Editörler : asaygin
04 Kasım 2009 10:26   


Editör
Bozok Yaylası Yozgat

*

Yozgat Tarihçe

Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden olan Yozgat'ın yerleşim dönemlerini kronolojik sıra ile verecek olursak Yozgat'ın tarihini 2 ayrı bölümde incelememiz gerekir.

YAZILI TARİH ÖNCESİ:

Alişar ve Mercimek tepede yapılan kazılarla ilk Tunç Çağa ait eserler bulunmuştur.

YAZILI TARİH:

Yozgat'ın yazılı tarihi ilk Tunç Çağ sonrasında M.Ö 2000'de başlar.

Yozgat'ta sırası ile;

M.Ö 1650 - M.Ö 1460 Eski Hitit Krallığı Dönemi

M.Ö 1460 - M.Ö 1170 Hitit İmparatorluğu Dönemi

M.Ö 1170 - M.Ö 676 Frigler Dönemi

M.Ö 676 - M.Ö 600 Kimmerler Dönemi

M.Ö 600 - M.Ö 546 Lidyalılar Dönemi

M.Ö 546 - M.Ö 334 Kimmerler Dönemi

M.Ö 334 - M.Ö 285 Büyük İskender Dönemi

M.Ö 285 - M.Ö 85 Galatlar Dönemi

M.Ö 85 - M.S 395 Roma İmparatorluğu Dönemi

M.S 395 - M.S 1075 Bizanslılar Dönemi

M.S 1075 - M.S 1318 Anadolu Selçukluları Dönemi

M.S 1318 - M.S 1398 Beylikler Dönemi

M.S 1408 - M.S 1923 Osmanlı İmparatorluğu Dönemi yaşanmıştır

04 Kasım 2009 10:35

**06_neslihan_06**
Yasaklı

kolay gelsin sudemim eline saglık başlamışsın hemen

04 Kasım 2009 10:35

**sude**
Editor

Yozgat İsmi Nereden Gelmektedir??

İlin asıl adı BOZOK olup, zamanla Yozgat olarak değiştirilmiştir. Oğuzların BOZOK koluna mensup Türkmenlerin bu bölgeye akınıyla birlikte yöre BOZOK ismiyle anılmıştır. 1800'lü yıllara doğru bu ismin yanı sıra Yozgat adı da telaffuz edilmiştir.

Yozgat adının kaynağı konusunda ise değişik söylentiler ileri sürülmektedir.

Türkmenler ota yoz derler. Horasan'dan gelip Çapanoğlu Aşireti bu bölgeye yerleştiklerinde yemyeşil uzanıp giden bir otlakla karşılaşınca sürülerini bu otlağa bırakıp çadırlarını kurmuşlardır. Zamanla çadırların yerini taş ve kerpiç binalar almış ve küçük bir kasaba meydana gelmiştir. Türkmenler bu kasabaya Yoz Kant (Otlak Kenti) ismini vermişlerdir. Zamanla bu kelime Yozgat olarak halk diline yerleşmiştir.

Yozgat ili ile ilgili efsane şöyledir:

Çapanoğlu aşireti henüz Yozgat bölgesine varmış, sürüler otlağa bırakılmıştı. Çadırların yanında aşiretin en yaşlısı Cabbar Ağa koyunlarını otlatırken bir yandan da elinde tespih kalben zikrederken, nur yüzlü ak sakallı bir derviş; Cabbar Ağa'dan su istedi.

- "Suyum yok ama buz gibi bir bakraç süt var. Az önce gelinim Gülsüm Hatun getirdi. Kabul edersen çok sevinirim." dedi.

Nur yüzlü zat oturdu ve 3 nefeste bütün bakraç sütü içti. Cabbar Ağa, nur yüzlü zat'ın sütün hepsini içtiği için çok memnun oldu.

Nur yüzlü zat, Cabbar Ağa'nın sırtını okşadı;

- "Gönlü gani, mülkün de fâni olsun. Yozuna yoz katılsın, köyün oban Yozkent olsun." dedi ve kayboldu.

Bakraç içinde süt ise eksilmemiş halde duruyordu.

Cabbar Ağa bu hâdiseyi aşiret beylerine anlattı ve hepsi bu zatın hızır aleyhisselâm olduğuna inandılar ve bulundukları yerde kalarak Yozkent kurmaya karar verdiler.

Efsanenin diğer bir söylentisine göre de: aşiret reisi Ömer Cabbar Ağa'nın yüzü çopurdu. Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi. Söylentiye göre Cabbar Ağa, sürülerini bir yaz günü yaylakta otlatırken karşısına Hızır (AS) çıkıyor ve davar sahibi Cabbar Ağa'dan içmek için süt istiyor. Güler yüzlü Ömer Ağa hemen misafirine ikramda kusur etmeyerek, gönül hoşluğu ile sütü ikram eder. Hızır (AS) sütü içtikten sonra çok memnun kalır ve Cabbar Ağa'ya "Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın, memleketinin adı Yoz-Kat olsun." diyor. Bu sözü söyleyerek kayboluyor. Temeli böyle olan Yoz-Kat söylene söylene Yozgat halini alıyor.

Başka bir rivayete göre Yozgat, Saray Köyü'nden itibaren aşağıdan yukarıya doğru kat kat yükselmektedir. Bu kat kat yükselişindin ve rakımının yüksekliğinden dolayı önceleri Yüz kat denmiş, zamanla bu isim söylene söylene Yozgat halini almıştır.

İsmin kaynağı hakkında her ne kadar tatmin edici bir bilgi olmasa da, uzun yıllar bu havalinin böyle anıldığı bilinmektedir

1. Büyük Millet Meclisi'nde Kütahya Mebusu Cemil Bey tarafından verilen bir takrir ile Yozgat ismi Bozok olarak değiştirilmiş, bilahare 23 Haziran 1927 tarihinde Bozok Mebusu Süleyman Sırrı (İÇÖZ) Bey ve arkadaşlarının verdiği bir takrirle Bozok ismi tekrar Yozgat olarak değiştirilmiştir

04 Kasım 2009 10:38

**sude**
Editor

tşk.ler neslihan zaman kaybetmeyim dedim..:)

* yozgat milli parktan görüntü
04 Kasım 2009 10:41

**06_neslihan_06**
Yasaklı

iyi yapmışsın güzel arkadaşım bende diş sorunumdan dolayı 2 gün izinliyim sana yardım ederim istersen yaa sudemim acaba diyorum gubaz edit beni bu yıldızlı neslihanlı nicklerle salına salına forumda dolaşırken görerse bu kaç tane nick yeslihan diye kısar mı sence:(((

04 Kasım 2009 10:47

**sude**
Editor

geçmiş olsun..:)

tabiki yardım edebilirsin neslihan..:)

04 Kasım 2009 10:51

**sude**
Editor

Atatürk'ün Yozgat'a geldiğinde söylediği söz..

04 Kasım 2009 10:56

**06_neslihan_06**
Yasaklı

sagol sudemim. editimiz linkleri açarsa başlıgın harika olacak bence

04 Kasım 2009 10:57

**sude**
Editor

Başçavuşoğlu Camii:

Yozgat il merkezinde İstanbulluoğlu Mahallesi'nde bulunan bu cami, kitabesinden öğrenildiğine göre Çapanoğlu Süleyman Bey'in başçavuşu Halil Ağa tarafından hicri 1215 (1800?1801) yılında yaptırılmıştır.

Cami kesme taştan kareye yakın dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür. Caminin ön kısmına sonraki dönemlerde camekânlı bir son cemaat yeri yapılmıştır. Ağaç direklerle dışarıya açılan son cemaat yerinin üzeri de mahfilin uzantısı ile düz bir tavan şeklindedir. Bu bölümden ibadet mekânına yuvarlak kemerli bir kapı ile girilmektedir.

Mihrap yarım yuvarlak niş şeklinde olup, alçıdan yapılmış volütlerle, "S" ve "C" kıvrımları ile bezenmiştir. Minber geometrik motiflidir.

İbadet mekânında yoğun biçimde ahşap ve kalem işleri ile bezelidir. Tavan örneği çok nadir görülen çıkma rozet, stilize edilmiş nebatad ve kafes motiflerinden oluşan göbek motifleri, ahşap oymadan ibaret bir süslemeyle bezelidir. Tavan tümüyle barok motiflerle bezelidir. Tavanın ortasındaki daireye ajur tekniği ile bir merkezden "S" kıvrımlarının oluşturduğu şeritler çıkmaktadır. Ayrıca ibadet mekânının duvarları, pencere üzerleri kalem işleri ile bezelidir. Burada da baklava dilimleri, küçük çiçek motifleri "S" şeklinde kıvrımlar görülmektedir.

Caminin son cemaat yerinin içerisinden çıkılan minaresi yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.

04 Kasım 2009 11:45

**sude**
Editor

http://img442.imageshack.us/img442/9301/00033626.jpg

Cevheri Ali Efendi Camii:

Yozgat il merkezi Aşağı Çatak Mahallesi'nde, eski Yozgat-Sungurlu yolu üzerinde bulunan bu cami, kitabesinden öğrenildiğine göre Çapanoğulları zamanında Cevahir (Cevheri) Ali Efendi tarafından hicri 1202 (1788) yılında Hacı Mehmet Ağa adına yaptırılmıştır.

Cami sarı kesme taştan bir avlu içerisinde bulunmaktadır. Bu avlunun doğu batı yönlerinde yuvarlak kemerli birer kapısı vardır. Bunlardan doğu kapısından avluya altı basamakla inilmektedir.

Cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Caminin önünde 2 büyük ahşap direğin desteklediği 3 bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bunun üzerine mahfil kısmı yerleştirilmiş ve mahfilin ortası güneye doğru çıkıntı yapmıştır. Mihrap yarım yuvarlak bir niş şeklindedir. Minber son derece sade olup, minber üzerinde volütler "S" şeklindedir. Caminin iç bezemesi konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bunun da nedeni geç dönemde cami içerisinin sıvanmasıdır.

Caminin kuzeydoğusuna yapışık kare kaide üzerine oturtulmuş çokgen gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Minareye son cemaat yerindeki kapıdan çıkılmaktadır. Bu minarenin güneyinde küçük bir hazire bulunmaktadır. Buradaki revaklı bir bölüm içerisindeki lahit camiyi yaptıran Ali Efendi'ye aittir. Söylentiye göre lahit dolusu kıymetli eşyalar bulmuş ve bunların parası ile de hem bu camiyi hem de Kayyumzâde Camisi'ni yaptırmıştır.

04 Kasım 2009 11:56

iren17
Başbakan Müsteşarı

orda bir BOZOK var uzakta

orda bir YOZGAT var uzakta

gitmesekte görmesekte o il bizim ilimizdir

orda BİR DOST var uzakta

sudem eline sağlık canım o şehir sen varsın diye bir başka güzel benim için :)

04 Kasım 2009 12:12

**sude**
Editor

Çadır Höyük

Alişar Höyüğü'nün 13 km kuzeybatısında, Peyniryemez Köyü'nün 2 km güneyinde, Eğriöz Deresinin doğusunda yer almaktadır. Doğu-batı yönünde uzanan Eğri Özü Vadisi'nin kuzeyinde, alçak bir kireçtaşı kayalığa kurulmuş olan höyüğün güneyinden ve batısından küçük bir dere geçmektedir. 240 x 185 m boyutlarındaki höyük, ova düzleminden yaklaşık 32 m yükseklikte yer almaktadır. Zamanla kuzeydoğuya kayan yerleşme, bu alanda 200 m.lik bir alt terasa sahiptir. Son yıllarda höyüğün tepesinde defineci çukurları açıldığı gözlenmiştir.

Höyükte Roma ve Bizans tabakaları tespit edilmiştir. Üst tabakada bulunan Bizans yerleşimi höyüğünkuzeyine yayılmıştır. Bilimsel kazılar Dr.Ronald LEE GORNY başkanlığında yürütülmektedir.

Çadır Höyük'ün geç tabakaları Roma-Bizans Dönemi'ne aittir, ayrıca Geç Demir Çağı, Karanlık Çağ ve 2. bin bulguları ile de karşılaşılmıştır. Bu tabakaların hemen altında, güneydeki basamaklı açmada ve tepedeki açmalarda, Son Kalkolitik Çağ sonuna tarihlenen I. ve II. tabakalar ve Orta Kalkolitik Çağa tarihlenen III. tabaka yer almaktadır.

Çadır Höyük?te ele geçen buluntularının bölge için tipik olan Son Kalkolitik Çağ kültürüne ait olduğu belirtilmekte, özellikle Alişar çanak çömleği ile Çadır Höyük çanak çömleği arasında yakın benzerlikler bulunmaktadır.

04 Kasım 2009 12:21

**sude**
Editor

tşk.ler sevgili dostum sende benim için çok değerlisin..:)

..Yozgat'ta kış...en çok korktuğum "kar" resmini kendi yorumumun altına ekledim korkunun ecele faydası yokmuş diyerekten ve üstüne gitmek lazımdır ya korkuların :)
04 Kasım 2009 12:43

**sude**
Editor
.jpg

ÇADIR HÖYÜK

Türk kamuoyunda çok fazla gündeme gelmemiş ve Orta Anadolu'da yaşamış bütün uygarlıkların izlerini taşıyan Çadır Höyük'te, geçen sezon yapılan arkeolojik kazı çalışmasında, Hitit Dönemine ait taş temelli kerpiç duvarlı iki bina kalıntısı keşfedilmişti. Bu yaz sonunda da, bu binalardan birinde çalışılabildi. Buradan, bir fırın ve çok sayıda çanak-çömlek açığa çıkartıldı.

Çadır Höyük 2005 yılı kazısı, Temmuz ayı ortasından başlatılarak 18 Ağustos'a kadar sürdürüldü. Kazılar, Amerika ve Kanada'dan 18 arkeolog ve öğrencilerin katılımı ile gerçekleştirildi. Arkeolog ve öğrencilerin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığından bir temsilci ve Peyniryemez köyünden 18 işçi ile çalıştı

Çadır Höyük ve çevresinin uygarlık tarihindeki yeri ve önemi ilk kez 1930'lu yıllarda Chicago Üniversitesi tarafından keşfedildi. Çadır Höyük'teki ilk kazılar da Chicago Üniversitesi tarafından yapıldı.

Arkeologlar, geçtiğimiz yaz yaptıkları kazılarda beş farklı alanda çalıştılar. Bu alanlarda, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Hitit Uygarlığı, Demir Çağı ile Erken ve Geç Bizans Dönemleri araştırıldı. Dr. Steadman, Çadır Höyük'te bir çok uygarlığın izlerine rastlanmasını referans göstererek "Çadır Höyük'te herkes için bir şey var" diyor.

Dr. Paley ise, "Arkeolojik kazılar, uzun dönemli ve zahmetli çalışmalar sonucu elde edilen küçük objelerle yetinmeyi gerektirir. Bununla birlikte, geçen yaz yaptığımız kazı çok verimli geçti. Çadır Höyük'ün doğu yakasında iki binanın temeli keşfedildi. Bu binalardan birinde çalışmayı yoğunlaştırdık. Binayı ortaya çıkartırken iki geniş duvar daha karşımıza çıktı. Bu iki geniş duvarı kaldıramadığımız için kazı alanının batı yakasına doğru genişletmemiz gerekiyordu. Ancak bu dönem, bu çalışmayı tamamlayamadık" bilgisini vererek kazılarla ilgili açıklamalarına şöyle devam ediyor Dr. Paley

" Yarısı açılan binanın, kerpiç duvarlı ve sıkıştırılmış toprak tabanlı olduğunu tespit ettik. Bu binada en azından üç yapı evre yaşanmış. Binanın tamamı açılamadığı için en eski evresi hakkında henüz bir bilgimiz yok. Ancak, daha sonraki evrelerde ele geçen küçük buluntulardan binanın işlevi konusunda bir fikir elde edebiliyoruz. Fırın kalıntısı, günlük işlerde kullanılan çanak çömlek parçaları, yiyecek depolama amaçlı küpler ve hayvan kemikleri bulundu. Çanak-çömlek, Erken Hitit Dönemine tarihlenmektedir. Bu dönem, M.Ö. 18 ile 16, yüzyılları kapsar. Aynı döneme ait bir mühür de yığıntılar arasından ele geçmiştir".

Bu arada, Anadolu'nun en eski uygarlığı olan Çatal Höyük ile Hitit Uygarlığının doğduğu bölgede yer alan Yozgat'taki Çadır Höyük'ü birbirine karıştırmamak gerekir. Her iki yerleşim de, Orta Anadolu'nun uygarlık tarihi açısından çok büyük bir öneme sahiptir. Her iki yerleşimde yapılan kazılar, birbirinden bağımsız farklı üniversiteler ve hatta farklı ülkeler tarafından yürütülmektedir.

04 Kasım 2009 15:56

**sude**
Editor

Çeşka Yer Altı Şehri (Çeşka Kalesi)

Yozgat merkez ilçe sınırları içerisinde bulunan Çeşka Kalesi; merkeze 3 km. mesafede, kent merkezinin kuzeydoğusunda yüksekçe bir tepe üzerinde kurulmuştur. Kalede 3 ayrı giriş yeri tespit edilmiştir. Tepe noktası olduğu gibi kayalıktır. Güney kısmında 2 kat halinde 3 odalı bir mekan vardır. Kilise görünümünü vermektedir. Bu mekanın batı kısmındaki odanın üstünde koni biçiminde düzenli oyulmuş bir havalandırma bacası vardır. Ancak bu bacanın tabandan aşağıya devam etmesi gerekmektedir. Taban dolgu olduğu için havalandırma bacasının devam edip etmediği tespit edilememiş, doğudaki odanın duvarında 1.80 m. yüksekliğinde niş ve orta yerinde iç içe 2 küçük niş vardır. Kuzeydeki odanın tabanında kısmen dolmuş 2 ayrı beşik kemerli galeri girişleri vardır.

Kuzeybatı ve kuzeyde 1'er giriş daha bulunmaktadır. Bunlardan kuzeybatıdaki gayet geniş olup, içi dolmuştur. Kuzeydeki giriş ise bir galeri ağzıdır. Ağız kısmının içi dolmuştur. Bu nedenle içine girilememektedir. Kuzeydeki girişten içeriye girildiğinde ilk 3 m.'de doğu kısmında küçük kontrol odası bulunmakta, daha ileride ise dikdörtgen şeklinde uzun odaya girilmektedir. Bu odanın doğusunda yan yana 2 ayrı yöne giden 2 yol daha vardır. Sağdaki yoldan gidildiğinde dikdörtgen şeklinde 4 oda kapısının açıldığı ve 2 ayrı galeri ağzının yer aldığı salona girilmektedir. Odalardan birinin kapısı dikdörtgen şeklinde olup, diğer odaya geçiş bulunmaktadır. Salonun içi kısmen dolmuş durumdadır. Galerilerden biri doğuya diğeri batıya gitmektedir. Yer altı şehrinin üzerinde kaya üstü mezarlarına rastlanmıştır. Çeşka Yeraltı Şehrinin Bizanslıların ilk Hristiyanlık döneminde iskan gördüğü kanısına varılmıştır. Çeşka Yeraltı Şehrinin yıkıntıları arasında ve alt eteklerde monokrom perdahlı ve perdahsız Roma-Bizans seramik türü eserlere rastlanmıştır.

04 Kasım 2009 17:30

juriste
Müsteşar

Yozgatlı bir editör olarak başlık sahibine teşekkür ederim..

yozgat milli park

04 Kasım 2009 17:59

iren17
Başbakan Müsteşarı

sevgili editörüm jüriste sizinde katkılarınızı bekliyoruz

05 Kasım 2009 08:08

**sude**
Editor

juriste editörüm büyük bir zevk bu sayfayı hazırlamak..:)

Tşk.ederim iren,katkıların için canım arkadaşım..:)

05 Kasım 2009 10:02

iren17
Başbakan Müsteşarı

ruca ederim sudem sen Hak ediyorsun bunu fazlasıyla

ve elbette Yozgat'ta Hak ediyor

bütün illerimiz çok değerli Vatanımız sağolsun

05 Kasım 2009 12:54

emotionalboy
Başbakan Müsteşarı

Güzelmiş:)

yakın olsa yozgata gelirdim be sude:)

05 Kasım 2009 13:13

**sude**
Editor

emoti benim memleketim güzeldir...:)))

birgün gelirsin belki kısmet bu işler..:)

Toplam 187 mesaj
 
ANKET
Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu'nun karşı karşıya geldiği program, fikrinizi değiştirdi mi?