Editörler :
07 Ocak 2010 13:00   


Tebliğin ulaşmadığı kişilerin durumu ne olacak?

örneğin peygamberimizden önce tebliğin ulaşmadığı kişiler nereye gidecek ya da bugün japonyada, çinde yaşayanların hali ne olacaktır. bu adamlara islamiyet ulaşmamıştır. onlar cennetlik mi, cehennemlik mi? şayet sorguya çekilmeyeceklerse bu dünyaya belli insanlar mı sadece imtihan için gelmiştir. amacım sadece aklıma takılan bu konuya cevap aramaktır. kötü bir niyetim yok. saygılar.

07 Ocak 2010 13:08

p00r
Kapalı

Bu tip soruların akıla takılması normaldir. Yada olabilir diyelim.

Cevabını bende biliyorum elbette ama bu mesajım farklı olacak.

Bu sorunun cevabı İmam-ı Rabbanî'nin 3 ciltlik Mektubat kitabında mevcuttur. Oradan bakıp öğrenmeni tavsiye ederim kardeşim. Her müslümanın ilmihal bilgilerini öğrenmesi farzdır. Bu tip soruları ve daha birçok sorunun cevabını ilmihalden öğrenmen tavsiyemdir. Şu an bulunduğumuz gibi ortamlarda bu tip soruları sorarsan bid'at ehli de sana cevap verebilir. Dolayısıyla konu hakkında doğru bilgiyi öğreneyim derken yanlış bilgi öğrenirsin ve bu da senin felaketine sebep olabilir mâzAllah.

Bu kitabı ve değerli daha birçok kitabı şu adresten okuyabilir, dinleyebilir, bilgisayarına indirebilirsin.

http://www.dinimizislam.com/sesliyayinlar/hakikatkitabevi/

Allahü Teâlâ yâr ve yardımcın olsun kardeşim.

NOT: Soruyu soruş tarzından müslüman olduğunu çıkardım.

07 Ocak 2010 17:49

hwce
Şef

melamican kardeşim Yaradan bütün kavimlere bütün topluluklara peygamber göndermiştir.. Tam olarak dünyaya tayin edilmiş peygamberlerin sayısını Allahtan başka kimse bilmez.. en çok peygamber gönderilen kavim israiloğulları yani günümüzce israildir.. Ki diyorsan peygamber gönderilmedi çine japonyaya bunu sadece Allah bilir... Rabbimiz akıl yoluyla bulunur Hz. İbrahim (a.s) Yaradanı akılıyla bulmuştur.. önce güneşe sonra yıldıza tapmış ama bu batanlar beni Yaradan olamaz deyip evrene bakarak Allahı bulmuştur.. umarım anlatabilmişimdir.

07 Ocak 2010 20:21

zurnanın zırt dediği
Şef

Önümüzde kendimizle ilgili ölene kadar sürecek olan büyük ve zor bir imtihanımız var, biz kendi imtihanımızdan geçer not almak için salih amellerde bulunmalıyız, şerden yüce rabbimize sığınmalıyız, başkalarının imtihan sonucunu sadece Allah(C.C.) bilir, haşa yüce rabbimizin işine karışılmaz, dua ve selametle inşallah.

07 Ocak 2010 22:19

kuranmüslümanı
Kapalı

Kendi fıtratlarıyla bulacaklar...

07 Ocak 2010 22:22

minarebiliş
Müsteşar

''ehli necat''tan sayılacaklardır.

08 Ocak 2010 09:44

p00r
Kapalı

Öncelikle "zurnanın zırt dediği" arkadaşımıza katıldığımı belirtmek isterim. Önemli olan nokta budur. Bu tip soruların cevaplarının öğrenilmemesi daha önemlidir diye düşünüyorum.

Aslında kaynağı vermiştim ama verilen cevaplara bakınca cevabı buraya kopyalamanın hakkı ortaya çıkarmak açısından daha isabetli olacağını düşündüm.

Soru madem sorulmuş cevabını vermeden geçmeyeyim.

*** Alıntı

Dünyanın her tarafına, her şehrine Peygamber gönderilmiştir. Ancak bunlara inanan hiç olmadığı veya çok az olduğu için Peygamber gelmemiş zannedilmektedir.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

(Eski zamanlarda, bütün dünyada Peygamber gönderilmedik yer kalmamış gibidir. Hatta, bundan en mahrum zannedilen, Hindistan?da bile, Hindlilerden Peygamber gönderilmiştir. Bu şehirleri sayabilirim. Hatta köylere kadar Peygamber gönderilmiştir. Fakat deli diyerek alay ediyor, inanmıyorlardı. Azgınlıkları artınca Allahü teâlâ da onları helak ediyordu. Bir müddet sonra başka Peygamber gönderiyor, ona da böyle yapıyorlardı. Hindistan?da böylece yıkılmış şehir harabeleri çoktur.) [1/259]

[Dağda, ormanda, mağarada veya çölde yaşayıp da dinden haberi olmayan kimseler, imanlı olmadıkları için Cennete girmezler. Allah?ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmezler. Dirildikten sonra hesaba çekilip, varsa günahları kadar mahşer yerinde azap çekeceklerdir. Herkesin hakkı verildikten sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da yok edilecekler, bir yerde sonsuz kalmayacaklardır. (Mektubat-ı Rabbani, Feraid-ül fevaid, Tac)

Dağda, çölde yaşayıp da Peygamberleri işitmemiş olana Şahik-ul-cebel denir. Bunlar mazurdur. Peygamber gelmemiş hükmündedir. Bunların, Peygamberlere inanmaları, emrolunmadı. Bunlar için Kur'an-ı kerimin İsra suresinin on beşinci âyetinde, (Peygamber göndermeden önce, azap yapmayız) buyuruldu. (İsbat-ün-nübüvve)]

***

Ehl-i Necat açıklamasına katılmadığımı da ayrıca belirtmek isterim.

08 Ocak 2010 10:27

GadirHum41
Şef

SAYIN "hwce" KARDEŞ SİZ

"Rabbimiz akıl yoluyla bulunur Hz. İbrahim (a.s) Yaradanı akılıyla bulmuştur.. önce güneşe sonra yıldıza tapmış ama bu batanlar beni Yaradan olamaz deyip evrene bakarak Allahı bulmuştur.." DEMİŞSİNİZ...

kusura bakmayın ve sakın yanlış anlamayın beni size akıl vermek gibi olmasın ancak bu konuda yanıldığınızı düşünüyorum. Yani Hz. İbrahim'in önce güneşe, sonra yıldıza taptığından bahsetmişsiniz, burası yanlış die düşünüyorum.

Şu an yanımda Kuran yok eğer sizde varsa veya olan arkadaşlarda varsa bakabilirler, öncesini ve sonrasınıda alarak yazarsanız sevinirim ayetlerin

orada hatırladığım kadarıyla Hz.İbrahim kendi halkına inançlarının hatalı olduğunu kanıtlamaya çalışıyor onların yanında güneşe bakıyor, bu rabbim olabilir mi diye düşünüyor, güneş batınca bu rabbim olamaz diyor, gece yıldıları görüyor onlara bakıyor, güneş doğup kaybolunca bu da rabbim olamaz diyor vs...

sonra ey halkım bunlar rab olmaz kendilerine faydası olmayan bir şey rab olamaz, her şeye hakim olan bir üstün yaratıcının varlığına inanıyor,

ben bunu hikaye ederek anlattım, Kuranda ayetlere bakarak okursak daha net olur...

ayrıca yine yanlış hatırlamıyorsam başka bir ayette de Hz. İbrahim ne hristiyandı, ne yahudiydi o müşriklerden de değildi diye Yüce Allah bizlere bilgi veriyor..

bilen arkadaşlar ayetlere ulaşabildi iseniz buraya yazarsanı daha iyi olur, tabi ben de bir eksiklik varsa kendimi düzeltmiş olurum bu sayede...

08 Ocak 2010 12:31

hwce
Şef

Gadir Hum41 kardeşim

umarım bu yazdığım size yardımcı olacaktır.

Ibrahim aleyhisselam hakkinda Allahü Teâlâ « Halil'im » demistir. Bu da onun Allahi arayip bulmasindandir. Bunun icin Kur'an-i Kerim'de sunlar buyrulmustur : «Böylece biz, kesin iman edenler olmasi icin Ibrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk. Gecenin karanligi onu kaplayinca bir yildiz gördü, Rabbim budur, dedi. Yildiz batinca, batanlari sevmem, dedi. Ay'i dogarken görünce, Rabbim budur, dedi. O da batinca, Rabbim bana dogru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum,dedi. Günesi dogarken görünce de, Rabbim budur, zira daha büyük, dedi. O da batinca, dedi ki : Ey kavmim ! Ben sizin (Allah'a) ortak kostugunuz seylerden uzagim » . Bu olay resmi olarak bakilirsa Hz. Ibrahim'in peygamberlik baslangicidir. Bundan sonra Hz.Ibrahim Bâbil kavmine Allah'in emirlerini teblig etmeye basladi ve bircok delil gösterdi.

08 Ocak 2010 13:37

GadirHum41
Şef

yardımın için teşekkürler kardeş

peki ne hristiyandı, ne yahudi idi ne de müşriklerden olmamıştır deniyor bu ayetin tam metni nasıldı acaba

burda ne demek istiyor...

yani hiç bir şeye Allahı ortak koşmadığı anlatılmıyormu burda yani hanif diye hitap edilmiyormu Hz.İbrahime

teşekkürler yardımların için...

08 Ocak 2010 15:11

hwce
Şef

GadirHum41 Hz. İbrahim Nemrut ve Firavun dönemlerinde yaşamış peygamberimizdir. O zamanlar bilindiği gibi putlara kendini ilah olarak gösterilen kimselere inanılırdı. Hz. İbrahim Yaratıcının bu kimseler olmadığını aklıyla anlayıp Yaradanı aramıştır. Yani ne hristiyandı ne musevi...

İbrahım aleyhısselam hakkında Allahü Teâlâ « Halıl'ım » demıştır. Bu da onun Allah'ı arayıp bulmasındandır.

Halılım demek de Allahın dostu demektir.

umarım işinize yarar bu yazdıklarım...

selam ve dua ile

08 Ocak 2010 15:14

GadirHum41
Şef

Allah razı olsun kardeş

08 Ocak 2010 15:15

hwce
Şef

amin cümlemizden inş..

11 Ocak 2010 09:32

haseki34
Daire Başkanı

nefs diye bir şey var sanırım. ondan sorumlu tutulabilir insan. bu sadece bir fikir.

11 Ocak 2010 10:52

p00r
Kapalı

haseki34:

Kendi kafanıza ve fikrinize göre din olmaz. Üstte benim alıntıladığım yazıda İmam-ı Rabbani (rahmetullahi teâlâ aleyh) nasıl olacağını bildirmiş. Daha ne üsteliyorsun, İmam-ı Rabbani (rahmetullahi teâlâ aleyh)'ten daha mı iyi bildiğini iddia ediyorsun ?

11 Ocak 2010 22:33

kbrzynp
Şube Müdürü

kardeş Osman Nuri Topbaş hocanın kitabında okudum kendisine ilahi kelam ulaşmayan insanlar Hz.İbrahimin örneğinde olduğu gibi Rabbini bulabilir çünkü kainat sanki bağırıyo bize yaratıcım var diye bu yüzden Allah'a inançlarından sorumlular ancak amelden mesul tutulmazlar böyle yazıyor kitapta.

11 Ocak 2010 22:36

minarebiliş
Müsteşar

bunlar m.ö fetret devrindeki bulunan insanlar gibidirler. sorumlu sayılmazlar.

11 Ocak 2010 22:52

p00r
Kapalı

Topbaş hoca İmam-ı Rabbani (rahmetullahi teâlâ aleyh) hazretlerinden daha mı iyi bilmektedir ?

11 Ocak 2010 23:06

kbrzynp
Şube Müdürü

ben öyle birşey demedim haşa..okuduğumu söyledim o kitapta da zaten tebliğin ulaşmadığı kavimler var diye yazmıyordu öyle olursa ne olur sorusunun cevabıydı zannedersem

11 Ocak 2010 23:17

p00r
Kapalı

Konu biraz muallakta kaldı yalnız. Kitabın elektronik ortamda bir versiyonu varsa gözatmak isterim. Kimden nakil etmiş, delilleri neler bu hususlar üzerinde bir çalışma yapmak istiyorum.

Kitabın sahih olduğuna kefilmisin? İnanıyormusun yani sahihmidir?

11 Ocak 2010 23:21

kbrzynp
Şube Müdürü

internette varmı bilmiyorum ama kitap sahih buna eminim kitap nebiler silsilesi 1.kitap Hz.İbrahimde geçiyor bu bahis

Toplam 42 mesaj