ait et tazminatının atandıkları tarihteki miktarıyla, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatın ise ödeme tarihindeki güncel miktarıyla ödenmesi  suretiyle işlem tesis olunacağından bu durum aynı statüdeki kişilerin parasal haklardan farklı yararlanmaları sonucunu doğuracak ve neticede çalışma barışını bozacaktır. Dolayısıyla Danıştay?ın 5 Daire Kararlarının hakkında bu yönde karar olmayan personele uygulanmaması durumunda, bu personel tarafından dava açılması ve bu davaların Üniversitemiz aleyhine sonuçlanması kaçınılmaz olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Danıştay 5. Dairenin temyiz incelenmesi sonucunda vermiş olduğu kararlar yönünde uygulama yapılması talepli bir çok dilekçe olup esasen bu taleple yapılan başvuruların amacı da dava sürecini başlatmaktadır.

Bu noktada Yargı kararlarının olayına münhasır olup yalnız ilgili tarafların bağlayıcı olduğu, benzer durumlarda başkaları için emsal teşkil etmeyeceği düşünülürse de yukarıda açıklanan fiili durum ile Danıştay 1. Dairesi?nin 24.09.1997 gün, 1997/123 E ve 1997/115 K sayılı ?yüksek mahkemelerin içtihatları birleştirme kararları yargı organlarını ve idareyi bağlayan kararlar olduğundan, idare benzeri olaylarda bu kararlar yönünde işlem tesis etmekle zorunludur. Bunun dışındaki kesin yargı kararları ise yalnızca tarafları bağlayan kararlar olup idare benzeri olaylarda bu yargı kararları doğrultusunda işlem tesis etmek zorunda olmamakla beraber bu olaylar hakkında yargı kararları yerleşik hale gelmiş ise artık idareler açısından bu kararlar emsal alınmayı gerektiren kararlardır. İdarenin benzer olaylarda yerleşik hale gelmiş yargı kararları doğrultusunda hareket etmesi hukuka bağlı ve saygılı olmasının bir gereği olduğu gibi, lüzumsuz davaların açılmasını önlemek bakımından ve dava ekonomisi açısından da uyulması gereken bir kural olmalıdır. İdari yargı yerlerince verilmiş bir kararın, dava konusu işleme benzer ve dava konusu yapılmamış işlemler yönünden de emsal alınmasında hukuksal bir engel bulunmadığı? sonucuna varılan istişari nitelikli kararının birlikte değerlendirilerek uygulamamızı belirlemenin doğru olacağı düşünülmektedir.

Belirtilen nedenlerle Üniversitemize naklen atanan personelden, Fatma İlter, Gazi Yılmazkaya, Adem Durukan ve Hasan Durukan hakkında Danıştay 5. Dairesince verilen söz konusu kararların dava ekonomisi, hukuka bağlılık ve saygı gereği adı geçenlerle aynı statüde çalışan diğer personel ile ilgili uygulamalarımızda da esas alınması gerektiğini bilgilerinizi rica ederim.

 

Prof. Dr. Tunçalp ÖZGEN

 REKTÖR

Danıştay Kararı ile H.Ü.nin hukuki mütalaasını dayanak gösterek çalışmakta olduğunuz kuruma dilekçe yazınız. Olumsuz cevap gelirse, cevabın tebliğini takip eden 60 gün (30-40 günü geçmeyin) içinde, gelmezse 120 (60 günü geçmeyin) içinde idari yargıya başvurmalısınız.

UNUTMAYIN BU KARAR VE GÖRÜŞ 1 SAYILI CETVELLE İLGİLİDİR. ANCAK BAZI GÖRÜŞLERE GÖRE II SAYILI CETVELDE OLANLARI DA KAPSAMAKTA OLDUĞU İFADE EDİLİYOR. BU ARKADAŞLARIMIZ DA DAYANAKLARINI BU KONU BAŞLIĞI ALTINA KOYACAKLARDIR.

21 Şubat 2005 17:00

taki
Memur
1 sayılı cetvele tabi personel iken İFP olarak Bayındırlı Bakanlığına geçen arakadaşlara, zam farkları faizsiz olarak ödeneceği duyumunu aldım. Bu konuda bilgisi olanlar var mı ? Selam ve saygılar...........
22 Şubat 2005 16:33

kupa
Müsteşar Yardımcısı

SERDAL'IN MESAJI BU BÖLÜME ALINMIŞTIR.

1 sayılı cetvele tabi çalışanlar hakkındaki danıştay kararını okumayan kalmamıştır.Bu kararın iki sayılı cetvele tabi olanlar hakkında uygulanamayacağı veya yeni bir karar gerekeceğide söylenmektedir.herşeyde olduğu gibi sanki ifp tanımlamasına sadece 1 sayılı cetveldekiler girmiş gibi bir izlenim yaratılmaktadır. Bunların ışığında biz iki sayılı cetvelde bulunanlarla ilgili bilgisi olanlar yada gelişmeleri bildirirlerse iyi olur diye düşünmekteyim.

02 Mart 2005 22:20

kupa
Müsteşar Yardımcısı

CENDE'NİN MESAJI İLGİSİ NEDENİYLE BURAYA ALINMIŞTIR.

 Kamu bankaları derneğinin maliye bakanlığının 156 nolu tebliği hakkında danıştay 5. dairesinin  vermiş olduğu karara istinaden maliye bakanlığından bilgi edinme yasasına göre istemiş olduğum ilgili mahkeme kararının ifplilerin maaşlarının dondurulması ile ilişkili olarak mahkeme kararının ilgili bakanlık tarafından yorumlanıp ne tür bir uygulama içinde oldukları hakkında 15.02.2005 tarihinde maille bilgi istememe rağmen halen bir sonuç alamadım.                                                                                         

         İlgili bakanlığa danıştay 5, dairesinin karar tebligatı yapılmadımı diye düşünüyorum bu konuda sayın site yöneticilerinin ilgili kararın tebliğ yapılıp yapılmadığı hakkında bilgileri varsa bu konudaki acıklamadan cok memnun olacağım..   saygılarımla....

03 Mart 2005 12:10

hukuk devleti
Genel Müdür

ACAKICI'NIN MESAJI BURAYA ALINMIŞTIR

Değerli arkadaşlar hepinize merhaba,

Ben, Türkiye Demir Çelik işletmelerinden Celal bayar Üniversitesine 2 sayılı cetvele tabi naklan atanan bir kişiyim, aylardır bu siteyi takip ediyorum, Gündemdeki konular genelde Bankalardan geçen İFP li arkadaşlar ile ilgili, bu nedenle diğer İFP li arkadaşlarımızla görüş ve düşüncelerimizi paylaşmak için bu bölümü açtım.

Değerli arkadaşlar, 4046 S.K. 22. maddesi uyarınca, atandığım kurumdaki kadro karşılığı maaşıma hükümet tarafından yapılan zamların nakti olarak tarafıma ödenmesi (eçmiş alacaklarımında yasal faizi ile ödenmesi) için başka bir ifade ile yeni kurumda ilk göreve başladım tarihteki kadro karşılığı maaşım ile geldiğim kit' teki sözleşme ücretim arasındaki farkın (Fark tazminatı olarak adlandırılan kısmın) sabit tutularak ödenmesi gerektiği yönünde dün Manisa idare mahkemesinde dava açtım. Dava dilekçemi uygun bir zaman bulabilirsem bu sitede yayınlayacağım. Gelişmeleri ayrıca burada duyurmak istiyorum. Bu konuda görüşleri olan arkadaşlar ile görüş alışverişinde bulunmak istiyorum. Hepinize saygılar

03 Mart 2005 14:43

kupa
Müsteşar Yardımcısı

ACAKICI, BÇS NİN son açıklamasında da belirtildiği gibi, II sayılı cetvelden İFP yapılan bir arkadaşımız için maaşların dondurulmaması amacıyla örnek dava açılmıştır. Siz de dava açmışsınız.

Bekleyip göreceğiz. Bu gelişmeleri takip etmeni öneririm. Ayrıca sendeki gelişmeleri de buraya aktarırsan diğer arkadaşlarımız da yararlanır.

07 Mart 2005 15:41

yunusigde
Aday Memur

Merhaba Arkadaşlar,

Maaşların dondurulması ile ilgili zihnimi meşgul eden bir soru hakkında yardımınızı istiyorum.Halen özelleştirme kapsamında bulunan bir KİT'te 399'un  II sayılı cetveline tabi olarak çalışmaktayım.2005 yılı içersinde ifp olarak başka bir kamu kuruluşuna örneğin 800 YTL maaş ile geçiş yaparsam ve geçtiğim kurumdaki eşdeğer kadrodaki memur benden daha az maaş alıyor olsa.Aradaki farkın tazminat olarak verildiğini biliyorum.Ancak Sitedeki mahkeme kararlarından tam olarak anlayamadığım , ben geçmiş olduğum kurumda, 01 Ocak 2006 tarihinde Memur maaşlarına  gelecek zamlardan yararlanabilecekmiyim?

07 Mart 2005 20:15

kupa
Müsteşar Yardımcısı

I sayılı cetvelde çalışırken, İFP belirlenerek başka bir kuruma atanan personelin şahsa bağlı haklarındaki artışlardan yararlanacağına ilişkin Danıştay Kararı yukarıda belirtiliyor. Ancak II sayılı cetveldekilerin maaşlardaki artışlardan yararlanıp yararlanmayacağı konusunda, BÇS tarafından pilot dava açılmış durumda.

II sayılı cetveldekilerin maaşlardaki artışlardan yararlanması gerektiğine dair bazı arkadaşlarımızın görüşü olmakla birlikte, yararlanmasının çok zor olduğuna dair görüşler de var.

Bu konuda en doğru kararı İdari Yargı verecektir. Biraz daha beklemelisin.

15 Mart 2005 16:31

davut
Aday Memur

Sayın Hukuk Devleti,

Sayıp  Kupa,

çalıştığım kuruma maaşımın güncel hale getirilerek ödenmesi için 21.10.2004  tarihinde bir dilekçe verdim.çalıştığım kurum tarafından 10.12.2004 tarihinde verilen cevapta, Maliye Bakanlığına görüş sorulduğu ve gelen cevaba göre işlem yapılacağı  belirtilmektedir. Şu ana kadar  herhangi bir cevap gelmedi. dava açmak istiyorum. hemen açsam olurmu. en son ne zamana  kadar beklemeliyim. cevap verirseniz sevinirim. saygılar.

21 Mart 2005 11:19

hkglu
Aday Memur

Sayın Hukuk Devlet arkadaşım;

Ben ve aynı odada oturan diğer arkadaş kurumumuza dilekce vererek maaş farklarına ilişkin dilekçe vererek cevap istedik 2 ayı geçmesine rağmen maliyaya yazdık sonuç gelmedi deniyor bu yüzden dava açmak istiyoruz. Bu konuda bize bir dava örneği yollarsanız seviniriz.

Şimdiden Teşekkürler.

 

21 Mart 2005 12:24

davut
Aday Memur

Sayın hkglu,

1  Sayılı cetvele tabi iseniz  e mail adresinizi yazınız.ben göndermeye çalışacağım.

23 Mart 2005 09:33

hkglu
Aday Memur

Sayın Hukuk Devleti;

E-mail adresim: hkglu@mynet.com

İlginiz için şimdiden teşekkürlert.

25 Mart 2005 10:47

hkglu
Aday Memur

Davut bey ben hukuk devleti arkadaşın yazdığını zannetmiştim o yüzden ona hitaben e-mailimi yazadım.

İlgilendiğiniz için teşekkürler.Yollarsanız sevinirim.

03 Nisan 2005 22:46

donus
Daire Başkanı

I sayılı cetvel için fark tazminatı ile ilgili Danıştay Kararı

T.C.

DANIŞTAY

5. DAİRE

E. 2003/4743

K. 2004/2760

T. 8.6.2004

? ÖZELLEŞTİRME KANUNU KAPSAMINDA NAKLEN ATANAN 1 SAYILI CETVELE TABİ MÜDÜR YARDIMCISI ( Fark Tazminatının Hesabında Önceki Kurumdaki Bankacılık Tazminatının Dikkate Alınıp Alınmayacağı )

? NAKLEN ATAMA NEDENİYLE FARK TAZMİNATININ HESAPLANMASI ( Özelleştirme Kanunu Kapsamında Atanan 1 Sayılı Cetvele Tabi Müdür Yardımcısının - Önceki Kurumda Ödenen Bankacılık Tazminatının Yeni Kurumda Dikkate Alınıp Alınmayacağı )

? İKRAMİYE HAKKININ DEVAM EDİP ETMEYECEĞİ ( Ziraat Bankası'nda 1 Sayılı Cetvele Tabi Müdür Yardımcısı Kadrosundan Özelleştirme Kanunu Kapsamında Naklen Başka Bir Kuruma Atanan Davacının Fark Tazminatının Hesaplanması Usulü )

? ZİRAAT BANKASI'NDA 1 SAYILI CETVELE TABİ MÜDÜR YARDIMCISI KADROSUNDAN BAŞKA KURUMA NAKLEN ATANAN DAVACI ( Önceki Kurumda Ödenen İkramiye Niteliğindeki Bankacılık Tazminatının Yeni Kurumda Fark Tazminatı Kapsamında Hesaplanıp Ödenmesi Gereği )

? BANKACILIK TAZMİNATININ FARK TAZMİNAT KAPSAMINA GİRİP GİRMEMESİ ( Ziraat Bankası'nda 1 Sayılı Cetvele Tabi Müdür Yardımcısıyken Özelleştirme Kanunu Kapsamında Başka Bir Kuruma Naklen Atanan Davacının İkramiye Talebi )

4046/m.22/3

4603/m.Geç.1

ÖZET : T. Ziraat Bankası'nda 1 sayılı cetvele tabi Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayken davalı idareye atanan davacı, 4046 sayılı Yasa uyarınca ödenen fark tazminatının hesabında önceki kurumunda ödenen bankacılık tazminatının dikkate alınmamasına ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerden başka kurumlara 4046 sayılı Yasa gereğince atananlara, önceki kadrolarına ait ek tazminat, atandıkları tarihteki miktarıyla, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat ise ödeme tarihindeki güncel miktarıyla ödenecektir. Bir başka deyişle, 3. fıkrada nakledilen personelin eski kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin toplam net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin ( varsa ikramiye dahil ) toplam net tutarıyla karşılaştırılması öngörülmekte, 4. fıkrada buna istisna getirilerek 1 sayılı cetvelde iken nakledilenlerin eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge, ve ter türlü zam ve tazminatın ( ek tazminat hariç ) şahıslarına bağlı olarak yani halen eski görevlerindelermiş gibi ödenmesi, ek tazminatın ise nakledildikleri tarihteki tutarı üzerinden ödenmesi kurala bağlanmaktadır. 4603 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi de, Yasada adı geçen bankalarda 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken başka kurumlara atananlara aynı kuralların uygulanmasını ve aynı Yasada yer alan bankacılık tazminatının da söz konusu personelin nakledildikleri tarihteki miktarı itibarıyla ödenmesini gerektirmektedir. Aksine bir düşünceyle anılan yasa hükümlerinde yer alan "şahsa bağlı olarak saklı tutulma" kavramını aylık, ek gösterge v.b. ödenmesini, ek tazminatın ve bankacılık tazminatının hiç ödenmemesini gerektirir şekilde yorumlamak, 1 sayılı cetvelde yer alanların bu cetvelde yer almayanlara göre daha az; hatta atandıkları görevin ücretinden bile düşük ücret almalarına yol açar ki, 4. fıkra ile yeni bir hak getirilirken hak kaybına neden olunamayacağı açık olduğundan, bu yöndeki savlara itibar edilmesi olanaklı değildir. Diğer taraftan, 4. fıkrada sayılan parasal haklar arasında ikramiyeye yer verilmemesi de nakledilen personelin eski kadrolarına ait ikramiyenin ödenmemesini gerektirmemektedir.

İstemin Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesinin 24.4.2003 tarihli, E:2002/1041,K:2003/491 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Cevap verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Hasan Turgut'un Düşüncesi : Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı İbrahim Erdoğdu'nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizenincelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ı. fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği düşünüldü:

KARAR : T. Ziraat Bankasında 1 sayılı cetvele tabi Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayken davalı idareye atanan davacı, 4046 sayılı Yasa uyarınca ödenen fark tazminatının hesabında önceki kurumunda ödenen bankacılık tazminatının dikkate alınmamasına ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Ankara 4. İdare Mahkemesinin 24.4.2003 tarihli, E:2002/1041, K:2003/491 sayılı kararıyla; 4046 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca davacının atandığı tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, farklar giderilinceye kadar ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı idare; işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

4046 sayılı Yasa'nın işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 22. maddesinin 4105 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değişik 3. fıkrasında "Kamu kurum ve kuruluşlarına atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin ( varsa ikramiye dahil ) net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir." hükmü, 4232 sayılı Yasayla eklenen 4. fıkrasında "Ancak bu madde gereğince nakledilen personelden ( Bu Kanuna göre anonim şirket halinde birleştirilen kuruluşlardaki personel dahil ) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat ( ek tazminat hariç ) hakları şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevlerde kaldıkları sürece saklı tutulur, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince 1 sayılı cetvel e tabi iken bu madde çerçevesinde daha önce nakil işlemi gerçekleştirilenler de bu fıkra hükmünden yararlanırlar." hükmü yer almıştır. .

T.C. Ziraat Bankası, Halk Bankası A.Ş. ve T. Emlak Bankası A.Ş. Hakkında 15.11.2001 tarih ve 4603 sayılı Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında: "Bankaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan personeline en yüksek Devlet memuru aylığının ( ek gösterge dahil ) brüt tutarının % 180 'ini geçmemek üzere görev ve ünvanlarına göre yönetim kurullarınca belirlenecek miktarda bankacılık tazminatı ödenir." hükmü, Geçici 1. fıkrasının 4743 sayılı Yasayla değişik halinde ise "Bankalarda 31.12.2002 tarihinden sonra özel hukuk hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılamaz. Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurullarınca gerek özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılmak üzere kendisine sözleşme teklif edilen ancak özel hukuk hükümlerine göre çalışmayı kabul etmeyen gerekse özel hukuk hükümlerine göre çalışması uygun görülmeyip sözleşme imzalanmayan personel, bankaların yönetim kurullarınca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. .../ Personelin atandığı kurumda fiilen göreve başlayacağı tarihe kadar geçen sürede her türlü mali ve sosyal hakları bankalarca karşılanmaya devam olunur. Bu fıkrada hüküm bulunmayan hallerde 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22. maddesi hükümleri uygulanır. .../Ancak, bu şekilde nakledilen personelden anılan madde uyarınca eski kadrolarına ait hakları şahıslarına bağlı olarak saklı tutulanlar için bankacılık tazminatı da şahıslarına bağlı bir hak teşkil etmez." hükmü yer almıştır.

4046 sayılı Yasanın olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 22. maddesinin 3. fıkrasında özelleştirilen ya da özelleştirilecek kurumlarda görev yapan personelden başka kurumlara atananların parasal haklarına ilişkin düzenleme yapılmış, 4. fıkrasında ise 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken özelleştirme nedeniyle başka kurumlara atananlar için farklı kurallar getirilmiştir.

Anılan Yasa hükmünün 4. fıkranın sonunda yer alan "yararlanırlar" ibaresi dikkate alındığında, bu farklı düzenlemenin 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken başka kurumlara atananlara yeni haklar sağladığı sonucuna varılmaktadır. Dolaysıyla 4. fıkrada yer alan kuralın ilgililer yönünden hak kaybına yol açacak şekilde yorumlanması mümkün değildir.

Özelleştirilen kurumlarda 1 sayılı cetvelde yer almayan görevlerdeyken başka kurumlara atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat hakları veya sözleşme ücretlerinin net tutarı, atandıkları kuruluş mevzuatına göre hakedecekleri aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin ( varsa ikramiye dahil ) net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenecektir.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerden başka kurumlara 4046 sayılı Yasa gereğince atananlara önceki kadrolarına ait ek tazminat, atandıkları tarihteki miktarıyla, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat ise ödeme tarihindeki güncel miktarıyla ödenecektir.

Bir başka deyişle, 3. fıkrada nakledilen personelin eski kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin toplam net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin ( varsa ikramiye dahil ) toplam net tutarıyla karşılaştırılması öngörülmekte, 4. fıkrada buna istisna getirilerek 1 sayılı cetvelde iken nakledilenlerin eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge, ve ter türlü zam ve tazminatın ( ek tazminat hariç ) şahıslarına bağlı olarak yani halen eski görevlerindelermiş gibi ödenmesi, ek tazminatın ise nakledildikleri tarihteki tutarı üzerinden ödenmesi kurala bağlanmaktadır.

4603 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi de, Yasada adı geçen bankalarda 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken başka kurumlara atananlara aynı kuralların uygulanmasını ve aynı Yasada yer alan bankacılık tazminatının da söz konusu personelin nakledildikleri tarihteki miktarı itibarıyla ödenmesini gerektirmektedir.

Aksine bir düşünceyle anılan yasa hükümlerinde yer alan "şahsa bağlı olarak saklı tutulma" kavramını aylık, ek gösterge v.b. ödenmesini, ek tazminatın ve bankacılık tazminatının hiç ödenmemesini gerektirir şekilde yorumlamak, 1 sayılı cetvelde yer alanların bu cetvelde yer almayanlara göre daha az; hatta atandıkları görevin ücretinden bile düşük ücret almalarına yol açar ki, 4. fıkra ile yeni bir hak getirilirken hak kaybına neden olunamayacağı açık olduğundan, bu yöndeki savlara itibar edilmesi olanaklı değildir.

Diğer taraftan, 4. fıkrada sayılan parasal haklar arasında ikramiyeye yer verilmemesi de nakledilen personelin eski kadrolarına ait ikramiyenin ödenmemesini gerektirmemektedir.

Şöyle ki; yukarıda da sözü edildiği gibi, 3. fıkra nakledilen personelin parasal haklarına ilişkin temel kuralı koymakta ve atanan personelin eski kadrolarına ait ikramiye ve diğer parasal haklarının yeni kadrolarındaki parasal haklarıyla kıyaslanmasını öngörmekte olup; 4. fıkrada bu kurala getirilen istisnalar içinde sayılmayan parasal hak unsurlarının nakledildiği tarihteki tutarı ile istisnalar arasında yer verilen unsurların ise ödeme tarihindeki miktarla, bir başka deyişle zamanla meydana gelecek artışlar yansıtılarak hesaba katılması gerekmektedir.

Öte yandan özelleştirilen kuruluşlardaki 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 sayılı cetveline tabi kadroların ortadan kalkması halinde ise eski kadrolara ait parasal hak unsurlarına herhangi bir artış uygulanmayacağı açıktır.

Fıkrada yer alan "atandıkları görevde kaldıkları sürece saklı tutulur" kuralının açıkca vurguladığı gibi, kişilerin yeni kadrolarından ayrılmaları halinde de şahsa bağlı hak uygulaması sona erecek ve bu andan itibaren 3. fıkrada yer alan temel kural gereği yeni kadrolarına ait parasal haklarındaki artışlar sonucunda iki ücret arasındaki farkın kapanması beklenecektir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan 24.4.2003 tarihli, E:2002/1041, K:2003/491 sayılı kararın yukarıdaki gerekçeyle onanmasına, artan 4.500.000 liralık posta pulunun istemi halinde davalıya verilmesine 8.6.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

04 Nisan 2005 00:30

kupa
Müsteşar Yardımcısı

DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE'NİN  2003/5342 E. 2004/2240 K. 12.05.2004 tarihli Kararından sonra, sonunda doğrudan İFP ile ilgili Karar. Artık bu işin kaçılır yönü kalmadı. Mutlaka 1 sayılı cetvelde olanların ŞAHSA BAĞLI HAKLARINDA meydana gelen artışların yansıtılması ve geçmiş farkların yasal faizi ile ödenmesi gerekir. Şimdi bakalım tüm İFP için uygulanacak mı? Yoksa ilgili herkesin dava açıp dava giderlerinin Devlete yük olması mı beklenecek. Veya 'ne kadar az kişiye az ödenirse o kadar Devletin karı olur' diye düşünülerek dava açmayana maaş farkları ödenmeyecek mi?

O zaman bu uygulama; Demokratik, laik ve sosyal bir HUKUK Devleti ilkesi ile örtüşür mü?

04 Nisan 2005 09:25

acakıcı
Aday Memur

Değerli site yöneticeleri, yeni bir haftanın başında hepinize çalışmalarınızda başarılar diler, İF li arkadaşların sorunları ile ilgili göstermiş olduğunuz çabalar için teşekkür ederim.

Maaşların dondurulması ile ilgili, Maliye Bakanlığından beklenen cevabın B.Ç.S'ye ulaşmış olduğunu ve özet itibariyle olumlu olmadığını şifaende olsa öğrenmiş bulunmaktayım. Maliye Bakanlığının bu cevabının bu sitede yayınlayarak bizlerle paylaşırsanız çok memnun oluruz. Hepinize teşekürler

04 Nisan 2005 11:47

kupa
Müsteşar Yardımcısı

Burada Maliye Bakanlığı'nın görüşü önemli değildir. Hukuken ne yapılması gerektiği, İdari Yargı tarafından çok net bir şekilde anlatılmıştır. Buna paralel bir Tebliğ çıkarırlar yada çıkarmazlar. Çıkarırlarsa, dava açmaya gerek kalmaz. Çıkarmazlarsa, yapacağınız tek şey;

DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE'NİN  2003/5342 E. 2004/2240 K. 12.05.2004 tarihli Kararı ile Dönüş'ün son yayınladığı kararı (DANIŞTAY 5. DAİRE'NİN E. 2003/4743 K. 2004/2760 ve  8.6.2004 tarihli Kararı) dava dilekçesine ekleyerek dava açmaktır. Öyle uzun uzadıya yazmanıza gerek yok. Sadece 'ilgili kararlarda da değinildiği üzere; şahsa bağlı haklarımda memurlara uygulanan zam oranında meydana gelen artışların yansıtılması gerekirken, ..... tarihinden beri dondurulmuş ücret üzerinden tarafıma ödeme yapılmaktadır. Hukuka aykırı bu uygulamanın kaldırılarak yoksun kaldığım ücret artışlarının yasal faiziyle tarafıma ödenmesi isteğidir.' yazın. Dilekçede İFP belirlenmenizle ilgili bölümü kısaca özetleyerek ve 1-2 sayfayı geçmeyecek şekilde oluşan dava dilekçenizi idare mahkemesine verin. (Bu açıklamalarım I sayılı cetvelden İFP yapılanlar için geçerlidir) 

En kısa sürede farklarınızı alacaksınız. Dava masrafları da (ne yazık ki) Devlete yük olarak kaydedilecektir.

05 Nisan 2005 08:52

hkglu
Aday Memur

Değerli Kupa arkadaşım 27 Aralık 2004 de kurumumuza 2 araştırmacı arkadaş dilekçe vererek maaş farklarımıza talep ettik, maalesef bu güne kadar cevap vermediler sorduğumuzda Maliyeye yazdık cevap bekliyoruz diyorlar. Artık dava açma zamanı geldi diye düşünüyorum .

 Sizden ricam, hkglu@mynet.com adresime bir dava örneği göndermeniz olacak.

İlgilenirseniz çok memnun olurum.Şimdiden teşekkürler.

12 Mayıs 2005 21:17

kupa
Müsteşar Yardımcısı

ACAKICI'NIN AÇTIĞI KONU İLGİSİ NEDENİYLE BURAYA TAŞINMIŞTIR.

11/05/2005       Düzenle Sil

Değerli arkadaşlar ve site yöneticileri, sizlerin dikkatini bir konuya çekmek istiyorum.

4046. Sayılı Kanunun 22.maddesinin 5.paragrafında yani yani fark tazminatı ile ilgili olarak,  paragrafın sondan dan dördüncü satırında "fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir" hükmü yer aldığı halde, davalı idarelerin savunmalarında ve bazı danıştay kararlarında bu madde yazılırken "ayrıca" ibaresi kullanılmamaktadır. Okumuş olduğu bir kaç tane danıştay kararında bu maddenin bu satırı şu şekilde yazılmış "fark kapanıncaya kadar tazminat olarak ödenir" hükmü uyarınca diye, bazı arkadaşlar burada "ayrıca" kelimesi yazılsa ne olur yazılmasa ne olur diye umursamaya bilirler. Ama "ayrıca" kelimesi dikkate alınıp uygulamaya konulduğunda çok şey fark ediyor. Çünkü ayrıca kelimesi uygulandığğında iki ücret arasında tesbit edilen fark maaş olmaktan çıkıp "ayrıca" ödenen tazminata dönüşüyor.  Maaşınız ile tazminatınız farklı şeylerdir. Saygılar sunuyorum.

11/05/2005       Düzenle Sil

Acakıcı, bu konuya MAAŞLARIN DONDURULMASI ve MALİYE BAKANLIĞININ BÇS'YE CEVABI başlıklarında değindik. Fark tazminatı; özellikle I sayılı cetvelden İFP belirlenip başka kuruma gönderilenlerde ön plana çıkıyor. Bu personelin şahsa bağlı haklarının 3 yıl süreyle SAKLI TUTULMASININ avantajı, fark tazminatı ve ek tazminat HARİÇ diğer unsurların (gösterge, ek gösterge, özel hizmet tazminatı,  makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı) ödendiği tarihteki GEÇERLİ miktarlar üzerinden ödenmesini sağlamasıdır. Fark tazminatı ve ek tazminatın artışlarından yararlanamamak, zaten net maaşı memurlara yapılan oranda artırmamayı sağlayan gizli bir müeyyidedir. Buna rağmen bunlar hariç diğer unsurların artışlarından REEL olarak yararlanılmamasının hesabını anlamak mümkün değil.

Bunun dışında ne anlama geldiği veya nasıl bir avantaj sağlayabileceği konusunda bir yorumun var mı?

11/05/2005       Düzenle Sil
sayın kupa, benim özellikle vurgulamak istediğim şudur, danıştay kararlarında ve maliye bakanlığının yazılarında, 4046 sayılı kanunun 22.maddesinin tüm satırları harfiyen yazılırken, fark tazminatı ile ilgili 5.paragrafın sondan 4.satırına gelindiğinde "ayrıca" kelimesini satırdan çıkarıpta " fark giderilinceye kadar tazminat olarak ödenir" diyorlar. Çünkü bu ayrıca kelimesi cümleye farkıl bir anlam getiriyor. Eğer bu kelimeyi bu maddeden çıkarırsanız, o zaman fark tazminatı ile kadro karşılığı maaşın ilişkilendirildiği ortaya çıkıyor. Kişi yeni kurumuna göreve başladığında iki ücret arasındaki fark bulunup, ayrıca tazminat olarak ödemeye esas tutulduğunda ilgililerin bordrolarında normal kodra karşılığı maaşları gözükecek ve bu durumda yapılan artışlar faydalanacaklardır.  ama birleşik olunca, bir taraftan kadro karşılığı maaşa zam yapılıyor, ortaya çıkan artış miktarı hemen fark tazminatından düşülüyor ve bordronun ödenen kısmı hep aynı kalıyor. ilgilinin ilk atamasında iki maaş arasındaki fark, 22.maddeye göre kişiye eski kurumunundan ayrılması sonucu parasal mağduriyetinin kısmende olsa önlenmesi için belirli süre ile verilmiş tazminat hakkıdır. Adı üzerinde tazminattır, eğer bir kişi her hangi bir konuda zarar ve ziya uğramışsa bunun karşılığı tazminattır. Bütün kamu görevlileri yapılan zamlardan yararlanırken, bizlerin yarrlanmaması, onların reel gelirlerinde kayıp olurken bizlerin gelirinde kayıp olmaması düşünülebilirmi. Sanki öyle bir durum yaratıyorki ilgili kurumlar, bizim önceki maaşlarımız bizlere haksız olarak ödenmiş, şimdi ise hak yerini buluyor ve bunun için zamlardan yararlanamıyoruz gibi yorumlar yapılıyor. Dahada ileriye gidilip, kurumda normal mesai dışan aynı zaman dilmi için yapılan fazla mesailerde, örneğin, eski kodrolu personeline 100 saat özelleştirmeden glenlere 60 saat ödeme yapılıyor. Sebebini bir fiil yazılı sorulduğunda ise, sizin maaşlarınız zaten yük, adil olmak için diyorlar. Bu ne biçim adelet ise. saygılar
12/05/2005       Düzenle Sil

Bu konu benimde dikkatimi çekti.

4046. Sayılı Kanunun 22.maddesinin 5.paragrafında yani fark tazminatı ile ilgili olarak,  paragrafın sondan dan dördüncü satırında "fark kapanıncaya kadar ayrıca tazminat olarak ödenir"

Burdaki ayrıca kelimesinin cümleye kattığı anlam ilk atandığımız tarihteki sözleşme farkının, fark kapancıya kadar ayrıca ödenmesi anlamına gelir.

Mevcut uygulamada olduğu gibi gelen zamlar sözleşme farkımızdan düşürülerek değil, mevcut emsal maaşımız ile ilk atandığım zamanki sözleşme farklarının toplamı ile ödenmesi gerekir diye düşnüyorum. Yani kendi maaşımdan örnek vererek açıklamak gerekirse bankadan 2002 yılında 630 milyon maaşla ayrıldım ozamanki yeni kurumumdaki emsal maaşım 380 milyon idi aradaki 250 milyonluk fark tazminatı(sözleşme farkı) maaşım eşitleninceye kadar ayrıca sabit olarak ödenmesi, emsal maaş güncel haliyle fark tazminatı ise sabit 250 milyon olarak ayrıca ödenmesi gerekir.

Bu konuda özellikle II sayılı cetvele tabi personel için pilot bir davanın açıldığını biliyorum ama akibeti hakkında bilgim yok.

06 Haziran 2005 17:38

taki
Memur

SAYIN YÖNETİCİLER VE ARKADAŞLAR

Maaşın Dondurulması ile ilgili olarak açtığım dava, Danıştay tarafından aşağıdaki gibi kısmen onaylandı. Onaylanmayan kısım ise İdare mahkemesinin süre aşımı yönünden verdiği kısmın ise İdare Mahkemesince görüşülmek üzere diye karar verdi.(Bu bölüme men temyiz etmiştim.) Bilindiği gibi 1 sayılı cetvele tabi olanların FARK TAZMİNATLARI belli bir süre ödendikten sonra ödenmemeye başlandı ve geriye dönük olarak daha önce ödenen tazminatlar ise Maliye Bakanlığı Bütçe Dairesi tarafıdan geri istenmişti.İdareye dilekçe ile müracaat edip , olumsuz yanıt aldıktan sonra hen çalıştığım kurumu hem de Maliye Bakanlığını hakkında idare dava açtım. Mahkameden, idare tarafından  geri istenen miktar  için de (Burada, kurumdan ilk aylık aldığım taraihinten itibaren (Gün, Ay, Yıl belirterek) FARK TAZMİNATI nın bu tarihten başlayarak yasal faizini istemiştim. 

Mahkeme kararında: Davacıya hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlemin iptaline, ödemelerin tazminine, açıklanan gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem sababiyle uğradığı maddi kayıpların davacının maaşından yapılan kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine, maddai kayıpların faiziyla tazmini isteğinin fazlaya ilişkin kısmın bakımından davanın süre yönünden reddine,.... oybirliğiyle  hüküm vermişti.

Bunun üzerine idare ve ben (maddai kayıpların faiziyla tazmini isteğinin fazlaya ilişkin kısmın bakımından davanın süre yönünden reddine bölümüne ) Danıştayda temyiz ettik.

Danıştay kararı yaklaşık 20 gün önce geldi.Kararın tamamını yayınlamaya gerk görmüyorum.Çünkü, bu konuda son yayınlanan Danıştay kararına çok benziyor. Ayrıca, gerekirse de kararın tamamını yayınlarım. Kararın benimle ilgili bölümün özetini aşağıda yazdım.

Bu karar banave idareye 20 gün önce tebliğ edildi.İdare, karar hakkında KARAR DÜZELTME talebinde bulunmuş.Bununla ilgili tebligatı ise 1 hafta önce aldım.
Bu duumda KARAR DÜZELTMEYE yanıt yazmam gerekiyor mu? Yanıt vermem gerekli ise süre ne kadardır.
İdare bu karara göre 30 gün içerisinde işlem yapmak zorunda mı? Getirmez ise ne yapmam gerekiyor.
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak davası kesinleşmiş olanlara kurumlar  bir ödeme  yaptı mı? Bu konuda bilgisi olanlar lütfen sitede yazsınlar.Hacattepe Ünivesitesinde ödendiğini fakat sonra tekrar tahsil edildiğini duydum.
Diğer bir konu ise; Mahkeme kararına göre FARK TAZMİNATI kurumlarca nasıl hesaplanıp ödendiği de önemli bir konu. Bu konuda bilgi ve/veya  belge sahibi olanlar bunları sitede ve/veya e-mail yoluyla adresime gönderirlerse bana ve bu konudaki mağdur arkadaşlara yardımcı olacakları için bizleri mutlu edeceklerdir.
İlginize teşekkür eder, sağlıklı ve mutlu günler dilerim....

MAHKEME KARARININ ÖZETİ:TÜRK MİLLETİ ADINA T. Ziraat Bankasında 1 sayılı cetvele tabi Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayken davalı idareye atanan davacı, 4046 sayılı Yasa uyarınca ödenen fark tazminatının hesabında önceki kurumunda ödenen ikramiye, bankacılık tazminatı ve ek tazminatın dikkate alınmamasına ilişkin işlemle, ...  2002 aylarında  fazladan ödendiği ileri sürülen ....-liranın geri alınması yolundaki dikkate alınmamasına ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
....
.. İdare Mahkemesinin  .....tarihli, E:..., K:..... sayılı kararıyla; 4046 sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca davacının atandığı tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, farklar giderilinceye kadar ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.   
Özelleştirilen kurumlarda 1 sayılı cetvelde yer almayan görevlerdeyken başka kurumlara atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat hakları veya sözleşme ücretlerinin net tutarı, atandıkları kuruluş mevzuatına göre hakedecekleri aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin ( varsa ikramiye dahil ) net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenecektir.
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerden başka kurumlara 4046 sayılı Yasa gereğince atananlara önceki kadrolarına ait ek tazminat, atandıkları tarihteki miktarıyla, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat ise ödeme tarihindeki güncel miktarıyla ödenecektir
.
Bir başka deyişle, 3. fıkrada nakledilen personelin eski kadro ve pozisyonlarına ait aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin toplam net tutarının, nakledildiği kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin ( varsa ikramiye dahil ) toplam net tutarıyla karşılaştırılması öngörülmekte, 4. fıkrada buna istisna getirilerek 1 sayılı cetvelde iken nakledilenlerin eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge, ve ter türlü zam ve tazminatın ( ek tazminat hariç ) şahıslarına bağlı olarak yani halen eski görevlerin delermiş gibi ödenmesi, ek tazminatın ise nakledildikleri tarihteki tutarı üzerinden ödenmesi kurala bağlanmaktadır.
4603 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi de, Yasada adı geçen bankalarda 1 sayılı cetvelde yer alan görevlerde iken başka kurumlara atananlara aynı kuralların uygulanmasını ve aynı Yasada yer alan bankacılık tazminatının da söz konusu personelin nakledildikleri tarihteki miktarı itibarıyla ödenmesini gerektirmektedir.
.........
Diğer taraftan, 4. fıkrada sayılan parasal haklar arasında ikramiyeye yer verilmemesi de nakledilen personelin eski kadrolarına ait ikramiyenin ödenmemesini gerektirmemektedir.
Şöyle ki; yukarıda da sözü edildiği gibi, 3. fıkra nakledilen personelin parasal haklarına ilişkin temel kuralı koymakta ve atanan personelin eski kadrolarına ait ikramiye ve diğer parasal haklarının yeni kadrolarındaki parasal haklarıyla kıyaslanmasını öngörmekte olup; 4. fıkrada bu kurala getirilen istisnalar içinde sayılmayan parasal hak unsurlarının nakledildiği tarihteki tutarı ile istisnalar arasında yer verilen unsurların ise ödeme tarihindeki miktarla, bir başka deyişle zamanla meydana gelecek artışlar yansıtılarak hesaba katılması gerekmektedir.
.......
Fıkrada yer alan "atandıkları görevde kaldıkları sürece saklı tutulur" kuralının açıkca vurguladığı gibi, kişilerin yeni kadrolarından ayrılmaları halinde de şahsa bağlı hak uygulaması sona erecek ve bu andan itibaren 3. fıkrada yer alan temel kural gereği yeni kadrolarına ait parasal haklarındaki artışlar sonucunda iki ücret arasındaki farkın kapanması beklenecektir.
Buna göre 1 sayılı cetvelde yer alan kadroda iken 4046 sayılı yasa gereğince nakledilen davacıya ikramiye, bankacılık tazminatı ve ek tazminat dikkate alınmaksızın noksan ödeme yapılmasında hukuksal isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan temyize konu kararda dava kısmen süre aşımından reddedildiği belirtilmiştir.
Bu nedenle davacının tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen de süre aşımından reddine ilişkin kısmının bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, ...... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:.., K:.. sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıdaki gerekçeyle onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen , davacının temyiz isteminin tamamen kabulüyle, kararın tazminat isteminin kısmen kabulü kısmen süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İYUK?nun 49. Maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. Fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da belirtilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar vermek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine ... .2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar  bana ve idareye 20 gün önce tebliğ edildi. İdare, karar hakkında   KARAR DÜZELTME talebinde bulunmuş. Bununla ilgili tebligatta da 1 hafta önce geldi.

Karar düzeltmeye yanıt yazmam gerekiyor mu?  Yanıt vermem gerekli ise süre ne kadar?
İdare bu kararı 30 gün içerisinde yerine getirmek zorunda mı? Getirmez ise ne yapmam gerekiyor?
Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak davası kesinleşmiş olandardan arkadaşların çalıştığı kurumlar her hangi bir ödeme yaptı mı?
H.Ü. dışında bir bilgi bu sitede yayınlanmadı.
Diğer bir konu ise Mahkeme kararına göre FARK TAZMİNATI alanlar bu fark kurumca nasıl yapıldı? Örnek vererek veya bunun bir belgesini sitede yada e-meil yoluyla tarafıma bildirirlerse sevinirim.

İlginize teşekkür eder, sağlıklı ve mutlu günler dilerim.....

Toplam 179 mesaj
 
ANKET
İşçilere yönelik toplu iş sözleşmesinde anlaşma sağlandı. Nasıl buldunuz?