Editörler :
04 Eylül 2008 10:22   


Kapalı
Osmanlı Türk mü, Türkler mi kurdu?

http://www.turklerforum.com/kursu/39725-osmanli-turk-mu-turkler-mi-kurdu.html

arkadaşlar sizin düşünceleriniz nedir?

04 Eylül 2008 11:10

erarslan38
Kapalı

OSMANLI TÜRK MÜ OSMANLIYI TÜRKLER Mİ KURDU?

Bilindiği üzere birçok tarihçi Osmanlı Türk mü, değil mi diye tartışır. Çoğunlukla Türk sayarlar, en çok da Türkiyedeki tarihçiler Osmanlıy Türk kabul eder; fakat hakikat aslında öyle değildir. Bütün deliller ise tam tersini ıspatlamaktadır. Osmanlıya Türk dendiği özellikle son 100 yılda yazılmış kitaplarda görülür, daha öncesinde böyle birşey yoktur. Avrupa Türk kelimesini ırki manada kesinlikle kullanmamıştır. Osmanlı ise hiç bir zaman kendine ne Türk demiştir, nede Türklüğü kabul etmiştir.

Osmanlı Devletinde kamu ile ilgili belgelerde, Türkçe sözcüğe 1876 Anayasasına değin rastlanmadı. Bu belgelerde Tek bir Türkçe kelime yoktur.

Osmanlının Türk olmadığını maddelerle açıklayalım.

1. Osmanlının kayı boyundan olduğu söylenir fakat böyle bir delil veya ıspat yoktur.

İlk Osmanlı parasında Kayı boyu tamgası olduğu tamamen uydurmadır. Olsaydı bile Osmanlıyı Türk saymak için kanıt sayılamaz.

Osmanlı devletinin ilk parası:

***********************************

Kayı boyunun damgası nerede? Görebilen var mı?

1597?de Şerefhan tarafından yazılan Şerefname'de ?Rum hükümdarı Fatih Sultan Mehmet? diye geçiyor. Yunan ve Rum tarihçilerde Fatih Sultan Mehmedin Rum kökenli olduğunu söylüyor. Rumların o dönemde nüfus olarak çoğunlukta olduğu belli oluyor. Demek ki Türkmenler azınlıkmış.

Fatih Sultan Mehmet lakaplı Osmanlı Sultanı 2. Mehmet?in Müslüman değil, Hıristiyan olduğunu geçen yıl ünlü yazar Çetin Altan yazmıştı.

Şu an Anadoludaki eski şehir, ilçe vs isimlerinin çoğu Cumhuriyetin ardından değiştirilip Türkçeleştirilmiştir. Mesela İstanbul?un resmi ismi 1930?lara kadar Konstantiniyye idi. Arapçada ?Konstantin?in şehri? manasına gelir. Konstantiniye?nin adı 1930?da çıkarılan bir kanun ile değiştirilerek İstanbul yapılmışır. Osmanlı kayıtlarındada 1920lere kadar İstanbulun adı Konstantiniyye diye geçer.

Ki zaten İstabul kelimeside Yunancadır.

İstanbul: Grekçe; Eis Ten Polin (Şehire doğru),

Osmanlının Constantinopoli feth edip İstanbul yapması tarihi bir yalandır. İstanbul adı 1930?da verilmiştir.

1a.Osmanlı hiç bir zaman Türkçe konuşmamıştır. Osmanlıca Arapça ve Farsça karışımı dildi. Bilinenin aksine Osmanlıca denen yapay dil Türkçe değildir. Türkçede çok fazla Arapça ve Farsça kelime olduğu için böyle sanılıyor.

Osmanlıda saray dili Persçeydi. Osmanlının kullandığı alfabede Pers alfabesiydi.

Arapça ve Farsça yazan, konuşan ediplerin, Türkçe konuşan ve yazanlardan daha üstün tutulmaları sebepsiz değildir.

2. Bütün kadın sultanlar, bütün padişah anaları, hep yabancı ırklardan alınan köle kadınlardan geldiler. Hanedanda bu kan yabancılığı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son padişahına kadar devam etti.

3. Osmanlı şairlerinden Baki'nin, "Muhteşem Süleyman" olarak bilinen padişaha sunduğu bir şiirinin Türkçeleştirilmiş dizeleri şöyle:

"Her taç yoksulluk ve yokluk ehline baş tacı olamaz.

Ey hoca Türk toplumundan olanın başı kabadır.

Türk, sultan olma yeteneğinden yoksundur."

Yine bir Osmanlı şairi olan Nef'i ise; "Tanrı, Türke irfan çeşmesini yasaklamıştır" demiştir.

Divan-ı Hümayun yazmanlarından Hafız Hamdi Çelebi 1499 yılında yazdığı şiirinde, "Baban da olsa Türkü öldür" nakaratını kullanmakta, üstelik bu sözün İslam Peygamberi Hz. Muhammet'e ait olduğunu vurgulamaktadır. Sadece bir kıtasını yineleyelim:

Osmanlı sarayının devşirme yazarlarından Hafız Ahmet Çelebi'nin 1499 yılında yazdığı şiirin bir kıtası şöyledir:

SAKIN TÜRK'Ü İNSAN SANMA

BİR AN BİLE OLSA TÜRKLE OLMA

TÜRK ELİNE ŞEKER OLSA,O ŞEKER ZEHİR OLUR

TÜRK'ÜN BAŞINI KESERKEN SAKIN GAM YEME

BABAN BİLE OLSA TÜRK'Ü ÖLDÜR.

4. Anadolu?da öldürülen Türk sayısı, Yavuz Sultan Selim zamanında 50.000 kadardır. Bu gerçek Osmanlı İmparatorluğu'nun Türklükle alakası olmadığının açık bir kanıtıdır.

5. Osmanlı tarihçisi Naima aynı bilinç içinde şöyle yazmaktadır: "Türkmen çözülüp gitmesi yamandır, cem-ü iltiyamına derman yok.? Yani, Türk ulusu ve unsuru öylesine eriyip çözülecektir ki, bir daha birleşmesinin ve bütünleşmesinin ilacı ve dermanı olmayacaktır.

Osmanlı tarihçisi Naima "Tarihi"nde Türkler için; nadan (kaba) Türk, idraksiz Türk, hilekâr Türk ifadelerini kullanmaktadır.

6. Aslında Türkler hakkındaki kötü yargılar Selçuklulardan beri yaygındır. Örneğin, Selçuklu yazar Aksaraylı Kerimeddin Mahmud, şunları yazmıştır: "Hunhar Türkler, köpek ve kurt gibidirler, ellerine fırsat geçerse yağmayı ganimet bilirler, fakat düşman kuvvetleri gelirse kaçarlar."

7. Osmanlı düşüncesinde, "kavmi necip" olarak görülen Araplar karşısında Türk ulusu aşağılanmıştır. 1912 yılında Sebilürreşt dergisinde çıkan bir yazıda; "Türk" deyiminin kullanılması, dinsizlik, kâfirlik sayılıyordu. "Türk hükümeti", "Türk ordusu", "Türk ülkesi" deyimlerinin Osmanlı halkı üzerinde rahatsızlık yarattığı biliniyordu.

8. Osmanlı Efendisine Türk demek hakaret sayılmış, "Türk" sözcüğü, Anadolu köylüleri için kullanılır olmuştur. Yani Türk kelimesi aşağılamak ve küfür yerine kullanılırmış. Irki bir anlam taşımıyor ve sadece cahil köylüleri aşağılamak söylenirdi.

9. İstanbul alındıktan sonra, Osmanlı yönetiminde, devletin en yüksek yürütme organları Türke kapalı tutulmuş, devlet adamlarının yetiştirildiği Enderun okullarına Türkler alınmamışlardır.

10a. Devlet-i Aliyye Devri'nde, Başbakanlara, Sadrazam deniyordu. 624 yıllık Osmanlı devrinde, 215 sadrazam oldu. Ve sadece 78'inin Türk asıllı olduğu iddia ediliyor. Yani en 197 sadrazam Türk soyundan değildi. Bu 78 Türk olduğu iddia edilen sadrazamlarda büyük olasılıkla uydurmadır. Böyle birşey gerçek değildir. Son yıllarda yazılan tarih kitaplarında yer alır ancak. Eski tarih kitaplarında böyle birşey yer almaz.

10b. Osmanlı vezirlerinin içinde tek bir Türk yoktur.

11. Osmanlı yönetiminin bu tutumuna karşın halk da kendi arasında birlik ve beraberlik içinde değildi. Anadoluda tarikatlar içinde, Türk kökenli olanları, doğal olarak Arap kültürü görmüş olan medreselilerce aşağılanmaya çalışıldı. "Kaba Türk", "Anlayışsız Türkler", "Pis Türkler" gibi önyargılar dönemin özelliklerinden oldu.

12. Osmanlı yönetiminde Türke yaklaşım o denli aşağılayıcıdır ki, o günlerden kalan aşağıdaki şiir bu yaklaşımı özetlemektedir:

"Türk değil mi, Merzifon'un eş.ği,

Eş.k değil, köp..ten de aşağı."

13. Osmanlı Devletinde kamu ile ilgili belgelerde, Türkçe sözcüğe 1876 Anayasasına değin rastlanmadı.

Ne dini, ne dili, ne ırkı, ne davranışı Türklükle alakası olmayan Osmanlıya ?Türk? demek kadar komik ve saçma birşey olamaz.

Dünyada böyle birşey ne görülmüştür, nede duyulmuştur.

14. Osmanlı yönetimi, kendilerini Türk olarak görmedikleri için, Türk kökenliler "azınlık" konumunda kaldı. 1897 tarihinde, bir İngiliz gezgini şunları söylüyordu: "Türk adı nadiren kullanılır, onun iki yolda kullanıldığını işittim; ya bir ırkı ayırt eden deyim olarak, örneğin bir köyün 'Türk' veya Türkmen' olup olmadığını sorarsın, ya da bir hakaret deyimi olarak, örneğin İngilizce söyleyeceğin 'eşek kafalı' anlamında, 'Türk kafa' diye homurdanırsın.

Büyük genetik araştırmaların hepsi Orta Asyadan Anadoluya gelmiş Türkmenlerin azınlık olduğunu ıspatlamıştır.

BAKINIZ, ORTA ASYA?DAN ANADOLU?YA GELMİŞ TÜRK GENİ

Bu araştırma dünyanın en büyük 3. Üniversitesi olan Stanford Üniversitesi tarafından yayımlanmıştır.

Son iki cümleyi okuyun.

Türkiyedeki Genetik uzmanlarıda Anadoluda Orta Asya kökenli gen taşıyanların çok az olduğunu söylüyor

Dr. Wells: ?Anadolu'da Türk dili ve kültürünün yayıldığını biliyoruz. Ancak genetik veriler, Selçuklu ile Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türk geninin burada fazla yayılmadığını gösteriyor. Kendinizi ?Türk? sayabilirsiniz, ama kökleriniz başka yere uzanabilir?.

15. Yabancıların Türk imgesi ise Osmanlı'nın, Türke yaklaşımından farklı değildi.

Avrupa Türk ismini aşagılamak için kullanırdı, Osmanlıda öyle.

Önemle ifade edelim ki, yabancı tarihçiler Türk kelimesini Müslüman tabiri ile eş anlamlı olarak kullanmışlardır. Osmanlılardan bahsederken Türkler dedikleri gibi. Zamanla Türk ve Müslüman kelimeleri Müslüman dünyada da eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Nitekim şu anda Arnavutluk gibi Balkan Müslümanları, ?Hangi dindensin?? sorusuna, ?Elhamdülillah Türk?üm? cevabını vermektedirler. Pakistandaki sözlüklerde de, Türk kelimesi açıklanırken, ?mahbûb ve müslim? kelimeleriyle açıklanmaktadır.

Hatta Avrupalılar Türk kelimesini kullanırken Araplar dahil birçok müslüman halkı kastederek Türk demişlerdir. Yani Avrupa Türk derken müslümanları kastediyordu.

Avrupa?lı bugün bile kuzey ve batıdaki Müslümanlara Boşnak da olsa, Bulgar da olsa, Makedon da olsa hepsine de ?Türk? demektedir. Aslında ?Türkler geliyor? derken müslümanları kastetmiştir.

Bu Türkiye (Turchia) ismi Selçuklunun Anadoluyu almasından süregelmiş bir kelimedir.

Anadolu?ya ?Türkiye? denmesinin sebebi Selçuklu Türklerinin Anadoluda nüfus çoğunluğu olduğu için değildir, Anadoluyu hakimiyeti altına alıp kontrol etmelerinden dolayıdır çünkü Anadoluya Türkmen askerler gelmiş ve bu militer güçle Anadoluya hakim olmuşlar. Kim hakimse onların ülkesi denmiş, ama Türkler hiç bir zaman nüfus çoğunluğuna sahip olmamıştır. Halende öyledir. Türkmenler ise feth ettikleri yerlere Rumların ülkesi demeye devam etmiştir.

Makedonya Kalkınma Partisi Genel Başkanı İdris Fatih Şahin; ''Makedonya?da Türk dendiği zaman Müslümanlık, Müslümanlık denince Türklük anlaşılır. Onun içindir Ki; ?Türküm elhamdülillah? denildiği zaman, Müslüman?ım elhamdülillah denildiği anlaşılır. Balkanlarda Türklük ile Müslümanlık birbirinden ayrılmaz bir parçadır. Dünyada en çok asimile faaliyetlerinin Balkanlarda yapılması; bölgede yaşayan Arnavut, Boşnak, Makedon, kardeşlerimizin Müslüman oluşlarındandır. Müslüman denince Türk, Türk denince Müslüman anlaşıldığı için, Balkanlarda kıyım, zulüm, misyonerlik hat safhadadır.''

Avrupa?lı bugün bile kuzey ve batıdaki Müslümanlara Boşnak da olsa, Bulgar da olsa, Makedon da olsa hepsine de ?Türk? demektedir. Aslında ?Türkler geliyor? derken müslümanları kastetmiştir.

Ama Osmanlı Türklüğü hiçbir zaman kabul etmemiştir çünkü Türk değildi.

Osmanlı Türkmenlere ?Etrak-ı bi idrak = anlama kaabiliyeti olmayan Türkmenler? (bu ibare, Osmanlı döneminde Türkmenler?e yakıştırılan bir ibaredir).

Osmanlı Padişahına ?Türk? dense, kendine hakaret edildi diye söyleyenin kafasını vurdururdu.

16. Ancak biz başa dönerek, Osmanlı yönetiminin birinci derecede yöneticisi konumunda olan padişahların kökenlerine bir kez göz atalım.

İlk Osmanlı Padişahı Osman beyin annesinin Türk, Mo(n)gol veya Acem

kökenli olduğuna dair rivayetler varsa da, bunlara ait bir kanıt bulunamamıştır. Osman bey denen birisinin olduğuda meçhul aslında.

1- Sözde Osman Beyin iki eşi vardı, Mal ve Bala Hatunlar. Her ikisininde Mogol asıllı olduğu iddia edilsede herhangi bir kanıt yok.

2- Sözde Orhan Bey: Osman Bey'in Mal Hatun isimli eşinden doğdu. Eşleri Rum asıllı Horofira (Nilüfer Sultan), Rum Asporçe ve Rum Teodora.

3- 1. Murad: Horofira'dan doğdu. Eşleri Bulgar-Yahudi melezi Marya ve Bulgar Tamar.

4- Yıldırım Beyazıd: Marya'dan doğdu. Eşleri: Sırp kökenli Olivera, Devlet Hatun, Bulgar Olga, Maria, Angelina ve Anita.

5- Çelebi Mehmed: Olga'dan doğdu. Eşleri: Sofia, Anna, Veronica.

6- 2'ci Murad: Veronica'dan doğdu. Eşleri: Nache de la Bazory (Fransız), Mara Despina, Stella.

7- Fatih: Mara Despina'dan doğdu. Eşleri: Rum Zaganoz paşanın kızı Kornelya, Anna, Helen, Tamara.

8- 2.ci Beyazıd: Kornelya'dan doğdu. Eşleri: Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova.

9- Yavuz Sultan Selim: Annesi (Beti, Anita, Suzi, Liliana, Katherin, Nina, Martha ve Danilova... tartışmalı). Eşleri: Polonyalı Helga (Havza Sultan), Sırp Aleksandra (Ayşe Sultan).

10- Kanuni Sultan Süleyman: Polonya'lı Helga'dan doğdu. Eşleri: Bir Rus papazının kızı Roksalan (Hürrem Sultan), Sicilya'lı Rozaline (Gülfem Hatun).

11- 2'ci Selim (Sarı Selim Roksalan'dan doğdu. Yahudi Rasel (Nurbanu

Sultan). Sarı Selim, kızı Esmahan'ı Hırvat kökenli Sokullu Mehmet Paşa ile evlendirdi.

12- 3. Murat: Raşel'den doğdu. 130 cariyesinden 112 çocuğu oldu. Eşleri: Venedik'li Sofia Baffo (Safiye Sultan), Polonyalı Mona (Mihriban Sultan), Macar Ninuska (Nazperver Sultan), Rus Olga (Şahhüban Sultan), Romanyalı Meri (Fahriye Sultan).

13- 3'cü Mehmet: Sofia Baffo'dan doğdu. Eşi: Yunanlı Helen (Handan

Sultan), İspanyol Sinderella Violetta (Mahpeyker Sultan).

14- 1'ci Ahmet: Helen'den doğdu. Eşleri: Rum Evdoksia (Mahfiruz Sultan),

bir Rum Papazının kızı Anastasia (Mahpeyker Köşem Sultan).

15- 1'ci Mustafa (Deli Mustafa 3'cü Mehmed'in eşi Sinderella Violetta'dan doğdu..

16- 2'ci Osman (Genç Osman Evdoksia'dan doğdu.

17- Tekrar Deli Mustafa (15. numarada konu edildi).

18- 4'cü Murad: Anastasya'dan doğdu. Eşleri:Keti, Anna (Atifet Sultan), Helena (Cihannüma Sultan).

19- 1.ci İbrahim (Deli İbrahim 4'cü Murad'in kardeşi.

20- 4'cü Mehmet (Avcı Mehmet Nadya'dan doğdu. Eşleri: Rum Evemia

(Emetullah Gülnüs Sultan), Korsika'lı Bella (Afife Sultan), Romanyalı

Cesika (Güner Sultan), Ermeni Flora (Gülbeyaz Sultan), Rum Helen (Hatice

Sultan).

21- 2'ci Süleyman: Katrin'den doğdu: Eşleri: Yok. Cariyeler: çok.

22- 2'ci Ahmet: Lehistanli Yahudi Eva. Eşleri: Giritli Rum Yeremiye (Rebia

Sultan), Mora'li Diana (Sayeste Sultan).

23- 2'ci Mustafa: Evemia'dan doğdu. Eşleri: Rus Vera (Mahfiruze Sultan),

Sırp Mari (Hafize Sultan), Giritli Rum Aleksandra (Saliha Sultan).

24- 3'cü Ahmet: Rum Emevia'dan doğdu.

25- 1'ci Mahmut: Aleksandra'dan doğdu. Eşleri: Fransız Julienne (Hatem),

Sicilyalı Lili (Raziya), Macar Maggi (Tiryal), Rus Olga (Verdinaz).

26- 3'cü Osman: Mari (Şehsuvar Sultan)'dan doğma. Eşleri: Sırp Olga

(Ferhunde), Sicilyalı Olivya (Zerki). Cariyeler: Yok!

27- 3'cü Mustafa: Gürcü Janet (Mihrisah Sultan)'dan doğdu.

28- 1.ci Abdülhamid: İda (Rabia Sultan)'dan doğma).

29- 3'cü Selim: Gürcü Janet (Mihrisah), Eşleri: Patricia (Afitab), Linda

(Nefizar), Berti (Pakize), Alis (Tabisefa), Lisa (Hüsnümah), Rosa

(Nurisems), Anna (Rafet), Magdalena (Ziybifer).

30- 4'cü Mustafa: Bulgar Sonya (Seniyeperver Sultan)'dan doğma. Eşleri:

Flora (Dilpezir), Adela (Seyyare), Sofi (Peykidil, Gloria (Sevkidil).

31- 2'ci Mahmut: Fransız Aimee (Naksidil)'den doğma.

32- 1. Abdülmecid: Rus Suzi (Bezmialem Sultan)'dan doğdu. Eşleri: Safiraz Ermeni, Bezmara (Bezmican) kökeni bilinmiyor, Fransız Vilma (Şevkefza), Ermeni Verjin (Tirimüjgan - Abdülhamid'in annesi), Rum Karoli.

33- Abdülaziz: Hamam natırı Çingene Besime'den doğma. Eşleri: Camelya (Dürrünev), Asporce (Gevher), Anna (Edadil), Adela (Hayranidil) ve Alis (Nesrin).

34- 5. Murat: Fransız Vilma (Şevkevza Sultan)'dan doğma. Eşleri: Carmen (Cananiyar), Marone (Elaru), Elfi (Filiztan), Clarissa (Gevheri), Henna (Reşan) v.b.

35- 2. Abdülhamid: Ermeni Verjin (Tirimüjgan Sultan)'dan doğma.

36- Mehmet Reşat: Rum Sofi (Gülcemal Sultan)'dan doğma.

37- Vahdeddin (5. Mehmet Abdülmecid'in karısı Henriet (Gülüstü Sultan)'dan doğma. Eşleri: Emine Nasik Eda ve saray bahçıvanının kızı Nevzut. Kökeni bilinmiyor; Çerkez olduğu iddiaları var.

GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ TEK BİR TÜRK YOKTUR OSMANLININ İÇİNDE.

17. Osmanlının mutfak kültürü orta asyadan çok farklıdır. Osmanlıda zeytinyağlı yemeklerin neredeyse tamamı bizans mutfağıdır.

18. Türk musikisi, sanat müziği denilen şey bizans müziğidir. Kullanılan enstrümanlar hemen hemen aynıdır. Hatta ?Musiki? kelimesi bile Yunancadır.

19. Sultan Selim?in 50.000 bin Türkmeni kestiğinide bilmezsiniz belki. Osmanlı devleti Türkleri teker teker kılıçtan geçirdiği halde nasıl olurda Osmanlı devleti'nin Türk soyundan geldiğini söylerler.

20. İlk 1481 yılından kurulan Galatasaray Lisesi 1868 yılında Abdülaziz tarafından Mekteb-i Sultani adında tekrar açıldı. Eğitim dili Fransızcaydı ve Türkçe yasaktı. Rumca, Ermenice, Latince, Fransızca, Almanca, Farsça, Arapça v.b. öğretilirdi. Kurulduğundan beri Türkmenler hiç bir zaman alınmamıştır bu mektebe..

Gördüğünüz gibi Mektebi Sultanide Rumca, Ermenice, Latince, Fransızca, Almanca, Farsça, Arapça v.b. öğretilirdi ama hiçbir zaman Türkçe öğretilmemiştir ve Türkmen öğrenciler hiçbir zaman bu mektebe alınmamıştır.

Bu nasıl Osmanlı ki Türkçe yasak ve Türkmen öğrenciler bu mektebe alınmıyor? Tarihte böyle birşeye rastlanmamıştır. Osmanlının Türk olması mümkün değildir.

21. Osmanlı döneminde bir müslümanlaştırma politikası vardır, ancak Osmanlı devletinin Türkleştirme gibi bir politikası olmamıştır, çünkü Osmanlı zaten Türk değildi.

22. Osmanlının kuruluş yeri Bileciktir. Edirne Fetret Devri'nden sonra Osmanlı'nın başkenti olmuştur, 1413'den önce (daha doğrusu 1402'den önce) Osmanlı'nın başkenti Bursa'dır, Edirne 1413'e kadar sadece Osmanlı'nın Rumeli Beğlerbeğliği'nin merkezliğini yapmıştır. Edirne'nin başkent olması Osmanlı'nın Rumeli'ye verdiği önemi, Rumeli'nin Osmanlı'nın anavatanı olduğu tezini doğruluyor. Osmanlının kökeni Rumelidedir.

Zira bir batılı tarihçinin de dediği gibi Rumeli'deki toprakları Osmanlı İmparatorluğu için bir varlık nedeniydi, toprakları kaybedince o da çöktü tezi doğruluk payı içermektedir. (Balkan Savaşları ve sonrası)

Osmanlının başkentleri:

Bursa (1335-1365)

Edirne (1365-1453)

İstanbul (1453-1922)

Görüldüğü gibi başkentler Rumların nüfus olarak çoğunluk olduğu yerde kurulmuş. Başkentlerin Rumelide kurulması herşeyi anlatıyor. Osmanlı sadece Saraybosnada 232 han, 18 kervansaray, 10 bedeste ve 42 köprü yaptırmış diğer medreseler, binalar hariç. Yatırımlarda ve zenginlikte Rumeli her zaman Anadolunun ilerisindeydi.

Osmanlı Anadoluya pek yatırım yapmamıştır. Ne büyük çelişki.

23. Fatih Sultan Mehmed Hanın, Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan ile, 11 Ağustos 1473?te, Otlukbeli mevkiinde büyük meydan muharebe yapmıştır. Halbuki bunların ikisininde Türk olduğu iddia ediliyor. Neden iki Türk savaş yapsın ki? Demekki Fatih Sultan Mehmet Türk değil. Osmanlı tarihinde çok saygın bir konumu olan Fatih bile, Otlukbeli Savaşından dönerken, elinde bıçak olan birisine ne yaptığını sorduğunda; öldürülen Türkmenlerin kulaklarını keserek küpelerini topladığını öğrenmiş ve "İşine devam et" demiştir.

Sonuç

Osmanlı?nın kesinlikle Türk olmadığı bellidir. Osmanlı kendini Türk olarak nitelendirmemiştir hatta Türk kelimesinin anlamı Osmanlı için bir aşağılama terimiydi.

Osmanlı Şairleri Türkleri aşağılayan şiirler yazmıştır.

Osmanlı sadrazamlarının hiçbiri Türk değildir.

Osmanlı Türkçe konuşmamıştır.

Osmanlı okullarına Türkler alınmamıştır.

Saray dili ve alfabesi Persçeydi.

Osmanlı Türkleri kesmiştir.

Osmanlı Padişahlarının anneleri Türk değildir. Görünen o ki kurucusuda Türk değildir.

Prof. Dr. Aslıhan Tolun, ?Anadoludaki Türklerin gen yapısı Asya'daki Türkçe konuşan toplumlardan çok, Anadolulu çıkıyor. Genetik yapı olarak, Orta Asya'dan çok Yunanistan, Bulgaristan gibi komşularımıza benziyoruz.

NOT: Bu yazı bütün uyduruk ve yapay türk tarih kitaplarını değiştirecektir.

==Dipnotlar==

1) Şevket Süreyya Aydemir, Makedonya'dan... C.2, s.440.

2) Burhan Oğuz'dan aktaran, Şakir Keçeli, a.g.y., s. 118.

3) Aktaran, Şakir Keçeli, a.g.y., s. 121.

4) Çetin Yetkin, Türk Halkı... s.161.

5) Naima Mustafa Efendi, Tarih-i Naima, Türkçeleştiren: Zuhuri Danışman, İstanbul,

C.1, s.168, 238, C.2 s.536. C.3, s.1180, C.4 s.169.

6) Aktaran, Çetin Yetkin, a.g.y., s.12.

7) Mustafa Coşturoğlu, a.g.y., s.278, 279.

8) Bozkurt Güvenç, Türk Kimliği, s.22, 23, Cahen'den aktaran, Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, s.1.

9) Hikmet Bayur, a.g.y., s.15.

10) Hikmet Bayur, a.g.y., s.17.

11) Özer Ozankaya, Türkiye'de Laiklik, İstanbul, 1990, s. 253.

12) Özer Ozankaya, a.g.y., s.121.

13) Warshew'den aktaran, Bozkurt Güvenç, a.g.y., s. 311.

14) Bozkurt Güvenç, a.g.y., s.26.

15) Aktaran, Çetin Yetkin, a.g.y., s.145.

16) Esat Kamil Erkut, a.g.y., s.63.

17) M.Rauf İnan, Atatürk'ün Evrenselliği, Önder Kişiliği, Eğitimci Kişiliği ve Amaçları, Ankara, 1983, s.198.

18) Ramsay'dan aktaran, Bernard Lewis, a.g.y., s.331.

19) Türkoloji uzmanı Cahun'dan aktaran, Bozkurt Güvenç, a.g.y., s.308.

20) Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk, İstanbul, 1971, s.24, 25.

Bu konu Hakkında Bir cok Kişi Bu Yazılanların safsata oldugunu gercek dısı oldugunu yalan yanlıs seyler oldugunu iddaa eder ama Bir gercek varki Osmanlı Devleti Türk Bilinsede Türk Değildir Coklu Bir millet Olmakla birlikte Osmanlıda Türk Dendiği zaman Göcebe Köylü tarımla ugrasan Halk cıkarmıs

Bunun tersini iddaa edip kanıtıyla iddaa edebilecek varmi Ben Hala Osmanlının Nasil türk olmayısını anlamış değilim

BU YAZI TAMAMEN ALINTIDIR.

__________________

04 Eylül 2008 11:32

erarslan38
Kapalı

dedealim , kusura bakma, yazıyı sayfasında zevkle okuyamadım; o yüzden buraya getirdim...

04 Eylül 2008 12:26

erarslan38
Kapalı

M. FUAD KÖPRÜLÜ; "OSMANLILARIN ETNİK MENŞEİ"

***************************

1-Osmanlı sülalesi, oGUZLARIN kAYI BOYUNA MENSUP KÜÇÜK BİR AŞİRET PARÇASININ BAŞINDA BULUNAN Osman tarafından kurulmuştur, ve bunu red etmek için ( P. wittek nazariyesi) ğrtada hiç bir tarihi sebep yoktur.Bu kayıların XI. asırda türk aleminin şark uçlarında yaşayan Mogol cinsinden Kay'larla aynı etnik zümreye mensup olması iddiası (Marquart nazariyesi) tamamiyle esassız oldugu gibi, bu Kay'ların X11..asırda Karahıtayların hakimiyetleri esnasında Maveraünnehire gelerek sonradan Horasana geçtiklei ve Osmanlıların mensup oldugu iddiası da ( Z.V.Togan nazariyesi) hiç bir esasa dayanmaz.

2- Kayılar ,Anadolunun ilk fethi sıralarından başlayarak sair bir takım Oguz boylarıyla beraber buraya gelmişler ve kendilerine mensup olan Artukogulları devletinin kuruluşunda mühim bir rol oynamışlardır.Bunların sonradan Anadolunun cenub- şarki sahalarına ve bilhassa merkez ve şimal- garbi sahalarına gelip yavaş yavaş yerleştikleri anlaşılıyor.Horasanda bunların çok ehemmiyetsiz bazı oymakları kalmış, ve küçük bir grup da Şimali- Azerbaycanda yerleşmiştir..XV1. asırda Anadoluda henüz yarı göçebe hayatı süren küçük bir Kayı oymagına tesadüf edilmesi, bunların o asra kadar hemen umumiyetle topraga yerleşmiş olduklarına açık bir dlildir.

3- Kayıların ,X111. asrın ilk on yıllarında , büyük Mogol istailası önünde Horasandan kaçarak Anadoluya geldikleri rivayeti ( ananeci nazariye) , osmanlı kronikçilerinin uydurdukları bir masal dan ibarettir.Türlü türlü şekilleri bulunan bu rivayette ,Selçuklular devrindeki ilk Oguz muhaceretlerinin hatırasını saklayan izlere de tesadüf olunuyor.

4- Osmanın maiyyetinde Anadolunun türk- bizans uçlarında yaşayan küçük Kayı oymagının ,X1V. asır başlarında henüz yarı göçebe hayatı sürdüğü muhakkaktır.Bu bakımdan Osman'ı " şehirli unsurlara mensup" saymak isteyen görüş tarzının hiç bir tarihi esasa dayanmadıgını söyleyebilriz.

5- kuruluşunda maddi ve manevi ne gibi kuvvetlerin ne türlü şartlar dairesinde amil oldugunu ,Osmanlı imparatorlugunun menşeleri adlı eserinde , gösterdigimiz osmanlı devletinin bu kuruluş hadisesinde , bu küçük etnik çekirdegin hiç bir rol oynayamaması , pek tabiidir, ve işte bundan dolayıdır ki; osmanlı devleti ,siyasi tekamülünün ilk safhalarında bile, asla TRİBAL BİR MAHİYET GÖSTERMEMİŞTİR.

s:302,303

04 Eylül 2008 12:58

erarslan38
Kapalı

Osmanlı padişahları; kurucuları dsahil 1.Muratla beraber başlayan bir süreçle , kültürleri farklı olan bu cografyada eş- dost edinmek için voyvoda-tekfur ve Türk beyliklerinden kız almak zorundaydı ve aldı da.AMA ŞU İYİ BİLİNMELİK Kİ; içeisinde yaşadıgıkları yüzyıllarda (13-. ) kadına deger verilmez, kadın nesepte 2. plandadır, her şey bvabadan geçer anlayışı hakimdir.

Osmanlının Türklüğü meselesi; dünya yüzeyinde o anda milli benlikten söz etmemiz imkansızdır. 1789 Fransız ihtilalinin yaydıgı bir düşüncedir; milli birlik..Bizler Oguz- Metehan'ın Türkleri bir birlik altına almasını ilk milli bilinç, Kürşad'ın isyanını milli bilincin uyanması saysakta , bilim Fransız ihtilali demektedir.

Kayı boyudamgasını bulmak için, ogün kullanılan ; bayrak-sancaklar incelenmelidir.belli bir güce erişmiş olsalar bile Osmanlılar, kendisinin temeli olan Türk- Türkmen kitleye sırtını dönmüş bile olsalar dayanakları Türk kökenlilerdir.Yeniçeri ocagının açılması bile bu gücü yok saydıramaz.Çünkü hala( Akıncılar ) dedigimiz sırf Orta asya kültürünü yaşatan Türk- Türkmen kitlesi ; ordu içinde çok önemli görevlerde bulunmaktadır.

Kagarlı Mahmud;" Türk dilini ögreniniz, Tanrı güneşi Türklerin burcunda doguracak " demektedir.Türkçe ihmal edilmeye başlanmışOsmanlı yönetici sınıfın ve padişahlarca...Arapça, FarsçaRumca ön plana çıkmıştır ,AMA HALK HALA tÜRKÇE KONUŞMAKTADIR.

DÖNME- DEVŞİRME sınıfının ortaya çıkması sonucu, yerleşik olmayan konar- göçer Türklerin bile bulunması sonucu, yönetimdeki gayrı Türk olan devşirmeler 16. yy.dan sonra Türkmen kitleyi aşagılamaya çalışmışlardır ve hatta bunu OSMANLI sarayında yapmış, belki de Padişahların sesleri çıkmamıştır.

"40 yıllık kani, olmazmış yahni", güvendikleri Türk -Türkmen kitle olmazsa,"gemi batarken ilk önce fareler terkederler",Türklerden başka her etnik yapı kaçıp Osmanlı sülalesini yalnız bırakmışlardır.

Türkler ,Anadoluya 10. yüzyıldan itibaren yayılmaya başlamışlardır. bundan öncede gelmişler fakat ( kesif göçler yüzüne yani devamı olamayan göçler) azınlıkta kalmış, dolayısıyla erimeye yüz tutmuşlardır.

Malazgirt savaşında , Peçeneklerin -Selçuklular yanına geçmeleri Bizansın en büyük yenilme sebebidir.Hep Mogol istilaları deriz, Türklerin Orta astadan ANADOLUYA GELİŞ SEBEPLERİ OLARAK, 13-14. yüzyıllar içinde Türklerin Anadoluda sürekli, beylik kurmaları ( ardı arkası kesilmeyen bir sürçtir bu)Anadolunun Türk yurdu olmasını saglamıştır.

04 Eylül 2008 16:25

erarslan38
Kapalı

şimdi ise; Osmanlı Türk mü?, Osmanlıyı Türkler mi kurdu sorusunun üstünde durayım birazcık:

yukarıdaki yazılanlar sonucu Türklerin Kayı boyu Osman gazi etrafında şekillenmiş olarak ,kurucunun adından dolayı da Osmanlı beyliği ismini almıştır.

aslında soruyu ne tarafındn alırsanız alın ; Osmanlının kuruluşunun Türkler tarafından oldugu, dolayısıyla bünyesindeki yogun Türk nüfus sonucu ise Osmanlıların Türk oldugu sonucu çıkmaktadır.

fakat zaman ilerledikçe ;bünyedeki Türk nüfus varlıgını artırmaya ya da devam ettirmiştir. velakin, devlet bünyesinde özellikle Fatih'in "kulluk sistemi " sonucu, dönme- devşirme bir sınıfın ortaya çıkarılması, Türk kökenli vezir Çandarlının sistem dışına itilmesi durumunu gerektirmiştir.Böylece, devletin dayandıgı kuvvet Türkler olmaya devam etmiş, ama yönetenlerin ( padişahların) kul olan yönetimdeki adamları gayrı-Türk unsurlar olmuştur..:...

05 Eylül 2008 20:56

Afşın
Kapalı

Bu alıntı yazıya Yuh demekten ötede birşey diyemiyorum son derece taraflı son derece iğrenç, son derece osmanlı düşmanı bir gerizekalının araştırmadan yoksun hayal dünyasında boğulmuş saçmalıklarıdır,

1-Padişah anneleri listesi kesinlikle yanlıştır

2-Osmanlının Kayı boyundan olduğuna delil bulamayanın aklı dengesi yerindedir diye kesin delil göstermesi gerekir.

3-Fatih Sultan Mehmed Hana veya Osmanlı hükümdarlarına Rum hükümdarı neden denmiş bilmeyen adama tarih makalesi yazdıran ve bunu yayınlayanlarıda şiddetle kınıyorum bu herife sorsanız benim memleketimi Erzurumumu banada kesin Rum der heralde...

4-İstanbul, İslamboldan türemiştir...

5-Türkçe konuşmama mevzusundan hareketle yola çıkılırsa Selçuklunun ne konuştuğunu biliyormu bunu yazan veya Gaznelilerin onlar hangi millete mensup...

Sonuç Olarak bu yazıyı yazan dangalak kesinlikle Abdullah Cevdetin günümüzde vücut bulmuş halidir toplum mikroplarından biri olduğuna kalıbımı basarım.

07 Eylül 2008 09:19

çocuuk
Müsteşar

ne günlere kaldık ya rabbi.yakında çıkıp aslında türk diye bişey yok hepimiz ermeniyiz diyecekler..

07 Eylül 2008 19:43

busoga
Şube Müdürü

Osmanlı'nın kurucuları elbette Türk'tür.

Anadolu'yu Türkleştiren zaten Türkmen göçebe boylarıdır.Osmanlı halkı,"Anadolu dan bahsediyorum" elbette çoğunluğu Türk'tür.

Mesele Yönetim ve çevresindedir.Onlar genetik olarak Türk olsalar dahi,ki birçok padişah'ın annesi Türk değildir, anlayış olarak asla bir Türklük bilincinde değildirler.Türk'lere karşı söylenen kötü sözlerin altında, GÖÇEBE-YERLEŞİK MÜCADELESİ yatar.

Osmanlı çok gelir getiren ticarete bulaştığında,"yerleşikler" saflarına katılmştır.Yerleşik hayata geçen göçebeler için "TÜRKMENLİKTEN ÇIKTI" denilmektedir.

Günümüzde ki gibi bir millet bilincinin olamayacağı zaten aşikardır.

Her Türk vatandaşı gibi tarihi bilmekle,geçmişimize sahip çıkmakla mükellefiz.

Ancak bize MİLLET ŞUURUNU veren kişi M.KEMAL ATATÜRK'TÜR.

TÜRK TARİHİ HAKKINDA NE BİLİYORSAK ONUN SAYESİNDEDİR.

Onun kurduğu Türk Tarih Kurumu ve desteklediği yazarlar sayesinde, Türklerin tarihi ile ilgili yazılmış kitaplar dilimize çevrildi,yeni araştırmalar yapıldı,Sümer-Hitit medeniyetleri,Eski Yunan medeniyetleri araştırıldı,Hunlar-Göktürkler, kısaca bir Trih külliyatı yaratılmaya başlandı.

Bugün kendisine milliyetçi diyenler,fikriyatlarının temelini Gazi'ye borçludurlar.

Ama ümmetçilik ile karışınca, bir sakat "Osmanlı düşüncesi" yeşermiştir.İşte Tarihi az çok bilen birisi olarak buna anlam vermem pek mümkün değil...

08 Eylül 2008 15:40

cengizderecik
Aday Memur

yuh ba böyle başlıkmı olur bir defa türkiye cumhuriyeti osmanlının devamı. sadece cumhuriyetin ilanıyla rejim değişikliği var onun dışında bütün devlet kurumları devam etmiştir bu da türkiye cumhuriyetinin osmanlının devamı olduğunu gösterir ayrıca osmanlının kullandığı ay-yıldızlı bayrağı 1981e kadar hiç bir değişiklik yapmadan kullandık 1981de yıldız biraz daha hilale yaklaştı o kadar.

osmanlı da memur olamanın en önemli şartı türkçe bilmekti. isteyen fatih kanunnamelerini inceleyebilir. 2. abdulhamit ise bir sözünde türkiye padişahıyım sözünü kullanmıştır. ve o dönemki şiv vesikalarını incelerseniz osmanlının daha çok türkiye terimini kullandığını görürsünüz.

08 Eylül 2008 15:50

çocuuk
Müsteşar

gaflet,delalaet hatta .....

08 Eylül 2008 19:41

busoga
Şube Müdürü

Sadece rejim değişikliği değildir efendim,topta bir değişikliktir,devrimdir.

Tebaa,yurttaş olmuştur.

Mülk padişahın değil devletin olmuştur.

Türkiye sözcüğünü ilk kullananlar batılılardır, bu ismi takanlar batılılardır.

Cumhuriyet ULUS BİLİNCİ VE ULUSAL GURU VERMİŞTİR,HER FIRSATTA TÜRKLÜK ÖVÜLMÜŞTÜR.

Osmanlı anca aşağılamıştır.

Aradaki farklar çoktur,hala bunu görmemek,gerçekten üzücüdür.

08 Eylül 2008 21:41

cengizderecik
Aday Memur

kardeşim ben osamanlı vesikalrını çok okudum yüksek lisansımı da yaptım osmanlı paralarının bir kısmı fransa da basılırdı ve üzerinde turqias lira yazardı çoğu osmanlı fermenında türkiye adı geçer merak edenler devlet arşivlerinin sitesinde osmanlı arşivlerine türkiye sözcüğünü girip bakabilir ayrıca bir italyan ressamının 17.yy da yaptığı tabloda boğazlardaki teknelerde ay-yıldızlı bayraklar vardır şu dediğin doğru atatürk bir çok şeyi kökten değiştirmiştir ama aynı şeyi fransada napolyonda yapmıştır ya da 2. mahmut da yapmıştır ama buna yeni bir devlet kurulmuştur denilemez bizler maalesef tarihimizi küçümseriz hala sümerlere türk demeyiz ama ingiliz tarih kitaplarında sümerler türk diye geçer takvimi vekayinin ilk sayısına gidin milli kütüphanede bakın türkiyenin ilk gazetesi yazar eğer bir devlet hanedan adıyla anılıyorsa ve o devlet daha sonra demokratik yönetime geçerse milli adla anılır osmanlı arşivinden bir örnek:Türkiye'nin Adana ve Konya vilayetlerine harben tecavüz eden Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa mahdumu İbrahim Paşa'ya karşı duran Ordu-yu Hümayun zabitan ve neferatının ve Sadaret ve Defterdar daireleriyle ordu kadısı ve ehl-i divan ile sunuf-ı sairenin tayinat ve iaşesi için et, ekmek ve odun ile orduya lüzumu olan muayyen miktar bargirin ve nafakaları içir arpa ve samanın bedelatıyla orduda hizmet eden ve Konya'dan Dersaadet'e gönderilen serasker ve kaymakam paşa tatarlarının harcırahı ve tecessüsatda bulunan zabitan ve saireye Ordu Hazinesi'nden ferman-ı ali ile verilen atıyye-i seniyye ile maaş ve mahiyeleri ve bargir ücretlerinin mübayaa edilen mühimmat-ı askeriye ve levazım-ı kırtasiyenin miktar ve müfredatını ve Ereğli menziline yardım için tahsil ve ordu hazinesine teslim olunan mebaliği ve bunların icrası için Başmuhasebe'den yazılan tezkirelerin tarih ve kayıtlarını ihtiva eden Muhasebenin Masraf Defteri.

10 Eylül 2008 12:49

busoga
Şube Müdürü

Arkadaşım "milli adla" anılma sebebi "demokratik yönetim" değildir.

Kusura bakma sen benim ne demek istediğimi anlamamışsın.

ULUS DEVLET olmuştur da ondan milli adlar koyulmuştur,bu dünya genelinde de böyledir.İlk sömürgeci karşıtı hareketlerden sonra,ve milliyetçilik fikirlerinin yayılmasından sonra,"ulus devletler" fikri doğmuştur.Hepsi de bir ulusu temsil eder.

Osmanlı yazışmalarının bahsettiğin dönemleri istersen bir mercek altına alalım.Belki panturkist-panislamist akımlardan nemalanmaya çalışıldığı döneme denk mi düşer bunlara bakmak lazım.

Kaldı ki italyan ressam gibi bir örnek verme,bende "batılıların zikrettiği isim genelde "turkiya"dır dedim,ilk kez yine batıdan böyle bir anımlama gelmişti.Türkmenlerin böyle bir isim kullanma gerği yoktur zira göçebe hayat içerisinde,hiçbir yeri ölümüne sahiplenmezler,ta ki yaşamsal koşullar tehlikeye girene kadar.Otlakları bitmiş,ticareti durmuş bir bölgede durmazlar.

Neyse çok uzun konular.

Ama ATATÜRK'ün devrimlerini Napolyon'la kıyaslamak, ne tarih ne de siyaset bilimi açısından,bir tarih y.lisansı yapmış birine yakışmadı.

10 Eylül 2008 22:11

cengizderecik
Aday Memur

lütfen yazdıklarımı iyice oku osmanlı arşivlerinde de (2. mahmut dönemi) türkiye kelimesi sık sık geçer yukarıda örneğini verdim yine vereyim iyi bak:Türkiye'nin Adana ve Konya vilayetlerine harben tecavüz eden Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa mahdumu İbrahim Paşa'ya karşı duran Ordu-yu Hümayun zabitan ve neferatının ve Sadaret ve Defterdar daireleriyle ordu kadısı ve ehl-i divan ile sunuf-ı sairenin tayinat ve iaşesi için et, ekmek ve odun ile orduya lüzumu olan muayyen miktar bargirin ve nafakaları içir arpa ve samanın bedelatıyla orduda hizmet eden ve Konya'dan Dersaadet'e gönderilen serasker ve kaymakam paşa tatarlarının harcırahı ve tecessüsatda bulunan zabitan ve saireye Ordu Hazinesi'nden ferman-ı ali ile verilen atıyye-i seniyye ile maaş ve mahiyeleri ve bargir ücretlerinin mübayaa edilen mühimmat-ı askeriye ve levazım-ı kırtasiyenin miktar ve müfredatını ve Ereğli menziline yardım için tahsil ve ordu hazinesine teslim olunan mebaliği ve bunların icrası için Başmuhasebe'den yazılan tezkirelerin tarih ve kayıtlarını ihtiva eden Muhasebenin Masraf Defteri.

10 Eylül 2008 22:26

derali
Aday Memur

cengizderecike katılyorum türkmenler yaşadıkları yerlere türkiye veya türkmenya derlerdi ben edebiyetçıyım çoğu osmanlı metinlerinde türkiye terimi geçer ayrıca memlüklerin resmi adı"ed-devlet'it-türkiye" idi.yani türkiye terimi sadece avrupalılar tarafından değil osmanlı dönemi dahil türkler tarafından da sıkça kullanılırdı

10 Eylül 2008 23:11

adıyaman02
Yasaklı

Fatih Sultan Mehmet'in müslüman olmadığını söyleyen yazar halt etmiş.

11 Eylül 2008 09:56

çocuuk
Müsteşar

müslümanlığını bırak cennetliği hadisle garanti fatihin sadece fatihih değil askerinin de.

11 Eylül 2008 23:01

Hasnicktir'
Kapalı

7 Eylül 2008 19:43 Düzenle Sil

Osmanlı'nın kurucuları elbette Türk'tür.

Anadolu'yu Türkleştiren zaten Türkmen göçebe boylarıdır.Osmanlı halkı,"Anadolu dan bahsediyorum" elbette çoğunluğu Türk'tür.

Mesele Yönetim ve çevresindedir.Onlar genetik olarak Türk olsalar dahi,ki birçok padişah'ın annesi Türk değildir, anlayış olarak asla bir Türklük bilincinde değildirler.Türk'lere karşı söylenen kötü sözlerin altında, GÖÇEBE-YERLEŞİK MÜCADELESİ yatar.

Osmanlı çok gelir getiren ticarete bulaştığında,"yerleşikler" saflarına katılmştır.Yerleşik hayata geçen göçebeler için "TÜRKMENLİKTEN ÇIKTI" denilmektedir.

Günümüzde ki gibi bir millet bilincinin olamayacağı zaten aşikardır.

Her Türk vatandaşı gibi tarihi bilmekle,geçmişimize sahip çıkmakla mükellefiz.

Ancak bize MİLLET ŞUURUNU veren kişi M.KEMAL ATATÜRK'TÜR.

TÜRK TARİHİ HAKKINDA NE BİLİYORSAK ONUN SAYESİNDEDİR.

Onun kurduğu Türk Tarih Kurumu ve desteklediği yazarlar sayesinde, Türklerin tarihi ile ilgili yazılmış kitaplar dilimize çevrildi,yeni araştırmalar yapıldı,Sümer-Hitit medeniyetleri,Eski Yunan medeniyetleri araştırıldı,Hunlar-Göktürkler, kısaca bir Trih külliyatı yaratılmaya başlandı.

Bugün kendisine milliyetçi diyenler,fikriyatlarının temelini Gazi'ye borçludurlar.

Ama ümmetçilik ile karışınca, bir sakat "Osmanlı düşüncesi" yeşermiştir.İşte Tarihi az çok bilen birisi olarak buna anlam vermem pek mümkün değil...

busoga

-----

+ 1907

11 Eylül 2008 23:26

derali
Aday Memur

atatürk bize millet bilincini aşılamıştır ama osmanlı eğitim sisteminde türk tarihi okutulurdu ve osmanlı padişahları oğuz kağan soyundan geldikleri ve temellerinin göktürklere dayandırıp övünürlerdi

12 Eylül 2008 08:35

sarpedon
Kapalı

Siz geçmişi bırakında. Bu gün bizi yönetenlerin ağzından Türk kelimesi dökülüyor mu! Ona cevap verin.

Toplam 107 mesaj
 
ANKET
İmamoğlu'nun, 'tüm verileri kopyalayın' talimatını doğru buluyor musunuz?