Editörler :
17 Mayıs 2012 01:00

Kuzey Beyi
Kapalı

Asıl saçmalık aşka saçmalık demektir..

17 Mayıs 2012 01:01

su-88
Genel Müdür

Aşk saçmalıktır tabi benim görüşüm.Olmasa da olur...

17 Mayıs 2012 01:05

Kuzey Beyi
Kapalı

Her kalp aşk için aşk sayesinde atar.Kimi inkar etsede..Son nefesine kadar herkes gerçek aşkı arar...

17 Mayıs 2012 01:06

su-88
Genel Müdür

Evlilikten sonrada mı aranır son nefes dediniz de...

17 Mayıs 2012 01:08

Kuzey Beyi
Kapalı

Evlenilen kişide bulunmuşsa ve devam ettirlmişse neden aransın..Ama bulunamamışsa ve zamanla yitirilmişse evet..aramaya devam elbette..

17 Mayıs 2012 01:09

su-88
Genel Müdür

Yanlış bir düşünce.Tabi yine bana göre...

17 Mayıs 2012 01:11

Kuzey Beyi
Kapalı

Kadınlar hep böyle düşünür..sadece size göre değil bu durum,bu algı..Mesele evliliği sıradanlaştırmamaktan ziyade aşkı taze tutabilmektir..

09 Nisan 2013 18:08

_neden_
Müsteşar Yardımcısı
12 Nisan 2013 14:32

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Hayatta sıradanlaşmayan ne var ki!?.

Doğduğumuz an, istenmeyen çocuk olsak bile, ailemiz için sıradışıyız, farklı ya da özeliz... Fakat bir süre sonra varlığımız ve hatta tepkilerimiz bile sıradanlaşır... İlk göz takibimiz, yanımıza geleni göz hapsine alışımız, ayrıldığında anlayışımız/ağlayışımız, sıradanlaşır bir süre sonra...

Emekleme çabalarımız, şaşkın ördek gibi paytak paytak yürürken kendimize bakışımız bile sıradanlaşır... İlk söylenen sözcük dahi özelliğini yitirir, arkasından gelen yeni sözcüklerle...

Okula ilk başladığımız gün, kurdele ile eve dönüşümüz... Okuma yarışında girdiğimiz derece...

Hayatımız sıradanlaşırken, o sıradanlaşmaya alışanların sayısı da sıradanlaşır... Önce annemiz, sonra babamız, sonra diğerleri, sonra biz, sonra öğretmenimiz/öğretmenlerimiz...

Sonra büyürüz, hayallerimiz de büyür...

En sıradışı üniversiteyi kazanamasak da, en sıradışı öğrenci olacağımızın sözünü veririz kendimize...

Her gün bir öncekinden farklı olacak deriz... Bir gün kitapçıda geçtiyse diğeri kafede olmalı... Bir diğeri sinemaysa sonrası, konser... Bir sonraki gün öğrenci bütçesiyle en yakın ildeki arkadaş ziyaret edilmeli, en habersizinden...

Bir yerde eylem varmış, hemen otobüse atlayıp İstanbul sokları bekle ben geliyorum denmeli... Eylem yürektedir, otobüs yalnızca o yürek seferi için adı gibi vasıta görevi görmeli... Herkes eylemden yorgun düşüp otobüse kendini attığı vakit, bu sıradanlıktan sıyrıldığını düşünenler, çaktırmadan arka kapıdan binmeli...

Peki ya sonra; vize sabahları, finaller ve yine, yeniden aynı şeyler... Bunlar da mı sıradanlaştı ne!?.

Olsun, daha öğretmen, doktor, mühendis, avukat filan olmadık... Bir olalım da o zaman görsünler bizi!..

Öğrenciler çok istediği halde, eğer beden eğitimi öğretmeni değilse kaç öğretmen baharda, bahçede bir ders yaptı?..

Kaç mühendis, adalet sarayı projesi çizerken, bu güne kadar ki çizimler hep simetrikti, bu sefer de asimetrik olsun diye aklından geçirebildi?..

Kaç avukat her ne sebeple olursa olsun gerçeği tüm yalınlığı ile dile getirme cesareti gösterdi?..

Hayatımız sıradanlık üzerine kurulu... Hatta bu sıradanlıkta sıra dışı bir şeyler olsa, hayatımızda bir tuhaflık olduğunu ve hatta güvende olmadığımızı hissettiğimiz olurken, evlilikte bir şeylerin sıradanlaşması neden rahatsız eder ki!?.

Ne yani, adam her gün çıkma mı teklif edecek? Her gün bir önceki günden daha büyük bir tek taşla mı gelecek? Yılda bir kez olan evlilik yıl dönümünü haftada bir mi indirecek? Her akşam bir demet çiçekle gels, bu çok mu sıra dışı olacak?

Hem neden bu tarz şeyler sadece erkeklerden bekleniyor ki diye soracaktım ama bu sorunun daha önce sorulduğunu hissettim birden. (Bundan sonrası da kapitalizmin sahasına giriyor ki, henüz o sahada gol yemekten, gol atmaya fırsat bulamadık. Devamı için bknz.; Kapitalizm Sağlığa Zararlıdır)

12 Nisan 2013 14:33

wayannesini
Yasaklı

peki ya neden

25 Nisan 2013 00:49

prenses88
Müsteşar

Çocuklar için evliliği devam ettirdiğini söyleyen kişiler bence daha fazla kötülük yapıyorlar onlara.Sağlıksız bir ortamda büyütmektense onları ayrılmaları daha mantıklı..

26 Nisan 2013 10:10

Ekol06
Aday Memur

Tanısırken evlenirken ne kadar doğru sorguladıysan hayatını ve hayatındakı ınsanı devamı da o kadar saglık olur.. Farkında olmadan heyecan heves uğruna baslayan her sey bir gün mum alevi gibi söner özelliğini kaybeder.. Tavsiyem aşk üzerine değil mantık üzerine ilişki kurmanız.. Çünkü kalıcı mutluluk saygı ve sevgiyle gelir.. Bu konuda söylenecek cok sey var da anlayacak insan mesajı almıstır zaten.. Kısacası sen ne isen karsındaki de odur.. Tavsiyem kendinize biraz ideal hedef edinin hayattan beklentinizi bırakmayın.. Unutmayın hayatın amacı, amaçlı bir hayattır..

23 Mart 2014 17:54

_neden_
Müsteşar Yardımcısı

Kapitalist ve gittikçe kapitalistleşen bir toplumda evliliklerin süregen ve sıradışı olmasını bekleyemezsiniz... Bu toplum yapısının ruhuna, kullandığı argumanlara, teknolojisine ters bir durum...

Yaşandı bitti kaygısızca diyen bir zihniyetle heyecana gelen topluluğun süreç anlayışı an ile, süregenlik ise modanın müsaade ettiği zaman ile anlam bulur ve devam diye de bir kaygıları yoktur...

Bir başka tüketim aracı kullandığı teknoloji... Herkesin elinde bir zihin silici... İşaret parmağının her dokunuşu ile zihninden ve yaşantısından bir noktayı daha "delet"liyor... Oysa o, teknolojinin hızı ile yarıştığını sanıyor... Bilse, kapitalizm denen aslan her gün kendinden daha yavaş bir ceylanı pençeleri arasında nasıl parçalıyor...

Ve zaman da kapitalizmin elinde harcanıyor... İletişim şirketleri sırf babasının hayrına aylık bilmem kaç sms ve dakika veriyor... Ve ne ilginç ki ne bir sonraki aya ne de bir dostuna devrediyor... Hem sessiz bir bireysel bencillik hem zamanı hoyratça harcama...

Fatura kesim tarihine yakın, birden dostlarım çoğalıyor, telefonumun uyarısı hiç susmuyor... Öyleye, bir sonraki aya devretmiyor... Öyleyse tüket ve kurtul!..

Tüket ve yenisine başla!..

Bir önceki gün kursta yabancı dilde cümleler kuruluyor... Yeni evli hatunun cümlesi; çatallar eskimiş... İçimden sesli olarak dediğimi sanıyorum ama harfler dilimde ivedilikle bir araya geliyor; "yuh!" diyorum, sonra ne olduğunu anlamadan bakışları üzerimde buluyorum... Hocam el insaf çatal eskir mi diyorum ama nafile, yalnız kalıyorum...

Çatalı eskiten bir zihniyetten bahsediyorum...

Evlilik ve sıradanlık mı dediniz?.. Ben o konulara hiç girmiyorum!..

25 Mart 2014 15:46

kingcyrax
Genel Müdür

kaç kere aşık oldum hatırlamıyorum bile ama doğal olarak aşkla başlayan tüm ilişkilerim bitti

25 Mart 2014 15:47

kingcyrax
Genel Müdür

şu an evliyim zamanında aşık olduğum insan ileyim ama hiç mutlu değiliz. İkimizde canavar olduk

25 Mart 2014 15:49

kingcyrax
Genel Müdür

Aşk bitmez sanardık bitiyormuş. Ve erkeklere sözüm tek eşlilik bize göre değil bunu anladım.

Toplam 76 mesaj
 
ANKET
Hükümet, memurlara zam teklifini revize etti... 2020 için 4+4, 2021 için de 3+3 zam teklifi yaptı. Bu teklifi nasıl buluyorsunuz?