resmiplaka 6 dk. öncesizi 45 dakikada durduran neydi? madem avrupa 50 60 dk o halde siz neden 45 dediniz? 70-75 dakika işlensin dersler de o vakit küffara gününü gösterelim demi? bir de neden 25 saat? neden 30-35 değil de 25 ?var mı bilimsel bir ölçütünüz veya hesabınız? yoksa laf olsun torba dolsun benim de aklıma böyle esti mi dediniz?
warAndPhD 9 dk. önceHer dönem bu kadar cok etik durumu oluyor mu yoksa bu donem boyle mi denk geldik?
KARATEPE84 24 dk. önceZordu
ama hocam üakın sitesinde etik inceleme süreçleri ile ilgili iş akış şemasında sanki komisyon iddiayı uygun bulmazsa iade edebiliyor gibi görünüyor. Banada herkes sizin dediğiniz gibi söylüyor ama orası aklımı karıştırdınemoloji 26 dk. önce
drbayram 36 dk. önceSayın Hocam, diğer adayın dosyasının sunulmadığını belirtmiştiniz. Mahkeme bilirkişiye hangi soruları yöneltti?
Elbette itiraz edilebilir; ancak takdir mahkemenindir.
arkadaşlar kadroya geçişim gerçekleşti bilginizeoaydemir37 39 dk. önce
Yekruh 49 dk. önceKafana çok takma
Boşver üzülme
Çok sıkıldığında çok daraldığında
Aç bir İnşirah oku
Daha sonra
Kendine güzel alanlar yarat
Kendinle başbaşa kalıp sakinliği dinle
Bütün sesleri uzaklaştır,sadece kendi sesini dinle
Emin ol daha iyi olacaksın.
Yeni yönetmelikte rotasyonla ilgili bir gelişme var mı?MüallimNaci 50 dk. önce
under09 52 dk. önceeş askerse ona tabi olursun
Devrem 16 Ocak 26 tarihinde Polsan yeni tüzük yönetmelik değişikliği olmuş 16 Ocakta Resmi Gazetede yayınlanmış, buna bağlı olarak dilekçe verip sonuca göre İdare Mahkemesine dava açmayı planlıyoruzAslanbey1453 53 dk. önce
pedalizawing 53 dk. öncehocam ben bunu sordum herkes bunun olmayacağını her koşulda savunma yazılacağını söyledi.. hatta avukatım da böyle söyledi..iddalar ne olursa olsun en basit birşeyde bir madde de bile savunma veriyorsunuz.
Ben kazandım bu davaları artı manevi tazminat ödemediler,icra davası açtım.Bir yılı geçti parça ,parça ödeme yaptılar iki defa daha alacağım var ödemediler.onuncuköy10 1 saat önce
#KHKlarİptalEdilsin destek olmak isteyenler gündemdeSincanlia 1 saat önce
Trabzon012 1 saat önceKarar verildi yazdıktan sonra mı devrem yoksa incelemede yazdıktan sonra mı bu süre geçerli? Karar verildi yazınca karar uyapta hemen görünüyor mü?
Yetişir tabii ki,benim süre dolduğu gün halloldu.tonya61 1 saat önce
sınav zor muydu? kolay mıydı?Banu Akkan 1 saat önce
Haklısın devrem, bana 2024 de Hakkınız yok, ihay yapmıyoruz diye cevap vermişler, 2025 Danıştay kararı sonrasında yine benzer cevap vermiş. Ben şimdi bu değişikliğe göre Yeniden dilekçe yazacam, sonra da idare mahkemesine İnşallah, Bu arada Tam Yargı davaları sona gelmiş, Fazla Çalışma ve Operasyon Tazminatı için EGM den faiz enflasyon hesap cetveli istenmiş 1 aya kadar biter diye düşünüyorumAslanbey1453 1 saat önce
Aslında eski madde ile,yeni madde aynı tek fark eski yönetmelikte göreve iade iade edildikten sonra 1 yıl içerisinde müracat ettiğinde ve borçlarını faizi ile ödediği takdirde üyeliği kaldığı yerden ihya olur deniyordu.Şimdiki yönetmelikte bunu 60 güne indirmişler. burada şark kurnazlığı yapmaya çalışıyorlar çünkü mahkeme kararıyla iade edilen kişi ilk önce başlama işleri geçmiş yıllara ait maaş alacakları sağlık raporları falan derken po sana fırsat bulamayacak ve 2 aylık süre geçecek bunlar da süreyi geçirdin diye üyeliği kabul etmeyecekler bu zihniyetle yapıldığını düşünüyorum.onuncuköy10 1 saat önce
hekimoglu823 1 saat önceHocam yeni bilirkişi bu sefer de atanan kişinin lisanstan hocası olursa yine itiraz edebilir miyim?
hekimoglu823 1 saat önceHocam yeni bilirkişi bu sefer de atanan kişinin lisanstan hocası olursa yine itiraz edebilir miyim?
hekimoglu823 1 saat önceHocam bilirkişiler belirlendi. Yalnız bilirkişilerden biri atanan kişinin tez danışmanı. Diğeri ise ortak çalışma yaptığı hocası. İtiraz ettim. Ve yeni bilirkişilerin atanmasını talep ettim.
istinaf onadı lehime sonuçlandı.İhya için Polsan'a dilekçe yazdım ödeme için detaylı hesap dökümü istedim.onuncuköy10 1 saat önce
Pelegrinli 1 saat önce6-12 ay içerisinde çıkıyor bazen uzayabilir de
makine teknikerleri genel itibariyle ne yapar biraz detay verir misiniz Ömer BeySauronOz 1 saat önce
Devrem, 16 Ocak tarihinde Polsan yeni tüzük/yönetmelik yapmış Resmi Gazetede yayınlanmış, buna göre senin kesinlikle kazanman gerekiyor diye düşünüyorum.Aslanbey1453 1 saat önce
Bende telefonla sordum aradım. Tekrardan mecbur üye yapacaklar, istemeseniz de dediler. Ama sıfırdan mı sormadım. Onlardan gelecek hayır allahten gelsin, aldıkları parayı rezil edip verecekler.Srkan112 1 saat önce
ömer bey27 1 saat önceOraya mı atandımız
ömer bey27 1 saat önceHafta sonu çalışma olmaz ,genelde inşaat yaparsa beledıye kontrol olursun,eğer işten anlıyorsan klima falan onlara bakarsın ,göreve gidersin diye arazıde alırsın .belediyede çakışmak güzel,maaşı da iyidir .
Bu geçen ay değişmiş, bundan sonra buna göre işlem yapacaklar diye anladım ben, o yüzden dilekçe hazırlayıp gelen cevabı idare mahkemesine vereceğim. Geçen sene Mart'ta Danıştay kararı sonrasında yazdığım dilekçeye red gelmişti, Yeniden sıfırdan üye olmanız gerekmektedir tarzında cevap gelmişti. Hayırlısı bakalım, Avukata da yazdım, dönüşe göre bilgilendirme yazarım, belki birimize faydalı olacaktır.Aslanbey1453 1 saat önce
wa ben o tip şeylerin uzağından bile geçememBanu Akkan 1 saat önce
Kamyoncu. 1 saat önceBenim kararin uyaba yüklenmesi 18 ay surdu
yanılıyorsunuz, seçmeli ders normu diye bişey yok, o branşa bu branşa eklenir diye bişey yokBanu Akkan 1 saat önce
uy gu la na cahhhhhBanu Akkan 1 saat önce
öğretmenlerin 3te 2sini sinif ingilizce okul oncesi turkce matematik fen sosyal edebiyat falan oluşturuyor bu branşların hepsinde de rotasyon adalet açısından gerekli 100 200 kişilik branşları örnek vermenin hiçbir mantığı yokturkcecii05 1 saat önce
Siz bu konuda detaylı Araştırma yapmışsınız. Sormak istediğim Bende ihraç oldum olurda mahkemeyle dönersem tekrar üye olmak istemiyorum. Bunu seçme şansım var mı, zorunlu üyeydim. Tekrar zorunlu üyelikle devam mı ettireceklerSrkan112 1 saat önce
bu hafta cuma diyorlar ama ne kadar doğru bilmiyorum herkesin hakkında hayırlısı olsun inşallahAlpayderler 1 saat önce
Etik komisyona sevk edilen dosyalar komisyondan geri dönebiliyor mu, yoksa her halukarda savunma isteniyor mu?nemoloji 2 saat önce
MADDE 28- (1) Sağlık, re'sen emeklilik, meslekten/memuriyetten ihraç, kamu görevinden çıkarma gibi nedenlerle Emniyet Teşkilatından ilişiği kesilerek Sandık üyelikleri sona erenlerden, mahkeme kararı ile Emniyet Teşkilatında yeniden göreve başlayanlar; 60 gün içinde Sandığa yazılı olarak müracaat etmeleri ve Sandıktan ayrılırken almış oldukları tüm tutarları kapsayacak şekilde üye olmadıkları süre için aktüer tarafından hesaplanacak tutan, toptan veya taksitle ödemeleri halinde bu döneme ilişkin üyelik intibaklan sağlanır. Süresinde başvuru yapılmaması ve bu döneme ilişkin hesaplanan tutarın ödenmemesi halinde, bu süreler üyelikten sayılmaz ve emeklilik yardımı hesabında dikkate alınmaz. (2) Bu madde kapsamında Emniyet Teşkilatında yeniden göreve başlayıp birinci fıkrada belirtilen hususlan yerine getirmeyen ihtiyari üyeler, talep etmeleri halinde Sandığa yeniden üye olabilirler. (3) İhya tutarının aktüeryal hesabında kullanılacak faiz oranı, her mali yılın başında amme alacaklarına uygulanacak faiz oranından az olmamak üzere; ilgili yıla ilişkin yıllık kar payı oranı da dikkate alınarak, Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Belirlenen tutarın taksitle ödenmesi durumunda yasal faiz oranı kullanılarak talep edilen vade için ödeme düzeni ve taksit tutarları tespit edilir. ****Bu yenilik 16 Ocak 2026 da Resmi Gazetede yayınlanmış... Buna göre haftaya ihya/mahsuplaşma dilekçesi vereceğim. Emeklilik sonrasında yeniden Yaklaşık 1.5 yıldır çalışıyorumAslanbey1453 2 saat önce
12 binlik ilçede kal biraz 10 sene istanbulda yapamadığın birikimi yapıp 2 ev 3 araba alırsın artık ama millete bu kadar kıskançlıkla art niyetle bakarsan zor :)garibantayinci 2 saat önce
Anderson1 2 saat önceDoğuda sıkılanlar !!! İSTANBUL tüm güzellikleriyle sizi bekliyor çıkın çıkın gidin 0 skıntı bol bol gezme bogazda yemekler lahvaltılar sizleri bekliyor
korkuyu_beklerken 2 saat önceiyi-kötü tartışmasını bir kenara bırakırsakbazı il/ilçe/branş için uygulanması matematiksel olarak imkansıza yakındır.
örneğin; X şehrinde 2 adet metal bölümü var. biri merkezde diğeri ilçede. Merkezde 15 öğretmen var ilçede 5. Bu durumda rotasyon herkese adil uygulanamaz.
Burada problem konuya total olarak bakmak. 10 yılı dolduran öğretmen diye kestirip atmak. Ancak her branşın farklı dinamikleri var.
Sınıf öğretmenliği, edebiyat, sosyal bilgiler, ingilizce gibi kalabalık branşlarda uygulamak mümkün. ancak hazır giyim, mobilya, adalet, pazarlama, tekstil ...gibi branşlarda ne olacak
çorumu bilmiyorum ama yozgatta çok var ve güzel içi hatta polisler dolduramıyor diğer kurumlara da veriyorlar talep olursa.Semihcan91 2 saat önce
lojman için niye çoruma gideyim abla?Semihcan91 2 saat önce
korkuyu_beklerken 2 saat önceBazı derslere birden fazla branş girebiliyor. İdare bu derslere hangi branşın öğretmenlerini atarsa o branşın norm saatine eklenir. Bu tür dersleri bazen okuldaki norm hesabını tamamlamak için de kullanırlar.
Örneğin "Klasik Ahlak Metinleri" dersine hem edebiyat hem de tarih branşı girebiliyor. Tarihte norma fazlası sınırında bir öğretmen varsa idare bu dersi tarih branşına vererek o öğretmeni kurtarabilir.
eşin askerse dönersin ona tabi olursunSemihcan91 2 saat önce
bulaşşıkk 2 saat önceEn büyük proce sensin daha nolsun adayım sensin.
Umay durak 2 saat önceIhs liler umutsuz gibi kadro beklentisi istediği yok gibi
memurtarım 2 saat önceEvet, aylar sonra güncelleme yapayım. Merkez teşkilata geçtim. Tahsilimle, lisans ve yüksek lisans mezuniyetimle, iş tecrübem ile uyumsuz bir birimde görevlendirildim. Halbuki "ilçede çok dağılıyorum, gidip kendi alanımda uzmanlaşayım" diye niyet etmiştim. Arz ederim.
pozantıya gitmek zor mu peki?Semihcan91 2 saat önce
mstfa4435 2 saat önceGenelde zaman aşımına az bir süre kala geliyor kararlar. Yani Ağustos'ta kurula girip bekleyende var daha sonuç yok
Polis -Asker ruhlu olmak diye belirgin, ayırt edilebilir bir özellik vardır. Bünyeye oturan, kişiyi onunla oluşturan, yaşam biçimine dönüşen... Oluşulmuş olana, özüne dönmeyi istemek anlaşılabilir makül bir durumdur. Makul olmayan oluşulan ruha aykırı sahadaki sosyolojik gerçekliktir. Yıllardır askerin öz, polisin üvey evlat muamelesine tabi tutulmasıdır. Mutlak değersizlik hissinin yerleşmiş olmasıdır teşkilata ! Otomatiğe bağlanmış umut, balon istismarıdır ! Umutsuzluğun doruklarında yaşamanın standartlaşmasıdır !Müspet 07 2 saat önce
atmaca67 2 saat önce14 kasımda ydk girdim kararin gec gelmesi kötü mu iyimi
baykuş123 3 saat önceYorum yapmaya degmezsin diyip hale laf yetiştirme çabasında olma .evet aynaya baktım çoluk çocukla uğraşmama kararı aldım.
psiay09 3 saat önceTemel Yaşam Becerileri seçmeli dersi programı ve çalışma kitabı incelendiğinde bu dersi vermesi gerekenin asıl psikologlar olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Talim Terbiye Kurulu çok doğru bir adım atarak bu dersi 'Psikoloji' branşı öğretmenlerin okutması gerektiğini belirlemiş ve bu branş öğretmeninin ortaokullarda bulunması ve derse girerek fayda sağlamaları gerektiğini değerlendirmişler. Psikoloji branşı öğretmenliğine yalnızca psikologlar atabilmektedir ve bu yönüyle doğrudur.
Bu sebeple ortaokul idarecilerinin Temel Yaşam Becerileri dersini seçmeleri halinde 2368-Psikoloji normu oluşturmaları gerektiğini düşünüyorum.
Danistay karar verildikten sonra en fazla kaç ay sürüyor acaba Uyap ta görme asamasi . 3 ay doldu ancak maalesef hiç bir hareket yok.Fatih0138 3 saat önce
rain440 3 saat önceBakan mı değişiyor, hayırdır?
mhtm.15 3 saat önceDevlet "Hakim", "Vali", "Milletvekili" Devlet adına yaptığı toplumu cezalandırıcı tutum ve davranışlarına karşı bir koruma kalkanı ile gerek hukuki gerek idari bir savunma kalkanı ile korunmaktadır. Asıl soru şu polis kasten yaralama suçundan içeri tıktığı bir "potansiyel düşmanı" sivil hayatını yaşarken bu sabıkalı şahıs görevi dışında ki polisi "Devletin kendisine yaptığı cezalandırıcı tutumdan" şahsi olarak kendisine düşman olarak görüp. Polisin şahsından bu hıncını almak istemektedir. Peki hukuki ve idari olarak polisin herhangi bir korunma yolu yoktur. Savcı polisin görevli olup olmadığını sormak ta ona göre CMK vs iddaname yazmakta. Polis kasten yaralama suçu hükümlüsü birisini ABD vursa polise plaket verilirken. Bura da cezaevine tıkacaklarsa bu mesleği kim yapacak... Toplum ve Devlet nasıl güvende olacak... O polisi vuran kişinin cesedinin resminin 24 saat içinde basında olması gerekirdi.. Diye düşünüyorum.... Ben açık söylüyorum o kişinin hakkı tek yumruk ile beyin sarsıntısı geçirip ameliyata girmek...
Pessetto 3 saat önce4 b dediğin taşeron kadro alırken PTT de almıyordu gene olmaz 399 lar kadro istemiyor eti teiaştakiler zamanında
sevdam85 3 saat önceKendi yazımdır.
sevdam85 3 saat önceV
Turan DURSUN?un İslâm?ı eleştirisinde dayanağı bu yani bilim de olamaz. Bilimsel ahlâk da değişkendir.
Bütün ansiklopedik tanımlara bakınız : DİN NAKİLDİR. Dinin karakteristik özelliği onun sorgulanamaz oluşudur.
İnançsız için, ya inanırsın o dine ya da inanmaz saygı duyarsın.
Ama temel aldığın bir eleştiri kıstası olmadan kesinlikle eleştiremezsin.
Ben Tevrat?ı mantıksız buluyorsam ya da eleştirmeye hakkım varsa elimde Kuran-ı Kerim olduğu içindir.
Kuran?ın 1400 sene evvelki halini bir tarafa bırakalım.
Bugünü hatta şu anı konuşalım.
Şimdi en yakın kitap raflarından elinize bir Kuran-ı Kerim Meali alınız. ?Bu Kuran eğer Yaratan?ın sözü değilse haydi benzerini yazın? cümlesiyle karşılaşırsınız.
Tüm dinlere ve dinsizliklere meydan okuyuştur bu cümleler.
Mesela Musevîleri ele alalım.
Musevîler, eğer Kuran?ın bu düello çağrısına cevap vermezlerse, bu durum, Musevîlik dininin bittiğini gösterecektir. Yani gelecek Musevî nesiller, geçmişteki Musevî atalarının ?Kuranın benzerini yazma? konusunda gösterdikleri acziyeti görüp İslâm dinine yaklaşacak ve İslâm olacaktır.
Musevî dininin noktalanması söz konusudur.
Bu yüzden örneğin Musevîler, Kuran?ın bu düellosunu yanıtlamalıdır.
Teşebbüs özgürlüğü ve çok serbest bir tartışma ortamı sağlamıştır Kuran.
Ama cevap veren yoktur. O yüzden çağlar boyunca İslâm dinini yıkmak ve İncili değiştirdikleri gibi Kuran-ı Kerim?i de değiştirmek amacıyla yahudiler her asırda sahte İslâm alimi yetiştirirler. İslâm?a karşı kullandıkları şey mantık ya da bilim değil, kendi anladıkları mantık ve bilimdir.
Hepsi fos.
Çünkü her dine kendi içinden NAKİL yoluyla bakılır ve sorgulanmaz. Sorgulamak için dine dışarıdan bakmak lazımdır ve dine dışarıdan bakabilmek için bir eleştiri kıstasının olması gerekir.
Turan DURSUN akıl diyor, bilim diyor ama bu olgular bile değişkendir. Turan DURSUN Müslüman&dinsiz karışımı bir üslupla olguları bulamaç haline getirmiştir.
Artık isteyen okusun.
Çünkü isteyen herkes İslâm?ın doğru biçimini Ehli Sünnet vel Cemaatin Nakil kitaplarından öğrenebilir. İslâm hâşâ sahipsiz değildir. (Tavsiye : Hakikat Kitabevi eserlerini oku)
memuraday-y 3 saat önceBen hiç sizin düşündüğünüz gibi düşünmemiştim.
Pessetto 3 saat önceNe zaman tarih?
sevdam85 3 saat önceIV
Üniversitede okutulan bir genel kimya kitabında (Petrucci, Harwood, Herring; Palme yayınları cilt 1, sayfa 3 ve sayfa 22-23) bu çarpıcı gerçek, şöyle ifade edilmektedir :
?Bilimsel yöntem gözlemler, deneyler, yasa ve hipotezlerin formüllendirilmesi ve kuramların bir bileşimidir. (?) Bir yemek kitabı kullanır gibi, yalnızca bir dizi işlemlerin izlenmesinin bilimsel başarıyı garanti edeceğine inanmak yanlış olur. Bilim adamları, kendi alanlarında bir düşünme dizgesi geliştirirler. Fakat böyle bir dizge başlangıçta başarılı sonuçlar verirse de zamanla daha az başarılı sonuçlara götürür ve yeni bir dizgeye gerek duyulmaya başlanır. Örneğin, psikiyatride uzunca bir zaman bütün zihinsel hastalıkların bedenin değil beynin bir ürünü olduğuna inanılmaktadır. Psikiyatride yeni bir dizge bazı zihinsel hastalıklara vücuttaki kimyasal dengesizliklerin sebep olduğunu kabul eder.?
?30 yıl kadar önce bilim adamları ?polisu? olarak bilinen, suyun yeni bir şeklinin bulunduğunu tartışıyorlardı. Rusya?daki bilim adamları bir su örneğinin yüksek saflıkta özel bir cam olan kuvartzdan yapılmış çapı çok küçük bir kapiler tüpün bir başka yerinde yoğunlaştığını kaydettiler. Yeniden yoğunlaşan su 150 santigrad dereceden büyük kaynama noktası, -30 santigrad dereceden küçük erme noktasına ve normal suya göre daha büyük olan yoğunluğu gibi tuhaf özelliklere sahipti. Bazı Amerikalı araştırıcılar yoğunlaşmış suyu, yaptıkları önemli bir deneyde spektroskopi diye bilinen bir yöntemle çok dikkatli incelemişlerdir. Yöntem bir maddenin yapısını molekül seviyesinde incelemek için tasarlanmıştır. Spektroskopik veriler yeniden yoğunlaşmış suyun bir çözelti değil saf bir madde olduğunu göstermiştir. Yaklaşık bir yıl içinde yeni raporlar, polisudaki çözünmüş safsızlıkları gösterdi. Şimdi bunlar, sudaki safsızlıklara yorumlanmmaktaydı. 1970?de bilim adamları safsızlıklarından tamamen arınmış polisu?yu kapiler tüplerde oluşturamadıklarını açıkladılar. Bütün bunlardan sonra bilim çevresinin ulaştığı sonuç polisuyun , suyun saf olmayan bir şekli olduğudur. Bilimin kendini düzeltmesi gibi, bilimsel yöntemin çok önemli bir yönü de açığa çıkmıştır. BİLİM BAZEN YOLDAN ÇIKABİLİR, fakat sonunda tekrar doğru yola girer.?
sevdam85 3 saat önceIII
Turan DURSUN, İslâm?ı olumsuz gösterirken NEYİ, hangi temeli ESAS ALMAKTA ya da neye göre İslâm?ı eleştirmektedir? Bilim tek temelimdir, diyor ya,
Bilimsel eleştiri kesinlikle sübjektif özellik gösterir. Ben aynı bilimi alır, Tanrı?nın kudretine bağlarım. Başka biri ise evrimin görüntüsüne. Bilim yön veren değil, yön verilendir. Japonya?ya atılan atom bombaları da bilimden çıkmıştır, akıllı cep telefonları da.
Turan DURSUN, İslâm?ı İslâm içinden eleştirme saçmalığındadır. Müslüman toplumun geleneksel kabulleri ile büyümüş ve Müslüman toplumun gözünden bir dinsiz kimliği ile Müslümanlığı eleştirecek kadar metotsuzdur.
Hiçbir felsefeci ya da psikolog, Turan DURSUN?un daha baştan esas aldığı metotsuzluğun çürüklüğüne eğilmiyor. İnanışlar, dinler, dışından - dışarıdan bakılarak anlaşılmaz. Dışarıdan bakmanın anlamı sadece ve sadece o inanışa inanmamanı ifade eder.
Eleştiride hareket noktası neresidir?
Turan DURSUN?un metodu nedir?
NEYİ, NEYE GÖRE eleştiriyor?
İçinden çıktığı Müslüman kültüre karşı hangi dayanak noktası var?
Bilimsel eleştiri dediğiniz bile sübjektiflikle başlar; bilinmeyenle başlar, hipotez üretilerek başlar.
Ki ondan dolayı bilim gün geçtikçe kendisiyle çelişir ve gelişir. Turan DURSUN?un İslâm?ı eleştirisinde kıstası, dayanağı bu yani bilim de olamaz. Bilimsel ahlâk da değişkendir.
sevdam85 3 saat önceII
Turan DURSUN adındaki müftülükten terk dinsiz, din içerikli kitaplar yazıyor ve bir dinsiz müftü gözüyle İslâm?ı anlatıyor. Şeffaf (gerçekçi) gözlük takmaya cesaret edemeyip siyah (eleştirel) gözlük takarak İslâmî olguları ?müftülüğün verdiği imtiyazla!- olumsuz göstermeye yelteniyor. Okurları, ?Bak Turan DURSUN, ölmeden önce islamcılara meydan okumuş, haydi çürütün yazdıklarımı demiş ama hiçbir hoca karşısına çıkamamış ve daha sonra Turan DURSUN?u öldürmüşler? diyorlar. Turan DURSUN?un kitaplarında islâmî kitaplardan naklettiği bilgiler doğrudur. Alimler bu yüzden Turan DURSUN ile tartışmaya gerek duymamışlardır. Dini metinlerde sorun yok, sorun; olguların ele alınış üslûbundadır. Bu dinsiz açıklamalarda ise, temelde iman edip etmemekte sorun vardır ki, yazar Turan DURSUN, iman etmediği her şeyi mantık dışı olarak kabul etmiştir. Mantık dışı olarak kabul ettiği alana ittiği dini, mantık dışı düzlemde ısrarla mantıksızlık kimliği içinde ele almış ve tüm dini dokümanları, daha baştan mantıksız gösteren gözlüğüyle iyice yoğurmuştur. Bu da her yüzyıl ortaya çıkan olağan masonik kaynaklı teolojik problemlerin benzeridir. Turan DURSUN?un açığa çıkardığı yeni bir şey yoktur. Bu yüzden islâmcılar bu tipik irtidat olayını ve yazarı Turan DURSUN?u muhatap almamışlardır. Turan DURSUN, dini bir konuyu, ?yobazlık, çağdışılık? olarak mantığına oturttuktan sonra din makaleleri yazmaktadır. Ayrıca Turan DURSUN?un öldürülmesi, İslâmcılarla ateistler arasındaki tartışma ve diyalog ortamını yok edip ortamı fiilî saldırganlığa itmek amacını gütmektedir ve Müslümanların işi değildir. Yine okurları, ?İslam dinini en iyi bilen Turan DURSUN, İslamın gerçek yüzünü açıklıyor?, diyerek Müslümanların açıklama ve cevaplarını saf dışı bırakıyorlar, ?Turan DURSUN?dan iyi mi bileceksin İslam?ı!? diyerek Müslümanları, dini savunma için bile konuşturmuyorlar. Okurlara göre, ?bir şeyi iyi bilen kişi, o şeyi en doğru şekilde anlatır?, ki bu denklemin yanlışlığı, biraz düşünülünce ortaya çıkıyor. Çünkü bir şeyi iyi bilen, o şeyi karalamak için pekâlâ haksız eleştirel yayın yapabilir, kitaplar da yazabilir. Yani dini iyi bilmek, dini karalamak için yayın yapmaya engel değildir. Halbuki dini, insanlar içinde en iyi anlayan o dinin peygamberidir (Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem), yüzyıllar sonra yaşamış ve bakkal defteri tutar gibi din kitabı yazan bir dinsiz (Turan DURSUN) değil. Din nakildir, kendi içinde mantıklıdır. Turan DURSUN?un din için eleştireceği alan; dinin terminolojisi, uygulanışı ya da tarihi değil, sadece ?din sahibine iman ya da imansızlık? konularıdır. Burada da bir eleştiri kıstasının olması gerekir. Yani, ben, elimde bir eleştiri kıstası olmadan Tevrat?ı eleştiremem, Zend-Avesta?yı eleştiremem. Çünkü her inanış kendi içinden tutarlı olduğundandır ki, her inanış kendi içinden bakıldığında ancak ne demek istediği anlaşılır.
hedef2031 3 saat önceNe alakası var daha yarın ne olacağı belli değil hadi 1-2 ay olsa yine tamam 5 ay sonrasını nasıl tahmin edelim
onu bunu kıskanıp forumlarda ağız ayıracağına biraz kendini geliştir belki gittiğin doğu ilinde biraz birikim yaparsın.garibantayinci 3 saat önce
istanbul006 3 saat önce?
sevdam85 3 saat önceIV
SON SÖZ
Herhangi bir olgu eleştirilecekse, bir ölçünün temel alınması zorunludur. Neye göre eleştiriyorsun? Tarafsızlık ya da objektiflik kılıfı içinde yapılan eleştirilerin neye dayanılarak yapıldığı sorulmalıdır. Her hâlükarda insanların dünyevî konularda bîtaraf değil, bertaraf değil, bir taraf olmasının zorunluluğu vardır. Düşünmek taraf olmaktır.
Ben şu olguyu hoş karşılamıyorum denildiğinde, neye göre hangi temeli esas alarak hoş karşılamıyorsun diye sormak gerekir. Cevap da şöyle olmalıdır : dinî inanışıma göre hoş karşılamıyorum ya da ahlakî ya da siyasî görgüme göre hoş karşılamıyorum, gibi?.
Neye göre yanlış? İnsana göre. Ama öteki insana göre de senin görüşün yanlıştır. ?Vahye iman?da sorunu olan insanlar bu çıkmazda boğulur.
Hazreti Peygamberin genç yaşta bir kadın ile evlenmesine hâşâ sapıklık diyenler, hangi temeli esas almaktadırlar? Hindistan?da bir kadına çok erkekli evlilik vardır ve bu durum otoktan-yerli durum olarak doğaldır. Guam?da bâkire bir kızın evlenmesi yasaktır ve bu kural o yöre için normdur. Her yöre için değişik normlar varken ateistlerin, dinsizlerin yani temelsizlerin nakilsizlerin, neye dayanarak Hazreti Peygamberi sapıklıkla itham ettiği sorulmalıdır. Mutlak doğrunun akıl olduğunu kabul edenler, hangi hakla başka bir kültürün yapısını eleştirme yetkisine sahiptir?
İslâm düşmanları Ebu Lehep ve Ebu Cehillerin bile saldırmadığı, hakkında bir açık bulamadığı ?Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem ile Hazreti Aişe Radiyallahu Anha?nın evliliği? konusunda, insanların yapması gereken sadece susmak ve saygı duymaktır.
NOKTA !
sevdam85 3 saat önceIII
Öyleyse Buharî hadisinde geçen 9 yaşındaki evlenme ne oluyor? İslâmın güvenilir kaynaklarına göre Hazreti Aişe annemiz, 18 yaşında Peygamber Efendimizle evlenmiştir. Yani İslâm kaynakları, Hazreti Aişe annemizin 18 yaşında Hazreti Peygamber ile evlendiğini bize bildiriyor. Peki ateistlerin deistlerin kaynağı nerede? Aynı İslâmî kaynaklar, Hazreti Aişe annemizin evlenme yaşı olarak 18 ve 9 yaşını veriyorsa, bütün İslâmî kaynaklara eşit yaklaşıldığından 18 yaş ve 9 yaş tabirleri;
Âdet görülen yaş + Evlilik yılı toplamı = Tüm yaşı
Formülünü doğrulamaktadır.
9+9 = 18 yaş.
Dolayısıyla Buharî?nin 9 yaş naklini de, 18 yaş sonucunu da, bu örfî durum doğrulamaktadır.
Yani İslâm erken dönemlerinde kadınların yaşı, âdet gördükleri yaştan itibaren sayılırdı.
Tüm kaynaklar İslâmîdir ve hepsi de Ahmet Mahmut ÜNLÜ?nün AİŞE Radiyallahu Teala Anha VALİDEMİZİN EVLİLİK YAŞI isimli risalesinden (düzine kadar kaynak listesi bulunmaktadır.) alınmıştır.
Kendini kurnaz zanneden utanmaz densiz bir ateist, Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi Vessellem?in ?hadis-i Şeriflerinde [Âdet görülen yaş + Evlilik yılı toplamı= Tüm yaşı] formülü anlatılmamış ki anlatması gerekir? diyor. Ben de ona şöyle diyorum:
Atatürk?ün söylev ve demeçlerinde, ?öğretmen tayin hakkı? ve ayrıntıları konu olarak yer almıyorsa, bu; TC Kanununda ?öğretmen tayin hakkı? ve ayrıntıları konu olarak geçmiyor, anlamına GELMEZ. Yani [Âdet görülen yaş + Evlilik yılı toplamı= Tüm yaşı ] örfî kuralının hadis-i Şeriflerde geçmemesi, uygulanmadığı anlamını taşımaz.
sevdam85 3 saat önceII
Hazreti Aişe annemiz, peygamber efendimizden önce Cübeyr İbnü Mut?ım ile nişanlı idi. Ve Cübeyr İbnü Mut?ım?ın babası, oğlunun din anlayışı değişir korkusuyla bu sözlülük halini feshetmiştir. İslâmın ise açıktan tebliği ilk beş-altı yıl gerçekleşmemiştir. Öyleyse Cübeyr İbnü Mut?ım?ın babasının, oğlunun din anlayışı değişir korkusunu duyması, İslamın açıktan tebliğe başlandığı yıllar olmalıdır. Yani Hazreti Aişe annemizin Cübeyr İbnü Mut?ım ile sözlülüğünün bitmesi İslam?ın 6. Yılına rastlamış olması gerekmektedir. Çünkü, bu tarih, Ömer Radiyallahu Anh?ın Müslüman olduktan sonra ?Bugünden sonra Allah?a gizli ibadet edilmeyecek.? şeklindeki cesur beyanı akabinde Erkam?ın evinden çıkış günleri olan risaletin 6. senesine denk gelir. (Kaynakların listesi, aşağıda zikredilen kitaptadır.)
Hazreti Aişe annemiz ise bir putperest ailenin oğluyla ancak İslâmdan önce yani risaletten önce nişanlanmış olmalıdır. Risaletten sonra Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vessellem?in en yakın arkadaşı Ebu Bekir Radiyallahu Anh?ın, kızı Hazreti Aişe annemizi putperest bir ailenin oğlu ile evlendirme niyetinin olması mümkün değildir. İslâm indikten sonra kafirle evlenme niyeti olamaz. Demek ki Hazreti Aişe annemizin Cübeyr İbnü Mut?ım ile nişanlılığının başlangıcı, risaletten önce gerçekleşmiştir.
Hazreti Ebu Bekir Radiyallahu Anh?ın eşi Ümmü Ruman nişanın bozulmasından kısa süre önce şöyle demiştir : ?Mut?ım İbnü Adiyy, oğlu Cübeyr İbni Mut?ım için Aişe?yi istemişti (Ebu Bekir de ona muvafakat etmişti). Vallahi Ebu Bekr bir söz verip de asla onu bozmuş değildir.? Ancak Cübeyr İbni Mut?ım?ın babası, Ebu Bekir Radiyallahu Anh?a, ?oğlumu yoldan çıkarıp Müslüman mı yapacaksın? demesi üzerine Ebu Bekir Radiyallahu Anh, onun yanından süratle çıkmış ve Allah Teala, Ebu Bekir Radiyallahu Teala Anh?ın Cübeyr İbni Mut?ım?ın babasına verdiği söz[e riayet etmeme] hususunda içini rahatsız eden hissi kendisinden tamamen gidermiştir.
Ehli Sünnetin sahih kaynaklarında zikredilen bu rivayetten (kaynak aşağıdadır), Hazreti Aişe annemizin sözlülük yaşını 5 kabul etsek bile, 6 yıl İslamın açıktan tebliğe başlanmadığı süreci bu yaşa eklersek, nişanın feshi en az 11 yaşında; hicret risaletten 13 sene sonra gerçekleştiğine göre, Hazreti Aişe annemizin hicretteki yaşı, yaklaşık olarak 5+13 = 18 olmaktadır. Bu süreden 16 ay sonra peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem ile evlendiği bilgisini de kullanırsak, Hazreti Aişe annemizin evlilik yaşının, 19 olduğu gün gibi, pırıl pırıl ortaya çıkıyor.
Ey deist ! Beynini biraz çalıştır; Hazreti Aişe annemiz, risaletin olduğu yıl doğsa idi, Hazreti Aişe annemizin ya henüz doğmadığını ya da Cübeyr İbni Mut?ım ile kundakta bebek iken nişan /söz aktini yerine getirdiğini kabullenmek icap edecektir ki bu durumda söz konusu akitten bahsetmenin de imkânı yoktur. Dolayısıyla Peygamber efendimize risaletin geldiği yıl olan 610 yılında Peygamber Efendimiz, 40 yaşında olduğuna göre, hazreti Aişe annemiz, bazı rivayetlerde söylendiği gibi 610 yılında doğmuş olamaz. Daha sonra ise hiç doğmuş olamaz. Hazreti Aişe annemizin Cübeyr İbnü Mut?ım ile nişanlandığı yaş, risaletten en az 5 sene öncedir, yani sözlenme yaşını 5 yaş kabul ettiğimizde durum budur. En fazla 605 yılında Aişe annemiz doğmuştur.
Güven Can ünal 3 saat önce6 ay bekleme söz konusu mevcut değil mi bu durumda ?
bilgisi olan arkadaş varsa yanıtlarsa çok makbule geçer gitmeden bilelim maksadımSauronOz 3 saat önce
başkanlar inzivadaaaJW Argo İzmir 3310 3 saat önce
Anderson1 4 saat önceBurda doguyu kotuleyip istanbuldan kaçmaya çalışanlara gözdağı verdiğini salak bile anlar. İpkacı oldugınu bellı etme
Hükümetin sonunu getirdi bile, sadece kendilerinin haberleri yok. 2 sene sonra haberleri olacak.t.parlar 4 saat önce
Anderson1 4 saat önceİstanbula git sabah kahvaltını sarıyer tarabyada yapar aksam yemegını beykozda pirzolanı yersin . Sonra kanlıcaya geçer yoğurdunu yer gecede beşiktaş sahilde çayını içer zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın. Güle güle yolun acık olsun İstanbula
Anderson1 4 saat önceİstanbula git kendine gelirsin istifa nedir 20?yıl daha calısırsın sarıyerde kahvaltı aksam yemegınde beykozda boğaz manzarasında pirzola çıkışta kanlıcaya geçer yoğurt yersin
fenogretmeniyim 4 saat öncemvlerinin ve bakanların nasıl belrilendiğine girmeyelim bence. evde 2 çocuk ve eşim var elime bakan.
uygulanacalBanu Akkan 4 saat önce
bu bütün bakanlıklar için geçerli, mv adaylarını da buna göre seçiyorlarBanu Akkan 4 saat önce
kastettiği öyle seçmeli ders değil!!! abidik kubidik seçilen 5saatlik seçmeli dersleri diyo oBanu Akkan 4 saat önce
fenogretmeniyim 4 saat öncebakanlığın adını değiştirelim "proje bakanlığı" olsun.
ama zaten bakan olmak için de mv adayı olmak için de bir proje sunmak gerekiyorBanu Akkan 4 saat önce
fenogretmeniyim 4 saat önceher gelen bir öncekini aratıyor.
her gelen yapbozla oynar gibi eğitimle oynuyor.
tmm devrem haber verecemcaptain42m 4 saat önce
Anderson1 4 saat önceİstanbula git hayatını yaşa boğazda kahvaltı beykozda akşam yemeği ohh mis hayat
Oznendr 4 saat önceArkadaşının bı bildiği vardır ::)))
idare ediyoruz işte o yarım akıllıları daBanu Akkan 4 saat önce
ingilizceci78 4 saat öncesevap toplanır mı
belliki senin tuzun kuruAmmmar 4 saat önce
fenogretmeniyim 4 saat önce9 nolu kararın güncel durumuna bakarsanız hangi dersin hangi öğretmen okutabileceğini görürsünüz. temel yaşam becerilerine sosyal ve psikoloji irebiliyormuş ne alakaysa.
https://ttkb.meb.gov.tr/www/ogretmenlik-alanlari-atama-ve-ders-okutma-esaslari/icerik/807%20
seçmeli ders mantığı bana çok saçma geliyor, öğretmenin kişisel becerilerine göre seçmesi yerine alanına göre seçebiliyor. mesela ben zeka ve mantık oyunlarında iyiyim ama sertifikam olmadığı için derse giremiyorum.
ayrıca seçmeli dersler normu etkiler. mesela bu sene 4 saat seçmeli ingilizce açtık. 3. norm açıldı ve öğretmen atandı 1 ay içinde.
Kusursuz65 4 saat önceSabret.... Allah büyük, elbet İlahi Adelet de gelecektir...
Ben inanıyorum Allah'a...zaten şu an da riskımızı O veriyor.
Teşkilatda en hamal birim benim şahsi tecrübem ile Polis merkezi,ne ekipler ne trafik ne de koruma herkes işini yapıyor yaptığı işler belli geriye kalan herşey de Polis merkezine giriyor.Guven Guler 4 saat önce
Sakaryalı540 4 saat önceBanu abi :)
uygulanmayacakfulham02 4 saat önce
pamuklu çarşaf pamuk yastık karanlık odaJW Argo İzmir 3310 4 saat önce