Editörler : LaNeT**sude**
09 Şubat 2011 13:21

ali karadayı
Müsteşar

Dün Ahmet Kabaklı'nın 10. ölüm yıldönümü idi. Dile kolay, daha dün gibi.. Bu 10. yılda bir dizi etkinlik yapılıyor: İlki dün mezarı başında yapıldı. Bugün Vakıfta bir anma programı var. Cumartesi restorasyonu biten binanın açılışı bizzat başbakan tarafından yapılacak. Akşamında da Cemal Reşit Rey'de bir anma programı yapılacak.

09 Şubat 2011 22:56

çocuuk
Müsteşar

Vefatının 10. yıldönümünde Üstad Kabaklı anılıyor...

Şeyhülmuharrirîn Ahmet Kabaklı 9 Şubat ve 13 Şubat tarihlerinde iki önemli toplantıyla anılacak.

08 Şubat 2011 Salı 10:40

8 Şubat, Yazar Ahmet Kabaklı?nın vefatının 10. Yıldönümü. Bu münasebet çeşitli etkinlikler yapıldı ve yapılacak.

Türk Edebiyatı dergisinin Şubat sayısı Ahmet Kabaklı?nın vefatının 10. yıldönümü dolayısıyla ?özel sayı? olarak yayınlandı. Ayrıca Ahmet Kabaklı?nın, Doç. Dr. Erol Ülgen tarafından yayına hazırlanan ?Fatih ve İstanbul? adlı eseri de okuyucuya sunuldu.

Kabir başında hatim duası

Ahmet Kabaklı hocayı anma programı, vefat yıldönümü olan 8 Şubat 2011 Salı günü başlayacak. Ailesi, kurucusu olduğu Türk Edebiyatı Vakfı mensupları, talebeleri ve sevenleri saat 11?de, Eyüp Sultan Mezarlığı Piyer Loti Tepesi?nde buluşup, Kabaklı?nın kabri başında Kur?an tilâveti ve hatim duasına katılacaklar.

?Çarşamba Sohbeti?nde Alperen?e vefa

Ahmet Kabaklı?nın kendi kurduğu Türk Edebiyatı Vakfı?nda ve yine kendisi tarafından başlatılan ?Çarşamba Sohbetleri? çerçevesinde ?Alperen?e Vefa? başlığıyla bir program yapılacak. Yrd. Doç. Dr. Erol Ülgen?in yöneteceği sohbette İsa Kocakaplan, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Ayla Ağabegüm ve Serhat Kabaklı konuşacaklar. Bu toplantı, 9 Şubat Çarşamba günü saat 17?de başlayacak.

CRR?deki anma toplantısı

Şeyhülmuharrirîn, gazeteci, edebiyatçı, öğretim üyesi Ahmet Kabaklı ile ilgili ikinci toplantı, ?10. Vefat Yıldönümünde Şeyhülmuharrirîn Ahmet Kabaklı?yı Anma Programı? adıyla Cemal Reşit Rey Konser Salonu?nda yapılacak.

13 Şubat Pazar günü saat 18?de başlayacak programın katılımcıları, önce ?Ahmet Kabaklı Fotoğrafları Sergisi?yle merhum Kabaklı Hoca?nın 77 yıllık ömründen kesitler görecekler.

Nazlı Ilıcak?ın yönetimindeki anma oturumunda Sâbir Rüstemhanlı, Prof. Dr. Birol Emil, Hasan Celâl Güzel, Ali Coşkun ve Yavuz Bülent Bâkiler, Ahmet Kabaklı?yı farklı yönleriyle değerlendirecekler.

Her iki toplantıda da hem Türk Edebiyatı dergisinin 96 sayfalık ?Ahmet Kabaklı Özel Sayısı?, hem de Ahmet Kabaklı?nın 240 sayfalık ?Fatih ve İstanbul? kitabı misafirlere armağan edilecek.

dünyabizim

09 Şubat 2011 23:05

çocuuk
Müsteşar

biz deriz ki üstad için bırak isimsiz bir başlığa konu birleştirilmesi onlarca başlık açılsa azdır...

12 Mart 2011 11:15

berfin*meb
Kapalı

12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma günü olarak kutlanıyor. 2011 yılının "Mehmet Akif Ersoy" yılı olması nedeniyle daha bir anlamlı yapılan kutlamalar, etkinlikler ve yarışmalar...

Mehmet Akif Ersoy anısına ;

http://www.dailymotion.com/video/x71swl_mehmet-akif-ersoy_people

12 Mart 2011 19:21

berfin*meb
Kapalı

İstiklal Marşı'nın Yazılması

http://www.youtube.com/watch?v=DmkT9_PKqKI&feature=related

18 Mart 2011 12:56

sabah melikesi
Başbakan Müsteşarı

Ruhlarınız şad olsun vatan şehitleri.

"Birçok milletin askeri

Yenilerek döndü geri

Anladılar Türk'ün yeri

Çanakkale geçilmez."

18 Mart 2011 13:11

şehb@l
Başbakan Müsteşarı

18 MART....Çanakkale....

***

pürnur içinde yatsınlar...

Mirasa sahip çıkmalıyız;son nefes ,son nefere kadar...

onların seslerine kulak vermeliyiz...

ki biz toprağın altındaki sesleri duyabilme istidadına sahip bir milletiz...

Atiye doğru attığımız adımları, maziyi de düşünerek atmalıyız...

ne olduğumuzu unutmadan, ne olmamız gerektiğini bilerek ,duruşumuzu ve duruşumuzun bize getirilerini ya da götürülerini göze alarak belirlemeliyiz...

bunun için de Akif'in Asım profili bizim için yeterlidir...

18 Mart 2011 14:25

buşra
Müsteşar

?Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.

Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.?

Ruhları şâd olsun?

18 Mart 2011 15:19

**sude**
Editor

Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor!

Şehitler tepesi boş değil,

Biri var bekliyor.

Ve bir göğüs, nefes almak için;

Rüzğar bekliyor.

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?

Destanını yapmış,kasideye kanmış.

Bir el ki; ahretten uzanmış,

Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!

Öpelim temizse dudaklarımız,

Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.

Rüzğarını kesmesin gövdeler

Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.

Geri gitsin alkışlar geri,

Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!

Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,

Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin,

Gel süngülü yiğit alkışlasınlar

Şimdi sen söyle söz senin.

Şehitler tepesi boş değil,

Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için;

Rüzğar bekliyor!

Destanı öksüz,sükutu derin meçhul askerin;

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye? ...

Arif Nihat Asya

*

Bu günümüzü borçlu olduğumuz şehitlerimizin ruhları şad olsun..

21 Mart 2011 13:29

buşra
Müsteşar

Benim için çok büyük anlamı olan ve şairin çok sevdiğim bir şiiriyle yad etmek istiyorum.Nur içinde yatsın

***

Güzelliğin on par'etmez

Bu bendeki aşk olmasa

Eğlenecek yer bulaman

Gönlümdeki köşk olmasa

Tabirin sığmaz kaleme

Derdin dermandır yareme

İsmin yayılmaz aleme

Aşıklarda meşk olmasa

Kim okurdu kim yazardı

Bu düğümü kim çözerdi

Koyun kurt ile gezerdi

Fikir başka başk'olmasa

Güzel yüzün görülmezdi

Bu aşk bende dirilmezdi

Güle kıymet verilmezdi

Aşık ve maşuk olmasa

Senden aldım bu feryadı

Bu imiş dünyanın tadı

Anılmazdı VEYSEL adı

O sana aşık olmasa.

Aşık Veysel Şatıroğlu

21 Mart 2011 14:01

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

"Aşık Veysel ŞATIROĞLU

Aşıklık geleneğinin unutulmaya yüz tuttuğu bir zamanda ortaya çıkan ve 20. yüzyıl Türk Halk Şiirinin önde gelen siması olarak kendini kabul ettiren Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas İli Şarkışla İlçesinin Sivrialan Köyünde Dünyaya gelmiştir. Babası Karaca Ahmet, Annesi Gülizar Hatundur. Yedi yaşına kadar akranları gibi sağlam ve gürbüz olan Veysel bu yaşta yakalandığı çiçek hastalığı sonucu sol gözünü kaybeder. Hastalıktan etkilenen sağ gözüne perde iner. Bu gözü ile nisbeten görebilirken, sağım esnasında annesini beklemekteyken ineğin vurması sonucu sağ gözünü de tamamen kaybeder.

Karanlık ve ızdırapla tanışan Veyseli düştüğü boşluktan kurtarmaya çalışan Baba Karaca Ahmet, oğlunu 10 yaşında bağlama ile tanıştırır. İlk dersini köylüleri Molla Hüseyinden daha sonra da baba dostu Çamşıhlı Ali Ağadan alan Veysel 1933 yılına kadar Pirsultan Abdal, Aşık Kerem, Karacaoğlan, Yunus Emre ve Emrah gibi tanınmış ustaların eserlerini çalıp söyler. Yıllar geçmektedir. 1919 yılında 25 yaşında ilk evliliğini yapar. İki yıl aradan sonra annesi ve babasını kısa aralıklarla kaybetmesi onu derin acılara ve çaresizliğe sürükler. Sonrasında eşinin de kendisini terketmesiyle Veysel daha da yıkılır. 1921 yılında hayatını ikinci eşi Gülizar Hanımla birleştiren genç Veyselin bu evliliğinden ikisi erkek altı çocuğu olur.

Ömrü yoksulluk ve çilelerle geçen Veysel, köyünden ilk defa ayrıldığı 1933 yılında Sivas Aşıklar Bayramına katılır. "Türkiyenin İhyası Hazreti Gazi" Şiiriyle dikkat çeker. Ahmet Kutsi Tecerin ilgisine mazhar olan Veysel, Köy Enstitülerinde bir süre saz öğretmenliği yapar. Bu yıllar hasret şiirlerinin birikimini oluşturur.

Şiirlerinde birlik ve bütünlük mesajları veren, bilim ve teknolojiyi önemseyip benimseyen Veysel, özünde ve sözünde samimidir. Karanlıklar dünyasından aydınlıklar çıkarırken sevecendir. Sadık yarim dediği kara toprakta yeşerttikleriyle murada eren Veysel, bilinçli bir ziraatçidir.

Yarım yüzyıldan fazla sanatına gönül vermiş olması karşılıksız bırakılmamıştır. 1965 yılında TBMM Ana Dilimiz ve Milli Birliğimize katkılarından dolayı özel kanunla Vatan Hizmet tertibinden Ona maaş bağlamıştır.

Aşık Veysel 21 Mart 1973 tarihinde sadık yari kara toprakla kucaklaşarak aramızdan ayrılmıştır"

-alıntı-

21 Mart 2011 15:28

**sude**
Editor

Herkesin kalbinde taht kurmasını başaran nadir insanlardan biri bana göre..Allah'ın rahmeti üzerinde olsun..

17 Nisan 2011 23:41

elif1136
Daire Başkanı

çanakkale gazisi havranlı seyyid onbaşı anısına!

Can yoldaşım,dedi topa,

Yalvaran gözlerle baktı!

Yeter dedi ve kükredi.

Ouşın'a bacadan çaktı!

Vurdum!..dedi koca seyyid

La havleyi çektim vurdum!

Yenildi kaçıyor düşman,

Kurtuldu benim ÖZYURDUM(!)

20 Nisan 2011 15:58

buşra
Müsteşar

" Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmezler."

SEBE SURESİ 28. AYET

--

Kutlu Doğum Haftası olarak kutlanan bugün de, edilen bütün dualara amin diyorum.

20 Nisan 2011 19:53

berfin*meb
Kapalı

Amin sayın buşra hocam.

Bugün miladi takvime göre Peygamer Efendimiz'in (Hz. Muhammed) doğum günü.

Kendisine Muhammed adının konulmasını annesi istemiş. Çünkü rüyasında bu isim annesine bildirilmiş.

Şair Mehmet Akif, Peygamber Efendimizin gelişini bütün insanlığın beklediğini şu mısralarda dile getirmiştir ;

Ondört asır evvel yine böyle bir geceydi

Kumdan ayın ondördü bir Öksüz çıkıverdi

Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler

Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi !

24 Nisan 2011 17:27

iştiyak
Genel Müdür

Vefatının 28. Yılı Vesilesiyle Erol Güngör'ü Rahmetle Anıyoruz...

?Erol Güngör müstesna bir zihnî terkipti. Onda Ahmet Hamdi Tanpınar?ın sanatkâr ruhu, Yahya Kemal Beyatlı?nın tarih duygusu, Mümtaz Turhan?ın ilim zihniyeti ve Anadolu velilerinin ilhamı vardı.? (Yılmaz Özakpınar)

*

1956 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne kaydoldu. Burada hocası Fethi Gemuhluoğlu onu Mümtaz Turhan?la tanıştırdı. Mümtaz Turhan hocanın teşvikiyle hukuk fakültesinden ayrılıp İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptırdı. 1961 yılında fakülteden mezun olan Güngör, 1975?te bu fakültede resmî göreve başladı. Fransızca ve İngilizce de öğrenen Erol Güngör, misafir profesör olan Hains?in asistanlığını yaptı ve onun ders notlarını Türkçe'ye çevirdi.

Tecrübî Psikoloji kürsüsünde asistan oldu. Bu sırada Türkiye?de yeni bir bilim dalı olan Sosyal Psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli eserlerinden Krech ve Crithfield'in Sosyal Psikoloji kitabını Türkçe'ye çevirdi. 1965'de ?Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon? adlı teziyle doktor oldu. 1966'da ABD Colorado Üniversitesinden tanınmış sosyal-psikolog Kenneth Hammond'un daveti üzerine Amerika'ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsünde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. Sosyal-psikoloji ders ve seminerlerini yürüttü. ?Şahıslar arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü? konulu teziyle 1970 yılında doçent oldu. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli yerlerde yazılar yazmaya devam etti. Erol Güngör üniversitede verdiği derslerle, ilmi yayınlarıyla Türkiye'de sosyal-psikoloji dalını önemli bir saha haline getirdi.Devlet Planlama Teşkilatı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı?nın çeşitli komisyonlarında görev alan Güngör, 1978 yılında "Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar" adlı teziyle profesör oldu. 1982 yılında YÖK tarafından Selçuk Üniversitesi?ne rektör tayin edildi ve bu görevi sırasında 24 Nisan 1983?te geçirdiği bir kalp krizi sonucunda öldü.

En verimli dönemi 70'li yıllardır. Hemen hemen bütün eserlerinde geleneği, halk, kültür, din ve şahsiyet ile yorumlamaktadır. Güngör'ün muhafazakârlığı statükoculuğa kapalı, değişimlere ve yenilikçiliğe açıktır.

25 Mayıs 2011 09:45

buşra
Müsteşar

Necip Fazıl KISAKÜREK'i, vefatının 28. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz...

25 Mayıs 2011 10:08

**sude**
Editor

Minarede "ölü var!" diyen bir acı salâ..

Er kişi niyetine saf saf namaz..Ne alâ!

Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ!

Ne tabutu taşıyan,ne de toprağı kazan..

*

Allah rahmet eylesin büyük üstat,geride saygıyla,sevgiyle anılan eserler bıraktın..Rahat uyu sen..

25 Mayıs 2011 10:56

cilginturk71
Kapalı

Gençliğe en buhranlı dönemlerde ışıklı bir yol olan üstadı saygıyla yâd ediyoruz...

29 Mayıs 2011 18:31

cilginturk71
Kapalı

İstanbul'un fethinin 558. yıldönümü...

Henüz 21 yaşında bu kutlu ve aziz şehri fetheden Fatih Sultan Mehmed'i anmadan geçemeyeceğim.

Ruhu şâd olsun...

Toplam 219 mesaj